Anahtar kelimeler: Acentelik Esaskarar Rücu İddianın Gerçeğe Yazildiği Sürülerek Menfi Kişiye Sürücü

T.C. ...2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Menfi Tespit (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2026
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı dava dilekçesinde özetle; davalı ...A.Ş. tarafından █████/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle üçüncü kişiye ödeme yapıldığı ileri sürülerek 351.000 TL tutarında rücu alacağı talep edildiğini, söz konusu rücu talebinin, kendisinin olay tarihinde ehliyetsiz araç kullandığı iddiasına dayandırıldığını, ancak bu iddianın gerçeğe ve hukuka aykırı olduğunu, tarafına daha önce uygulanmış olan sürücü belgesinin geçici geri alınmasına ilişkin idari yaptırım süresi tamamen dolduğunu, bu sürenin dolmasıyla birlikte sürücü belgesini geri almaya hukuken hak kazandığını, ... .... ... Karar sayılı ilamı ile tarafına isnat edilen ehliyetsiz araç kullanma fiilinin hukuka aykırı olduğu açıkça tespit edilerek idari yaptırım kararının kaldırıldığını, anılan mahkeme kararı ile olay tarihinde ehliyetsiz olmadığının kesinleşmiş olduğunu, sigorta şirketinin Trafik Sigortası Genel Şartları kapsamında rücu koşulları somut olayda oluşmadığını belirterek, davalı tarafından talep edilen 351.000 TL rücu alacağı yönünden borçlu olmadığının tespitine, dava sonuçlanıncaya kadar davalı tarafından tarafına karşı icra takibi başlatılmamasına, başlatılmış icra takiplerinin tedbiren durdurulmasına ve yargılama gideri, vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, İİK m.72 ve TTK m.1472 hükmünden kaynaklanan, davalı sigorta şirketi tarafından, dava dışı kişiye trafik kazası nedeniyle poliçe kapsamında ödenen bedelin, halefiyet ilkesine göre davacıya rücu edilmesi istemi nedeniyle, bahse konu rücu alacağından davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir.
7155 sayılı yasanın 20. Maddesinde; " 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
Madde 5/A- (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır," hükmü düzenlenmiştir.
Aynı yasanın 23. Maddesinde; " 6325 sayılı Kanuna Dördüncü Bölümden sonra gelmek üzere “Dava Şartı Olarak Arabuluculuk” başlığıyla Beşinci Bölüm ve aşağıdaki madde eklenmiş, diğer bölümler buna göre teselsül ettirilmiştir.
Madde 18/A- (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir," hükmü düzenlenmiştir.
█████/2023 tarih, 32154 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7445 sayılı Kanunun 31.maddesi ile 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununu 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartıdır.
İş bu davanın menfi tespit istemine ilişkin olduğu ve dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olduğu, Mahkememizce davacı tarafa arabuluculuk son tutanağını sunmak üzere 1 haftalık kesin süre verildiği, davacı tarafça, dava tarihinden sonra arabuluculuk sürecinin başlatıldığına ilişkin beyan dilekçesinin sunulduğu görülmekle, dava tarihi itibariyle dava şartının yerine getirilmediği, alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvuru yapıldığına ilişkin iddia ve delil ileri sürülmediği anlaşıldığından, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
1-Davanın, 6102 sayılı TTK 5/A, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-2 maddesi göndermesi ile HMK 114/2, 115/2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan davanın USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Yasa Yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!