Anahtar kelimeler: Aslen Sözde Niyetle Uğratmak Satımdan Tehdidi Kastıyla Büyükçekmece Kazanmış Ödemiş

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: 09.03.2026
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı alacaklının, müvekkili aleyhine Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü’ nün ... . E. Sayılı dosyası üzerinden başlattığı takip ile, aslen hakkı olmadığı bir alacağı, kötü niyetle ve müvekkilini zarara uğratmak kastıyla tahsil ettiğini, Davalı alacaklının, müvekkili aleyhine, aslen hak kazanmış olmadığı sözde alacağı için kötü niyetle 22.03.2023 Tarihinde icra takibi başlattığını, haksız ve dayanaksız olarak tanzim olunan ödeme emrine, süresi içerisinde itiraz edilmişse de müvekkili dosya borcunu haciz tehdidi altında ödemiş; davalı, davacı müvekkilinden sözde alacağını bu yolla tahsil ettiğini, belgeler ve banka dekontları ile firmaların faturaları belirttikleri üzere icra dosyasına konu borç, unsurlarını taşımadığından borç niteliği kazanmadığını, bu sözde borcun tahsili yasaya ve usule aykırı olduğunu, Var olduğu iddia edilen borç haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu gibi, hem asıl alacağın hem de işletilen sözde faiz ve faiz oranı hukuka, borç ilişkilerine aykırı olduğunu, İcra takibi dolayısıyla müvekkiline, ilgili icra dosyasından müteaddit defalar tebligat gönderilmiş olduğunu fakat tebligatlar hiçbir şekilde müvekkiline tebliğ edilmediğini, Tebligatların müvekkiline ulaşmaması nedeniyle takibin kesinleştiğini, müvekkilinin haciz işlemleri ile öğrenmiş, ve ödediğini, bu nedenlerle Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyasına konu takibin bu şekilde iptaline, müvekkilin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 223.791,46 TL’nin istirdatına, ödeme tarihi olan █████/2024 Tarihinden itibaren yasal faizi ile istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı, █████/2024 tarihli ilamıyla verdiği görevsizlik kararı ile dosya mahkememizin yukarıdaki esas numarasına kaydedilmiştir.
Bilirkişi tarafından dosyaya sunulan bilirkişi heyet raporunda özetle; Davalı .... tarafından davacı ... İnşaat aleyhine başlatılan Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı takipte dayanak gösterilen 8, 9 ve 10 no'lu faturaların toplamının 159.525,98 TL olduğu, bu faturaların ödeme emri ile uyumlu bulunduğu; ancak davacı ...'nun yasal defterlerinde kayıtlı olmadığı, teslim/ifa irsaliyesi veya benzeri teyit edici belgenin de bulunmadığı tespit edilmiştir. Davacı ... tarafından yapılan ödemeler incelendiğinde; 223.724,23 TL'nin █████/2023 tarihinde davalı vekili hesabına EFT ile, 21.577,28 TL'nin aynı tarihte B.Çekmece .... İcra Müdürlüğü hesabına, olmak üzere toplam 245.301,51 TL ödeme gerçekleştirildiği ve bu ödemenin davacı defterlerinde 32 nolu yevmiye maddesinde 223.724,23 TL asıl ödeme -* 67,23 TL masraf/komisyon olmak üzere 223.791,46 TL olarak kaydedildiği görülmüştür. Ayrıca 2022 yılında davalı ... hesabına, üçüncü kişiler olan ... (200.000 TL) ve ... (50.000 TL) tarafından toplam 250.000 TL tutarında ödeme yapıldığı, ancak bu ödemelerin davacı ... ile doğrudan bağlantısı kurulamamıştır. Dolayısıyla: Davalı tarafından ileri sürülen alacak dayanağı faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, teslim/ifa belgeleriyle de desteklenmediği, Davacı tarafından yapılan toplam 245.301,51 TL ödemenin fatura toplamı olan 159.525,98 TL'nin üzerinde olduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır.
TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE;
Davada uyuşmazlık, davacı aleyhine yapılan icra takibi neticesinde davacının takip borcunu haciz tehdidi altında ödeyip ödemediği, ödenilen bir bedel var ise bunun istirdadı şartlarının oluşup oluşmadığı, davacının davalıya gerçekten borcunun bulunup bulunmadığı noktasındadır.
Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319)
Dava dosyamızda ispat yükü alacaklı olarak görünen davalı üzerindedir. Zira davacı esasında borçlu olmadığı halde ödeme yapmak zorunda kaldığını iddia etmekte olup menfi tespit davasının özel bir görünümü olan istirdat davasında ispat yükü hukuki ilişkide alacaklı olarak görünen taraf üzerindedir. Buna göre tarafların iddiaları doğrultusunda delilleri toplanarak taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına dair ihtaratlı ara karar kurulmuş inceleme günü sadece davacı defterlerini incelemeye esas olacak şekilde dosyamıza sunmuştur.
Yapılan inceleme neticesinde davacı defterlerine göre davacının davalıdan alacaklı olduğu tespit edilmiş fakat davalı defterlerini incelemeye esas olacak şekilde ibraz etmemiştir. Rapor neticesinde incelenen davacı defterlerine göre davacının davalıya borçlu olmadığı ve takip nedeniyle davalıya 223.791,46 TL ödediği anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin █████/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirilmeden önceki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. " şeklindedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin █████/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir.
7251 sayılı yasanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesindeki değişikliği düzenleyen 23. maddesine ait Türkiye Büyük Millet Meclisi gerekçesi " Maddeyle, Kanunun ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin 222 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Mevcut metne göre diğer tarafın defter kayıtlarında ilgili hususta hiçbir kayıt bulunmaması halinde, ibraz eden tarafın ticari defterindeki kayıtlar, sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmektedir. Ticari defteri ibraz edenin tek taraflı işlemiyle oluşturduğu kayıtların, bu kayıtlardan hiçbir şekilde haberi olmayan karşı taraf aleyhine delil teşkil ediyor olması hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurabileceği gibi hukuk güvenliği ilkesine de aykırılık teşkil edebilmektedir. Bu sebeple maddede yapılan değişiklikle, ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için öngörülen unsurlardan biri olan, diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtların “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” hali, madde metninden çıkarılmaktadır. Kural tersine çevrilmekte ve karşı tarafın maddede belirtilen usule uygun olarak tuttuğu ticari defterini ibraz ettiği halde ileri sürülen hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterin, sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağı açıkça hükme bağlanmaktadır. Madde metni dışına çıkarılan “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” durumunun yerine, “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” durumu maddeye ilave edilmektedir. Buna göre ticari defterde yer alan herhangi bir kaydın, sahibi lehine delil teşkil edebilmesi için diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi gerekecektir. Bu düzenlemenin hakkaniyete ve hukuk güvenliği ilkesine uygun olduğu düşünülmektedir. Zira ticari defteri ibraz edenin defterinde yer alan ve diğer tarafı muhatap alan kayıt, diğer tarafa sunulmakta ve diğer tarafın kendi defterindeki kayıtlara dayanarak karşı delilini ileri sürmesi beklenmektedir. Diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi hali, ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığı anlamına gelecektir. Belirtilmelidir ki defter ibraz etmeyen tarafın, diğer tarafın ticari defterindeki kayıtların aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlama hakkı saklıdır." şeklindedir.
Kanun değişikliği sonrasında madde gerekçesi içeriğinden anlaşıldığı üzere, davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının, davacı tarafça ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığının ve bunun sonucunda da davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir.
Davacının ticari defter ve kayıtları her ne kadar usulüne uygun tutulmamış ise de, dava dosyamızda davalının konumu gereği ispat yükünün davalı üzerinde olduğu, öncelikle davalının davacıdan alacaklı olduğunu ispat etmesi gerektiği, ihtaratlı ara karara rağmen davalının defterlerini incelemeye sunmadığı, bu açıdan davalının davacı aleyhine yapmış olduğu icra takibine konu alacağın dayanağının ispat edilemediği, yine yapılan inceleme neticesinde davacının kendi aleyhine yapılan takip nedeniyle 223.791,46TL ödeme yapmak zorunda kaldığı, bu ödemenin istirdadı talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla dava hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KABULÜ İLE;
1-223.791,46TL'nin █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan istirdadı ile davacı ...'ne ÖDENMESİNE,
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 15.287,19-TL harçtan davacı tarafça yatırılan (Başvurma, peşin, vekalet harcın) 4.280,17-TL mahsubu ile bakiye 11.007,02-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
3-Davacı tarafından yatırılan toplam 4.280,17-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti toplamı 7.185,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife Hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Taraflarca yatırılıp harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere hazır olan taraf vekilinin yüzüne karşı karar verildi.█████/2026
Katip ...
¸E-imza
Hakim ...
¸E-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!