Anahtar kelimeler: İçindir Yataklı Sayfada Islak Bahse Anlaştıklarını Yapım Kambiyo Vereceği Keşideci

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2021
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı şirket ---- İli, ----- İlçesi 600 yataklı Devlet Hastanesi yapım işi işe ilgili karşılıklı anlaştıklarını ve 29.03.2019 tarihli sözleşmeyi imzaladıklarını, sözleşmenin, 2.5. Kısmı teminatlar başlığı altında, 6.sayfada, 2.5.5 maddesinde müvekkil şirketin, davalı şirkete 500.000 TL'lik teminat amaçlı çek vereceği kararın davacı tarafından, sözleşme uyarınca, bahse konu müvekkili şirketin keşideci olduğu, ---- Şubesine ait, 500.000 TL. Bedelli, ------ çek nolu çek "Teminat İçindir" ibaresi ile yazılı ve ıslak imzalı bir şekilde o anki davalı şirket temsilcisine tutanakla teslim edildiğini, davacı şirket sözleşmenin 2.sayfasında yazılı Avans miktarı olarak yazılı 100.000,00 TL ile igili de "avans içindir" ibaresi ile davacı şirketin keşideci olduğu, ---- Bankası ---- Şubesine ait, 100.000 TL Bedelli, ------- çek nolu çeki davalı şirkete yazılı- imzalı ve kaşeli bir şekilde alındı belgesi düzenleyerek teslim ettiğini, davacı şirket alınan işi, gereği gibi yapmakta iken; işin vasfı idare tarafından değiştirilmiş, 600 yataklı hastane işi 830 yataklı hastane işine çevrildiğini, bu nedenle de zaten işin doğal olarak bitişinin uzadığını, gelinen aşamada müvekkili işi tamamen 830 yataklı hastane olarak bitirmiş ve idareye ve hali ile davalı şirkete teslim ettiğini, davalı şirket işin hacminin genişlemesi sebebi ile hak edişlerini talep ettiğinde ise, davalı şirket elindeki teminat amaçlı verilen çeki iade etmeyeceğini, hatta kafasına göre keşide tarihi yazarak çeki bankaya ibraz ederek karşılığını alabileceğini, bu sebeple müvekkili şirketin hakkından vazgeçmesini dikte ettiğinin iddia etmekte olduğunu, davalı şirketi alacağından vazgeçirmek amaçlı önce "avans için alınmıştır" ibareli dava konusu 100.000 TL miktarlı çeke tamamen sahte olarak 27.04.2021 keşide tarihi ekleyerek, çeki bankaya ibraz etmiş, müvekkilinin haberi olmaksızın müvekkilinin hesabından tahsil edildiği, davalı iş bu tahsilat sonrası bankanın kendisini uyarması sonrası işlemlerden haberdar olduğunu, Davalı taraf bununla da yetinmeyerek yine zorbalıkla ve teminat amaçlı verilen 500.000 TL çeki bankaya ibraz ederek tahsil etmeye çalıştığını, davacının alacağından vazgeçmediği takdirde tahsil edeceğini yada bankada karşılıksız işlemi yaptıracağını söyleyerek davacı şirket aleyhine TCK amir hükümlerinde yer alan Yağma eylemine kalkıştığını iddia ettiğini, davacı firmadan teminat amaçlı alınan, keşide tarihi olmayan çeke, davacı firmanın iradesine aykırı keşide tarihi atılmak sureti ile çekin haksız bir şekilde tahsil edilmeye çalışılması karşısında iş bu 500,000 TL'lik çeke ödeme yasağı getirilmesine, davacı firmanın davalıya hiç bir borcunun olmadığının tespiti ile, müvekkili şirketten zoraki ve sahte oluşturulmuş keşide tarih atılarak bankaya ibraz edilip davalı tarafça tahsili yapılan 100.000 TL'lik çek bedelinin de istirdatına, haksız ve art niyetli bir şekilde davalı tarafından teslim edilmeyen çekin davacıya iadesi talep edildiğini belirterek özetle Dava konusu çekler ile ilgili müvekkil şirketin davalı şirkete hiç bir borcunun olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasında imzalanan ---- 600 Yataklı Devlet Hastanesi işçilik olarak elektrik tesisatı yapımı işi ve ------ 3000 kişilik öğrenci yurdu işçilik ve malzeme olarak elektrik tesisatı yapımı işi" sözleşmeleri kapsamında davacı taraf, ---- şantiyesinde yapılan devlet hastanesi işinin elektrik tesisat işlerinin işçiliği işini, ------- öğrenci Yurdu elektrik tesisatı işinin ise işçilik ve malzeme olarak yapımını yüklendiğini, davalı, davacı tarafın her iki sözleşme kapsamında sözleşme konusu işleri sözleşmede kararlaştırılan süre sonunda tamamlayamadığını, davacının ayıplı ve eksik imalatlar nedeni ile sözleşmelere aykırı hareket ettiğini, davacının sözleşmelere aykırı davranışları sebebiyle noter ihtarları ve aleyhine yapılan delil tespiti dava dosyalarında alınan bilirkişi raporları ile sabit olduğunu, davacının sözleşmelere aykırı davranışları sonucu sözleşmeler kapsamında davacıya ödenen avans ve hakediş tutarları ile zararın ve de gecikme cezası alacakların karşılaştırıldığında davalı davacıdan alacağı olduğu ifade ettiğini, davalının sözleşmelere aykırılık nedeni ile davacıdan olan gecikme cezası ve zarar alacaklarının bir kısmına mahsuben davacı tarafça müvekkiline dava konusu olan █████/2021 keşide tarihli çekler teslim edildiğini, davalının sözleşmelere aykırılık nedeni ile uğradığı zararlar çek tutarlarından fazla olduğunu, çeklerin keşide tarihlerinde davacı tarafın; pandemi koşulları nedeni ile çek bedellerini ödeyemeyeceğini, çeklerin bankaya ibrazı halinde özellikle 500.000,00.TL bedelli çekin karşılığının olmayacağını, çekler hakkında karşılıksız çek işlemi yapılması halinde ticari geleceğinin sarsılacağını beyan ederek çeklerin takas merkezinden çekilmesini ve yeni bir ödeme planı yapılmasını müvekkilinden talep ettiğini, davalı özellikle pandemi koşullarını da dikkate alarak davacının bu talebini kabul ettiğini, taraflar arasında uzlaşma görüşmeleri devam ederken pandemi yasakları kapsamında 7226 sayılı yasanın geçici 3. Maddesi uyarınca █████/2021 tarihine kadar ibraz süresinin son gününün 30 Nisan - 31 Mayıs 2021 tarihine rastlayan çeklerin bankaya ibrazları halinde karşılıksız çek işlemine tabi olmayacağına dair kanun yürürlüğe girdiğini, yasanın verdiği imkânı da kullanan davacı tarafın süreç içerisinde müvekkilde iyiniyetli davranışları ile güven uyandırmış, uzlaşma görüşmelerini uzatmış, çek bedellerinin yapılandırılması konusunda gerekirse çeklerdeki keşide tarihlerini ileri bir tarihte ibraz edilmek üzere paraf edeceğini davalıya söylemiş ve bu şekilde çeklerin bankaya ibrazı için yasada ön görülen sürenin geçmesinden sonra da uzlaşmayacağını bildirdiğini, dava konusu çekler teminat amaçlı alınmadığını, davacının dosya kapsamına sunduğu çek teslim tutanakları müvekkili şirket yetkilileri ya da çalışanları tarafından imzalanmadığını, çek teslim tutanaklarındaki imzalar hakkında suç duyurusunda bulunma hakkını saklı tuttuklarını, dava konusu çekler yasada tanımlanan süre içinde bankaya ibraz edilmediğinden dolayı çek vasıfları kalmadığını, davacıdan olan alacaklarımıza dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini, ayrıca davanın konusuz kalmasında davacının kötü niyetli davranışları neden olduğunu, dava konusu çeklerin mevcut borcun ifası için davalıya teslim edildiğini, davacının mahkemeye sunduğu çek teslim tutanağında imza müvekkili şirket yetkili ya da çalışanlarına ait olmadığını, imzaların sahte olduğunu, bu nedenle davada davacı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE
:
Dava iki adet çek sebebiyle bedelsizlik iddiasına dayalı menfi tespit davasıdır.
Davacı ile davalı arasında █████/2019 tarihli “------ İlçesi 600 yataklı Devlet Hastanesi Yapım İşi” sözleşmesi imzalanmıştır. Bu sözleşme kapsamında davacı davalıya 500.000 TL ve 100.000 TL bedelli iki çek vermiştir. Uyuşmazlık eser sözleşmesi ilişkisi içinde davacı yüklenicinin davalı işverene verdiği bu iki çek sebebiyle borçlu olup olmadığıdır. Davacının bu çekleri teminat amacıyla keşide tarihi boş olacak şekilde davalıya verdiğini iddia ettiği, davalının da bu çekleri teminat amacıyla almadığı, eksik ve ayıplı işler, geç teslim sebebiyle uğranılan zararlara mahsuben ödeme amacıyla verildiği savunmasında bulunduğu görülmüştür.Dava konusu çeklerin davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı davalı defterlerinde ise davacının borcuna karşılık olarak alınmış şekilde kaydedildiği görülmüş, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, davacının alacağının hesaplanması için davalı tarafından bitirilen işler için ne kadarlık ve ne şekilde ödeme yapıldığının açıklanması gerektiği, davacının devlet hastanesi işi dışında ------ öğrenci yurdu işi niçin de akdi ilişki kurdukları ancak davalının tüm işleri tek hesapta tuttuğu ve taraflar arasında varılan bir mutabakat olmadığını, davalının hangi iş için ne ödeme yaptığının anlaşılmadığını, eksik işler varsa ve üçüncü kişiye yaptırılmış ise buna dair bir yazılı delilin olmadığını, çeklerin de defterde gösterilen borca mahsuben alındığını mütalaa etmiştir.
Her iki çek fotokopisinden görüldüğü üzere çeklerin altında şerh vardır. 500.000 TL bedelli çekin altında davalının “teminat için alınmıştır” şeklinde, 100.000 TL bedelli çekin altında ise “avans için alınmıştır” şeklinde kaşe ve imzası mevcuttur. Keza sözleşmenin 2.5 teminatlar başlıklı kısmında davalı şirkete 500.000 TL bedelli teminat çeki verileceğinin yazılı olduğu görülmüştür.
Davalının, kaşe üzerindeki imzaların yetkilisine ait olmadığını ileri sürdüğü görülmüş, çek asıllarının sunulması istendiğinde de davalı vekili çeklerin kayıp olduğunu, bankaya da ibraz edilmediğini beyan ederek davanın da konusuz kaldığını savunmuştur. Çeklerin asıllarının sunulmaması karşısında imza incelemesi yapılması mümkün olmadığından davalının teminat ve avans için alındığına dair kayıttaki imza inkarına itibar edilmemiştir. Diğer bir ifadeyle 500.000 TL'lik çekin teminat amacıyla, 100.000 TL'lik çekin avans olarak verildiği kabul edilmiştir. Temel ilişkiye göre çek üzerindeki bu kayıt taraflar için bağlayıcıdır. Davalı teminat ve avans amacıyla aldığı çeklerde şartın gerçekleştiğini, alacağının doğduğunu ispat etmelidir. Nitekim davalının buna dair savunması davacının eksik ve geç teslim sebebiyle borçlarına mahsuben davacının bu çekleri vererek ifada bulunduğudur. Öte yandan eksik ve geç teslime ilişkin davalı tarafından bu çeklerle bağlantısı kurulacak şekilde yapılmış bir tespit, taraflarca varılan bir mutabakat veya yazılı başka bir delil yoktur. Davalının davacıya eksik ve ayıplı ifa sebebiyle açtığı bir dava da yoktur. Aksine davacı eksik alacakları için ----- ATM'nin ----- Esas sayılı dosyada Sağlık Bakanlığı'na karşı, ve dosyanın birleşeni -----. ATM dosyasında davalıya karşı dava açmış olup, dava derdesttir. Dosya incelendiğinde bilirkişi incelemesi yapıldığı ve davacının alacaklı olduğunun da raporda mütalaa edildiği görülmüştür. Davacının alacağının ne olduğunun netleşmesi eldeki menfi tespit davasını ilgilendirmediğinden (Davalı tarafından davacının borçlu olduğu iddiası ile açılmış bir dava olmadığından) ------. ATM'nin ----- Esas sayılı davanın beklenmesine gerek olmadığı anlaşılmıştır. Gelinen aşama itibariyle davalının bu iki çeki bir borcun ifası olarak teslim aldığını ispatlayamadığı, sözleşme maddesine uygun şekilde çekler üzerindeki kayıtlara göre de çeklerin teminat ve avans amacıyla verildiği, aksini gösteren bir delil de olmadığı anlaşılmış davacının bedelsiz kalan çekler sebebiyle davalı savunmasının aksine çekler kayıp da olsa davacının hukuki yararı olduğu kabul edilerek davanın kabulüne borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE;
2-Davacının ----- Bankası ---- Şubesi'nin ----- nolu 500.000 TL bedelli ve ------- nolu 100.000,00-TL bedelli çekler sebebiyle davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE;
3-Alınması gerekli 40.986,00-TL harçtan davacı tarafından peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan 10.246,50-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 30.739,50-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 59,30-TL. başvurma harcı, 10.246,50-TL peşin (peşin ve tamamlama harcının toplamı) harcın toplamı olan 10.305,80-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından sarfedilen toplam 16.450,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.ye göre hesaplanan 96.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-6325 Sayılı Kanun m. 18/A-13 uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine,Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere e-duruşma yolu ile katılan davacı vekili ile huzurda bulunan davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!