Anahtar kelimeler: Lions City Konyada Kusuruyla Otobüs Zmms Hasara Esaskarar Fiilden Model

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
:
KARAR NO
:
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLLERİ
:
DAVALI
:
VEKİLİ
:
DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:
KARAR TARİHİ
:
KARARIN YAZILDIĞI TARİH
:
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
BEYANLAR
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; davacı şirket adına kayıtlı ... plakalı “... marka OTOBÜS LIONS CITY LE, tip 2022 model” aracın █████/2024 tarihinde Konya’da meydana gelen ve ... plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusuruyla gerçekleştiği belirtilen trafik kazasında hasara uğradığı, davacı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, kusurlu aracın kaza tarihinde ... poliçe numaralı ZMMS poliçesi ile davalı sigorta şirketinde sigortalı olduğu ve davalının maddi hasar ile değer kaybından poliçe limiti dahilinde sorumlu bulunduğu, bu kapsamda █████/2025 tarihinde sigortaya başvuru yapıldığı ancak gerçek zararın karşılanmadığı, dava şartı arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığı, sigorta kapsamında görevlendirilen ekspertiz raporunda hasar bedelinin en az 15.359,98 TL olarak tespit edildiği, değer kaybının belirlenmesi için dosyanın tensiple bilirkişiye tevdiinin usul ekonomisi gereği talep edildiği, HMK 107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL değer kaybı talep edildiği ve bu tutarın kaza tarihinden itibaren avans faiziyle (sigorta- yönünden poliçe limitiyle sınırlı ve temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle) davalıdan tahsili ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesinin istendiği belirtilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; davacı şirket tarafından █████/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle araçta oluştuğu iddia edilen değer kaybının tahsili talebiyle açılan davada, kazaya karışan ... plakalı aracın 06.09.2024–06.09.2025 tarihleri arasında geçerli ... numaralı ZMMS poliçesi ile davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde sigortalı olduğu, davacı başvurusu üzerine ... numaralı hasar dosyasının açıldığı, ekspertiz raporunda araçtaki değer kaybının 15.000,00 TL olarak belirlendiği ve bu tutarın █████/2025 tarihinde davacıya ödendiği, bu nedenle davalı sigorta şirketinin dava konusu hasara ilişkin sorumluluğunun tamamen sona erdiği ve mükerrer nitelikteki davanın reddi gerektiği, her hâlükârda yapılacak hesaplamalarda kaza tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan ZMMS Genel Şartlarının esas alınması gerektiği, sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğu, kusur oranının tespiti gerektiği, ayrıca 6102 sayılı TTK’nın 1427. maddesi gereği sigortacıdan kaza tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceği, bu nedenlerle davanın davalı sigorta şirketi yönünden reddi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesi talep edilmiştir.
MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER:
Bilirkişi (... - ...) 30.06.2025 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında, 23.04.2025 tarihli ön inceleme tensip zaptındaki 11 ve 12 numaralı ara kararlar doğrultusunda yapılan incelemede, trafik kazasının oluşumunda ... plakalı otobüs sürücüsü ... ’ın kural ihlali ve kusurunun bulunmadığı, ... plakalı otomobil sürücüsü ...’ın 2918 sayılı KTK’nın 67/1-a maddesini ihlal ederek manevra kurallarına aykırı davrandığı ve KTK 84/j kapsamında asli kusurlu olduğu, bu nedenle kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu bulunduğu, kazaya sebebiyet veren aracın kaza tarihinde ... numaralı ZMSS poliçesi ile ... Sigorta A.Ş. nezdinde sigortalı olduğu ve kaza tarihi itibarıyla araç başına teminat limitinin 200.000,00 TL olduğu, dava konusu aracın şehir içi yolcu taşımacılığında kullanılan kamuya ait araç sınıfında olduğu, aracın marka, model, yaşı, kilometresi, hasar geçmişi ve onarım durumu dikkate alınarak yapılan piyasa araştırması sonucunda kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza sonrası onarımdan sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farkın 20.000,00 TL değer kaybına karşılık geldiği, davalı sigorta şirketi tarafından daha önce 15.000,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığının dosya kapsamından anlaşıldığı, bu ödemenin mahsubu sonrasında davacının talep edebileceği bakiye değer kaybı tazminatının 5.000,00 TL olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Tarafların iddia ve savunmaları beraber değerlendirildiğinde uyuşmazlık konusunun haksız fiile dayalı maddi tazminata ilişkin olduğu görülmüştür.
Türk Borçlar Kanunu (TBK) madde 49
:
"Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür"
TBK madde 50
:
"Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır"
Karayolları Trafik Kanunu (KTK) madde 86/1:
"İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur",
KTK madde 85
:
“Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar”
KTK madde 88
:
“Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur” düzenlemesi ile motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu ayrıca birden fazla kişinin zararı tazminat ile yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir.
Yine TBK madde 61 “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır” hükmüyle birden çok kişi aynı zarardan aynı sebeple yada çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Bu durum iki veya daha çok kişinin şahsında sorumluluğun ya da herhangi bir tazminat yükümlülüğün şartlarının gerçekleşmesi halinde söz konusu olur. İşte bu tür durumlarda sorumlular hakkında müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanacaktır.
Müteselsil sorumluluk kanundan doğan bir sorumluluk türüdür. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği, davacı kusursuz olduğuna göre zararın tamamını isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebilir
Ayrıca davalı sigorta şirketi yönünden Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.
Tüm dosya kapsamı beraber değerlendirildiğinde; davacı şirketin mülkiyetine olan araç ile davalı sigorta şirketi tarafından sigortalan araç arasında trafik kazası gerçekleştiği, davacının davalı sigorta şirketine ZMSS şartlarına göre başvurduğu fakat ödemenin kısmen yapıldığı, davacının değer kaybı bedelini talep ettiği, kusur bilirkişi tarafından verilen raporun; dava dışı sürücü ... herhangi bir kusurunun olmadığı, dava dışı sürücü ...'ın tam kusurlu olduğunun belirlendiği, davacının 5.000,00 TL değer kaybı olarak belirlendiği, ilgili kusur ve hasar raporlarının hukuka ve kanuna uygun olup hüküm kurmaya elverişli olduğunun değerlendirildiği, meydana gelen haksız fiil sebebiyle davalı sigorta şirketinin ise ZMSS kapsamında sorumlu olduğu değerlendirilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Arabuluculuk Ücreti Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) madde 5/A; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.
Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu madde 97'de yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.
Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle KTK madde 97 ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-18; "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.
Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.
Yukarıda belirtildiği üzere davacının dava şartı olarak ilgili KTK gereğince sigorta şirketine yazılı olarak başvurmasının yeterli olduğu, ayrıca arabuluculuk sürecine gitmesinin gerek olmadığı değerlendirmekle arabuluculuk yönünden yapılan yargılama giderinin davacının üzerine bırakılmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM
: (Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere):
DAVANIN KABULÜ İLE,
1-Dava konusu aracın değer kaybı bedeline ilişkin 5.000,00 TL'nin davalı sigorta firması yönünden █████/2025 temerrüt tarihinden itibaren (sigorta limiti dahilinde) işleyecek avans faiziyle birlikte tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE,
2-Davanın kabul edilen kısmı üzerinden alınması gereken 615,40 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin harç ve ıslah harcının toplamı olan 699,08 TL'nin mahsubu ile arta kalan 83,68 TL harcın talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yatırılan peşin harç olan 615,40 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan
: 615,40 TL başvuru harcının davalıdan tahsili davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan masraf olan
: 8.212,50 TL'nin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre hesaplanan toplam 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,
8-Karardan sonra yapılacak masrafların davalıdan alınmasına,
9-Davalının yaptığı masrafların davalı üzerinde bırakılmasına,
10-Taraflarca yatırılan ve dosyada bakiye kalan delil/gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda miktar itibari ile KESİN olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025
Katip Hakim

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!