Anahtar kelimeler: Eserin Edilince Açtığını Satışa Kıymet Parselde Getirdiği Anadolu Metrekare Fark

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 9. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların İstanbul Anadolu 16. Sulh Hukuk Mahkemesinde ████████ Esas sayılı dava dosyası ile 76 31... parselde yer alan 233,90 metrekare taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açtığını, ortaklığın giderilmesinde meydana getirdiği eserin de satışa ve ortaklığa konu edileceğini kıymet takdir raporu kendisine tebliğ edilince fark ettiğini, dava aşamasında davalıların binaya ilişkin muhdesatın davacıya ait olduğuna dair beyanda bulunacakları konusunda da sözlü olarak anlaştığını, ancak muhdesata ilişkin davalıların açık bir beyanları olmadığını, davacının dava konusu taşınmazda davalılar ile birlikte malik olduğunu, ayrıca dava dışı malikler de bulunduğunu, davacının bu taşınmazı 30 yılı aşkın süredir üzerine 4 katlı bina inşa ederek kullandığını, dava konusu muhdesatı müvekkilinin tek başına inşa ettirdiğini, binanın ortaklığa konu edilmesinin de bir başka hak kaybına sebep olacağını, davacının işbu davayı açması için hukuki yararı bulunduğunu, satış ile birlikte telafisi mümkün olmayan hak kayıpları da oluşacağını ileri sürerek 76 31... parselde yer alan binanın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, dava konusu taşınmaza ilişkin ortaklığın giderilmesi davası görülmüş olup Mahkemece taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verildiğini, kararın 20.12.2021 tarihinde kesinleştiğini ve dosya satış işlemleri için satış memurluğuna gönderildiğini, taraf teşkilinin sağlanması hususunda davacıya kesin süre verilmesi, kesin süre içerisinde diğer paydaşların davaya dâhil edilmemesi durumunda ise davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, dava tarihinde davalı ...'un ilgili taşınmaz üzerinde herhangi bir ortaklık sıfatının bulunmadığını 05.10.2021 tarihinde taşınmaz üzerindeki hissesini sattığını belirterek, öncelikle hukuki yarar yokluğundan ve taraf teşkili sağlanmadan açılan davanın usulden reddine, davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile güncel hukuki yararın bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...taraflar arasındaki ortaklığın giderilmesi davası kesinleşmiş olup eldeki davanın görülmesinde güncel hukuki yarar bulunmadığı, usulden ret kararının doğru olduğu..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, somut olay ile atıfta bulunulan Yargıtay kararının örtüşmediğini, davacının dava konusu taşınmaz üzerinde hissedarlardan biri olduğunu, tespiti talep edilen muhdesatın bır kısmının taşkın yapı durumunda olduğunu, ayni hak sahibi olduğu arsa üzerinde muhdesatın taşkın yapı şeklinde bulunduğunu, bu davada esas amacın muhdesatın kim tarafından meydana getirildiğinin tespit edilmesi olup nitekim, Yargıtayın bu yönde isabetli kararları mevcut olduğunu, Mahkemenin verdiği kararda gerekçe olarak gösterilen Yargıtay kararının eksik ve hatalı uygulandığını, ortaklığın giderilmesi dava dosyasında ortaklığın satış suretiyle sonlandırılması kararı verilmiş olsa da satışın gerçekleşmediğini, muhdesatın kim tarafından yapıldığına ilişkin bir belirginliğin söz konusu olmadığını, dosyanın derdest durumda olduğunu, işbu aşamada Yargıtayın ön gördüğü sebepsiz zenginleşme davasının açılmasının söz konusu olmadığını, açılan tespit davasının kabul edilmesi gerekirken ret kararı verildiğini, hak arama özgürlüğünün ihlâl edildiğini, sebepsiz zenginleşmeye dayalı bir eda davasının açılabiliyor olması muhdesatın tespiti davası için bir engel olarak değerlendirilemeyeceğini, somut olay bakımından satış sonrası açılacak sebepsiz zenginleşme davasında davacının tespit edilmiş kararı delil olarak kullanacağını, nitekim, tespit davasında elde edilen hükmün sonradan açılacak olan eda davasında kesin delil niteliğinde olduğunu, kaldı ki, kanun koyucu tarafından muhdesatın tespitine yönelik böyle bir ön şart öngörülmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Onama harcı tam yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.