Anahtar kelimeler: Hizan Erzurum İlçesinde Emekli Feri Müracaat Hem Müdahil Nezdinde Başladığını

MAHKEMESİ: Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Hizan Asliye Hukuk (İş) MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın ilk olarak 30.08.1988 tarihinden 30.09.1988 tarihine kadar davalı şirket nezdinde Hizan İlçesinde çalışmaya başladığını, müvekkilinin hem 03.01.2017 hem de 09.01.2018 tarihinde emekli olmak için Kuruma müracaat ettiğini ancak süre ve prim gün sayısı eksik olduğu gerekçesi ile talebinin reddedildiğini, müvekkilinin davalıya ait işyerinde işe başlama (sigorta başlangıcı) ve fiili çalışmasının Mahkemece karara bağlandığında emeklilik hakkından yararlanması mümkün olacağını, müvekkilinin Kuruma bildirilen fakat primleri yatırılmayan çalşımaların tespiti ile davalı işyerinde hizmet akdiyle çalışmış olan kanunen emekliliğe hak kazanan ve emeklilik aylığına zaruretle ihtiyaç duyulan müvekkilinin sigortallığının başlangıç tarihine esas alınmak üzere işe başlangıç tarihinin tespitinin gerektiği, iş bu hizmet tespiti davasının açılmasının zaruri oldğunu, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinde 14.10.2014 tarih ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararında işe giriş bildirgesi verilmesi durumunda 5 yıllık hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceğini hükmettiğini belirterek müvekkilinin sigortalılık hizmetinin başlangıç tarihinin 30.08.1988 tarihi olduğunun tespitine, 30.08.1988 tarihinden 30.09.1988 tarihine kadar (1 aylık) hizmet tespit ve tesciline, bu süreler içinde yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılmasına, müvekkilinin bu hizmetlerin diğer hizmetleri ile birleştirilmesine, emekli aylığının emeklilğe (Kuruma) başvuru tarihi olan 03.01.2017 tarihi itibariyle başlatılmasına, yargılama masrafı ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPFer'i müdahil SGK vekili dilekçesinde özetle; 6100 sayılı HMK'nın 121. maddesine göre dava dilekçesinde gösterilen belgelerinin davalı sayısından bir fazla olarak eklemesi gerektiğini, hizmet tespit advalarının yasal dayanağının 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesi olup konuya ilişkikn Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin emsal kararlarında da açıkça belirtildiği üzere bu tür davaların kamu düzenini ilgilendirdiğinden işverenin kabulünün tek başına hukuki sonuç doğurmayacağını, Kurumlarının hizmet tespiti davalarında işverenlme birlikte zorunlu dava arkadaşı olmasının durumu kaldırılarak kurum yönünden kendine özgü feri müdahil statüsü getirildiğini, Kurumları aleyhine hizmet tespiti davalarında kurumları avukatlar tarafından temsil edilmekle birlikte bu davaların reddi veya kısmen kabulü kısmen reddi durumunda da Kurumları yönünden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, kurumlarının feri müdahil olduğundan yargılama giderleri ve ücreti vekalete sorumlu tutulmaması gerektiğini, davanın ispatlanmaması durumunda davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmisini, davanın kabulü olmamakla beraber davanın kısmen ya da tamamen kabul edilmesi durumunda davalı Kurumun davanın açılmasında hiçbir kusuru olmadığı ayrıca Kurumlarının feri müdahil olduğundan Kurum aleyhine yargılama gideri ve ücreti vekalete hükmedilmemesine karar verilmesini beyan etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, hizmet tespiti talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile davacının SGK'da ... sicil numarada ... adına kayıtlı, ... Fabrikası İnşaatı'nda işe giriş bildirgesinde belirtilen 09.09.1988 tarihinde 1 gün süre ile hizmet akdine bağlı olarak asgari ücretle çalıştığının tespitine, Eksik primlerin tamamlanması ve emeklilik talebi yönünden davalının husumet yokluğu sebebiyle reddine, karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili dilekçesinde özetle; emeklilik taleplerinin reddi yönündeki kararının hatalı olduğunu iddia ederek yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.Fer'i müdahil vekili dilekçesinde özetle; davanın tümden reddi gerekirken kısmen kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu iddia ederek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık konusu; hizmet tespiti istemine ilişkindir.1-Dava, 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9. maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. maddeye göre “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde Mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların Mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”2-Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır. Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir. Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir. HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce Hâkim, m. 31... /1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir. Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır.Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, iş yeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır. Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, iş yeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o iş yerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.3-İncelenen dosyada; her ne kadar davacı 30.08.1988-30.09.1988 tarihleri arasında davalılar yanında geçen hizmet tespiti talebinde bulunmuş, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile davacının SGK'da ... sicil numarada ... adına kayıtlı, ... Fabrikası İnşaatı'nda işe giriş bildirgesinde belirtilen 09.09.1988 tarihinde 1 gün süre ile hizmet akdine bağlı olarak asgari ücretle çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de hüküm eksik araştırmaya dayalıdır. İlk Derece Mahkemesince 09.09.1988 tarihinde davacının hizmetinin tespitine karar verilmişse de bu tarihte davacının çalıştığını gösterir herhangi bir işe giriş bildirgesi ve yazılı delil bulunmamaktadır. Mahkemece tanık beyanlarına dayanılmış ise de, tanık beyanlarında davacının 09.09.1988 tarihinde çalıştığına dair net beyan yoktur. Yapılması gereken, öncelikle davacının işe giriş bildirgesi verilen dönemlerde fiili çalışmasının bulunup bulunmadığını araştırmak, işe giriş bildirgesinin verildiği iş yerlerinin iş yeri sicil dosyası istenip bu iş yerlerinin talep tarihi itibariyle faal iş yeri olup olmadığının belirlenmesidir. Bununla birlikte, işe giriş bildirgesi verilen iş yerinin davacının çalıştığını iddia ettiği iş yeri ile aynı iş yeri olup olmadığı konusunda davacının beyanlarına başvurmak, davacıdan hangi adreste, hangi iş yerinde, kimler yanında, kimlerle, ne kadar süre çalıştığı, ücreti kimden ve nasıl aldığı konusunda açıklama yapmasını istemek, ayrıca ...'ın aynı zamanda kooperatif başkanı olması nedeniyle davacının kooperatifte mi inşaatta mı çalıştığı, buna göre iş vereninin kim olduğu belirlemek suretiyle olumlu olumsuz karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle,Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.