Anahtar kelimeler: Farktan Defterdarlığı Devre Kazancın Yedinci Anonim Kısmına Devrini Payının Yatırım
Danıştay 7. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI)
: ... Anonim Şirketi
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava Konusu İstem
: Davacı tarafından, bağlı ortaklığı olan ... Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Anonim Şirketi'nin tescil edilen sermaye artırımı kararına istinaden, kendi payının bir kısmına karşılık olmak üzere ayni sermaye olarak adı geçen şirkete devrini gerçekleştirdiği taşınmazların kaydi değerleri ile devre esas değerleri arasındaki 386.320.804,53-TL'lik farktan oluşan ticari kazancın 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu'nun atıf yaptığı 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 5. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi uyarınca banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesna olduğundan bahisle, kanuni süresi içerisinde ve ihtirazi kayıtla verilen 2020 yılının Temmuz dönemine ilişkin banka ve sigorta muameleleri vergisi beyannamesi uyarınca düzenlenen tahakkuk fişi ile adına yapılan tahakkuk işleminin ihtirazi kayda konu edilen 19.316.040,23-TL'lik kısmının iptali ve ödenen tutarın iadesine karar verilmesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
:... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; davacının, 759.589.695,47-TL tutarındaki alacaklarına karşılık olmak üzere toplam seksen dokuz adet taşınmazı iktisap ettiği, bağlı ortaklığı olan ... Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Anonim Şirketi'nin tescil edilen sermaye artırımı kararına istinaden, kendi payının bir kısmına karşılık olmak üzere söz konusu taşınmazların adı geçen şirkete ayni sermaye olarak konulduğu, ayni sermayenin değerlemesine ilişkin olarak Mahkemece alınan değerleme raporlarından, bahse konu taşınmazların toplam değerinin 1.148.600.000,00-TL olarak takdir edildiği, aradaki farktan oluşan ticari kazancın 386.320.804,53-TL'sinin 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu'nun atıf yaptığı 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 5. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi uyarınca banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesna olduğundan bahisle, ihtirazi kayıtlı olarak verilen beyannameye göre tahsil edilen banka ve sigorta muameleleri vergisinin ihtirazi kayda konu edilen 19.316.040,23-TL'lik kısmının iptali ve iadesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, olayda; 6802 Kanun'un 29. maddesinin (v) bendinde bahsi geçen ve istisna tanınan "lehe alınan paralar" kapsamına, bu yasa ile atıfta bulunulan 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 5. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi kapsamındaki kazançların da dahil olduğu, söz konusu kazançlar için tanınacak kurumlar vergisi istisnasının yüzdesel oranı yönünden yapılan düzenlemenin, belirlenecek kurumlar vergisi istisnası miktarı bakımından geçerli olduğu, dolayısıyla, bahse konu kazancın, 6802 sayılı Kanun'un 29. maddesinin (v) bendinde bahsi geçen lehe alınan para mahiyetinde olduğu ve herhangi bir yüzdesel oranla sınırlandırılmaksızın, tamamen banka ve sigorta muameleleri vergisinden istisna edildiği sonucuna ulaşıldığından, uyuşmazlığa konu tutarın davacıya iade edilmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, tahsil edilen tutarın davacıya iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: 6802 sayılı Kanun'un 29. maddesinin (v) bendinde sayılan istisnadan yararlanılamayacağından, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!