Anahtar kelimeler: Fırınından Devrinden Ekmek Attığını Devraldıklarını Satılması İşlettiği Giderek Devreden Babası

T.C.

İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████ Karar
DAVA
: Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı taraf dava dilekçesinde özetle; davalı ... şirketinin işlettiği ekmek fırınından ibaret işyerini 15.10.2016 tarihinde aralarında yaptıkları adi yazılı işyeri devri sözleşmesiyle devraldıklarını bu sözleşmeye davalı şirketin tek yetkilisi ... ile babası ...'ın da imza attığını, adi yazılı devir sözleşmesinden iki gün sonra 17.10.20216 tarihinde ... 32. Noterliğine giderek ... yevmiye numarasıyla ayrıca bir resmi yazılı işyeri devri sözleşmesi yapıldığını bu sözleşmeyi devreden olarak şirket temsilcisi davalılardan ... imzaladığını, daha sonra İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesi ...E. numaralı dosya üzerinde yaptığı inceleme sonunda ile ...K. numaralı kararıyla İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermiş ve yine Esnaf Odasının talebiyle yapılan temyiz incelemesi sonunda ...K numaralı kararıyla onanmış ve fırının ruhsatları iptal edildiğini belirterek 10.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi zararının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçelerinde özetle; Davacı tarafından dava dilekçesinde belirtilmeyen ancak daha sonrasında sunulan delilleri kabul etmediklerini, ... firmasının limited şirket niteliğinde bir sermaye şirketi olduğu ve sermaye şirketlerinde ortakların ve yöneticilerin şirket borçlarından doğrudan ve şahsi sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddini, müvekkili ...'ın █████/2018 tarihli genel kurul kararı ile ... firmasındaki hisselerinin tamamını ...’a devrettiğini, devre ilişkin genel kurul kararı █████/2018 tarihinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde yayınlandığını, Buna göre TBK m. 202 uyarınca devrin Ticaret Sicil Gazetesi’ndeki ilanının üzerinden iki yıl süre geçtikten sonra işbu dava ikame edildiğinden her halükarda müvekkilinin dava konusu taleplere ilişkin sorumluluğu bulunmadığını, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, huzurdaki dava tarihi █████/2025 olup, davalı tarafından işletme devrinin gerçekleştiği tarihten itibaren 2 yıl içerisinde, herhangi bir dava müvekkiline (ve diğer davalılara) yöneltilmediğini, ayıp ihbarı yapılmadığından haksız taleplerin reddini, davaya konu işletme devri █████/2016 tarihinde yapılmış olup, davacının ruhsatının iptaline ilişkin karar ise Danıştay tarafından █████/2020 tarihinde onanarak kesinleştiğini, davacının tacir olduğunu, basiretli tacir gibi davranması gerektiğini ve iş yerinin ruhsatının iptal edilmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, somut olayda ... firması (yeni unvanı ... Ltd. Şti.), .... adıyla faaliyet gösteren işletmeyi, bu işletmeye ait işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile işletme hakkını davacıya usulüne uygun şekilde devrettiğini, dava konusu işletme, devreden firma tarafından 1999 - 2016 yılları arasında kesintisi ve ruhsatlı şekilde fırın olarak işletildiği, bu kapsamda █████/1999 tarihinde ... Belediyesi Başkanlığı’ndan işyeri açma ve çalışma ruhsatı, yine █████/1999 tarihinde ... Kaymakamlığı Sağlık Grup Başkanlığı’ndan Üçüncü Sınıf Gayri Sıhhi Müesseselere ait açılma ruhsatı alınarak alarak faaliyete başlandığını, anılan ruhsatlar, ilgili idarelerce yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri ve yapılan yerinde inceleme ve denetimler neticesinde verilmiş olup, ruhsatlandırma sürecinde işletmeye ilişkin herhangi bir eksiklik, aykırılık veya faaliyeti engelleyici bir husus tespit edilmediğini, nitekim bu durumun, işletmenin uzun yıllar boyunca idarenin bilgisi ve denetimi dahilinde faaliyetine devam etmiş olmasıyla da sabit olduğunu, öte yandan devreden ... firması, █████/2010 tarihinde işyeri açma ve çalışma ruhsatını yenilemiş; ruhsat yenileme tarihinde de işletmenin mevzuata aykırı herhangi bir yönü bulunmadığı idarece kabul edildiğini, bu yenileme işlemi, işletmenin faaliyete uygunluğunun idare tarafından yeniden ve açıkça teyit edildiğini gösterdiğini, devir tarihine kadar işletme hakkında herhangi bir yaptırım kararı bulunmaksızın işletme sorunsuz şekilde işletilmeye devam edildiğini, bu haliyle, geçerli ve yürürlükte bulunan ruhsatlara dayanılarak faaliyette bulunan bir işletmenin, yine aynı ruhsat ve işletme hakkıyla birlikte devredilmesi, devreden açısından hukuka aykırı bir davranış teşkil etmediğini, bununla birlikte, idarenin tek takdir ve işlemleri sonucunda ortaya çıkan bir ruhsat iptali sebebiyle devredene kusur izafe edilmesi, hukuken mümkün olmadığı, zira idari ruhsatların verilmesi, denetlenmesi, geri alınması veya iptal edilmesi yetkisi tamamen idareye ait olup, özel hukuk tüzel kişisi konumundaki devredenin bu süreçler üzerinde herhangi bir belirleyici etkisi bulunmadığını, devredenin, idarenin ileride alabileceği olası bir iptal kararını öngörmesi yahut engellemesi de mümkün olmadığını, bu nedenle, dava konusu ruhsat iptali ile işletmenin devri arasında hukuken kurulabilir bir uygun illiyet bağı bulunmadığı gibi, müvekkilimize atfedilebilecek herhangi bir kusurdan da söz edilmesi mümkün olmadığını,.... plakalı araç müvekkilimiz ...’a ait olmayıp, ...’ne ait olup, bu aracın davacıya devri konusunda Noter satış belgesi olmadığı gibi resmi yazılı bir sözleşme de bulunmadığını, keza ...plakalı servis aracı zaten trafikten de çekilmiş olup, ... tarafından ... tarihinde ... 34. Noterliği ... yevmiye numaralı noter satış belgesi ile dava dışı ...’e satıldığını, anlaşılacağı üzere dava konusu aracın davacıya devri veya devrine ilişkin vaat sözleşmesi söz konusu olmadığını, davacının bu talebi anlaşılmamaktaysa da; davacı ile ... arasında ...işletmesinin devrine ilişkin 10.000,00-TL ile anlaşma sağlandığını, ancak davacı yan tarafından bu tutar ödenmediğini, öncelikle yukarıda ayrıntılı olarak izah edilen ve ayrıca re’sen tespit edilecek nedenlerle davacı yan tarafından devir sözleşmesi kapsamında bir talepte bulunulmayacağını, davacının iddialarının soyut iddialardan ibaret olup, işletmeye yapıldığı iddia edildiği maliyetlere ve “İşletmeye yapılan tadilat masrafları ile atıl duruma düşen tüm makine ve teçhizatın bedelini” taleplerine ilişkin herhangi somut ve muteber bir delil de sunulmadığını, davacının bu beyan ve iddiaları tamamen gerçeğe aykırı olduğunu, somut olayda kar mahrumiyeti tazminatı koşulları oluşmaması nedeniyle, haksız ve hukuka aykırı bu tür taleplerin reddini, yukarıda açıklanan nedenlerle ve yüksek yargı kararları doğrultusunda davacının meydana gelen zararı somut olarak ispatla yükümlü olduğu, ancak zararın ispatı bir yana somut bir zararın oluştuğunun dahi iddia edilmediği, salt enflasyona dayalı olarak zarar iddiasında bulunulamayacağı dikkate alındığında davacının taleplerinin yersiz olduğunu, diğer taraftan davacının iddialarının müvekkilinin sözleşmeye aykırı hareket ettiğine ilişkin olduğunu, (kabul anlamına gelmemek kaydıyla) Kural olarak sözleşmeye aykırılık kişilik haklarına saldırı teşkil etmez. Davacının iddia ettiği sözleşmeye aykırılık halinin davacının kişilik haklarını MK.nun 24.maddesi anlamında zedelemesi ve bu nedenle de BK.'nun 41.maddesi (6099 sayılı TBK’nun 49 md.) anlamında manevi tazminatı gerektirecek ağırlıkta bulunmaması nedeniyle manevi tazminat isteminin de reddini, açıklanan bu nedenlerle, huzurdaki davanın görevsiz mahkemede açılması, husumet yokluğu, zamanaşımı, ve esasa ilişkin diğer itirazlarımız dikkate alınarak haksız ve hukuka aykırı davanın öncelikle usulden, mümkün değilse esastan reddini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizce yapılan incelemede davacının devraldığı fırının Saruhan ekmek gıda danışmanlık organizanizasyon hizmetleri ticaret limited şirketinin ( eski ünvanı ...'nin)'a ait olduğu ve davalı ...'ın devir tarihinde bu şirkette bir payının bulunmadığı ve adi yazılı şekilde yapılan sözleşmeye imza atmasının kendisine ait olmayan bir işletmenin devrinden dolayı ...'ın davacıya karşı bir sorumluluğuna yol açmayacağı kanaatine varılmış ve davacı ile ...'nin yetkilisi ...'ın ...tarihinde ... 32. Noterliğine giderek ... yevmiye numaralı resmi sözleşme ile yeni sözleşme yapmaları birlikte değerlendirildiğinde ... yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
...'ın ise ...'nin tek hissedarı olup limited şirketlerde hissedarlar şirket borçlarından sorumlu olmayıp, sadece taahhüt ettikleri esas sermaye paylarını ödemekle ve şirket sözleşmesinde öngörülen ek ödeme ve yan edim yükümlülüklerini yerine getirmekle yükümlüdürler. Şirket ortağı, taahhüt ettiği bu sermayeyi ödemiş ise şirket alacağı için ortağa başvurmak mümkün değildir. Borcun tahsili amacıyla, doğrudan şirket ortağına karşı takip başlatmak da mümkün değildir. Bu sebeple davacı taraf devir sözleşmesini esasen davalı ... ile değil ... ile yapmaktadır ve davacı tarafın davalı ...'a husumet yöneltmesi hukuken mümkün olmadığından ... yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Davalı Saruhan ekmek gıda danışmanlık organizanizasyon hizmetleri ticaret limited şirketi yönünden yapılan incelemede ise davacının fırını devraldığı tarihte fırının ruhsatının bulunduğu diğer bir ifade ile davalı şirketçe fırının devredildiği tarihte fırının işletme ruhsatının var olduğu ve davalı şirketçe aynı yerde fırının faaliyetini devam ettirirken fırının davacıya devredildiği, bu devirden 3-4 yıl sonra belediyenin başvurusu neticesinde fırının işletme ruhsatının iptal edildiği, iptal gerekçesinin fırının bulunduğu binada meskenlerin bulunması olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafın dava dilekçesinde de belirttiği üzere devir sadece ruhsatı değil, ruhsatın yanında 1 adet 100 lük dönerli fırın, 2 adet mikser, 2 adet hamur kazanı bostan çevirme kestalt makinası, tuğla tabanlı pişirme fırını, bilgisayarlar, yazıcılar, televizyonları da kapsamakta olup, davalı şirket fırın ile beraber işletmenin malzemelerini de devretmiş olup bu malzemeler ile davacının ruhsat almaya uygun başkaca bir yerde faaliyetine devam etmesi hukuken mümkün olup, davalı şirketin devir tarihinde mevcut bulunan ruhsatın ileride iptal edilebileceğini öngörmesi davalıdan beklenemez. Kaldı ki TTK 18/2 Maddesi gereği davacı tarafın basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunmakta olup davacı taraf üzerine düşen bu yükümlülüğü yerine getirmemiştir. Bu sebeple davacının davalı ... danışmanlık organizanizasyon hizmetleri ticaret limited şirketine karşı açtığı davanın esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın ... Gıda San. Kafe İnş. Tic. Ltd. Şti. Yönünden esastan reddine
2-Davanın ... ve ... yönünden pasif husumet yokluğu ile REDDİNE,
3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcından peşin olarak yatırılan 1.878,50-TL harcın mahsubu ile fazla yatan 1.146,50 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılar tarafından belgelendirilen bir yargılama masrafı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalılar ... ve ... vekil ile temsil edildiğinden maddi yönden reddedilen davanın niteliği itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalılar ... ve ...'a verilmesine,
7-Davalılar ... ve ... vekil ile temsil edildiğinden manevi yönden reddedilen davanın niteliği itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalılar ... ve ...'a verilmesine,
8-Davalı ... tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından, kendisini vekille de temsil ettirmediğinden bu hususlarda karar verilmesine yer olmadığına,
9-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
10-Arabuluculuk ücreti olan 4.700-TL nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekili ve davalı ... ve ... vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafın yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!