Anahtar kelimeler: Deresindeki Derenin Aliağa Koluna İstihsal Sahil Kanal Cadde Şehircilik Endüstrisi
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No
: ██████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ... İstihsal Endüstrisi Anonim Şirketi
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Bakanlığı
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: İzmir ili, Aliağa ilçesi, ... Deresi'ndeki kirliliğinin kaynağının tespiti amacıyla Sahil Güvenlik Komutanlığınca İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne bildirim yapılması üzerine, davalı idare elemanlarınca düzenlenen █████/2021 tarihli çevre denetim tutanağında, İzmir ili, Aliağa ilçesi, ... Cadde, No:... adresinde faaliyet gösteren davacı şirkete ait tesisin içerisinden, söz konusu derenin koluna, işletme içerisinde yer alan kanal aracılığıyla, niteliği belli olmayan balçık formunda atığın deşarj edilmek suretiyle bertaraf edildiği tespit edilmiş ve söz konusu atıkların ilgili mevzuat uyarınca analizinin yaptırılması amacıyla alınan numunenin, Dokuz Eylül Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Ölçüm Laboratuvarı'nda yapılan analiz sonucunda tehlikeli atık olmadığının belirlenmesi üzerine, Atık Yönetimi Yönetmeliği'nin "Genel ilkeler" başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasının (ö) bendi ile 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 20. maddesinin birinci fıkrasının (r) bendi ile aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca 270.000,00-TL idari para cezası verilmesine İzmir Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün (... tarih ve ... sayılı yazısı ile bildirilen) ... tarih ve ... sayılı işleminin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Hayıtlı Deresi boyunca ve sahilde kırmızı renkli kirliliğin davacı şirkete ait işletmeden kaynaklandığının █████/2021 tarihli tutanak ile tespit edildiği, tesisin su kanal çıkışından alınan numunenin Dokuz Eylül Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Ölçüm Laboratuvarında yapılan değerlendirmesi sonucunda hazırlanan raporda, numunenin tahriş edici özellikli tehlikeli bir atık potansiyeli olduğu, toksisite analizlerine göre kesin olarak ekotoksik özellik taşıdığının belirtildiği, diğer taraftan davacı şirket tarafından hazırlanan ve davalı idareye sunulan "Tesiste Yapılan İyileştirme, Alınan Tedbirler ve Bölgenin Temizlenmesine Dair Rapor"da idari para cezasının tebliğinden sonra yaşanan uygunsuz durumun tekrar yaşanmaması için alınan tedbir ve yapılan işlemlere yer verildiği, Hayıtlı Deresi'nde ve sahildeki kirliliğin davacı şirketten kaynaklandığı, bu nedenle, tahriş edici nitelikte ve balçık formundaki atığı alıcı ortama deşarj etiiği sabit olan davacı şirkete 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 20. maddesinin birinci fıkrasının (r) bendi ile aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca 270.000,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı adına uygulanan idari para cezasının hukuka aykırı olduğu, masumiyet karinesine aykırı biçimde karar verildiği, bu konuda Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru üzerine verdiği kararlarda, kimseye suçsuzluğunu ispat mükellefiyeti yüklenemeyeceği hususunun vurgulandığı, çevre denetim tutanağının düzenlenmesi sırasında tesisten alındığı belirtilen numunelerin analizi sonucunda tehlikeli atık niteliğinde olmadığının ortaya konulduğu; öte yandan, alınan numuneler ile sahilde kirliliği neden olan maddelerin aynı madde olup olmadığının araştırılması gerektiği, durumun aksini ortaya koyacak bilgi ve belgelerin dosyaya sunulmamış olması şeklinde yer verilen İdare Mahkemesi kararı gerekçesinin, masumiyet karinesini ihlal edecek nitelikte olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ
: ...
DÜŞÜNCESİ
: Her ne kadar davacı tarafından, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde "durumun aksini ortaya koyacak bilgi ve belgelerin dosyaya sunulmamış olması"na dayanıldığı belirtilerek, masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddia edilmekte ise de; dosyada bulunan ve İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde de yer verildiği üzere, davacı şirket tarafından hazırlanarak davalı idareye uyuşmazlığa konu olay kapsamında sunulan "Tesiste Yapılan İyileştirme, Alınan Tedbirler ve Bölgenin Temizlenmesine Dair Rapor"da, "Denizde yapılan inceleme sonucunda tesisimizden kaynaklandığı tespit edilen atığın tesisimiz sınırları içerisinden geçen dere ile denize ulaştığı tarafınızdan tespit edilmiş ve 28.10.2021 tarihinde idari para cezası tarafımıza tebliğ edilmiştir. Yaşanan uygunsuz durumun tekrar yaşanmaması için tarafımızdan alınan tedbirler ve yapılan işlemler aşağıdaki tabloda belirtilmiş ve fotoğraflar ile tarafınıza sunulmuştur." ibaresine yer verilmek suretiyle, çevresel risk unsurları ve bunlar kapsamında yapılması planlanan iş ve işlemlere yönelik bilgilere yer verildiği; öte yandan, davacının iddiasının aksine, 2872 sayılı Kanun'un 20. maddesinin birinci fıkrasının (r) bendi uyarınca idari para cezası verilebilmesi için, analize gönderilen numunelerin tehlikeli olması gibi bir zorunluluk bulunmadığı, aksine, numunelerin tehlikeli atık niteliğinde olduğunun tespiti halinde halinde, 2872 sayılı Kanun'un 20. maddesinin birinci fıkrasının (v) bendi uyarınca idari para cezasının uygulanmasının gerektiği, kaldı ki anılan numunelerin analizi sonucunda hazırlanan raporda atık numunesinin belirli parametreler yönünden tehlikeli atık niteliği arz etmediği, Fe2O3 içeriğinin ise sınır değerler üzerinde olduğu, tahriş edici özellikli (tehlikeli atık olma potansiyeli olan) ve toksisite analizlerine göre kesin olarak ekotoksik özellik taşıdığı hususları birlikte dikkate alındığında; davacının yukarıda belirttiği şekilde masumiyet karinesine aykırı biçimde karar verildiği ve tespite konu fiilin davacı tarafından işlenmediğine yönelik ispat yükünün davacıda bulunduğu şeklinde bir değerlendirmeden hareketle karar verilmediği; bu nedenle, davacının temyiz isteminin reddi ile davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!