Anahtar kelimeler: Kitap Mesnet Yidk Sınai İbareli Fikri Markaların Markalarını Ret Nihai

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "... ... kitap" ibareli markaların sahibi olduğunu, müvekkilinin bu markalarını mesnet göstererek davalı şirketin ██████████ sayılı ve "... kitap" ibareli marka başvurusuna yaptığı itirazın diğer davalı ...'in 2021-M-6399 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa davaya konu markanın hem işaretsel hem de sınıfsal olarak müvekkilinin mesnet markaları ile iltibas derecesinde benzer olduğunu, müvekkilinin “... kitap” ibareli farklı markalarının bulunması nedeni ile davaya konu “... kitap” markasının da müvekkilinin markalarının bir serisi gibi algılanacağını, davaya konu markanın müvekkilinin mesnet markalarının birebir tescilli bulunduğu 09, 16, 38, 41. sınıflarda ve de bağlantılı mal ve hizmetleri içeren 42. sınıfta tescillenmek istendiğini, müvekkilinin markalarının belirli bir bilinirliğe ulaştığını, dava konusu markanın tescili halinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/5. maddesindeki şartların oluşacağını, başvurunun müvekkili şirket açısından haksız rekabet de oluşturduğunu ileri sürerek 2021-M-6399 sayılı YİDK kararının iptaline ve dava konusu ██████████ sayılı markanın tescil edilmiş olması durumunda hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.2.Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; iki marka arasında görsel, işitsel ve anlamsal açıdan herhangi bir benzerlik bulunmadığını, davacı tarafın itiraza konu markasında "..." harfi ile birlikte "turkuaz" ibaresinin de mevcut olduğunu, markaların bütüncül olarak bıraktığı izlenime bakıldığında karıştırılmalarının mümkün olmadığını, "..." harfinin davacı yanın tekeline bırakılamayacağını, davacının itirazının kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka ile davacı markaları arasında işitsel, görsel ve kavramsal benzerlik bulunmadığı, bu nedenle taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, tanınmışlık gerekçeli itirazın, kötüniyet ve haksız rekabet iddialarının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu uyuşmazlığın "..." harfinin ortaklığından kaynaklandığı, dava konusu başvurudaki "..." harfi standart bir şekilde yazılmış iken, davacının mesnet markalarında bu harf ile oluşturulmuş bir logonun yer aldığı, markalar arasında biçim, renk ve düzenleme tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, her iki markada bulunan "..." harflerinin düzenleme biçimlerinin, biçimlendirme, renklendirme, kaligrafi ve yönlendirme itibariyle tamamen farklı olduğu, markaların bir bütün olarak korunabileceği, karşılaştırma sırasında işaretlerin parçalara ayrılarak incelenmesinin ve iltibasın bulunup bulunmadığının bir parçaya bağlı olarak yapılmasının mümkün bulunmadığı, markalar arasında belirgin bir farklılık bulunduğu, ortalama tüketicilerin markaları ilişkilendirmeyeceği, tek başına harflerin ayırt edicilik taşımaları mümkün olmadığı gibi bunların herhangi bir kimsenin tekeline de bırakılamayacağı, biçim, renk, kaligrafi, tertip tarzı gibi unsurlarla ayırt edicilik kazandırılan harflerin ise marka olarak tescil edilebileceği, somut uyuşmazlıkta da taraf marka işaretleri arasında SMK'nın 6/1. maddesi ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunmadığı, öte yandan, kötüniyet iddiasının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,20.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.