Anahtar kelimeler: Tarihide Payını Payın Fakat Antalya Aldığını Alım Kullanarak Bedel Payı

MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.MAHALLİ BİLİRKİŞİLER
: ... vd.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Antalya 4. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 277 88... parsel sayılı taşınmazın 1/4 payını 09.07.2007 tarihide satın aldığını fakat hiç kullanmadığını, davalının ise ...'a ait 1/4 payı 16.12.2021 tarihinde 455.000,00 TL bedel karşılığı satın aldığını ileri sürerek yasal süresi içinde ön alım hakkını kullanarak davalı adına olan payın satış masraflarını ödeyerek kendi adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazdaki payı satın almasının davacıya teklif edildiğini, davacının ihtiyacı olmadığını söylemesi üzerine davalının satın aldığını, taşınmazın, davalı satın almadan önce paydaşları tarafından araya metal direkler dikilmek ve duvarlara işaret konulmak suretiyle taksim edildiğini, aplikasyon krokisi hazırlandığını, davalının da payı satın almadan önce yeniden ölçüm yaptırdığını ve metal direklerin ve duvardaki boyaların doğruluğunu yerinde tespit ettiğini, fakat dava açıldıktan sonra direklerin sökülüp boyaların kazındığını, ayrıca dava dışı paydaş ... kendi kullandığı yerin etrafını çevirdiğini ve buna davacının bugüne kadar hiç itiraz etmediğini, davacının taşınmazın değerinin artmasını fırsata çevirme isteği içinde olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Taşınmazda sadece dava dışı hissedar ...'un kullanmış olduğu bir ev bulunması, davacı ile davalıya pay satan ...'in ve bu hissenin önceki maliklerinin kullandıkları ve ayrılmış yerler bulunmaması karşısında, fiili taksimin oluşmadığı..." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Somut olayda, dava konusu taşınmazda, davacı taraf hissedar olup hak düşürücü süre içerisinde yasanın kendisine tanıdığını önalım hakkını kullandığı, yapılan keşif, bilirkişi raporu ve tanık beyanlarına göre dava konusu taşınmazda fiili taksim bulunmadığından, davacı tarafın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca kötüniyetli olduğu da kabul edilemeyeceği, davacı tarafın resmi senetteki tutarlar üzerinde davasını açıp şufa hakkını kullanmasında usul ve kanuna aykırılık bulunmamaktadır. Buna karşın depo edilen önalım bedelinin davalıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken davacıya ödenmesine karar verilmesi doğru değildir." gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tanıklarının davacının sınır belirlemek için kullanılan metal direkleri ve duvardaki sınır işaretlerini silmeye çalıştığına dair beyanda bulunduğunu, davacının önce fiili taksime ilişkin sınır işaretlerini ortadan kaldırdığını ve sonrasında ön alım hakkını öne sürdüğünü, iyiniyetli olmadığını, diğer paydaş...'in kullandığı payın taksim krokisi ile birebir örtüştüğünü, taşınmazda ...'a ait 25 yıllık iki yapı ve sınırı ayıran duvar olduğunu, davalı kullanımındaki kısımda zeytin ağaçları olduğunu, davacının yaklaşık 5-6 milyon değerindeki taşınmaza 450.000,00 TL'ye sahip olmak isteği ile hareket ettiğini, Mahkemenin keşif esnasında dinlenilmesi için mahalli bilirkişilere tebligat çıkardığını ancak hava muhalefeti nedeniyle keşfin ertelendiğini, yeni keşif gününün ise mahalli bilirkişilere tebliğ edilmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.