Anahtar kelimeler: İban Eylemden Şubesi İktisap Davalıborçlunun Yarısını Ödemeye Hisselerinin Yazildiği Gönderdiğini

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: 09.03.2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Bakırköy ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı, █████/2025 tarihli ilamı ile verilen görevsizlik kararı ile dosya mahkememizin yukarıda yazılı esas sırasına kaydedilmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının, davalı/borçlunun hisselerinin tamamına sahip olduğu .... Ticaret Limited Şirketi'nin hisselerinin yarısını iktisap etmek amacıyla davalıya ait ... Bankası A.Ş. ... Şubesi nezdindeki .... IBAN numaralı hesabına 18.12.2023 tarihinde 370.000,00.-TL gönderdiğini, davacının ödemeye ilişkin açıklamaya "VERGİ NO ... ORTAKLIK YÜZDE 50 HİSSE BEDELİDİR" yazdığını, davacının, davalının tüm hissesine sahip olduğu şirketin %50'sine ortak olmak amacıyla 370.000,00.-TL göndermesine rağmen hisse devirlerinin gerçekleşmediğini, davacının hisse devri için gönderdiği parayı da iade etmediğinden Bakırköy ....İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlattığını, davalının itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini beyanla, davalının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun Bakırköy ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibinin asli ve fer’i dosya borçlarına yaptığı tüm itirazlarının iptaline, takibin devamına, borçlu likit alacağa itirazında kötü niyetli olduğundan takip konusu alacağın %20’inden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle işbu davada görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, ayrıca davacı tarafından dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmadığını, davanın mahiyeti nazara alındığında hem görev yönünden hem de dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulmaması yönünden davanın dava şartlarından noksan olduğunun açık olduğunu, esasa ilişkin olarak ise taraflar arasında 370.000,00 TL karşılığında hisselerin yarısının devredileceğine dair anlaşma olmadığını, davacı yanın iddiasının tamamen mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalının hisse devri anlaşmasını davacı ile değil davacının iş ortağı ... ile gerçekleştirdiğini, ... isimli şahıs ile davalının 2.400.000,00-TL ödeme karşılığında Şirketi’ne ait hisselerin yarısının davalı tarafından ...’e devrileceği konusunda anlaşma sağlandığını, davacının ise bu anlaşmanın tarafı olmayıp sadece iş ortağı olan .... adına davalıya 370.000,00 TL para gönderen üçüncü kişi olduğunu beyanla, davacı tarafından usul ve yasaya aykırı olarak ikame edilen haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle usulü itirazları kapsamında usulden reddine, aksi kanaatte olunur ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı ... Tarafından Davalı ... aleyhine 370.000,00-TL toplam alacak için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya █████/2024 tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE;
Davada uyuşmazlık, taraflar arasında dava dışı ... TİC. LTD. ŞTİ.'nin davalıya ait hissesini davacıya devri konusunda anlaşma olup olmadığı, davacı tarafça yapılan bir ödeme var ise bu ödemenin davalıdan sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca tahsili şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.
Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319)
Dava dosyamızda ispat yükü alacak iddiası bakımından davacı üzerinde iken davalının savunması karşısında yer değiştirmiş olup, söz konusu ödenen bedelin dava dışı kişi adına ödendiğini iddia eden davalı üzerinde olup, taraf iddia ve savunmaları bu muvaceheye göre değerlendirilmiştir.
Davacı tarafça esasında hisse devri için davalıya bedel ödendiği iddia edilmekte ve davacı tarafça gönderilen paranın davalı tarafça inkar edilmediği fakat bu paranın başka bir üçüncü kişi lehine olarak kendisine gönderildiği iddia edilmektedir. Bu durumda davalının kısmi ikrarı (davacının kendisine para gönderdiğine dair) fakat havale gerekçesinin davacının iddiasından farklı olduğu dikkate alındığında, davalının bu konudaki ikrarı bağlantılı bileşik ikrar olacaktır. Bağlantılı bileşik ikrarın söz konusu olduğu durumlarda inkar edilen kısmın bu konuda ikrarda bulunan tarafça ispatı gerekmektedir. Her ne kadar davacı tarafça davalı ile aralarında hisse devri sözleşmesi yapıldığı ispat edilmemişse de davalının da hisse devri sözleşmesinin esasında davacı dışında üçüncü bir şahısla yapıldığı ispat edilememiştir. Zira dava dışı şirket kayıtları getirtildiğinde de davalının cevap dilekçesinde belirttiği üçüncü kişi olan Şakir Çiçek'in dava dışı şirkette herhangi bir ortaklığının bulunmadığı da anlaşılmıştır. Ama davalının cevap dilekçesinde de belirttiği üzere davacının davalıya havale yolu ile para gönderdiği sabit olup, bağlantılı bileşik ikrara ilişkin hususlar dikkate alındığında başkası adına bu paranın gönderildiğini davalının ispat edememesi nedeniyle davalının sebepsiz olarak zenginleştiği ortadadır.
Dolayısıyla gelinen aşamada taraf dilekçeleri dikkate alındığında, ispat yükünün yer değiştirdiği, davacının davalıya havale yolu ile para gönderdiği, davalının ise kendisine gönderilen bu paranın gerekçesini tam olarak ortaya koyamadığı, savunmaları karşısında davacının bu parayı başkası adına kendisine gönderdiğini ispat edemediği, yine havale işlemi olması ve davalının bağlantılı bileşik ikrarı dikkate alındığında davacının kendisine borcu nedeniyle para gönderdiğinin kabulünün mümkün olmadığı, kendisine gönderilen bu paranın dayanağının kalmadığı ve iadesi gerektiği, yine alacağın likit olduğu anlaşıldığından dava hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
DAVANIN KABULÜNE,
1-Davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin aynen DEVAMINA,
2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz İŞLETİLMESİNE,
3-Hüküm altına alınan asıl alacağın % 20'si üzerinden hesap edilen 74.000,00-TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 25.274,70-TL harçtan davacı tarafça yatırılan (Başvurma, Peşin, vekalet toplam harcın) 4.957,08-TL mahsubu ile bakiye 20.317,62-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
5-Davacı tarafından yatırılan toplam 4.957,08-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri toplamı 2.237,50-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 59.200,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife Hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
9-Taraflarca yatırılıp harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
10-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere hazır olan taraf vekilinin yüzüne karşı karar verildi.█████/2026
Katip ...
¸E-imza
Hakim ...
¸E-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!