Anahtar kelimeler: Bam Esaskarar Satım İddianin Yazildiği Ret Faturalardan İstenmiş Ankara Bilgileri

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - ████████

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO
: ████████ ( MİKTAR İTİBARİYLE RET )
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2025
ESAS NUMARASI
: ███████E. ████████ K.
DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ
: █████/2026
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilin, satım sözleşmesini konu alan faturalardan kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, malların iddia edildiği şekilde müvekkiline teslim edilmediğini, yalnızca fatura düzenleyerek para tahsil etmeye çalışıldığını, her iki tarafın ticari kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, davacı yanın tanık deliline değer verilemeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından icra takibine dayanak faturalara konu toplam 24.171,35 TL tutarlı malın, davalı şirket çalışanı olduğu anlaşılan ... kanalıyla dört (4) adet sipariş formuna istinaden teslim edildiği olgusunun, davacı tarafından kanıtlandığı, buna rağmen davalı tarafından ödeme işleminin gerçekleştirildiği yönündeki savumanın ispat edilemediği, bu haliyle davalının Ankara 3. İcra Müdürlüğü’nün ██████████ Esas sayılı dosyasında takibe karşı yaptığı itirazın 24.171,35 TL asıl alacak yönünden yerinde olmadığı, diğer yandan davalının TBK’nın 117. maddesi hükmüne uygun olarak miktar ve ödeme talebi içeren bir ihtarname ile temerrüde düşürülmediği, o halde davacının faiz talibinde bulunamayacağı, ...'nın davalı şirket çalışanı olup olmadığı hususunda celp edilen SGK kayıtlarının incelenmesinde ...'nın davalı şirket çalışanı olduğuna dair bir belgenin bulunmadığı anlaşılmakla birlikte, çalışma olgusunun her türlü delille ispatının mümkün olduğu, bu konuda davacı tanıklarının dinlenmesi gerektiği, konuya ilişkin ...'nin ve ...'nın tanık sıfatıyla beyanlarının alındığı, her ne kadar davalı vekilince, talimat duruşmasına ilişkin bir tebligat yapılmadığı belirtilerek ...'nın dinlenmesine itiraz edildiği ifade edilmiş ise de, talimat duruşmasından önce davalı vekilince HMK'nın 259/4. maddesi gereğince bir talepte bulunulmadığı, bu nedenle talimat duruşma gün ve saatinin tebliğinin talep edilmediği, dolayısıyla davalı vekilinin itirazının yerinde bulunmadığı, ayrıca alacağın likit nitelikte olduğu, bu itibarla davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk tanığın vefatı üzerine davacıya yeni bir tanık listesi sunması için süre verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı tanığı ...'nın dinlenilmesi için Bolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılması yönünde ara karar kurulduğunu, ancak Bolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen talimat duruşması gününün müvekkile tebliğ edilmediğini, somut olayda, ...’nın müvekkil şirket adına mal teslim almaya yetkili olduğuna ilişkin herhangi bir yazılı belge, sözleşme, yetkilendirme ya da icazet bulunmadığını, müvekkil şirkete malın ve faturanın teslim edilmediğini, söz konusu faturaların her birinin senetle ispat yükümlülüğü kapsamında kaldığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davacının, satım sözleşmesini konu alan faturalar kapsamında alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, satım sözleşmesini konu alan faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve takibin devamı ile %20 icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
İlk derece mahkemesi tarafından █████/2025 tarihli karar ile, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
HMK'nın "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341. maddesinin (2) no'lu bendinde, miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş, 2.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı "Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 41. maddesi ile de, maddede yer alan "binbeşyüz" ibaresi, "üçbin" şeklinde değiştirilmiş, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir. Buna göre 2025 yılı için Maliye Bakanlığınca istinaf kesinlik sınırı 40.000,00TL olarak belirlenmiştir.
İlk derece mahkemelerinde verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. (HMK 341/1) Karar tarihi itibariyle, miktar ve değeri 40.000,00 TL'yi geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. (HMK 341/2) Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda 40.000,00 TL'lik kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. (HMK 341/3) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü 40.000,00 TL'yi geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz. (HMK 341/4)
Bu açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafından, istinaf kanun yoluna başvuran davalı şirket aleyhine █████/2016 tarih ve 8.550,00 TL bedelli, █████/2016 tarih ve 6.599,53 TL bedelli, █████/2016 tarih ve 4.300,00 TL bedelli, █████/2016 tarih ve 5.162,86 TL bedelli faturalardan kaynaklı 24.612,39 TL asıl alacak ile 1.7972,98 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 26.385,37 TL tutar için ilamsız icra takibinde bulunulduğu anlaşılmış olup, takip miktarı olarak kesin olan tutar için kısmen kabul kararına karşı davalı istinaf yasa yoluna başvuramaz.
HMK 346. maddesi gereğince, kesin olan karara ilişkin istinaf başvurusunda bulunulması halinde, kararı veren mahkeme tarafından istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi istinaf incelemesi sırasında da istinaf isteminin reddine karar verilebilir.
Bu durumda; HMK'nin 341/2. maddesinde açıklanan 40.000,00 TL'yi aşmayan kararın istinaf başvuru sınırının altında kaldığı anlaşıldığından, HMK'nin 352. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda davalının istinaf isteminin miktar yönünden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesi gereğince MİKTAR İTİBARİYLE REDDİNE,
2-Peşin alınan istinaf karar ve ilam harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
3-İstinaf kararının yerel mahkemesince taraflara tebliğine,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
HMK'nın 352. maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonunda, kesin olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!