Anahtar kelimeler: Özetidavacı Konfeksiyon Davaitirazın Kestiği Satımdan İmalatı Tekstil Toptan Ürün Cari

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
:█████████ EsasKARAR NO
:███████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI
: ████████ Esas - ███████ KararTARİH
: █████/2023DAVA
:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/2026İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil, tekstil ve konfeksiyon ürünleri imalatı ve toptan satışı yaptığı, davalıya çeşitli tarihlerde tekstil ve konfeksiyon ürünleri sattığı ve ürün bedelleri için kestiği faturaları ürünler ile birlikte davalıya teslim ettiği, ürün bedellerine ilişkin faturalar davalının cari hesabına borç kaydedildiği, ürünbedellerinin bir kısmını ödediği, ancak 29.059.39 TL’lık kısmının ödenmediği, takip öncesi bir çok kez borcun ödenmesi için sözlü taleplerde bulunulduğu, davalı borcu kabul ettiğini ancak mali durumunun sıkışık olduğunu, eline para geçtiğinde borcuödeyeceğini söylemesine karşın uzun süre müvekkili oyaladığı, akabinde müvekkil alacağını tahsili için icra takibine başvurduğu, icra takibine bu kez borcu kabul etmeyerek itirazda bulunduğu,uyuşmazlığın çözümü için arabuluculuğa başvurulduğu, anlaşamama ile sonuçlandığı,davalı, ürün bedellerine ilişkin kesilen faturalara her hangi bir mitirazda bulunmadığı,faturalar müvekkil tarafından davalının cari hesabına borç olarak kaydedildiği, borç bakiyesinin varlığı müvekkil ticari defter kayıtlarında yapılacak bilirkişi incelemesi ile açıkça görüleceği, buna karşın davalı borçlunun söz konusu ürün bedellerinin ödemediğinin açık olup borcun varlığına itirazının haksız olduğu, haksız ve kötü niyetli davalı aleyhine % 20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği, arz ve izah edilen nedenlerle, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, icra takibine itirazın iptaline, davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:İlk Derece Mahkemesi █████/2023 tarih ve ████████ Esas - ███████ Karar sayılı kararında; "Davanın; 29.417,66 TL alacağa ilişkin İstanbul 19. İcra Dairesinin... sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili davada; İstanbul 19. İcra Müdürlüğü’nün ...sayılı dosyası,Davalının sözleşme kapsamında müvekkilden satın aldığı ürünlere ilişkin olarak müvekkilin kestiği ve tutarlarını cari hesaba borç olarak kaydettiği ürün bedeli faturaları, (Ekte mübrez)Müvekkil şirkete ait ticari defterler, davalıya ait ticari defter ve belgeler, muavin defter kayıtları, cari hesap kayıtları, (Cari hesap özeti ekte mübrez) Taraf ticari defter ve belgeleri üzerinde Bilirkişi incelemesi, yemin, diğer yasal her türlü delil.her türlü yasal delile dayanmıştır.İstanbul 19.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Şti borçlu ... olduğu, 29.059.39 TL asıl alacak, 358.27 TL işlemiş Faiz olmak üzere toplam 29.417.66 TL alacak için █████/2020 tarihinde takibe girişildiği, davalı/ borçluya usulüne uygun tebligatın yapıldığı borçlunun süresi içerisinde borca, ferilerine itiraz ettiği görülmüştür.Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda dosyanın bilirkişiye tevdii edildiği, █████/2022 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle; a) Davacı ticari defter kayıt ve belgelerine göre takip tarihi itibariyle; davacının davalıdan 31.604.43 TL asıl alacaklı oldığunun tespit edildiği,b) ancak, davacı takipte 29.059.39 TL asıl alacak talebinde bıulunduğu ve taleple bağlılıkgereği, 29.059.39 TL asıl alacak talebinin yerinde olduğu, c) Tarafların tacir olduğu ve faiz talebinin yerinde olduğu, takip öncesi davacı tarafından davalıya TBK.117 maddesi anlamında borç ihtarı gönderilmediğin, davalının takip 09.11.2020 tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü gerektiği, işbu nedenle de takip öncesi358.27 TL işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, Takip tarihinden itibaren 29.059.39 TLasıl alacak için talebe uygun olarak %10 ve değişen oranlarda avans faiz talebinin yerinde olduğu, d) Tarafların diğer talepleri Mahkemeniz takdirlerinde olduğu,,█████/2022 Tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; kök rapordaki görüş ve kanaatlerini tekrar ettikleri hususu tespit ve rapor edilmiştir.Dosyaya getirtilen yanlara ait tüm deliller, getirtilen icra dosyası, tarafların defter ve belgeleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı üzere; taraflar arasındaki hukuki ihtilafın davacı yanın, █████/2020 tarihinde davalı borçlu aleyhine İstanbul 19. İcra Müdürlüğü'nün... sayılı dosyası 29.417,66 TL tutarlı alacağı için icra takibi başlatması karşısında, davalı yanların takibe itiraz etmesi üzerine çıkmış bulunduğu,Davacı ticari defter kayıt ve belgelerine göre takip tarihi itibariyle; davacının davalıdan 31.604.43 TL asıl alacaklı oldığunun tespit edildiği, ancak, davacı takipte 29.059.39 TL asıl alacak talebinde bıulunduğu ve taleple bağlılıkgereği, 29.059.39 TL asıl alacak talebinin yerinde olduğu, Davacı ve davalının 2019 yılı BA/BS beyanlarının birbirini doğruladığı, 02.08.2019 tarih KDV hariç 3.897.46 TL bedelli mal satışı/mal alaışı faturasının Beyan limiti olan 5.000 TL’nın altında olduğundan her iki tarafında aylık BA/BS formlarında yer almadığı tespit edildiği, tarafların 2019 yılı BA/BS formlarının birbirini doğruladığı, davalının 2018 yılı yılında bilanço esasına göre defter tutmadığından 2018 yılı BA formlarının bulunmadığından karşılaştırma yapılamadığı,Davacı tarafından davalı adına düzenlenen mal satış faturalarının E.Arşiv fatura olarak düzenlendiği ve davalının işbu faturalara yönelik her hangi bir itirazınına ilişkin de dosyayaya sunulan her hangi bir somut belge ibraz edilmediği,Tarafların tacir olduğu ve faiz talebinin yerinde olduğu, takip öncesi davacı tarafından davalıya TBK.117 maddesi anlamında borç ihtarı gönderilmediğin, davalının takip 09.11.2020 tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü gerektiği, işbu nedenle de takip öncesi 358.27 TL işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, Takip tarihinden itibaren 29.059.39 TL asıl alacak için talebe uygun olarak %10 ve değişen oranlarda avans faiz talebinin yerinde olduğu hususunun tespit ve rapor edildiği, denetlemeye ve hükme dayanak etmeye elverişli bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, '' 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE;-Davalının İstanbul 19. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 29.059,39-TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, takibin 29.059,39-TL asıl alacak üzerinden icra takibindeki talep ile DEVAMINA,2-Alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatı 5.811,87-TL' nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi ek ve kök raporlarının sadece davacı tarafça sunulan tek taraflı deliller değerlendirilerek eksik inceleme neticesinde oluşturulmuş olup usul ve yasaya aykırı olduğunu, her iki raporda da davacının cari hesabında kayıtlı olan faturaların müvekkiline teslim edilip edilmediğinin incelemediğini; teslimi gerçekleşmeyen faturaya müvekkilinin itiraz edemediğini, faturanın TTK madde 21'deki karinenin hükümlerini doğurabilmesi için muhatap tarafından alınmış olması ve bu hususun da belgelendirilmesi gerektiğini, bunu ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, (Yargitay 16. Hukuk Dairesinin █████/2002 tarihli █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamı, Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin █████/2008 tarihli █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı), davacının keşide ettiği faturalarda yer alan ürünlerin birçoğunun müvekkiline teslim edilmediğini; icra takibine konu edilen faturanın tek başına alacağın varlığını kanıtlamaya yetecek düzeyde bir belge olmadığını; faturanın dayanağı olan temel ilişkinin ispatı gerektiğini (T.C. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi █████████ Esas █████████ Karar 16.04.2015 Tarih sayılı kararı),Asla kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının, müvekkiline fatura edebileceği bir ürün teslimi varlığının söz konusu olması halinde mevcut fatura bedeli kadar ürünün teslim edilip edilmediğinin, işin süresinde ve ayıptan ari yapılıp yapılmadığının tespiti ile taraflar arasındaki alacak-borç miktarının bu hususa göre belirlenmesi gerektiğini,Davacının öncelikle müvekkili ile ticari ilişkisini, mevcut sözleşme şartlarını, mevcut sözleşme şartlarına uygun ifayı, faturanın verilmesine neden olan işin yapılmış olduğunu, fatura bedeli kadar iş yapıldığını, yapılan işi eksiksiz ve tam olarak müvekkile teslim ettiğini, yükümlülüklerini yerine getirdiğini ispatlaması, faturayı dayanaklandırması gerektiğini, İleri sürerek, yukarıda açıkça arz ve izah edilen hususlar ve re’sen tahkik edilecek hususlar doğrultusunda;, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasındaki ticari satış ilişkisine dayalı bakiye açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Mahkemece icra dosyası, tarafların 2018,2019 yılı ba-bs formları celbedilerek, dosya mali müşavir bilirkişiye tevdii edilmiş, kök ve davalı itirazı üzerine alınan ek rapor sonrası, davacının işlemiş faiz istemi yerinde görülmeyerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamı belgelerden ve davacının açık hesap dökümünden davacının davalıya 2018 yılında 11/5/2018 tarihli 22.980,76-TL bedelli, █████/2018 tarihli 11.057,90-TL bedelli iki adet satış faturası kestiği, 2019 yılında ise █████/2019 tarihli 13.793,10-TL bedelli, █████/2019 tarihli 4.209,26-TL bedelli, █████/2019 tarihli 11.593,41-TL bedelli üç adet satış faturası kestiği, davalıdan farklı tarihlerde her biri 10.000,00-TL bedelli olduğu kaydedilen beş adet çek alarak bunların defterlerine kaydettiği, yasal bildirim sınırı altında kalan 4.209,26-TL bedelli fatura hariç tüm faturaları satış olarak vergi dairesine beyan ettiği, 10.000,00-TL tutarlı iki adet çekin karşılıksız çıktığından bahisle bu çek bedellerinin tekrar hesaba borç kaydedildiği, ancak bir adet çekten tahsil edilen 2.030,00-TL banka sorumluluk bedelinin alacaktan mahsup edildiği, davalının 2018 yılında işletme hesabına göre defter tutması nedeniyle BA bildiriminin bulunmadığı, 2019 yılında ise █████/2019 tarihli 13.793,10-TL bedelli satış faturası ile, █████/2019 tarihli 11.593,41-TL bedelli satış faturasını alım olarak vergi dairesine bildirdiği, davacının cari hesabına kaydettiği çeklerin örneklerinin dosya arasında bulunmadıkları gibi, karşılıksız çıktığından bahisle tekrar davalı hesabına borç kaydedilen ... seri nolu 10.000,00-TL bedelli çek ile ... seri nolu 10.000,00-TL bedelli çekin davalıya iade edilip edilmediklerinin, bu iki çeke dayalı kambiyo takibi yapılıp yapılmadığının ve tahsilat bulunup bulunmadığının davacıya açıklattırılmadığı, öte yandan mahkemece her ne kadar taraf defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş ise de, davalı adresinin Gürün/Sivas'ta bulunduğu, takip ve dava dayanağı açık hesaba konu beş adet satış faturasından yalnızca ikisinin davalı tarafından vergi dairesine bildirildiği, davalı yanın vergi dairesine bildirmediği faturaların davalıya tebliğ edildiğine ilişkin belge veya bu faturalara konu ürünlerin davacıya teslimine ilişkin irsaliye bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacının tek taraflı düzenlediği ve kendi defterine kaydettiği faturalar alacağın ispatına yeterli olmayıp, somut olayda açık hesaba konu fatura içeriği malın teslim edildiğini ispat yükü davacı üzerindedir (Yargıtay 19 Hukuk Dairesi' nin █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı içtihadı,Yargıtay 19 Hukuk Dairesi' nin ██████████ Esas - ██████████ Karar sayılı içtihadı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████████ Esas - █████████ Karar sayılı içtihadı benzer mahiyettedir). Davalı yanın bu yöndeki istinaf sebebi yerindedir. Öte yandan çek bir ödeme aracı olup, davacının kendi defter ve kayıtlarına göre karşılıksız çıkan iki adet çek bedelini davalı aleyhine borç kaydetmiş olması karşısında, hem çekleri elinde bulundurup, hem de bu çek tutarlarının bakiye açık hesap tutarı içerisinde tahsilini talep etmesi mümkün değildir. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, öncelikle davacıya ... seri nolu 10.000,00-TL bedelli çek ile ... seri nolu 10.000,00-TL bedelli çekin birer örneği dosya arasına alınarak, davalıya iade edilip edilmediklerini, edilmemiş iseler bu çeklere dayalı takip ve tahsilat yapılıp yapılmadığını açıklattırmak, çeklerin ibrazlarında ödenip ödenmediklerini muhatap bankadan sormak, akabinde davalının 2018 ve 2019 yılı ticari defter ve kayıtları üzerinde istinabe yolu ile mali bilirkişi incelemesi yaptırılarak, açık hesaba konu faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olup olmadıklarını incelettirmek ve ba-bs formları ile tüm diğer deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle, takip ve dava dayanağı açık hesaba konu beş adet fatura bakımından, faturaların muhtevasını oluşturan malın davalıya teslim edilip edilmedikleri, karşılıksız çıkan çeklerin davalıya iade edilip edilmedikleri, buna göre davacının davalıdan takip tarihi itibariyle bakiye açık hesap alacağının varlığı ve miktarı hususunda gerekçesi açıklanarak bir karar vermekten ibarettir.Sonuç itibariyle; davalının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarih ve ████████ Esas ve ███████ Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.