Anahtar kelimeler: Ticltd İlamlı Ştinin İpoteğin Paraya Motorlu Ortağı Talimat Araçlar Eski

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
: Yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddiİLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 13. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından davacı aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip başlatılarak satış için ... İcra Müdürlüğü'nün ████████ sayılı dosyasına talimat gönderildiğini, davalı ...'nun dava dışı ... Motorlu Araçlar Tic.Ltd. Şti'nin eski ortağı olduğunu, 2017 yılında düzenlenen protokol doğrultusunda davalının hisse devri yaparak şirket ortaklığından ayrıldığını, protokol ile davalıya hisse devri nedeniyle verilecek taşınmazlar ve ödenecek nakit miktarların belirlendiğini, bu sözleşmeye göre davacı tarafından, davalı ...'ya devredilen diğer taşınmaz ve araçlar haricinde 720.000,00 TL nakit para ödenmesi kararlaştırılıp ayrıca 24 adet bono düzenlendiğini, düzenlenen bonoların yanı sıra işbu davada fekkini talep ettiği, söz konusu ipoteğin, 720.000,00 TL'nin teminatını teşkil etmek kaydıyla konulduğunu, ipotek senedinde "... lehine 1. derecede faizsiz faiz ve 24 ay süre ile " yazdığını, ipoteğin verildiği tarih, miktarı ve süresi nazara alındığında, ipoteğin, sözleşmenin C maddesinde yazılı 720.000,00 TL için verildiğinin açık ve net olduğunu, ipoteğin bu sözleşme kapsamında başka bir borç için verildiğinin kabulünün hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu belirterek söz konusu ipotekten dolayı başlatılan icra takibinde 700.000,00 TL bedelli ipotekten ve takip konusu borcun ferilerinden borçlu olmadığının tespitine, ipoteğin fekkine, davalının kötüniyetli olması sebebiyle alacağın % 20'si oranında kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 16.03.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile davacının borçlu olmadığı halde cebri icra yoluyla ödediği 925.426,74 TL'nin, 22.11.2021 ödeme tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi ile istirdadına, dava konusu ipoteğin terkinine ve %20 tazminata karar verilmesini istemiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, söz konusu ipoteğin teminat ipoteği olduğunu yazılı delil ile ispatlaması gerektiğini, sözleşmede böyle bir ipotek konulduğundan hiç bir şekilde bahsedilmediğini, ipotekle teminat altına alınan borcun ödenmediğini, davacının fekkini istediği ve takibe konulan ipotek belgesi incelendiğinde kayıtsız şartsız bir borç ikrarını içerdiğini, davalının lehine verilen ipotek kayıtsız şartsız bir para borcunu içerdiğinden davacı taraf aleyhine ilamlı icra takibi yapıldığını, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre kayıtsız şartsız para borcu ikrarını içeren kesin borç ipoteğinde borcu ödediğini iddia eden ipotek borçlusu taşınmaz maliki bu iddiasını yazılı delille kanıtlamasının zorunlu olduğunu, taraflar arasında şirket hissesinin devrinden kaynaklı borç için verilen senetlerin ödenmesini bahane ederek davacının, ipotekten kurtulmak istediğini, borçlu verilen sürede borcunu ödemez ise hakkında takip yapılmasının kaçınılmaz olduğunu, davacının verilen 24 aylık süre zarfında borcunu ödemediğini, bu nedenle hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında düzenlenen 20.09.2017 tarihli şirket hisselerinin devrine ilişkin adi yazılı sözleşme içeriğinde devir bedelinin teminatı olarak ipotek tesis edileceğine yönelik bir hüküm bulunmadığı, her ne kadar davacı tarafça toplam 720.000,00 TL bedelli her biri 30.000,00 TL olmak üzere 24 adet sıralı senetlerin teminatı olmak üzere ipotek verildiği ve senetlerin ödendiği iddia edilmiş ise de ipotek resmi senedinin sözleşme tarihinden önce 18.09.2017 tarihinde düzenlendiği, ipotek senedinde belirtilen alacak tutarının bono bedeli ile örtüşmediği, resmi akit tablosunun tetkikinde ipoteğin kesin borç (karz) ipoteği olduğu anlaşılmakla ilamlı icra takibi yapılabilmesine ilişkin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 149. maddesinde öngörülen koşulların gerçekleştiği, davacının iddiasını aynı kuvvette yazılı bir delille ispat etmesi gerektiği halde bu yönde bir ispat vasıtası sunulmadığı, davalı alacaklı tarafın ipotek senedinde lehine tesis edilen ipotek bedeline ilişkin takip başlatılarak 24 ay süreli olan ipoteğin süresinin bittiği 18.09.2019 tarihinden itibaren 30 gün içerisinde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 883/2 hükmüne uygun olarak taşınmazın tapu kaydı üzerine İİK'nın 150/c hükmünde belirtilen şerhin 18.10.2019 tarihi itibariyle işlenmiş olduğu, davacının delil listesinde yemin deliline de dayanılmadığı görüldüğünden tüm dosya kapsamı uyarınca kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince ve katılma yoluyla davalı vekilince istinaf edilmiştir.IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf talebi yönünden; davalı lehine takdir edilen vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını ileri sürdüğü, Mahkemece, davalı lehine, reddedilen tutar göz önünde bulundurularak 52.050,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiş ise de; karar tarihinde yürürlükte olan 20.11.2021 tarihli tarifenin 3. kısmına göre davalı lehine hükmedilmesi gereken tutarın 63.321,34 TL olduğunun hesaplandığı, Mahkemece, davalı lehine eksik vekalet ücreti takdir ve tayin edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile kararın bu yönden kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan takip nedeniyle menfi tespit/istirdat ve ipoteğin fekki talebine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçeİlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 21.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.