Anahtar kelimeler: İhlali Edenin Görüşü Ret Suçlar Konut Mala Dokunulmazlığının Neticesinde Edilebilir
2. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Ceza Dairesi
SAYISI
: ███████ E. ████████ K.
SUÇLAR
: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
SUÇLARIN TARİHİ
: 19.01.2020
HÜKÜMLER
:Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, istinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Ret, onama
İlk Derece Mahkemesince hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz isteminin, " suça sürüklenen çocuğun ne hazırlık aşamasında ne de yargılama sırasındaki beyanlarının dikkate alınmadığı, ceza yargılamasında en önemli etkenlerden birinin sanığın samimi beyanları olduğu, mahkemenin bu hususu atlayarak hukuka uygun olmayan bir hüküm kurduğu, gerçekleşme şekli şüpheli ve tam olarak aydınlatılmamış olaylar ve iddiaların sanığın aleyhine yorumlanarak hüküm kurulamayacağına" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Mudanya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.11.2020 tarihli ve ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik suça sürüklenen çocuk ve müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 15.02.2022 tarihli ve ███████ 09... /233 Karar sayılı kararı ile "Hükmün tefhim olunduğu 25.11.2020 tarihli celsede hazır bulunan ssç ...'ye son söz hakkı tanınmadan hüküm verilmek suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesi ve 5271 sayılı CMK'nın 216/3. maddesine muhalefet edilmesi, 15-18 yaş grubu içerisinde yer alan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35/1. maddesine göre sosyal inceleme raporu alınmamış ve aynı maddenin 3. fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmama gerekçesinin kararda gösterilmemiş olması, Adli emanetin ████████ sırasında kayıtlı eşyalar hakkında karar verilmemiş olması, Suça sürüklenen çocuğa neticeten verilen cezaların üç yılın altında olmasına ve suça sürüklenen çocuğun suç tarihi itibariyle üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olmasına rağmen, yasal şartların oluşmaması şeklindeki yetersiz gerekçe ile suça sürüklenen çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi," sebepleriyle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, bozma sonrası Mudanya 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/6 06... /715 Karar sayılı 23.11.2022 tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuğun yeniden atılı suçlardan mahkûmiyetine karar verildiği, suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi'nin ████████ E. ████████ K. sayılı 09.02.2023 tarihli kararı ile "Suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen iddianamede 5237 sayılı TCK'nın 54. maddesine yer verilmemesine rağmen, 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuğa ek savunma hakkı verilmeden suçta kullanılan bıçağın müsaderesine karar verilmesi, adli emanetin ████████ sırasında kayıtlı üç adet biyolojik svap ile bir adet Uludağ sarı portakal aromalı gazoz ibareli şişenin karar kesinleştikten sonra imhası yerine dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesinde yer alan, "... fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir." şeklindeki düzenleme karşısında, suçun işlendiği tarih itibariyle 18 yaşını ikmal etmeyen ve adli sicil kaydına göre daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olan suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığını ihlal etme ve mala zarar verme suçlarından hükmolunan kısa süreli hapis cezalarının, TCK'nın 50/3. maddesi uyarınca yasal zorunluluk nedeniyle seçenek yaptırıma çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, müşteki ...'in davaya katılmasına karar verilmesine rağmen, karar başlığında 'katılan' yerine 'müşteki' olarak gösterilmesi," sebepleriyle yine hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararlarında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, hukuka kesin aykırılık hâllerini düzenleyen yine aynı Kanun’un 289. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan “hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,
Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, ████████ Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve ██████████ sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 15.02.2022 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı ve Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı 09.02.2023 tarihli bozma kararları ile bozma üzerine verilen Mudanya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.11.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ve yine Mudanya 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 25.10.2023 tarihli ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararlarının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!