Anahtar kelimeler: Ferî Feshine Sakarya Edecek Geriye Asli Etkili İsabet İnşaat Taleplerinin
Hukuk Genel Kurulu         ████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : █████████ E., █████████ K.
    ÖZEL DAİRE KARARI
    : Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 09.05.2023 tarihli ve
    █████████ Esas, █████████ Karar sayılı BOZMA kararı
    Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacının asli taleplerinin reddine, fer'î talebinin kabulüne davacıya isabet edecek dairenin dava tarihindeki değerinin davalıdan tahsiline, taraflar arasında düzenlenen inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshine karar verilmiştir.
    Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davacının asli taleplerinin reddine, fer'î talebinin kabulüne karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
    Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; Kozlu Belediyesi Encümeninin 02.04.2012 tarihli 81 sayılı kararı ile Zonguldak ili, Kozlu ilçesi, 13 pafta, 62... -39-40 parselde kayıtlı ... Evler Sitesinin müvekkiline ait olan dairenin de bulunduğu H Blok ve bazı başka bloklarının gerçekleşen heyelan sonrasında hasar görmesi nedeniyle öncelikle boşaltılmasına ve sonrasında yıkılmasına karar verildiğini, belediyenin yıkım kararı sonucunda 38 sayılı parselde pay sahibi olan müvekkili ve ... Evler Sitesinin tüm mülk sahipleri ile davalı şirket arasında inşaat sözleşmesi imzalandığını, imzalanan sözleşmenin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi olmayıp, tamamen mağdur olan kişilerin mağduriyetlerinin giderilmesi için devletin sağladığı olanakların kullanılması ile inşaat yapılmasına ilişkin bir sözleşme olduğunu, sözleşmenin konusunun hasar gören ... Evlerin yıkımı ve yeniden yapılacak dairelerden 72 adedinin davalı yüklenici tarafından arsa sahiplerine verilmesi olduğunu, sözleşmede kararlaştırıldığı üzere parsellerin yüklenici firmaya tapuda devredildiğini, müvekkili ve diğer kat maliklerinin üzerlerine düşen sorumluluklarını yerine getirdiklerini, ancak davalı yüklenicinin müvekkiline dairesini teslim etmediğini ve yükümlülüğünü hâlen yerine getirmediğini, müvekkili tarafından davalıya gönderilen 28.06.2019 tarihli ihtarname ile önceki gibi H blokta bulunan ve aynı konumda olan bir dairenin sözleşme gereğince teslimi ile gecikmeden kaynaklı kira bedelinin talep edildiğini, davalının 22.07.2019 tarihli cevap ihtarında ise, sözleşmenin varlığını kabul ettiğini, ancak dairenin H bloktan taahhüt edildiğini ve bu bloğun ruhsatının henüz alınamadığının belirtildiğini, oysaki müvekkiline ait evin olduğu yere inşaatın yapıldığını ve bir kısım dairelerin teslim edildiğini, yüklenicinin taahhüdünün H bloktan olduğunu kabul ettiğini ve buna göre bahsi geçen bloktan daire teslim etmesi gerektiğini, sözleşmenin yapıldığı tarih itibariyle de teslim için gerekli olan makul sürenin aşıldığını ve müvekkilinin geciken günler için güncellenmiş kira bedeline hak kazandığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sözleşmede kararlaştırıldığı üzere temerrüt nedeniyle geciken her ay için güncellenmiş kira bedellerinin tespiti ile müvekkiline ödenmesine, müvekkiline isabet eden dairenin tespiti ve tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline, bu talep yerinde görülmez ise müvekkilinin payının bugünkü değeri üzerinden ödenmesine karar verilmesini talep etmiş; 18.05.2021 tarihli dilekçe ile talep ettiği bedeli 425.000,00 TL olarak ıslah etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya daire verilmesi taahhüt edilen H bloğun 62... parsel içinde bulunduğunu, davacının taleplerini netleştirip hangi ada, parsel ve bağımsız bölüm için tapu iptali davası açtığını açıklığa kavuşturması gerektiğini, sözleşme süresi dolmadığından kira alacağının muaccel hâle gelmediğini ve kira talep edilemeyeceğini, sözleşme gereğince inşaat ve yapım işlerinin devam ettiğini, inşaat teslim süresinin ruhsat tarihinden itibaren başlayacağını, davacıya verilecek dairenin bulunduğu H blok için ise henüz ruhsat alınmadığından davacının taleplerinin dayanağının bulunmadığını, Zonguldak İdare Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı gereğince Kozlu Belediyesinin uygulama ve nazım imar planları iptal edildiğinden inşaatın 24.05.2019 tarihinde durdurulduğunu, yeni imar düzenlemesi yapılana kadar ruhsat verilmediğini, davacının dairesinin konum olarak ruhsatı alınan B blokta kaldığını, B blokta da ruhsat alım tarihinden itibaren otuz altı aylık sürenin dolmadığını, davanın süreden reddine karar verilmesi gerektiğini, B bloktaki dairelerin kat irtifak tapularının hazır olduğunu, bu nedenle müvekkilinin, davacının talep etmesi hâlinde B Blok 1. Bodrum 9 veya 13 No.lu bağımsız bölüme ait tapuyu devretmeye hazır olunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin 23.06.2021 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile; davacıya isabet edecek B bloktaki dairenin teslim tarihinin 31.05.2021 olduğu, bu nedenle davacının dava tarihi itibariyle geç teslim nedeniyle hak etmiş olduğu bir kira alacağı bulunmadığı, öte yandan B bloktaki inşaat tamamlanmadığından ve kat mülkiyeti kurularak bağımsız bölüm tapu kayıtları oluşturulmadığından var olmayan bir taşınmaz hakkında karar verilemeyeceği, bu talebin de reddine karar vermek gerektiği, taşınmazın rayiç bedelinin davacıya ödenmesi talebinin ise sözleşmeden dönme talebini de içerdiği, davalı yüklenicinin kusurlu olarak temerrüde düştüğü ve inşaat sözleşmesinin feshine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacının asli talepleri olan tapu iptali ve tescil ile gecikmiş günlere ait kira bedeli isteminin reddine, terditli ikinci talebinin kabulü ile davacıya isabet edecek dairenin dava tarihindeki değeri olan 425.000,00 TL’nin tahsiline, taraflar arasında düzenlenen inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshine karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
    B. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin 03.02.2022 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; taraflar arasında resmi şekilde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlenmemiş ise de, davacı arsa sahibi tarafından davalı tarafa inşaat yapımı amacıyla tapu devri yapıldığı, sözleşmenin konusunun karşılıklı paylaşım içeren inşaat yapımına dair olduğu, bu durumda taraflar arasında geçerli bir arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ilişkisi tesis edildiği, davacı tarafından devredilen arsa payının imar, ifraz ve tevhit işlemleri sonrasında oluşan 62... parsel üzerindeki B blok için 20.01.2017 tarihinde yapı ruhsatı alındığı, davalı tarafın yazılı taahhüdü ile işin ruhsat tarihinden itibaren 48 ay içinde tamamlanacağının bildirildiği, Kozlu Belediyesi kayıtlarına göre davacının oturmakta olduğu yıkılan dairenin dört katlı “H” blokun birinci katında ve bir No.lu bağımsız bölümünde olup, dava konusu “H” blokun yeni inşa edilmekte olan ve henüz dördüncü bodrum kat kolonlarının yapımı aşamasında olan “B” blok üzerinde kaldığının hükme esas alınan bilirkişi raporu ile tespit olunduğu, davalının sözleşmenin geçersizliğine dair ve sözleşmede öngörülen teslim tarihinin dava tarihi itibariyle henüz dolmadığı yönündeki istinaf başvurusunun yerinde olmadığı, davacı arsa sahibinin ise dava konusu inşaatın bitirilme oranına bakılmaksızın kendisine düşecek bağımsız bölümün tescilini istemekte haklı olduğu, mahkemece bu yönde kabul kararı verilmemesinin isabetsiz olduğu, ancak davacının istinaf başvurusunda İlk Derece Mahkemesinin bu yöndeki kararını yerinde görüp taşınmazın bedelini istinaf konusu yaptığı ve böylece talebini artık bedele dair seçimlik hakkına hasrettiği, bilirkişi tarafından dava tarihi itibariyle taşınmazın özellikleri göz önüne alınarak yapılan değer belirlenmesinin de yerinde olduğu, davacının gecikme tazminatı yönünden de açıkça istinaf başvurusunun olmadığı, bu nedenle davacının istinaf başvurusunun yerinde görülmediği, bununla birlikte mahkemece davacıya bağımsız bölümün bedelinin ödenmesine yani sözleşmenin ayakta tutulmasına yönelik hüküm kurulmasına karşın, davacının talebini aşar şekilde sözleşmenin geriye etkili feshine karar verilmesinin isabetsiz olduğu, bu yönden kararın kaldırılması gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabul kısmen reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 353/1-b.2. maddesi gereğince kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmak suretiyle davacının asli taleplerinin reddine, terditli ikinci talebinin kabulü ile 425.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
    V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Bozma Kararı
    1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
    2. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 09.05.2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile,
    “…1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
    2.1. Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde davacıya verilmesi gereken bağımsız bölümün rayiç değeri istemine ilişkindir. Davacı arsa sahibi, davalı yüklenicidir.
    2.2.Eser sözleşmelerinin bir türü olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, taraflara karşılıklı hak ve borçlar yüklemektedir. Bir tarafta yüklenici, finansmanı kendisine ait olmak üzere arsa sahibinin taşınmazı üzerine bina yapım işini üstlenmekte, diğer tarafta arsayı yükleniciye teslim etme borcu altındaki arsa sahibi de inşa edilecek binaya karşılık, bir kısım bağımsız bölümlerin arsa hissesini veya kurulmuşsa kat irtifak tapusunu yükleniciye devretmekle yükümlüdür. Yüklenicinin temel borcu ise eseri (binayı) meydana getirmektir.
    2.3.Somut olaya bakıldığında; davacı tarafından devredilen arsa payı, İmar, ifraz ve tevhid işlemleri sonrasında 62... parsel üzerinden B blok için 20.01.2017 tarihinde yapı ruhsatı alınmış, davalı tarafın yazılı taahhüdü ile işin ruhsat tarihinden itibaren 48 ay içinde tamamlanacağı bildirilmiş, Kozlu Belediyesi kayıtlarına göre davacının oturmakta olduğu yıkılan dairenin 4. Kat ''H'' blok'un 1. Katında ve 1 no.lu bağımsız bölümünde olup, dava konusu ''H'' blokun yeni inşa edilmekte olan ve henüz 4. Bodrum kat kolonlarının yapımı aşamasında olan ''B'' blok üzerinde kaldığı, B blok'un sözleşmede belirtilen süre itibariyle teslim tarihinin 31.05.2021 olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile tespit olunmuş, dava tarihi itibariyle teslim tarihinin henüz dolmadığı anlaşılmıştır.
    2.4.Bu durumda davacı yüklenicinin mevcut koşullarda edimini ifa edip etmediğinin araştırılması gerekmekte olup mahkemece yeniden keşif yapılıp ve bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak inşaatın bitip bitmediği ve tamamlanma seviyesi hususları denetlendikten sonra davacının tapu iptali ve tescil talebi ile terditli talebinin şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile davacının terditli talebinin kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir…” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
    B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; önceki karar gerekçesi yanında, somut olayda davacı arsa sahibi olduğundan davaya konu inşaatın bitirilme oranına bakılmaksızın, kendisine düşecek bağımsız bölümün tescilini her zaman isteyebileceği, bununla birlikte, mahkemenin tescil talebini reddinin istinafa konu edilmediği, incelemenin de davacı tarafından istinaf nedeni olarak gösterilen taşınmazın bedeli yönünden yapıldığı, bilirkişi tarafından dava tarihi itibariyle taşınmazın özellikleri göz önüne alınarak yapılan değer belirlemesinin yerinde olduğu, davacının emsal olarak dosyaya ibraz ettiği internet satışlarının tarihleri gözetildiğinde değer belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
    VI. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili; istinaf dilekçesinde açıkça “Zonguldak 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ E sayılı ve ████████ K sayılı kararının kaldırılması, talebimiz doğrultusunda karar verilmesi” yazılı olduğunu, bu ifadeden ya da dilekçenin içeriğinden mahkeme kararının bir kısmını kabul ettiklerine ilişkin herhangi bir beyanlarının bulunmadığının anlaşıldığını, istinaf mahkemesinin kendiliğinden müvekkilinin bir hakkından vazgeçerek, bu yönüyle davayı kesinleştirmeye çalıştığını ve bu çabasında da ısrar ettiğini, oysa müvekkilinin herhangi bir talebinden vazgeçmediğini, ilk derece mahkemesinin taşınmazın bedelinin tespiti için ikinci bir rapor almaya bile gerek duymadığını, bölge adliye mahkemesinin ise bu hususu hızlıca kabul ederek tek bir raporla müvekkilinin haksız olarak teslim edilmemiş olan ve var olmayan blokta bulunan evine değer biçildiğini, dava devam ederken yüklenici tarafından daire verilmesi vaadedilen B bloğun tamamlandığını, bu konuda müvekkilinin ilanlar sunduğunu, mahkeme tarafından gereği gibi yargılama ve araştırma yapılmadığını, bu hususun kamu düzeninden olduğunu, Yargıtay bozma kararında da yargılamanın kendisinin kamu düzeninden olması sebebiyle yeterli araştırmanın yapılması gerektiğinin ortaya konulduğunu, müvekkiline verilmesi taahhüt edilen taşınmazın son durumu hakkında karar tarihinde keşif yapılarak müvekkiline seçimlik haklardan hangisini kullanmak istediğinin sorulmadığını, mahkemece sadece harç ikmalinin sağlandığını, halbuki bozma kararındaki gibi mevcut durum gözetilmiş olsaydı müvekkilinin şu anda hakkı olan taşınmazına sahip olacağını, Özel Dairece hakkaniyet ve hukuk gözetilerek verilen bozma kararına karşı direnilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin uzun yıllardır davalı tarafından mağdur edildiğini belirterek direnme kararının bozulmasını talep etmiştir.
    C. Uyuşmazlık
    Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; taraflar arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince davalı yüklenicinin mevcut koşullarda edimini ifa edip etmediğinin ve inşaatın bitip bitmediği ile tamamlanma seviyesinin araştırılmasına gerek olup olmadığı, davacı arsa sahibinin dava konusu inşaatın bitirilme oranına bakılmaksızın kendisine isabet eden bağımsız bölümün tescilini her zaman isteyip isteyemeyeceği, davacı tarafından İlk Derece Mahkemesinin tapu iptali ve tescil talebini reddetmesinin istinafa konu edilip edilmediği, buna göre mahkemece yeniden keşif yapılıp bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak davacının tapu iptali ve tescil talebi ile terditli talebinin şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
    D. Gerekçe
    1. İlgili Hukuk
    6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 470 ve devamı maddeleri.
    2. Değerlendirme
    1. Türk Hukuk Lûgatında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin hukuki niteliği itibariyle taşınmaz satış sözleşmesi ile eser sözleşmesinden oluşan karma bir sözleşme türü olduğu ve taşınmaz satışını da içerdiği için resmî biçimde yapılmasının zorunlu olduğu vurgulanmıştır (Türk Hukuk Lûgatı, Türk Hukuk Kurumu, Cilt I, Ankara 2021, s. 669).
    2. Hukuki niteliği itibariyle taşınmaz satış sözleşmesi ile eser sözleşmesinden oluşan bir sözleşme türü olarak vurgulanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, TBK’da açıkça düzenlenmemiş olup, bir yönüyle arsa sahibinin koşullar gerçekleştiğinde sahibi olduğu taşınmazın mülkiyetinin bir kısmını yükleniciye devretmesini öngörürken, diğer yönüyle de, yüklenicinin yapacağı inşaat bakımından arsa sahibine karşı yükümlülüklerini gösteren, tapulu taşınmazın mülkiyetinin bir kısmının devrine ilişkin vaadi ve eser sözleşmesini içeren, iki tipli-karma özel nitelikte bir sözleşme türüdür. Başka bir anlatımla yüklenici yönünden inşaat yapma yükümlülüğünü, arsa sahibi yönünden ise tapuda pay intikal ettirme yükümlülüğünü içeren arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, hem inşaat yapma hem de satış vaadi sözleşmesini bünyesinde birleştiren özel bir sözleşme niteliğindedir.
    3. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin konusu, arsa sahibinin maliki olduğu arsa üzerine yapılacak bina inşaatıdır. Yüklenici, finansmanını sağlayarak, lüzumunda sanat, beceri ve emek sarfıyla bir bina (inşaat) meydana getirmeyi üstlenirken, arsa sahibi de buna karşılık arsa payı devri suretiyle bir bedel ödemeyi borçlanmaktadır. Bu sözleşmede ücret (bedel) arsa sahibi tarafından ayın olarak ödenmektedir. Böylece malik arsasını değerlendirerek ayrıca para ödemeksizin bağımsız bölüm veya bağımsız bölümler elde etmekte; yüklenici ise, devredilen ya da devri taahhüt edilen payları üçüncü kişilere satmak suretiyle hem inşaatı tamamlamak için sermaye hem de kâr elde etmektedir.
    4. Yapılan tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bağımsız bölümün rayiç değerinin ödenmesi istemiyle açılan eldeki davada davacı arsa sahibine verilmesi gereken bağımsız bölümün yer aldığı "B" bloğun sözleşmede belirtilen süre itibariyle teslim tarihinin 31.05.2021 olduğu ve dava tarihi itibariyle teslim tarihinin henüz dolmadığı anlaşılmaktadır.
    5. Bu durumda mahkemece arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince davalı yüklenicinin mevcut koşullarda edimini ifa edip etmediği ve inşaatın bitip bitmediği ile tamamlanma seviyesi araştırılarak yeniden keşif yapılıp bilirkişi kurulundan ek rapor alınmak suretiyle davacının tapu iptali ve tescil ile terditli alacak talebinin şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekir.
    6. Hâl böyle olunca; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki belge ve delillere, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesi doğru olmamıştır.
    7. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında, somut olayda davacı arsa sahibinin inşaatın bitirilme oranına bakılmaksızın kendisine düşecek bağımsız bölümün tescilini her zaman isteyebileceği, İlk Derece Mahkemesince tapu iptali ve tescil talebi hakkında kabul kararı verilmemesinin isabetsiz olduğu, ancak davacının istinaf başvurusunda tescil talebinin reddini istinafa konu etmediği, Bölge Adliye Mahkemesince de incelemenin davacı tarafından istinaf nedeni olarak gösterilen taşınmazın bedeli yönünden yapıldığı ve değer belirlenmesinde isabetsizlik olmadığı, bu nedenle direnme kararının onanması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de, bu görüş yukarıda açıklanan nedenlerle Kurul Çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir.
    8. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
    VII. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda belirtilen nedenlerden dolayı 6100 sayılı Kanun’un 371. maddesi gereğince BOZULMASINA,
    İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine,
    Dosyanın 6100 sayılı Kanun’un 373. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine, karardan bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
    22.10.2025 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!