Anahtar kelimeler: İmbiğe İmbik Rakı Huk Müş İçki Tadilat Onüçüncü Proje Alkol

T.C.
D A N I Ş T A YİDARİ DAVA DAİRELERİ KURULUEsas No
: ████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVACI)
:... Anonim ŞirketiVEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI)
:...BakanlığıVEKİLİ
: Huk. Müş. Av. ...İSTEMİN KONUSU
: Danıştay Onüçüncü Dairesinin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Rakı üretim izin belgesine sahip davacı şirkete ait mevcut rakı üretim tesisinde bulunan 28 adet imbiğe 14 imbik daha eklenmesine yönelik proje tadilat izni verilmesi için yapılan başvuru neticesinde tesis edilen proje tadilat izni bedeli istenilmesine yönelik davalı idarenin... tarih ve... sayılı işleminin, işleme dayanak alındığı ileri sürülen Alkol ve Alkollü İçki Tesislerinin Haiz Olmaları Gereken Teknik Şartlar, Kurulmaları, İşletilmeleri ve Denetlenmelerine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 21. maddesinin 2. fıkrasının 3. ve 4. cümleleri ile 3. fıkrasının ve Alkol ve Alkollü İçki Üretim Tesislerinin Dökme Üretim Yapabilme Potansiyeli Üzerinden Kapasitelerini Belirleme Esasları (Kapasite Belirleme Esasları) isimli iç talimatın rakı kapasitesi hesabına ilişkin kısmının iptali ile idarece tahsil edilen 4.195.574,00-TL tutarındaki proje tadilat izni bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek tecil faiziyle iadesine karar verilmesi istenilmiştir.Daire kararının özeti
:Danıştay Onüçüncü Dairesinin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla;Davalı idarenin usule ilişkin itirazları geçerli görülmemiş,Dava Konusu Yönetmeliğin 21. maddesinin 2. fıkrasının 3. ve 4. cümleleri ile 3. fıkrası yönünden yapılan incelemede;Yönetmeliğin "İzin bedelleri" başlıklı 21. maddesinin ilgili fıkralarında, mevcut üretime aynı kategoride bir alt kategori eklenmesi ve kapasite artırımında yıllık bin litre üzerinden tesis kurma bedelinin iki katı oranında hesaplanıp izin verilmeden önce tahsil edileceği, bira ve şarap tesislerinde ise en az belli maktu bedeller olmak üzere proje kapasitesi üzerinden tadilat izin bedeli alınacağı, izin bedellerinin firmalara tebliğ üzerine 45 gün içinde yatırılması gerektiği, aksi takdirde izinlerin iptal edilmiş sayılacağının belirtildiği,Davacı tarafından, bu bedellerin yasal dayanağı olmadığı belirtmiş ise de, 4733 sayılı Kanun uyarınca kapatılan kurumun görevlerini yürüten davalı idareye, mamul üretimi ve uygunluk belgesi başına alınacak bedelleri belirleme yetkisinin verildiği, idarenin hizmetleri için ücret alabileceği, elde edeceği gelirlerinde genel bütçeye gelir kaydedileceği dikkate alındığında, iptali istenilen Yönetmelik maddesinde yer alan tadilat izin bedelinin, 4733 sayılı Kanun'da dayanağının bulunduğu, Kanun'da belirtilen bu bedelin aktarılan Yönetmelik kurallarında açık ve anlaşılır şekilde yer verilerek somutlaştırıldığının anlaşıldığı,Bu itibarla, 4733 sayılı Kanun ile tanınan yetki dahilinde getirilen dava konusu Yönetmelik kuralı ile, proje tadilat izni aşamasında alınacak bedelin belirlendiği anlaşıldığından, söz konusu Yönetmelik kurallarında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı,"Alkol ve Alkollü İçki Üretim Tesislerinin Dökme Üretim Yapabilme Potansiyeli Üzerinden Kapasitelerini Belirleme Esasları" isimli iç talimatın rakı kapasitesi hesabına ilişkin kısmı yönünden yapılan incelemede;İdarece söz konusu Esaslar'da, tesis kapasitesi hesabında 5.000 litrelik 1 adet bakır imbik ile 3 vardiya/gün (24 saat) ve 360 gün/yıl çalışma üzerinden ve 48 saatte bir damıtma yapıldığı varsayımıyla yıllık dolum sayısının 180 olarak esas alındığı, üretilen rakının %40 alkol hacmi barındırdığı dikkate alınarak sonuca ulaşıldığının anlaşıldığı,Davacı tarafından, bu Esaslar'ın belirsiz olduğu, ilan edilmediği ve hesaplamaların hatalı olduğu, ayrıca daha önce ... tarih ve ... sayılı yazıda yapılan hesaplama ile bir imbikten yılda 438.750 litre rakı üretilebileceği saptaması yapıldığı hâlde,... tarih ve ...sayılı yazıyla yine bu Esaslara göre bir imbikte yılda üretilebilecek rakı miktarının 658.125 litre olarak belirtildiği ileri sürüldüğünden, Dairelerinin █████/2022 tarihli ara kararıyla bu hesaplama farklılığının neden kaynaklandığı, hesaplamada esas alınan kriterlerin nasıl belirlendiğinin sorulduğu ve açıklanmasının istenildiği,İdarenin █████/2022 tarihli cevabi yazısı ve eklerinde, söz konusu Kapasite Belirleme Esasları'nın █████/2021 tarihli yazı ile uygulama birlikteliğinin sağlanması ve hesaplamalarda standart oluşturmak için revize edilerek ilgili personele duyurulduğu, bu duyuru uyarınca davacıya █████/2021 tarihli yazı ile bir imbikten üretilebilecek rakı miktarının bildirildiğinin belirtildiği,Yine Dairelerinin █████/2023 tarihli ara kararı ile, davalı idareden, söz konusu Kapasite Hesaplama Esasları'na göre bir imbikte yılda üretilebilecek rakı miktarındaki hesaplama farklılığının nedeninin yılda 300 gün olan çalışma süresinin 360 güne çıkarılması olarak belirtildiği görüldüğünden, yıllık çalışma günündeki bu artış belirlenirken dikkate alınan kıstasın ne olduğu, imbiklerin 360 gün aktif olarak kullanılma imkânı olup olmadığı hususlarının açıklanması ve bu konuda gerekli bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenildiği,Davalı idarece cevaben, farklı illerden gelen kapasite raporlarının bazılarında çalışma gün sayısının 360, bazısında 300 gün, rakının minimum alkol derecesinin bazısında %40, bazısında %45 alınmasından kaynaklı hesap karmaşasını ortadan kaldırmak ve firmalar arasında eşit uygulama yapabilmek için iç talimatın hazırlandığı, sektörün çalışma saatleri ve Distile Alkollü İçkiler Tebliği ile uyumlu olarak çalışma gün sayısı 360 ve rakının alkol derecesi %40 dikkate alınarak firmaların kapasitelerinin hesaplanması ve ödenecek izin bedellerinin firmalar arasında farklılaşmamasının sağlanmak istenildiği, firmalara ek bedel çıkarılmadığı, sadece hesaplama kriterlerinin belirlendiği, Sanayi ve Ticaret Odalarının da 360 gün çalışma saati üzerinden kapasite raporlarını tanzim ettiği, öte yandan, davacının tesisinin 360 gün çalışabilir olduğunun beyan edildiğinin belirtildiği,Bu durumda, uygulamada karmaşıklığı gidermek ve firmalar açısından eşit işlem tesisini sağlamak için rakı kapasitesi hesaplamalarında standart kriterler ortaya koymak adına dava konusu Kapasite Belirleme Esasları'nın oluşturulduğu, bu Esaslar'ın iç talimat olarak ilgili birimlere gönderildiği, davacı hakkında işlem tesis edilirken nasıl hesaplama yapılacağının bildirildiği, söz konusu Esaslar'ın sektörde genel kabul görmüş standart ve verilerden hareketle 4250 sayılı Kanun'un 3. maddesi ve Distile Alkollü İçkiler Tebliği ile uyumlu olarak düzenlendiği anlaşıldığından, dava konusu Kapasite Belirleme Esasları'nın ilgili kurallarında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı,Dava konusu ...tarih ve ... sayılı işlem ile idarece tahsil edilen 4.195.574,00-TL tutarındaki proje tadilat izni bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek tecil faiziyle iadesi yönünden yapılan incelemede:İşleme dayanak alınan Yönetmelik kuralları ve Kapasite Belirleme Esasları'nda hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, bu kurallar esas alınarak yapılan hesaplamalarda herhangi bir hata görülmediğinden davacının hesaplama hatası yapıldığı yönündeki iddiasına itibar edilemeyeceği anlaşıldığından, davacıdan 4.195.574,00-TL tutarında proje tadilat izni bedeli talep edilmesine yönelik işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı,Öte yandan, proje tadilat izni bedeli istenilmesi işleminde hukuka aykırılık bulunmadığından ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek tecil faiziyle iadesine karar verilmesi isteminin de reddi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, proje tadilat/izin bedelinin 4733 sayılı Kanun’da yasal dayanağı olmadığından istenilemeyeceği, proje tadilatı adı altında alınan bedelin bir mal veya hizmet karşılığı ödenen bir ücret niteliğinde olmadığı gibi bunun vergi, resim veya harç benzeri mali bir yükümlülük niteliğinde olması nedeniyle Anayasa’nın 73. maddesinin 3. fıkrası uyarınca kanunla düzenlenmesi gerektiği, anılan Yönetmeliğin dayanağını oluşturan kanunlarda “proje tadilat izin bedeli” adı altında bir mali yükümlülüğe yer verilmediği, ayrıca yapılan tadil ile üretim kapasitesini fiilen artıracak bir husus olmadığından proje tadilat izni bedelinin talep edilmemesi gerektiği, mevcut üretim kapasitesine tadil ile eklenecek imbiklerle dahi ulaşılamayacağı, bu nedenle eklenecek imbikler için proje tadil bedeli ödemesine gerek bulunmadığı, öte yandan bir imbikte üretilecek rakı kapasitesi hesabında esas alınan iç talimatın içeriğinin bilinmediği ve belirsiz olduğu, bu iç talimat gereği ödeme yapma yükümlülüğü altına girildiği, hukuk devleti ilkesi gereği hukuk kurallarının belirgin ve açık olması gerektiği, Resmî Gazete’de yayımlanmayan ve davalı idarenin internet sitesinde veyahut herhangi bir mecrada erişilemeyen iç talimatın hukuk devletinin gereklerinden olan hukuki güvenlik ve hukuki öngörülebilirlik ilkelerini açıkça ihlâl ettiği, hukuka aykırı iç talimata dayanılarak tespit edilen bir imbikte üretilecek rakı miktarı üzerinden tesis edilen idari işlemin hukuki dayanaktan yoksun olduğu, ayrıca bedelin hesaplamasında hata bulunduğu, imbik üretim kapasitesinde oluşan farklılığın nedeninin davalı idarece belirtilmediği, talep edilen proje tadilat izninin süresinde karara bağlanmadığı ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,b) Hukuka aykırı karar verilmesi,c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Davacının temyiz isteminin reddine,2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının ONANMASINA,3. Kesin olarak, █████/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.