Anahtar kelimeler: Artırmış Silivri Gücünün Malul Kaybettiğini Yatırmak Daimi Geçirdiğini Geçirdiği Şubesindeki

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili asıl dava dosyasının dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya ait Silivri Şubesindeki iş yerinde 30.09.2013 tarihinde iş kazası geçirdiğini, geçirdiği kaza nedeniyle çalışma gücünün büyük bir kısmını kaybettiğini, daimi şekilde malul kaldığını belirterek 100 TL maddi tazminatın kaza tarihinden faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılamanın devamında maddi tazminat istemini 42.302,64 TL'ye artırmış, başvurma harcını da yatırmak suretiyle 110.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili birleşen dava dosyasının dava dilekçesinde özetle; maddi tazminat hesabında 10.01.2022 tarihli hesap raporunu dikkate alarak; 506.904,40 TL hesaplanmış olmakla davacı vekili işbu ek dava mahiyetindeki dava ile dava dilekçesi içeriğinde fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 458.510 TL, talep sonucu kısmında ise 464.600 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı taraf özetle, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne dair karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı şirket vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine dair karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma KararıDairece özetle; “... Somut olayda, Mahkemece 31.10.2022 tarihli duruşmada açıklanan kısa kararda maddi tazminat yönünden asıl ve birleşen davalar kapsamında bir bütün olarak 500.914,27 TL'nin davalıdan tahsiline karar verildiği, 08.11.2022 tarihli gerekçeli kararın hüküm fıkrasında da aynı miktarda maddi tazminatın hüküm altına alındığı belirtilmişken, 10.11.2022 tarihinde düzenlenen maddi hata şerhiyle birleşen davada dava değeri olarak gösterilen miktar gözetilerek maddi tazminat olarak miktarın azaltılarak 500.812,64 TL olarak talep edildiği, davacı vekilinin bu şerh üzerine Mahkemeye sunduğu 01.12.2022 tarihli dilekçesiyle harca esas değer dikkate alınarak reddedilen bir miktar olmadığı gözetilerek davalı lehine yargılama giderinin düzeltilmesine yönelik tavzih talebinin ise Mahkemenin 05.12.2022 tarihli kararıyla reddedildiği dikkate alındığında, Mahkemenin karar vererek dosyadan elini çektikten sonra (HMK’nın 305/A maddesindeki hükmün tamamlanması hali saklı kalmak üzere) tashih şerhi veya tavzih kararıyla gerekçe dahil hükmü genişletip, değiştiremeyeceği hususu dikkate alınmadan, yukarıda işaret olunan şekilde çelişkiler içeren ve hükmün icrasında tereddütler oluşturacak mahiyette karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olmuştur...” gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.B. Bozmaya Uyularak Verilen KararKararda özetle
: “Asıl ve Birleşen davanın kısmen kabulü ileMaddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 500.812,64 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 30.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,Manevi tazminat davasının kabulüne, takdiren 110.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 30.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,” dair karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili özetle, kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.Davalı vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.Dosya içeriğine göre temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla, bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.Usuli kazanılmış hak, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrarı sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri hâline gelmiştir. Usulü müktesep hak, anlam itibariyle, bir davada Mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir. Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usulü kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usulü kazanılmış hak gerçekleşebilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme, kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).Kazanılmış haklar, “Hukuk Devleti” kavramının temelini oluşturan en önemli unsurlardandır. Kazanılmış hakları ortadan kaldırıcı nitelikte sonuçlara yol açan yorumlar, Anayasa'nın 2. maddesinde açıklanan “Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir” hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi toplumsal kararlılığı, hukuksal güvenceyi ortadan kaldırır, belirsizlik ortamına neden olur ve kabul edilemez. Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnaları bulunmaktadır. Örneğin, Mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili yeni bir kanun çıkması karşısında, Yargıtay bozma ilamına uyulmuş olmakla oluşan usulü kazanılmış hak hukukça değer taşımayacaktır. Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için bir davada ya taraflar ya Mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş, uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir (HGK'nın 12.07.2006 T., 2006/4-519 E., ████████ K., 03.12.2008 T., ███████-730 E., ████████ K.). Zira usulü kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir (09.05.1960 T., 21/9; 04.02.19 59... /5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı). Buna göre eldeki dava dosyası incelendiğinde 09.12.2016 tarihinde alınan hesap raporuna davacı tarafından herhangi bir itiraz sunulmaması ve bu raporda belirlenen tutar üzerinden ıslah yapılması karşısında anılan durumun davalı lehine usuli kazanılmış hak doğurduğu ve anılan hesap raporunda belirlenen tutardan fazlasına hükmedilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar tesis edilmiş olması, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle,Davalı vekilinin manevi tazminat alacağına yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,Temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.