Anahtar kelimeler: Taşkın İnşa Yapının Maliki Birleştirilen Dinlenildikten Kesinlik Şartı Eksiklikleri Ederek

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.ASIL VE BİRLEŞTİRİLENASIL VE BİRLEŞTİRİLENİLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA ve BİRLEŞTİRİLEN DAVA1. Asıl ve birleştirilen davada davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 86 02... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, mülkiyeti davalıya ait 86 02... parsel sayılı taşınmazdaki yapının davacının taşınmazına taşkın olarak inşa edilmiş olduğunu iddia ederek; el atmanın önlenmesi, kâl, yapının eski hâle getirilmesine, yıkım ve eski hâle getirme isteminin reddi hâlinde taşınmazdaki küçülme nedeni ile değer kaybı ve muhtemel yapıdan elde edilemeyecek fayda sebebi ile uğranılan zararın ve 10.000,00 TL (ıslah yoluyla 37.195,42 TL) ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.2. Asıl ve birleştirilen davada davacı vekili birleştirilen dava dilekçesinde özetle; 18.06.2015- 18.06.2020 tarihleri arasında işlemiş 90.000,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPAsıl ve birleştirilen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında gerek men'i müdahale yönünden, gerekse ecrimisil yönünden kesinleşmiş mahkeme kararı olduğundan kesin hüküm itirazında bulunduğunu, aynı taşınmazla ilgili aynı konuda Şişli 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasındaki kararla parseldeki l. ve 2. katların davalılar tarafından boşaltılarak davacılara teslimine karar verildiğini, dava dışı ... tarafından Şişli 2. Asliye Hukuk Mahkemesine ████████ Esas ve █████████ Karar sayılı dosya ile açılan davada dava konusu taşınmazda işgal ve faydalanma olmaması nedeni ile ecrimisil taleplerinin reddine karar verildiğini, müvekkili ve murisi evvellerinin dava konusu taşınmaza bitişik 7 sayılı parseli uzun süredir malik olarak kullandıklarını, davacının parseline bir tecavüz bulunmadığını, aksi kanaatle tecavüz olsa dâhi müvekkilinin bilerek tecavüz etmediğini, taşınmazı hissedarlarından birisinin 3 sayılı parselin önceki maliklerinden ... olduğunu, eski malikin kendi parseline tecavüz etmesinin düşünülemeyeceğini, müvekkilinin iyi niyetli olduğundan aksi kanaatle tecavüz olsa dâhi davacıların yıkım işleyemeyeceklerinden; ancak tecavüz edilen arsanın bedelinin istenebileceğini, tecavüz tespit edildiği takdirde tecavüz edilen kısmın arsa değerinin bedeli karşılığında davacının parselinden bu kısmın tefrik edilerek müvekkilinin parseli ile tevhit edilmesini talep etmiş, asıl ve birleştirilen davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "... 86 02... parsele daha sonra malik olan davacının el atmanın önlenmesi, yıkım ve haksız işgal tazminatı talebinin yerinde olduğu tespit edildiği, davacı adına tescilin gerçekleştiği █████/2012 ile dava tarihine kadar yapılan ve birleştirilen davada da sonraki dönem için yapılan taşınmazın dava konusu dönemde mevcut hali ile serbest koşullarda getirebileceği kira gelirinin saptanarak, sonraki dönemler için ise bulunan bu miktara ÜFE artış oranının tamamı yansıtılmak suretiyle yapılan hesaplama yöntemi dosya kapsamına uygun görülerek bilirkişi raporunun hükme esas alındığı" gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile; davalı tarafından davacıya ait ..., İ.... Mahallesi, 86 02... parselde kayıtlı taşınmaza taşkın yapı yapmak suretiyle meydana gelen el atmanın önlenmesine, harita mühendisi bilirkişinin krokili raporunda sarı renkte "A" ile gösterilen 37,30 m²'lik taşkın kısmın yıkılmasına ve taşınmazın eski hâle getirilmesine, harita mühendisi bilirkişinin 2.ek raporunun kararın eki sayılmasına, asıl davada 37.195,42 TL haksız işgal tazminatının 10.000,00 TL'sine dava tarihinden, 27.195,42 TL'sine ıslah tarihinden (23.01.2018) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleştirilen davanın kısmen kabulü ile 85.335,29 TL ecrimisilin birleştirilen dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesi kararının asıl ve birleştirilen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 86 02... parsel sayılı taşınmaz kargir iş yeri vasfıyla 2012 yılında davacı Şirket adına, aynı yerde bulunan arsa vasfıyla kayıtlı 7 parsel sayılı taşınmaz ise 2009 yılında davalı adına tapuda kayıtlı bulunduğu, davalının maliki olduğu 7 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın davacı taşınmazına Mahkemece yapılan keşif neticesinde alınan bilirkişi raporuna göre 37.30 m² kısmının davacı parseline taşkın olduğu, bu kısmın 7 parseldeki yapının taşıyıcı sistemine zarar vermeden yıkılabileceğinin tespit edildiği, davalının tecavüzlü alanı kullanımında haklı ve geçerli bir nedeninin bulunmadığı, çaplı taşınmazı haksız işgal ettiği, davalının taşkın yapı inşasında iyiniyetli olmadığı, yöntemine uygun denetime açık bilirkişi raporuyla asıl ve birleştirilen davada talep dönemleri itibarıyla ecrimisil tutarlarının belirlendiği, belirlenen tutarlar üzerinden talebin artırıldığı gözetilerek İlk Derece Mahkemesinin asıl ve birleştirilen davadaki talepler ile ilgili kural olarak usul ve yasaya, maddi vakıalara aykırılık görülmediğinden istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, ancak dava konusu 86 02... parsel sayılı taşınmazın yargılama aşamasında devredildiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 125/2 hükmü gereğince yeni malik davayı takip ettiği hâlde, yeni malikin karar başlığında yer almaması ve hüküm yerinde gösterilmemiş olmasının usul ve yasaya uygun görülmediği, bu hususun 6100 sayılı Kanun'un 355. maddesi gereğince re'sen istinaf sebebi olarak kabul edildiği" gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın kabulü ile davacı ...Şirketinin maliki olduğu ... 86 02... parsel sayılı taşınmaza taşkın yapı yapmak suretiyle davalı tarafından el atmanın önlenmesine, harita mühendisi bilirkişinin krokili raporunda sarı renkte "A" ile gösterilen 37,30 m²'lik taşkın kısmın yıkılmasına ve taşınmazın eski hâle getirilmesine, harita mühendisi bilirkişinin 2. ek raporunun kararın eki sayılmasına, asıl davada 37.195,42 TL haksız işgal tazminatının 10.000,00 TL'sine dava tarihinden, 27.195,42 TL'sine ıslah tarihinden (23.01.2018) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ... Motorlu Araçlar Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine verilmesine, birleştirilen davanın kısmen kabulü ile 85.335,29 TL ecrimisil bedelinin birleştirilen dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ... Motorlu Araçlar Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine verilmesine, fazlaya ilişkin ecrimisil talebinin reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA.Temyiz SebepleriAsıl ve birleştirilen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu,2. Kesin hüküm bulunduğunu,3. Yapının yaklaşık 55 yıl önce inşa edildiğini, müvekkilinin yapıda değişiklik yapmadan kullandığını,4. Davalının taşkınlığı bilmesinin mümkün olmadığını, iyi niyetli olduğunu,5. Zaten çok eski olan yapının inşa edilmiş şekilde müvekkiline miras yoluyla intikal ettiğini,6. Ecrimisilin şartlarının oluşmadığını,7. Müvekkilinin tecavüzü kabul etmemekle birlikte tecavüz edilen kısmın güncel rayiç arsa bedeli karşılığında davalının taşınmazına tevhit edilmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.B. Değerlendirme ve GerekçeAsıl dava el atmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil, birleştirilen dava ecrimisil ve savunma yoluyla temliken tescil istemilerine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleştirilen davada davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.