Anahtar kelimeler: Ekimi Çay İhya Bahçesi Babası Muvafakati Artvin Metrekare Alanında İli
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI
: 2013/6 E., ███████ K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince ek kararla temyiz başvuru talebinin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen 08.08.2024 tarihli ek karar ... tarafından temyiz edilmekle; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro tespiti sırasında, Artvin ili .... ilçesi .... köyü çalışma alanında bulunan 1 35... parsel sayılı 13.080,25 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, ... adına tespit edilmiştir.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın müvekkilinin babası ... ... tarafından çay ekimi yapılarak ihya edildiğini, mirasçıların muvafakati ile taşınmazın müvekkiline kaldığını, çay bahçesi olarak 20 yılı aşkın süredir müvekkilinin işlettiğini beyan ederek, müvekkili adına tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 29.06.2011 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın yapılan tespitinin iptali ile parselin tamamı 20160 pay kabul edilerek, muris ...'nun Mahkemece belirlenen mirasçıları ve miras payları dikkate alınarak 360 payın davacı ... adına tapuya tesciline, kalan 19800 payın tespit gibi ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 29.06.2011 tarihli kararının davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince özetle; "Davalının, taşınmazın babası...'tan kendisine miras kaldığını, köy dışında oturduğu için taşnımazla ilgilenmesi, ekip biçmesi için davacı ve ailesine bıraktığını, mülkiyeti devretmediğini beyan etmesi, davacının ise taşınmazın babası tarafından ihya edildiğini, babasının ölümü ile paylaşma sonucu kendisine kaldığını ileri sürmesi, keşifte dinlenen bir kısım bilirkişiler ise taşınmazın tarafların kök miras bırakanları ... ve ... tarafından kullanıldığını gördüklerini söylemeleri, bu durumda uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, tarafların ortak miras bırakanlarından kalıp kalmadığı, ortak miras bırakanlar ... veya ...'den kalması halinde mirasın usulünce paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşılmış ise kimin payına düştüğü, kimin ne kadar süreyle zilyet olduğu noktasında olduğu, doğru sonuca ulaşılabilmesi için tarafların iddia ve savunmaları ile ilgili tüm delilleri sorulup saptanması, davalının dayandığı vergi kaydının getirtilmesi, kadastro sırasında uygulanıp uygulanmadığının araştırılması, ... ve ... ...'nun ölüm gününde terekesine dahil olan tüm taşınmaz malların belirlenip, kadastro tutanaklarının örnekleri dosya içine getirtilerek mahallinde yeniden keşif yapılması, keşfe katılacak yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, tarafların ortak miras bırakanı ... ve ...'den mi kaldığı, yoksa tarafların kendi miras bırakanlarından mı kaldığı, kimin ne şekilde, ne zamandır zilyet olduğunun sorulup saptanması, davalının dayandığı vergi kaydı taşınmaza uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin kime ait olduğunun açıkça belirlenmesi, taşınmazın, tarafların ortak miras bırakanından kaldığının belirlenmesi halinde terekenin, tüm mirasçıların katılımı ile geçerli bir taksime tabi tutulup tutulmadığının araştırılması, taksim varsa dava konusu taşınmazın kimin payına isabet ettiği, her bir mirasçının payına hangi taşınmazların düştüğü, bu taşınmazların akibetlerinin ne olduğu, kadastro sırasında kimler adına tespit edildikleri, taşınmaz almayan mirasçı varsa, miras payına karşılık ne aldığı gibi hususların tek tek sorulup saptanması; davalının, duruşma sırasındaki beyanında davacının taşınmazı kendi iznine dayalı olarak kullandığını belirtmiş olması nedeniyle bu beyan üzerinde durulup, bilirkişi ve tanıklardan bu husus hakkında da diyeceklerinin sorulması, bilirkişi ve tanık sözleri arasında çelişki olduğu takdirde usulünce giderilmesi, tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişileri de tanık sıfatıyla dinlenerek çelişkinin giderilmesine çalışılması, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "Davacının 13.11.2013 havale tarihli dilekçesinde davasından feragat ettiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'u gereği feragatin davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olduğu, feragatin dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılacağı, feragatin hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmadığı, kayıtsız ve şartsız olması gerektiği, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı" gerekçesiyle dava konusu taşınmazın kadastro tespiti gibi tapuya tesciline karar verilmiş; karar, temyiz edilmemesi üzerine 27.12.2013 tarihinde kesinleşmiştir.
Hükmün kesinleşmesinden sonra, ... 27.02.2024 tarihli dilekçesinde özetle; tebliğ yokluğu nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerektiğini, mahkeme aşamasında hiçbir tebligatın davalı ... dışında dosyada taraf olanlara tebliğ edilmediğini, bozma kararının yerine getirilmediğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 08.08.2024 tarihli ek kararında özetle; "Mahkememizin 2013/6 Esas ve ███████ Karar sayılı dosyasının 15.11.2013 tarihinde karara çıktığı, 29.11.2013 tarihinde gerekçeli kararın yazıldığı, kararın bir kısım taraflara tebliğe çıktığı, gerekçeli kararın davalılardan ... vekiline 02.12.2013 tarihinde tebliğ edildiği, dosya kapsamındaki diğer davalılara ise tebliğ edilmediği, tebliğ edilen taraflarca söz konusu mahkeme kararına karşı temyiz kanun yoluna başvurulmadığı ve kararın bu haliyle kesinleştiği, mahkememizce tüm davalı taraflara gerekçeli karar usulüne uygun tebliğ edilmeyerek kararın kesinleşmesi durumunda dahi bu hususun olağan kanun yolu olan Temyiz yoluna başvurulması suretiyle giderilmesi mümkün olmadığından, bu hususun ancak kesinleşmiş mahkeme kararına yönelik olarak olağanüstü kanun yollarına başvuru yapmak suretiyle değerlendirilebileceği" gerekçesiyle temyiz başvuru talebinin reddine karar verilmiştir.
... İlk Derece Mahkemesinin 08.08.2024 tarihli ek kararına ilişkin temyiz dilekçesinde; tebliğ yokluğu nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerektiğini, mahkeme aşamasında hiçbir tebligatın davalı ... dışında dosyada taraf olanlara tebliğ edilmediğini, bozma kararının yerine getirilmediğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi ek kararının bozulmasını talep etmiştir.
Somut olayda, davacı ... vekili dava dilekçesinde, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile tamamının müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
Her ne kadar Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin bozma ilamında, dava konusu taşınmazın ortak muristen kalıp kalmadığı hususunda araştırma yapılması gereğine değinilmiş ise de söz konusu araştırma yapılmadan, dosyada dahili davalılara tebligat yapılıp usulü anlamda taraf sıfatı olmadan, davacının davasından feragat ettiği anlaşıldığından ve davacı dava konusu taşınmazın tamamının kendi adına tescilini istediğinden usulen taraf sıfatı olmayan ...'ın ek karara yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
: Yukarıda açıklanan sebeplerle; ...'ın ek karara yönelik temyiz dilekçesinin REDDİNE,
Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!