Anahtar kelimeler: Kırmak Kilidini Kapı İhlali Görüşü Girmesi Anadolu Yapmak Suçlar Yeri
2. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
SUÇLAR
: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜM
: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
I- Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
İstanbul Anadolu 49. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.07.2016 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Sanığın hırsızlık yapmak amacıyla katılanın iş yerine kapı kilidini kırmak suretiyle girmesi şeklindeki eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nın 116/2 ve 151/1. maddelerinde düzenlenen iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarını oluşturduğu, bu suçlar için öngörülen cezaların üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık dava zamanaşımının, zamanaşımını kesen son işlem olan 13.07.2016 olan mahkûmiyet tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Kolluk görevlilerince düzenlenen görgü tespit tutanağı içeriğine göre iş yerinde bulunan çelik kasanın anahtar üzerinde açık bir şekilde bulunduğunun belirtildiği, katılanın aşamalarda alınan ifadelerinde yazar kasanın içinde bulunan çelik kasa anahtarı alınarak çelik kasanın içerisindeki suça konu malların çalındığını beyan ettiği nazara alındığında sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 142/2-d maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeksizin aynı Kanun'un suç tarihinde yürürlükte bulunan 142/1-b maddesi uyarınca hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!