Anahtar kelimeler: Faturadan Satımdan Ferilerine Başlattıklarını İlamsız Satışlara Faize Niyetli Yazim Satışı

T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: ████████ Esas - ████████

T.C.
ANKARA
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
...
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ....'nin davalı ... satışı yaptığını, bu satışlara istinaden █████/2025 tarihli ... numaralı faturadan 9.251,46 TL bakiye alacak, █████/2025 tarihli ... numaralı faturadan 67.186,50 TL ve █████/2025 tarihli ... numaralı faturadan 76.720,50 TL olmak üzere toplam 153.158,46 TL fatura alacağı bulunduğunu, bu alacağın tahsili amacıyla ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalı borçlunun borca, faize ve fer'ilerine kötü niyetli olarak itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, dava şartı arabuluculuk sürecinden de sonuç alınamadığını belirterek, davalının icra dosyasına yaptığı itirazların tamamının iptali ile takibin devamına ve asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde, öncelikle alacak ve dava için zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davanın süresinde açılmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin münferit faturalara değil, cari hesap ilişkisine dayandığını, bu nedenle belirli faturaların cımbızlanarak takibe konu edilmesinin ticari ilişkinin olağan akışına aykırı olduğunu, dönem sonunda tüm alacak ve borç kalemleri mahsup edildikten sonra kalan bakiye üzerinden hareket edilmesi gerektiğini, salt faturanın varlığının malın teslim edildiğini ispatlamayacağını, davacının malın teslimini ve hizmetin gereği gibi ifa edildiğini kanıtlamakla yükümlü olduğunu, müvekkili tarafından davacıya çeşitli ödemeler yapıldığını ve bu ödemelerin ticari defterlerde kayıtlı olduğunu, alacak likit ve muayyen olmadığından icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını, faiz türü, oranı ve başlangıç tarihine de itiraz ettiklerini savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
DELİLLER
: Arabuluculuk son tutanağı, ... Esas sayılı dosyası, █████/2025, █████/2025 ve █████/2025 tarihli faturalar, tarafların ticari defter ve kayıtları, █████/2026 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, ticari satıştan kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
... takip sayılı icra dosyasının incelenmesinde; Davacı tarafından davalı aleyhine 12.08.2025 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde toplam 153.158,46 TL istendiği, ödeme emrinin davalıya █████/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 14.08.2025 tarihinde borca, faize ve tüm fer'ilerine itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğu, davacının yasal süresi içerisinde itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.
İİK'nın ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.
6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi "Bir faturayı alan kimse aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmünü amirdir. Faturaya süresinde itiraz edilmemesi, faturanın içeriğinin kabul edildiğine karine teşkil eder. Faturanın dayandığı temel borç ilişkisinin bulunmadığını ispat yükü, faturayı alan ve defterlerine kaydetmeyen davalıya aittir. Ancak faturayı alan kişi, süresinde faturaya ve temel borç ilişkisine itiraz ederse, ispat yükü faturayı düzenleyen tacire ait olur.
(HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK 222/4).
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması ise birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse ise, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.
Mali Müşavir bilirkişi Hidayet Korkmaz tarafından düzenlenen █████/2026 tarihli raporda, tarafların 2025 yılına ait ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davacının icra takibine dayanak yaptığı █████/2025, █████/2025 ve █████/2025 tarihli faturaların her iki tarafın da ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun tespit edildiği, tarafların ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi olan █████/2025 itibarıyla davacı şirketin davalı şirketten dava konusu faturalardan kaynaklı 153.158,46 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı, ayrıca tarafların vergi dairesine sundukları BA/BS bildirimlerinin de birbiriyle örtüştüğü belirtilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, ... Esas sayılı icra takip dosyası, 12.06.2025 tarihli ... fatura nolu ... irsaliye nolu, 9.251,46 TL kısmi alacağı olan 53.359,56TL tutarlı ticari fartura, 27.06.2025 tarihli 67.186,50 TL tutarlı, ... fatura nolu, ... irsaliye nolu ticari fatura, 05.07.2025 tarihli 76.720,50 TL tutarlı ... fatura nolu, ... irsaliye nolu 76.720,50TL tutarlı ticari fatura, tarafların ticari defter ve kayıtları, mahkememizce dosyaya uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan █████/2026 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların ticari defter tasdiklerinin usulüne uygun yapıldığı, takibe konu faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, TTK'nın 21/2. maddesi uyarınca faturanın içeriğine sekiz gün içinde itiraz etmeyen davalının, faturanın dayandığı temel borç ilişkisinin varlığını kabul etmiş sayılacağı, bu nedenle taraflar arasındaki ticari ilişkinin ispatlandığı ve itiraz edilmeyen fatura içeriği uyarınca mal ya da hizmet almadığını ispat yükünün davalı üzerinde olduğu, dosyaya buna ilişkin somut delil sunulmadığı anlaşıldığından bilirkişi raporu ile davacının takibe konu alacak miktarının yerinde olduğu tespit edilmiş olup davanın kabulüne, davalının itirazının haksız olduğu ve davacı lehine İİK'nın 67. maddesi uyarınca icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu kanaatine varılarak tazminat isteminin kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile,
-... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE,
-Asıl alacağın %20'si oranın hesaplanan 30.631,69 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Kabul edilen 153.158,46 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 10.462,25 TL karar ve ilam harcından 1.849,78 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 8.612,47 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 1.849,78 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.465,18 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının karşıladığı 60,00 TL tebligat gideri, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.060,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 153.158,46 TL üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
...
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!