Anahtar kelimeler: Huzurevi Maaşından Hasta Bakıcı Usulsüzlük Başladığını Belirtmiş Kesinti Kesintisiz Kesinlik
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı şirket vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, 18.09.2006 — 10.05.2007 tarihleri arasında davalıya ait huzurevi işyerinde hasta bakıcı ve kat görevlisi olarak çalıştığını, usulsüzlük yapıldığını belirtmiş, maaşından kesinti yapıldığı halde hizmetlerinin bildirilmediğini, 18.09.2006—10.05.2007 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde kesintisiz çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekilinin cevap dilekçesinde, davacının 01.05.2007 tarihinde işe başladığını, 05.05.2007 tarihinde, davacının belirttiği çalışma tarihlerinin doğru olmadığını belirtmiş, sonucunda da davanın tümüyle reddini talep etmiştir.
Feri müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde, 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, Sigorta Kurumu işbu davada fiili çalışmanın ortaya konması için resmi kayıtların, kendi kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, tanık dinlenmesi gerekiyorsa dönem bordrolarında adı geçen tanıkların dinlenmesini ve kurum kayıtlarıyla çelişen tanık beyanlarının hükme esas alınmamasını belirtmiş ve davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi ███████ Esas ve ████████ K. sayılı kararı ile " Davanın reddine, " karar verilmiştir.
IV. BOZMA İLAMI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesi ██████████ E. ve ██████████ K. sayılı ilamı ile "Davacı, hasta bakıcı olarak, davalı işverenin işlettiği huzurevinde 18.9.2006-10.5.2007 tarihleri arasında bildirilmeyen hizmetlerinin tespitini talep etmiş Mahkemece; davacının isteğin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; huzurevinde hizmetli olarak çalışan davacı adına davalı tarafından verilmiş 01.05.2007 tarihinde işe başladığına ilişkin işe giriş bildirgesinin bulunduğu, davacı adına 01.05.2007-05.05.2007 tarihleri arası 5 gün çalışmasının bildirildiği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamından, davalı işyerine ait 4 tane huzuerevi olduğu, dinlenen davacı tanıklarının davalı işyerinden bildirimi bulunmadığı, dinlenen bordro tanıklarından ...'un Maltepe'de ki işyerinde ambulans ve servis şöforu, ...'nın ... Tepede bulunan şubede sağlık memuru, ...'in Maltepe'de ki şubesinde mutfak personeli olarak çalıştığı, ihtilaflı dönemde davacı ile çalışan bordro tanıklarının re'sen tespit edilerek dinlenilmediği, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılacak iş; davacıdan hangi şubede çalıştığı sorularak, birlikte çalıştığı kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, talep konusu dönemde huzurevinde kalan kişi veya kişilerden davacının baktığı tanık olarak dinlenebileceklerin tespit edilerek bilgilerine başvurulmalı, tanıklık yapacak huzuerevinde kalan kişiler ve bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanları alınmalı, davalı işyerinin çalışanları emniyete bildirim yükümlülüğü bulunduğundan davacı adına bildirim yapılıp yapılmadığı sorulmalı, davalı huzuerevinin denetlenmesine dair Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından veya başkaca bir Kurum tarafından bir denetleme yapılıp yapılmadığı, çalışanların ilgili Kurumlara bildirilip bildirilmediği sorularak, gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
V. BOZMA İLAMI SONRASI İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Bozma ilamına uyularak verilen yukarıda tarih ve esası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararında; "davanın kabulü ile
1-Davacının 18.09.2006 – 10.05.2007 tarihleri arasında davalı ... Tekstil Utr. İnş. Hay. Eğit. ve San. Hiz. San. ve Dış. Tic. Ltd. Şti.'ye ait ... sicil numaralı işyerinde fiili çalışmasının tespiti ile prime esas gün ve kazancının eksik bildirilmesi sebebiyle;
18.09.2006-31.12.20 06... gün günlük brüt 17,70 YTL aylık 531,00 YTL ücretle
01.01.2007-30.04.20 07... gün günlük brüt 18,75 YTL aylık 562,50 YTL ücretle
06.05.2007-10.05.20 07... gün günlük brüt 18,75 YTL aylık 562,50 YTL ücretle çalıştığının tespitine," karar verilmiştir.
VI.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
1.Davalı Şirket vekili İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde temyiz isteminde bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde; tanık beyanlarının çelişkili olduğunu, tanık ...’ün husumeti olduğunu, davacının eksik prime esas gün sayısını hesaplarken davacının işten çıkış tarihini 10.05.2007 tarihi baz alarak hesaplama yapmış olsa da, hesaplama cetvelinde işten çıkış tarihini 10.06.2007 tarihi olarak göstererek maddi hata yaptığını, kararın bozulmasını talep etmektedir.
2. Davalı Kurum vekili, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde temyiz isteminde bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde; eksik araştırma ile karar verildiğini, Yargıtay bozma ilamında belirtilen eksikler tam olarak giderilmemiş olduğunu, kararın bozulmasını talep etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 18.09.2006-10.05.2007 tarihleri arasında davacının davalı şirket nezdinde çalıştığının tespitine ilişkindir.
1. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 506 sayılı Kanun 2 ve 7. maddeleri olup sigortalılık niteliği hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılmakla çalışmaya başladıkları tarihten itibaren edinilir. Söz konusu sigortalılık niteliği hizmet akdinin sonlandığı tarihte sona erer.
2. 506 sayılı Kanun'un mülga 79. maddesi uyarınca Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Çalışmanın tespiti istemiyle hak arama yönünden Kanun ile getirilen süre, doğrudan doğruya hakkın özünü etkileyen hak düşürücü niteliktedir ve dolması ile hakkın özü bir daha canlanmamak üzere ortadan kalkmaktadır. Söz konusu düzenleme 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinde de korunmuştur. Bu yönde, anılan maddelerde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir.
3. Bir başka anlatımla sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi veya çalışmaların Kurum tarafından tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki; sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihi de kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır.
4. Davacının talebi 18.09.2006 -10.05.2007 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde çalıştığı yönünde olup hizmet döküm cetvelinde bu işyerinden 01.05.2007-05.05.2007 tarihleri arasında bildirimleri olduğu görülmektedir. Davacının talebine göre çalışmanın sona erdiği 10.05.2007 tarihinden itibaren hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl beş yıllık hak düşürücü süre değerlendirildiğinde dava tarihi olan 04.02.2013 itibari ile hak düşürücü sürenin sona erdiği anlaşılmaktadır.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve kanuna aykırı olup, sair hususlar incelenmeksizin bozma nedenidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple,
1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
2.Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
3.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!