Anahtar kelimeler: İzafe Aracında Esaskarar Ciddi Kazada Yazildiği Karıştığı Katip Kazasında Plakalı

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
:
KARAR NO
:
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLİ
:
DAVALI
: 1-
VEKİLİ
:
DAVALILAR
: 2-
3-
VEKİLİ
:
DAVA
: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:
KARAR TARİHİ
:
KARARIN YAZILDIĞI TARİH
:
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
BEYANLAR
:
Davacı dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; █████/2024 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davalı sigortalısı ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında meydana gelen hasar nedeniyle davacının aracında ciddi zarar oluştuğunu, kazada davacıya izafe edilecek bir kusur bulunmadığını, kusurun tamamının davalılarda olduğunu, davalı sigorta şirketince 108.000 TL hasar bedeli ve 29.565 TL değer kaybı ödendiğini ancak bu tutarların aracın gerçek rayiç değerini ve gerçek değer kaybını karşılamadığını, aracın emsallerine göre çok daha diri ve değerli olduğunu, kaza sonrası aracın 2,5 ay kullanılamadığını, ikame araç ihtiyacının doğduğunu ve bu bedelin de karşılanması gerektiğini, gerçek değer kaybının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yapılmasının zorunlu olduğunu, araç rayiç değerinin kaza tarihine göre 700.000 TL’nin üzerinde olduğunun emsal araştırmayla tespit edileceğini, sigorta şirketinin poliçe limiti dahilinde, diğer davalıların ise müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, ayrıca davalılar adına kayıtlı araç ve taşınmazlara ihtiyati haciz konulmasını talep ettiklerini, değer kaybı yönünden belirsiz alacak, ikame araç yönünden ise kısmi dava olarak talepte bulunduklarını belirterek; şimdilik 100 TL değer kaybı tazminatının ve 100 TL ikame araç bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (sigorta şirketi poliçe limiti dahilinde) müştereken ve müteselsilen tahsilini, ihtiyati haciz kararı verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; bilirkişi raporuna yönelik 31.05.2025 tarihli itirazlarını ve taleplerini yeniden tekrar ettiklerini, mahkemenin 18.06.2025 tarihli ara kararının tebliğ edildiğini, dava dilekçesinde 100,00 TL olarak talep edilen belirsiz bakiye değer kaybı alacağının bu aşamada artırılmayarak yine 100,00 TL olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini (sigorta şirketinin değer kaybı tazminatından limit dahilinde sorumluluğu saklı kalmak kaydıyla) talep ettiklerini, ayrıca dava dilekçesinde 100,00 TL olarak talep edilen kısmi araç mahrumiyeti alacağının 11.100,00 TL artırılarak toplam 11.200,00 TL olarak kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (sigorta şirketi hariç) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istediklerini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, peşin harcın artırıma esas harcı karşıladığından ayrıca harç yatırılmadığını belirtmişlerdir.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle; 13.09.2024 tarihinde davacıya ait ... plakalı araç ile müvekkil şirketçe ... poliçe numarası ile Zorunlu Trafik Sigortası yapılmış ... plakalı araç ve dava dışı ... plakalı aracın karıştığı kazada davacının değer kaybı talebinde bulunduğunu, müvekkil ... Sigorta A.Ş.’nin kaza tarihi itibarıyla ZMMS kaza başı limitinin 200.000,00 TL olduğunu ve sorumluluğunun bu limit ile sınırlı bulunduğunu, kaza sonrası davacıya 22.11.2024 tarihinde 90.000,00 TL hasar bedeli, 29.11.2024 tarihinde 18.000,00 TL hasar KDV bedeli ve 27.12.2024 tarihinde 29.565,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, böylece 137.565,00 TL ödeme ile poliçe kapsamında gerçek zararın karşılanıp müvekkilin sorumluluğunun sona erdiğini, buna rağmen davacının belirsiz alacak davası adı altında 100,00 TL üzerinden dava açtığını, oysa davacının 02.12.2024 tarihli başvuru dilekçesinde değer kaybını 400.000,00 TL olarak belirlediğini, bu nedenle HMK m.107 koşulları oluşmadığından davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacağını, davacıya dava değerini 400.000,00 TL olarak kesinleştirmesi ve eksik harcı ikmal etmesi için kesin süre verilmesi, aksi halde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca müvekkilin zorunlu trafik sigortacısı sıfatıyla yalnız sigortalısının kusuru oranında ve gerçek zarar kadar sorumlu olduğunu, üç araçlı kazada ani fren yapan dava dışı araç ve davacının da kusuru bulunduğunu, davacının önündeki araca kendisinin çarptığını ve bu nedenle aracın ön kısmındaki hasar ve buna bağlı değer kaybından sigortalının sorumlu tutulamayacağını, davacının 1999 model ... S aracının mevzuata göre hurda niteliğinde olduğunu, bu aracın rayicinin 400.000,00 TL seviyesinde olamayacağını, aracın kilometresi ve önceki hasarlarının Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtlarıyla araştırılması ve araç üzerinde keşif yapılması gerektiğini, değer kaybı hesabının ZMMS Genel Şartları Ek-1 formülüne göre yapılması gerektiğini, müvekkil tarafından yapılan ödemelerin de ödeme tarihinden itibaren faiz işletilerek güncellenip tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, kaza tarihinden faiz talebinin temerrüt bulunmadığından hukuka aykırı olduğunu ve olsa olsa faizin dava tarihinden itibaren yürüyebileceğini, ikame araç bedeli talebinin ise müvekkile yöneltilmediğinden bu kalem yönünden müvekkil aleyhine hüküm kurulamayacağını belirterek; öncelikle davacıya dava değerini 400.000,00 TL olarak belirleyip eksik harcı tamamlama yönünde kesin süre verilmesini, tamamlanmaması halinde davanın usulden reddini, esastan ise davacının zararı müvekkil tarafından karşılandığından ve sigortalı aracın kusursuz/kusurunun bulunmadığı anlaşıldığında davanın reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı ... Anonim Şirketi Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle; davacının talep ettiği alacaklar yönünden ayrı ayrı zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, 13.09.2024 tarihli kazada müvekkilin kusurunun bulunmadığını ve fiil ile zarar arasında uygun illiyet bağının kesildiğini, olayın aslında davacının öndeki ... plakalı araca çarpmasıyla gerçekleştiğini, davacının aracındaki hasarın büyük kısmının ön tarafta olmasının da bu durumu gösterdiğini, müvekkilin önce davacıya çarpıp davacının da öndeki araca çarptığı yönündeki iddiayı kabul etmediklerini, ... plakalı araca ilişkin TRAMER ve kaza sonrası işlemlerin dosyaya celbini talep ettiklerini, davacıya sigorta şirketi tarafından değer kaybı ödenmiş olduğundan ayrıca değer kaybı tazminatı talep edemeyeceğini, davacı araçla ilgili önceki hasar kayıtlarının Trafik Sigortaları Bilgi Merkezi’nden istenmesi gerektiğini, aynı bölgeden önceki kazası varsa değer kaybından söz edilemeyeceğini, somut olayda yapılan onarımların değiştirilebilir mekanik parçalara ilişkin olduğunu ve bu nedenle değer kaybı doğurmadığını, ZMMS Genel Şartları Ek-1’de 04.12.2021 tarihli düzenleme uyarınca değer kaybı hesaplamasının eksper ve ilgili formüle göre yapılması gerektiğini, cıvatalı parçalardaki onarım ve ömrünü doldurmuş parçaların orijinaliyle değiştirilmesinin değer kaybı değil aksine değeri artırıcı nitelik taşıyabileceğini, dosyadaki onarım faturalarına da itiraz ettiklerini, fatura bedellerinin rayicin üzerinde olduğunu ve hasar ile onarımın uyumlu olup olmadığının bilirkişiyle tespitini istediklerini, araç mahrumiyeti talebi yönünden ise onarım süresinde davacıya ikame araç verilip verilmediğinin poliçeler ve sigorta şirketleri üzerinden araştırılması gerektiğini, araç mahrumiyet tazminatında “makul onarım süresi”nin bilirkişi tarafından belirlenmesi gerektiğini, parçanın geç gelmesi sebebiyle onarımın uzamasının külfetinin müvekkile yüklenemeyeceğini belirterek; tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER:
Bilirkişi (... – ... ) 21.05.2025 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; ... plakalı davacı aracı üzerinde yapılan incelemede kaza sonucunda 22.000 TL değer kaybı oluştuğu, kusur oranı (%90) dikkate alınarak 22.000 TL’nin ödenmesi gerektiği, ancak dava öncesi sigorta şirketi tarafından yapılmış 29.565 TL ödeme bulunduğundan değer kaybı yönünden bakiye alacak kalmadığı, ayrıca aracın 14 gün araç mahrumiyeti bulunduğu ve bu süreye tekabül eden araç kiralama bedelinin 11.200 TL olduğu, kusur oranı (%96) dikkate alındığında 11.200 TL’nin ödenmesi gerektiği kanaatine varıldığını, raporun teknik verilere dayanılarak hazırlandığını belirtmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Tarafların iddia ve savunmaları beraber değerlendirildiğinde uyuşmazlık konusunun haksız fiile dayalı maddi tazminata ilişkin olduğu görülmüştür.
Türk Borçlar Kanunu (TBK) madde 49
:
"Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür"
TBK madde 50
:
"Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır"
Karayolları Trafik Kanunu (KTK) madde 86/1:
"İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur",
KTK madde 85
:
“Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar”
KTK madde 88
:
“Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur” düzenlemesi ile motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu ayrıca birden fazla kişinin zararı tazminat ile yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir.
Yine TBK madde 61 “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır” hükmüyle birden çok kişi aynı zarardan aynı sebeple yada çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Bu durum iki veya daha çok kişinin şahsında sorumluluğun ya da herhangi bir tazminat yükümlülüğün şartlarının gerçekleşmesi halinde söz konusu olur. İşte bu tür durumlarda sorumlular hakkında müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanacaktır.
Müteselsil sorumluluk kanundan doğan bir sorumluluk türüdür. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği, davacı kusursuz olduğuna göre zararın tamamını isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebilir
Ayrıca davalı sigorta şirketi yönünden Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.
Tüm dosya kapsamı beraber değerlendirildiğinde; davacının mülkiyetinde ve kontrolünde olan ... plaka sayılı araç ile davalı Muk İnşaat üzerine kayıtlı ve diğer davalı Murat Kardoğan kontrolünde olan ... plakalı sayılı araç ile trafik kazası gerçekleştiği, davacının davalı sigorta şirketine ZMSS şartlarına göre başvurduğu davalı sigorta şirketinin 29.565,00 TL ödeme yaptığı, davacının değer kaybı tazminatı ve mahrum kalma bedelini talep ettiği, kusur bilirkişi tarafından verilen raporda; davalı aracın yüzde yüz (%100) kusurlu olduğu, davacı tarafın ise kusurunun olmadığının belirlendiği, değer kaybı yönünden herhangi bir alacağı olmadığı fakat mahrumiyet bedeli yönünden 11.200,00 TL ödenmesinin gerektiği rapor edilmiş, ilgili kusur ve hasar raporlarının hukuka ve kanuna uygun olup hüküm kurmaya elverişli olduğunun değerlendirildiği, meydana gelen haksız fiil sebebiyle davalı sürücünün zarar veren diğer davalı Muk İnşaatın işleten sıfatıyla sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketi yönünden ise yapılan ödemenin değer kaybını karşılaması sebebiyle sorumluluğunun kalmadığı belirlenmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Arabuluculuk Ücreti Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) madde 5/A; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.
Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu madde 97'de yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.
Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle KTK madde 97 ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-18; "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.
Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.
Yukarıda belirtildiği üzere davacının dava şartı olarak ilgili KTK gereğince sigorta şirketine yazılı olarak başvurmasının yeterli olduğu, ayrıca arabuluculuk sürecine gitmesinin gerek olmadığı değerlendirmekle arabuluculuk yönünden yapılan yargılama giderinin davacının üzerine bırakılmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM
: (Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere):
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1-100,00 TL değer kaybı yönünden talebin REDDİNE,
2-Aracın kullanılamadığı süre içerisindeki zarar için 11.100,00 TL'nin davalılar ... ve ... Ticaret Anonim Şirketi yönünden olay tarihi olan █████/2024'den tibaren işleyecek yasal faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
3-Kabul miktarı üzerinden hesaplanan toplam 765,07 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin ve ıslah harcı toplamı olan: 615,40 TL'nin masubu ile bakiye 149,67 TL'nin davalılar ... ve ... Ticaret A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan peşin ve ıslah harcı toplamı olan : 615,40 TL'nin davalılar ... ve ... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça ödenen 615,40 TL başvuru harcının kabul ret oranı nazara alınarak 609,95 TL 'sinin davalılar ... ve ... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafça yapılan 8.320,00 TL masrafın kabul/ ret oranına göre 8.246,37 TL'sinin davalılar ... ve ... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafça masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiline, (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına).
9-Karardan sonra yapılacak masrafların % 99,12 oranında (kabul oranı) davalılara; % 0,89 oranında (ret oranı) davacıya yüklenmesine,
10-Artan gider/delil avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
11-Davacı taraf kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 11.200,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
12-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Dair; davacı vekilinin ve davalı ... ve ... vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafın yokluğunda miktar itibari ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025
Katip Hakim
MADDİ HATANIN DÜZELTİLMESİNE İLİŞKİN ŞERH
Mahkememizin █████/2025 tarih ve ... Esas sayılı duruşmasının HÜKÜM bölümünün 2 nolu fıkrasında "Aracın kullanılamadığı süre içerisindeki zarar için 11.100,00 TL'nin davalılar ... ve ... Anonim Şirketi yönünden olay tarihi olan █████/2024'den itibaren işleyecek yasal faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE......" şeklinde SEHVEN YAZILDIĞI ANLAŞILMAKLA;
"Aracın kullanılamadığı süre içerisindeki zarar için 11.200,00 TL'nin davalılar ... ve ... Ticaret Anonim Şirketi yönünden olay tarihi olan █████/2024'den itibaren işleyecek yasal faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE....." olarak DÜZELTİLMESİNE ilişkin bu tashih şerhi düzenlenmiştir. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!