Anahtar kelimeler: İsmine Ohal Listede Talebiyle Eki Göreve Beşinci Yolunda Kararnamenin Komisyonuna
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No
: ██████████
Karar No
: ██████████
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
: ...
Vekili
: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı)
: ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili
: Av. ...
İstemin Özeti
: 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: İstinaf isteminin gerekçesiz olarak reddedildiği, kamu görevinden çıkarılmasına dair somut olayda ceza hukuku anlamında bir suçlama bulunduğu için ceza hukukuna ilişkin tüm ilkelerin, insan haklarının ve adil yargılanma hakkının tüm gereklerinin uygulanması gerektiği, █████/2016 tarihinden önceki yasal faaliyetlerin terör örgütü üyeliği suçlamasına dayanak yapılamayacağı, yargılamanın "non bis in idem" ilkesine uygun olarak yürütülmesi gerektiği, hiç kimsenin işlendiği zaman suç olarak düzenlenmeyen eylemlerden dolayı cezalandırılamayacağı, bir kişinin aynı suçlama nedeniyle iki kez yargılanamayacağı ve iki ayrı ceza hükmü tesis edilemeyeceği, Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde, OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, OHAL döneminde alınan tedbirler çerçevesinde kamu görevinden çıkarıldığı ve 19 Temmuz 2018 tarihinde OHAL uygulamasına son verildiğinden hakkında uygulanan kamu görevinden çıkarma işleminin Anayasal dayanağının kalmadığı, dava konusu işlem ile Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerinin, adil yargılanma hakkının, savunma hakkının, gerekçeli karar hakkının, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, şeref ve itibara saygı hakkının, eğitim hakkının, mülkiyet hakkının, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, suç ve cezaların şahsiliği ve geçmişe yürümezliği ilkelerinin, ölçülülük ilkesinin, masumiyet karinesinin, ayrımcılık yasağının, "non bis in idem" ilkesinin ihlal edildiği, sonradan elde edilen delillerin daha önceden tesis edilen işlemi hukuka uygun hale getirmeyeceği, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunca hak ihlallerinin giderilmediği, OHAL Kanun Hükmünde Kararnamesi ile kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, Devlete olan sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği, irtibat ve iltisak kavramlarının belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine aykırı olduğu, kamu görevinden çıkarılmasına dair Kanun Hükmünde Kararnamenin TBMM tarafından süresinde onaylanmadığı, bu sebeple işlemin yasal dayanağının bulunmadığı, Kimse Yok Mu isimli Derneğe örgütsel saikle bağış yaptığının hiçbir şekilde ispatlanmadığı, bu hususun davanın reddine gerekçesi yapılmasının ve bu kararın hukuka uygun bulunmasının hukuka aykırı olduğu, Devletin izin ve prosedürleri etrafında işleyen ve teşvik desteğinden yararlandırılan bir okula çocuklarını göndermenin kamu görevinden çıkarılmasına gerekçe yapılamayacağı, hakkında kesinleşen mahkumiyet hükmü bulunmadığı, kişisel verilerinin kendi bilgisi ve rızası dışında örgüt tarafından hukuka aykırı olarak kaydedildiğinden bu verilerin delil niteliğinin bulunmadığı, veri inceleme raporunun fişleme niteliğinde olduğu, söz konusu listenin hazırlayan kişinin kanaatlerini yansıttığı, bu kanaatin somut bilgi ve delillerle desteklenmediği sürece hükme esas alınmaması gerektiği, kurum tarafından yapılan değerlendirmenin somut bilgi ve belgelere dayanmadığı iddia edilmektedir.
Davalı İdarelerin Savunmasının Özeti
: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi
: ...
Düşüncesi
: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!