Anahtar kelimeler: İçerikli Deyişle Vazgeçme İlgililerin Görüşü Ayrıntıları Ret Feragat Suçlar Değil
2. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
SUÇLAR
: Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER
: İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İade, ret, onama
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09.07.2020 tarihli ve 2019/1-52 Esas, ████████ Karar, 12.03.2020 tarihli ve 2018/1-337 Esas, ████████ Karar, 23.10.2018 tarihli ve 2017/1-842 Esas, ████████ Karar sayılı kararlarında belirtildiği üzere; temyiz kanun yolu başvurusunda bulunulduktan sonra, ilgililerin temyiz başvurusundan "Feragat" ya da "Vazgeçme" vb. içerikli taleplerinin, kanun yoluna başvurma hakkından feragat kapsamında değil, yapılan kanun yolu başvurusunun geri alınmasını düzenleyen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 266. maddesi kapsamında değerlendirilmesi ve talep içeriğinin açıkça temyiz başvurusunun geri alınması diğer bir deyişle yapılan temyiz başvurusundan vazgeçme iradesini yansıtıp yansıtmadığına bakılmasının gerekeceği, iradenin açıkça yapılan temyiz başvurusundan vazgeçmeye yönelik olması hâlinde, temyiz davasının açılabilmesi için gerekli olan "İstek" de ortadan kalkmış olacağından vazgeçilen bu temyiz davasından dolayı Yargıtayca temyiz incelemesinin yapılamayacağı, bu itibarla somut olayda sanık ...'ın 28.03.20 25... .04.2025; sanık ... müdafiinin 07.04.2025 tarihli dilekçelerinde; temyiz isteminde bulunmadan temyizden vazgeçme iradelerini ortaya koyduklarının anlaşılması nedeniyle ortada bir temyiz isteği henüz bulunmadığından temyizden vazgeçme durumunun da söz konusu olamayacağı ve sanık ... hakkındaki hükümlerin temyiz edilmediği ve suça sürüklenen çocuk ... ve müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin, suça sürüklenen çocuk ve sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
I) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
5271 sayılı Kanun'un 272/3-a maddesi uyarınca, hapis cezasından çevrilen adlî para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen on beş bin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II) Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhamesi Kanunu'nun 286/2-b. maddesi uyarınca, "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
III) Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın eyleme katılmadığına, atılı suçu işlediğine dair delil bulunmayan sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 1 43... . maddelerinin uygulanmasının hatalı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın zararı karşılamaya yönelik talebinden sonra katılanın zarar talebinin olmadığını ve zararın karşılanmasını istemediğini belirttiğinin anlaşılması karşısında, sanığa ödeme yapabilmeleri için tevdii mahalli tayin edilip makul bir süre de verilerek sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekirken, hatalı gerekçe ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında katılana yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararı kaldırılarak kurulan mahkûmiyet hükmü hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak usul ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA,
IV) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
Suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; suça sürüklenen çocuğun temyiz isteminin; suç ile ilgisinin bulunmadığına, hakkında teşhis ya da parmak izi gibi somut delilin olmadığına, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine; suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin; o yer Cumhuriyet savcısının istinaf talebi ile mahkûmiyet kararının gerekçesiz olduğuna, suça sürüklenen çocuğun suç işlediğine dair kesin ve somut delil bulunmadığına, suça sürüklenen çocuğun zarar giderme talebinin aleyhe yorumlanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1. Katılana ait ikamet içerisinde bulunan kombinin çalınması şeklinde gerçekleşen somut olayda; sanıklar ... ve ...'un aşamalarda eylemi gerçekleştirdikleri sırada suça sürüklenen çocuğun yanlarında olmadığını beyan ettikleri, suça konu kombiyi satın alan tanık......... .............'in suç eşyasının kendisine sanıklar ........ve ......tarafından satıldığını ifade ettiği, tanığa ait iş yerine ait görüntülerin incelendiği Tutanak ile de satış işlemini yapanlar arasında suça sürüklenen çocuğun bulunmadığının belirlendiği ve suça sürüklenen çocuğunda aşamalarda temyize konu eylemi gerçekleştirmediğini savunduğunun anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuğun savunmalarının aksine üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli, her türlü kuşkudan uzak, hukuka uygun, kesin ve inandırıcı kanıtların neler olduğu karar yerinde denetime olanak sağlayacak şekilde açıklanmadan yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde suça sürüklenen çocuğun hırsızlık suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi,
2. Kabule göre de;
a) Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 Esas, ████████ Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20... . maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15 yaşını doldurmuş olup 18 yaşını tamamlamamış olan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Suça sürüklenen çocuğun zararı karşılamaya yönelik talebinden sonra katılanın zarar talebinin olmadığını ve zararın karşılanmasını istemediğini belirttiğinin anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuğa ödeme yapabilmeleri için tevdii mahalli tayin edilip makul bir süre de verilerek sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekirken, hatalı gerekçe ile suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeple Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için "Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine, kararın bir örneğinin de Ankara 59. Asliye Ceza Mahkemesine" gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!