Anahtar kelimeler: Prjesi Mahall Bomonti Prekast Karo Seramik Ediş Basamak İmalatı İmalatlar

T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ ADINAYARGILAMA YETKİSİNİ KULLANANT.C....2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında Mahall Bomonti İzmir Prjesi kapsamında prekast basamak, karo ve seramik imalatı işçilik işleri hususunda anlaşma yapıldığını, müvekkili tarafından gerçekleştirilen imalatlar sonucunda doğan 1.432.815,94 TL tutarındaki hak ediş bedeli için █████/2024 tarihli fatura düzenlendiğini, düzenlenen faturaya ilişkin davalı tarafından ödeme yapılmadığını, bunun üzerine ... .... ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek; davanın kabulüne, icra takibine yapılan itirazın iptaline, 1.708.554,50 TL asıl alacak ve fer'ileri yönünden takibin devamına, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dosyaya sunulan kayıtlardan davacının ticari terk etmiş olduğunun anlaşıldığını ve tacir sıfatının bulunmadığını, davaya konu icra takibinin... ... ... nde açılmış olması nedeniyle yetkili mahkemenin İzmir Mahkemeleri olacağını, davacının davaya konu işi teslim tarihinin sözleşmeye aykırı olarak geç yapıldığını, bu sebeple sözleşme uyarınca zayiat, teminat, yemek, eksik/ayıplı işlemler gibi kalemler yönünden kesintiler yapıldığını, dolayısıyla davacıya ödenecek tutar bulunmadığını belirterek; davanın öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddine, kötü niyetli davacı taraf aleyhine %20 den az olmamak üzere tazminata, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacı ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.Türk Ticaret Kanununun 3. maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." düzenlemesi getirilmiştir.TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır.5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3’üncü maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tâbi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK’nın 1463. maddesinde de, önce 17. maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir.19.02.1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinde “Birinci Sınıf Tüccarlar” sayılmış olup bu maddedeki birinci sınıf tacirlerle ilgili şartları taşımayanlar ise ikinci sınıf tacir sayılırlar. İkinci sınıf tacirler ise ticari işletme hesabına göre defter tutarlar.Bir hukukî işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlar ile bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukukî işlemin veya fiilin olması gerekir.Somut olayda, her ne kadar İzmir/Kadifekale Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2025 tarihli yazısı ile davacının 2024 yılında bilanço esasına göre (1.sınıf) defter tuttuğu ve vergilendirildiği bildirilmiş ise de; İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün █████/2025 tarihli yazısı ile davacı gerçek kişinin █████/2011 tarihinde, "..." şahıs firmasının █████/2019 tarihinde ticareti terk ettiği, dava konusu alacağa dayanak sözleşme ve zeyilnamenin 2023-2024 yıllarında düzenlendiği, faturanın 2024 yılı itibariyle kesildiği, buna göre işin yapıldığı tarih itibariyle davacının tacir sıfatının bulunmadığı, davanın mutlak ve nispi ticari dava niteliğinde bulunmadığı anlaşılmakla, uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla, Mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:1-HMK 114,115 maddeleri uyarınca dava şartı (görev) yokluğundan davanın usulden reddine,2-Görevli mahkemenin ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine,3-Kararın kesinleşmesi halinde HMK'nın 20.maddesi gereğince kesinleşmeden itibaren 2 haftalık talep süresi içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilebileceğine, aksi halde davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLECEĞİNE,4-HMK'nın 331/2.maddesi gereğince yargılama, harç masraf ve giderlerinin görevsizlik kararından sonra dosyanın gönderildiği mahkemede davaya devam edilmesi halinde bu mahkemece değerlendirilmesine, aksi halde mahkememizce dosya üzerinde bu durumun tespiti ile GEREKLİ KARARIN VERİLMESİNE,Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026