Anahtar kelimeler: Yegane Kalkıştığını Ştinde Mimar Azli Şer İhmal Devretmeye Müdürünün Hasıl

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
"TÜRK MİLLETİ ADINA"GEREKÇELİ KARARKONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:KARAR NO
:BAŞKAN
: ... ...ÜYE
: ... ...ÜYE
: ... ...KATİP
: ... ...DAVACI
: ... -VEKİLİ
:DAVALI
:VEKİLİ
:DAVA
: LİMİTED ŞİRKET MÜDÜRÜNÜN AZLİDAVA TARİHİ
:KARAR TARİHİ
:GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
:Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; müvekkili ...’ün, ... Ltd. Şti.’nde davalı ... ile birlikte %50'şer ortak olduklarını, davalı tarafın yönetim ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını talep etmek zorunluluğunun hasıl olduğunu, bu talebin dayanağının davalının şirket işlerini tamamen ihmal etmesi olduğunu, mimar sıfatına rağmen inşaatı takip etmediğini, şirketin yegâne işi olan ... kapsamındaki inşaat faaliyetlerini arsa sahiplerinin muvafakati olmaksızın üçüncü kişilere devretmeye kalkıştığını, bu amaçla ... ile hukuken geçersiz bir protokol imzaladığını, müvekkilinin ihtarına rağmen bu işlemlerde ısrar ederek hem ...’lerin feshi riskini doğurduğu hem de ... Ltd. Şti.’nin kazanımlarını ortadan kaldıracak eylemlerde bulunduğunu, davalının bu protokol nedeniyle ... tarafından açılan ... feshi davasına sebebiyet verdiğini, müvekkilinin inşaat alanına girişinin ... ve davalının eşi tarafından engellendiğini, müvekkilinin darp edildiğini, bu durumun inşaatın sağlıklı yürütülmesini de imkânsız hale getirdiğini; davalının ekonomik gücü olmayan ve geçmişte tamamlayamadığı projeleri bulunan ... ve ... ile birlikte hareket ettiğini, şirket hisselerini de aynı kişilere devretmeye yönelik noter işlemi yaptığını, pay devrinin şirkete hiç bildirilmediğini, bu davranışların davalının şirketten ayrılma iradesini ortaya koyduğunu, yapı denetim şirketinin de inşaat faaliyetlerinin durması sebebiyle sözleşmesini feshettiğini, tüm bu nedenlerle davalının TTK 630/3 kapsamında özen ve bağlılık yükümlülüğünü ağır şekilde ihlal ettiğini, davalının şirketi büyük zarara uğratma tehlikesi oluşturduğunu, şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneğini kaybettiğini, bu nedenlerle müvekkili yönünden haklı sebebin oluştuğunu, ayrıca ortaklar eşit hisseli olduğu için genel kuruldan karar çıkarılmasının da mümkün olmadığını, bu nedenle yönetim ve temsil yetkisinin mahkemece tedbiren kaldırılması ile davalıdan şirkete ve üçüncü kişilere devre ilişkin protokollerin ve pay devir sözleşmesinin celbi gerektiğini, Davalı ...'in ... Tic. Ltd. Şti.'ne ilişkin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin öncelikle kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, aksi halde münferiden işlem yapmasını engelleyecek veya uygun görülecek surette sınırlandırılmasına, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, limited şirket müdürünün azli istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki ihtilaf; davalının dava dışı ... Ltd. Şti'nin ortaklarından ve menferit temsile yetkili müdürlerinden biri olup olmadığı, davalının ... Ltd. Şti.'nin tarafı olduğu sözleşmeleri devir yasağına rağmen dava dışı ... devredip devretmediği, bu devir nedeniyle arsa sahiplerinin sözleşmeleri feshedip feshetmediği, davalı sözleşmeleri devretmiş ise bu davranışın şirket yöneticiliğinden azil için haklı sebep olup olmadığı, davalının mimarlık hizmetlerini yerine getirip getirmediği, bu yükümlülüğün ihlalinin azil için haklı sebep teşkil edip etmeyeceği, davacının şantiye alanına girmesinin davalı tarafından engellenip engellenmediği, yapı denetim şirketinin sözleşmeyi feshetmesinin şirkete zarar verip vermediği, feshin davalının ihmali ya da kasıtlı davranışlarına dayalı olup olmadığı, davalının şirket hisselerini devretmesinin haklı sebep sayılıp sayılmayacağı ile davalının şirket müdürlüğünden azlinin ya da temsil ve yönetim yetkisinin sınırlandırılmasının gerekip gerekmediği hususlarından ibarettir.Dava dışı ... Ltd. Şti'nin iki ortaklı bir limited şirket olduğu, şirket ortaklarının davacı ... ile davalı ... olduğu, şirket ortağı olan tarafların aynı zamanda şirketi münferiden temsile yetkili oldukları, █████/2025 tarihinde şirket ortaklıklarının ve müdürlük görevlerinin sona erdiği anlaşılmıştır.Davalının davadan sonra █████/2025 tarihinde müdürlükten ayrılması karşısında davanın konusuz kaldığı açıktır. Bu nedenle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.6100 sayılı HMK'nın 331/1. maddesine göre; " Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." Anılan yasal düzenlemeye istinaden yargılama giderinin dava tarihindeki haklılık durumuna göre belirlenmesi gerekir.6102 s. TTK'nın 630/2. maddesi uyarınca; "Her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir."Somut olayda, ispat yükü davacı üzerinde olup, davalının müdürlükten azli için haklı nedenlerin mevcut olduğunu ispat etmesi gerekir.Konya . Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı ...'ün bu ceza dosyasında müşteki sanık olarak yer aldığı, davalının bu dosyada taraf olarak gözükmediği, davalının eşi olduğu anlaşılan ... ile dava dışı ... da müşteki sanık sıfatıyla dosyada yer aldığı, yapılan yargılama neticesinde ... ve ... hakkında beraat kararı verildiği, davacı ... hakkında ise HAGB kararı verildiği, davalının bizzat kendisinin bu ceza dosyasında yer almaması karşısında bu ceza davasının eldeki davayı doğrudan ilgilendirmediği, dosya içeriğinde davalının müdürlükten doğan yükümlülüklerini ihlal ettiğine dair herhangi bir delilin mevcut olmadığı anlaşılmıştır.Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasında arsa sahipleri tarafından ... Ltd. Şti aleyhine tapu iptali ve tescili istemine ilişkin dava açıldığı, dava sebeplerinden birinin de kat karşılığı inşaat sözleşmesinin devri olarak gösterildiği anlaşılmıştır. Arsa sahipleri tarafından fesih nedeni olarak sadece sözleşmenin devri gösterilmemiş esasen temerrüt olgusuna dayanılmıştır. Bununla birlikte, davacının da münferit şirket yetkilisi olması karşısında tek başına bu durum müdürlükten azil için haklı neden kabul edilemez.Dinlenen davacı tanıklarından;... "......' ün inşaatındaki elektrik işlerini ben yaparım, bu nedenle kendisini tanırım, ... ' i de mimar olarak bilirim ve bir kaç defa kendisini gördüm, ... Ltd. Şti. İsimli firmayı bilirim, bildiğim kadarıyla ..., ... , ... isimli şahıslar bu şirketin ortağıdır, şirketin işleriyle bildiğim kadarıyla ... ilgilenir, ben ... ' i inşaat sahasında bir kaç kez gördüm, ... ' in şirkette ortak olduğundan bahsedilir, ancak şirket işleriyle ... , bizimle de ... iletişime geçmektedir, mahkemeden öğrendiğim kadarıyla ... dava dışı şirketin aynı zamanda temsilcisiymiş, ... ' in yönetim görevini yerine getirip getirmediğini bilmiyorum, dediğim gibi ... ' i sadece bir kaç kez inşaat alanında gördüm, ... firmasının kat karşılığı inşaat sözleşmesini üçüncü kişilere devredip devretmediğini bilmiyorum, biz inşaat alanında en son geçen sene bahar ayında çalıştık, bu dönem itibariyle inşaat alanında herhangi bir darp olayına şahit olmadım, bu dönemde ... şantiye alanına serbestçe girip çıkabilmekteydi, benim yapı denetim firmasıyla dava dışı ... firması arasındaki ticari ilişkiye ilişkin herhangi bir bilgim yoktur, ben ... ' in üçüncü kişilerle birlikte ... ' ın şantiye alanına girmesine engel olduğuna bizzat şahit olmadım, inşaatın bekçisi olarak çalışan ve yine bir dönem bu şantiyede çalışan kişilerden duyduğuma göre ... üçüncü kişilerle birlikte ... ' ın şantiye alanına girmesine engel olmuştur, yapılan inşaattaki dairelerin satışıyla ... ilgilenirdi, ... ' ın diğer şirket ortaklarının bilgisi dışında daire satışı yapıp yapmadığını bilmiyorum, ben Hasan ile arsa sahipleri arasında sadece kira bedeline ilişkin uyuşmazlığa şahit oldum, bunun dışında arsa sahipleri ile Hasan arasındaki tartışmalara şahit olmadım." şeklinde;... ise; "davacı babam olur, davalıyı da ... Ltd. Şti.nin ortaklarından olması nedeniyle tanırım, benim bildiğim kadarıyla her iki ortakta aynı zamanda yönetim de görevli idi, şirketin yaptığı inşaat alanının şantiye şefi bendim, davalı şantiyeye hiç uğramızdı, işleri telefonla idare etmeye çalışırdı, sonradan işlerin kötüye gideceğini düşünerek telaş yapmaya başladı, inşaat kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında yapılmakta idi, arsa sahipleri ile olan sözleşmelerin davalı tarafından devredilip devredilmediğini bilmiyorum, inşaat sonradan Alpaslan Uzun isimli şahsa bizim haberimiz olmadan devredildi, davalının eşi babama saldırdı, babama yumruk attı, sonrada Alpaslan Uzun'un adamları geldi, can güvenliğimiz tehlikede olduğu için inşaat alanından ayrılmak zorunda kaldık, o tarihten sonra inşaat alanına giremedik, yapı denetim firmasının sözlemeyi fesh edip etmediğini bilmiyorum, biz inşaat alanından davalının eşi ile ... adamlarının zorlamasıyla çıkarıldık, başkaca şahıslar tarafından şirket aleyhine dava açılıp açılmadığını bilmiyorum, bildiğim kadarıyla ... ve ... yaptıkları inşaatları tamamlanmış, yarıda bırakılmıştır, biz çalışmaya 2022 yılının sonunda başladık, davalının hamileliği sonradan gelişti, davalı mimardır, davacının inşaat alanındaki daireleri birden fazla kişiye sattığına dair herhangi bir bilgim yoktur, ben şahit olmadım, şirketteki ödemeleri babam yapardı." şeklinde beyanda bulunmuştur.Tanık beyanlarından şirket ortakları arasında bir takım anlaşmazlıklar yaşandığı anlaşılmakta ise de, davalı şirket müdürünün müdürlükten doğan yükümlülüklerini ihmal ettiği ve haklı nedenlerle müdürlükten azlinin gerektiği iddiasının ispatına elverişli değildir.Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davalının dava devam ederken şirket müdürlüğünden ayrılması nedeniyle davanın konusuz kaldığı, arsa sahipleri tarafından şirket aleyhine açılan davaların tek sebebinin sözleşmenin devri olmadığı, asıl dava sebebinin temerrüt olgusuna dayalı olduğu, tek başına devir olgusunun azil için haklı neden olamayacağı, davalının mimarlık görevini ihmal ettiği iddia edilmiş ise de bu iddianın inandırıcı delillerle ispatlanamadığı, bununla birlikte mimarlık görevi ile müdürlük görevinin birbirinden bağımsız olduğu, mimarlık görevinin ihmal edildiği kabul edilse dahi bunun aynı zamanda müdürlük görevinin de ihmali olarak değerlendirilemeyeceği, davacının şantiye alanına girmesinin engellendiği yönündeki iddianın da usulünce ispatlanamadığı, yapı denetim firmasının sözleşmeyi feshetmesinde de davalının kusurlu olduğu iddia edilmiş ise de bunun ispatına elverişli bir delil ibraz edilmediği gibi feshin ne şekilde zarara yol açtığının dahi yeterli derecede açıklanamadığı, bu kapsamda davalının müdürlükten doğan yükümlülüklerini ihlal ettiği ve azil için haklı nedenlerin mevcut olduğu iddiasının usulünce ispatlanamadığı, dolayısıyla davanın açılmasına davacının sebebiyet verdiği sonucuna varıldığından dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle;1-DAVA HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL eksik harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,5-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T.'ye göre tayin ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Gerekçeli karar tebliği için davacı avansından yapılacak (ve 30 TL olacağı değerlendirilen) yargılama giderinin de, davacı üzerinde bırakılmasına,7-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...