Anahtar kelimeler: Peyderpey Batı Yazılım Esaskarar İşinin Bahse Süreç Yazim Eser Katip

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
T.C.Ankara Batı2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARTÜRK MİLLETİ ADINAESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████HAKİM
:KATİP
:DAVACI
:VEKİLİ
:DAVALI
:VEKİLİ
:DAVA
: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026K. YAZIM TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile müvekkili şirket arasında yapılmış olan "İş Takip Yazılım İşi"nin davalı şirket tarafından 1 yıllık süre içerisinde yapılması ve teslim edilmesi, müvekkili şirket tarafından ise bahse konu 1 yıllık süreç içerisinde peyderpey 100.000,00-TL ödeme yapılmasının kararlaştırıldığını, 1 yıllık süreç tamamlanmadan önce müvekkili şirket tarafından farklı tarihlerde toplamda 100.000,00-TL ödeme yapılmasına rağmen, davalı tarafça herhangi bir eser meydana getirilmediğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 470. maddesi "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." hükmünü içerdiğini, yapılan tüm görüşmelere rağmen davalının eseri meydana getirmediğini ve ödenen bedelleri iade etmediğini, bu nedenle taraflarınca davalı aleyhine Ankara Batı İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine takibin durdurulduğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL (kısmi dava) üzerinden davalının itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sin aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili █████/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile; 1.000,00 TL olan dava değerini 99.000,00 TL arttırarak 100.000,00 TL ye yükseltmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 31.03.2021 tarihinde pandemi nedeniyle kâr edemediğinden terkin olduğunu, ilgili şirketin dava tarihi itibariyle tüzel kişiliği bulunmadığını, Müvekkil şirketin tüzel kişiliği 31.03.2021 tarihinden itibaren bulunmadığından taraf sıfatı yokluğundan davanın usulen reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili şirket ve davacı şirket arasında 2020 senesinde e ticaret sitesi kurulumu ve iş takip yazılımı noktasında 2 ayrı iş için sözlü olarak anlaşıldığını, bunlardan ilkinin iş takip yazılımı olup 2020 senesi içerisinde hazırlanıp teslim edildiğini, 2.si ise yeninesilpromosyon.com internet sitesinin yapımı işi olduğunu ve bununla ilgili de 2021 senesinin başında anlaşma yapıldığını, ancak ikinci işle ilgili davacı şirketçe taraflarına herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacı şirketin icra takibine koyduğu ödemelerin yalnızca müvekkili şirket ve davacı şirket arasında yapılan iş takip yazılımıyla ilgili avans ödemesi olduğunu, her iki sözleşmenin de eser sözleşmesi olduğunu, ancak taraflar arasında yazılı bir sözleşme yapılmadığını, İş takip yazılımının hazırlanması müvekkili şirkete ait ise de içerik yönetiminin (ürünlerin sisteme yüklenmesi stok bilgilerinin girilmesi vs.) davacı şirkete ait olduğunu, müvekkilinin yalnızca yazılımı hazırlamaktan sorumlu olup içerik yönetiminden dolayı bir sözleşmesi ve anlaşması bulunmadığını, müvekkilinin üzerine düşen tüm sorumluluklarını eksiksiz olarak yerine getirdiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
:Ankara Batı İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyası, ticaret sicil kayıtları, tarafların ticari defter ve belgeleri, ödeme dekontları, █████/2025 tarihli kök rapor, █████/2025 tarihli ek rapor ile tüm dosya kapsamı.GEREKÇE
:Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı eserin meydana getirilmemesi nedeniyle ödenen bedelin iadesi istemiyle başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir.Ankara Batı İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Davacı (alacaklı) şirket vekili tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine █████/2023 tarihli ödeme emri ile toplam 100.000,00TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya █████/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalının █████/2023 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın █████/2024 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.Uyuşmazlığın çözümü bakımından █████/2025 tarihli kök rapor ile █████/2025 tarihli ek rapor dosyaya kazandırılmış, özetle; "...Kök raporda “İş Takip Yazılımı” başlığı adı altında davalı firmadan Bayi Organizasyonu mantığıyla ile çalışan, bayilerinden etkin ve verimli bir şekilde siparişlerinin alınabildiği, bu siparişlerinin yönetildiği, fatura, fiş ve cari web entegrasyonları ile farklı uygulamalar ile haberleşmesinin sağlanabildiği çok amaçlı bir yazılımın anlaşıldığı, sürecin başlangıcından, ilerlediği adımlara ve dava sürecine gelinen aşamasına kadar dava dosyasına kazandırılan bilgi ve belgelerden davalı firmanın talep edilen yazılım kapsamında istekleri yerine getirmek adına yazılımsal geliştirmeler yaptığı bu amaçlı davacı firmanın hizmet verdiği hosting sunucusuna erişimlerinin olduğu, bu kapsamda kendi bünyesinde oluşturduğu veri tabanı log kayıtlarının dava konusu tarihler arasında aktif olarak güncellendiği, veri tabanında bulunan tablolarında veri güncellemelerinin olduğu, incelenen davacı ve davalı firma çalışanları arasında ki yazışmalarda talep edilen bazı düzenlemelerin yerine getirildiği, uygulamada ki bazı eksiklerin ve eklentilerin taraflar arasında sürekli iletişim halinde kalarak irdelendiğinin değerlendirildiği ve bu haliyle davalı firmanın dava konusu yazılımı geliştirmesi süreçlerindeki faaliyetlerinin 2020 yılı boyunca ve sonrası da 2021 yılının 9. ayına kadar olan yazışmalardan sabit olduğu” ifade edilmiştir. Ek rapor kapsamında yapılan görevlendirme kapsamın da dava dosyasına davalı tarafından kazandırılan veri tabanı ve log kayıtları incelendiğinde; 3 aylık, 6 aylık, 9 aylık ve yıllık Gelir Tabloları ile Bilanço dosyalarının yer aldığı, bu dosyaları içerisinde 120 Alıcılar, 320 Satıcılar, 600 Satışlar, 153 Ticari Mallar hesap kodlarının aktif bir ticari döngüyü işaret ettiği, dava konusu yazılım üzerinden bir entegrasyonun sağlandığı tespit edilmiştir. İncelenen 2020-2021 dönemine ait mali tablolarda (Gelir Tabloları ve Bilançolar) 31_12_Gelir_Tablosu ve diğer dönem tablolarında 600-Yurtiçi Satışlar kalemlerinin işlem gördüğü, yazılımın kullandığı dönemde şirketin aktif olarak satış yaptığı, fatura kestiği ve bu satışları muhasebeleştirildiği anlaşılmıştır. 31_12 Bilanco_Tablosu içeriğinde "153 - Ticari Mallar” ve "320 - Satıcılar" hesaplarının aktif çalıştığı görülmüştür. Bu veri, sistem üzerinden mal giriş-çıkışlarının ve tedarikçi borçlarının takip edildiğini, dolayısıyla yazılımın veya entegre olduğu sistemin stok yönetim fonksiyonunun fiilen kullanıldığını doğrulamaktadır. Yine bilanço verilerinde "120 - Alıcılar" hesabındaki hareketlilik, müşteri cari hesaplarının sistem üzerinden izlendiğini göstermektedir. Bir yazılım sisteminin "Yurtiçi Satışlar", "Ticari Mallar" ve "KDV Tahakkukları" (örneğin: 191 - İndirilecek KDV) gibi kritik ticari verileri raporlayabilecek veri setini barındırması, o sistemin ana fonksiyonlarının yerinde olduğuna işaret etmektedir. Kök raporda belirtildiği üzere taraflar arasında detaylı bir teknik şartname bulunmamaktadır. Bu nedenle davacının whatsapp yazışmaları ile talep ettiği ve karşılanmayan taleplerinin (özel rapor formatları, yapay zeka modülü vb.) sistemde yer almadığı değerlendirilmiştir. Bir eserin ayıplı olması ile o eserden hiç fayda sağlanamaması farklı durumlardır. Dava konusu yazılım aracılığı ile Sipariş, Stok, Cari, Fatura döngüsünün sağlandığı, dava konusu dönemler olan 31.03 , 30.06 , 30.09 ve 31.12 (2020 — 2021 yıllarına ait) dönemlerinde mali tablolar oluşturularak ticari operasyonlar sağlanmıştır. Davacı işletmenin dava konusu yazılım ile satış stok ve cari veri yönetmesi, fatura kesmesi ve resmi beyannamelerine esas teşkil edecek raporlar alabilmesi ilgili yazılımın ticari fayda sağladığını doğrular niteliktedir. Dava konusu yazılımın taraflar arasında yazılı bir teknik şartname olmaması sebebiyle “sözleşmeye tam uygunluk denetimi yapılamamıştır. İncelenen Gelir Tabloları ve Bilanço verilerinden görüleceği üzere davacının ilgili dönemlerde ticari faaliyetini sürdürebildiği, bu ticari faaliyet yönetiminde sipariş kaydında, faturaların oluşturulmasında ve stok takibinde yazılımın fiilen kullanıldığı, satış Operasyonlarının sürekliliği, Stok Takip Yönetimi ve Cari Hesap Takibi başlıklarında ölçülebilir bir ticari fayda sağlandığı..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.Davacı vekili █████/2025 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah etmiştir.Dosya konusu uyuşmazlığa emsal teşkil eden Yargıtay 6.HD'nin █████████ esas, ███████ karar sayılı ilamı şu şekildedir; "Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde yazılım sözleşmesi olduğu, yazılım sözleşmesinin niteliği gereği bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği, her ne kadar sözleşme götürü bedelli bir sözleşme ise de; bilirkişilerce belirlendiği ve mahkemece de hükme esas alındığı gibi eksik yapılan işin tüm işe olan fiziki oranı bulunarak ödenen bedelin bu orana göre iadesine karar verilmesinin mümkün olmayacağı, kaldı ki alanında uzman bilirkişi kurulundan alınan kök ve ek raporda küçük yazılımsal eksikliklerin bulunduğu ve mevcut hali ile yazılımın kullanılmasının mümkün olmadığının belirtilmesi ve yüklenicinin bu eksiklikleri gideremediği, sözleşme konusu işin bütünlük arz ettiği, kısmi eksik veya ayıbın bile sistemden umulan amacın elde edilmesine engel olacağı, eksik sistemin iş sahibince kabule zorlanamayacağı dikkate alındığında davacı iş sahibi TBK 125/2 maddesi gereği sözleşmeyi haklı nedenle feshederek ödediği bedeli talep edebilir. Bu nedenlerle davanın kabulü gerekirken sistemin kullanılabilir olmamasına rağmen ödenen bedelin oranlanması doğru olmamış davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarıdan açıklanan nedenlerle bozulmasına karar verilmiştir."Hükme esas alınan bilirkişi raporlarında belirtildiği şekilde verilen hizmetin istenen hizmeti karşılayıp karşılamadığının belirli olmadığı, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında hizmeti tam ve eksiksiz olarak verdiğinin ispat yükünün davalı üzerinde olduğu ve davalı tarafından tam ve eksiksiz bir hizmet verildiğinin ispatlanamadığı anlaşılmıştır.Toplanan deliller, hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporu, emsal Yargıtay kararı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; sözleşme konusu işin bütünlük arz ettiği, kısmi eksik veya ayıbın bile sistemden umulan amacın elde edilmesine engel olacağı, eksik sistemin davalı iş sahibince kabule zorlanamayacağı dikkate alındığında davalı iş sahibinin TBK 125/2 maddesi gereği sözleşmeyi haklı nedenle feshetmesi karşısında söz konusu sözleşme uyarınca ödediği bedelleri istemde haklı olduğu, bu nedenle yazılım işinden kaynaklı sözleşmeden dolayı eserin davalı tarafça tam olarak meydana getirilmemesi nedeniyle ödendiği dosya kapsamında ispat edilen ve ihtilaf bulunmayan bedelin tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;Davanın KABULÜ İLE ; Davalının, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına,2-100.000,00 TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 6.831,00 TL karar ve ilam harcından, peşin ve ıslahla alınan 2.118,27 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 4.712,73 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,Davacıdan dava açılırken tahsil edilen 427,60 TL başvurma harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 427,60 TL peşin, 1.690,67 TL ıslah harcı olmak üzere toplam harç olmak üzere toplam 2.606,67 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacının yargılamada yapmış olduğu 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 266,00 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 6.266,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026Katip .... e-imza Hakim ... e-imza