Anahtar kelimeler: Çorluda İsimde Önde Sırları Götürdüğünü Sektörün Fiilden Yanına Almaya Öğrendiklerini

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: █████████KARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2017KARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili tarafından kaldırma kararı öncesinde sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri olan şirketin sektörün önde gelen şirketlerinden olduğunu ,... tarafından müvekkileri olan şirketin benzeri isimde şirket kurulduğunu ,şirket çorluda kurulduğu için şirketin kuruluşundan müvekkillerinin yanına taşıdığında öğrendiklerini ,müvekkileri şirketin yönetim kurulu üyesi olan ...'in müvekkilleri şirkete hiç gelmediğini , ... ile irtibatı olduğunu ,davalı şirket bünyesinde görev yaptığını ,...'in müvekkilleri şirkete ait ticari sırları ve bazı çalışanları davalı şirkete götürdüğünü ,müvekkilerinin müşterilerini almaya çalıştığını bu şekilde haksız rekabet içine girdiğini davanın açılış zamanında belirsiz alacak olarak açıldığını belirterek haksız rekabetin tespitini ve bu tespit ile çıkan maddi durumun kaldırılmasını davalı ile müvekkilinin eski çalışanları arasındaki iş akdinin sona erdirilmesini davalının ticari ünvanının uygun şekilde değiştirilmesini tecavüz sonucu olan davalının üretimine konu ürünlerin ortadan kaldırılmasını dava tarihi itibari ile 10.000 maddi 50.000 manevi tazminata hükmedilmesini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştirDavalı vekili tarafından kaldırma kararı öncesinde sunulan cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak olarak açılamayacağını ,davacının şirket kuruluşundan geç geç haberi olduğu iddiasının dayanaktan yoksun olduğunu ,şirket isimleri arasında benzerlik olmadığını ve bu ismin kullanılabileceğini ,müvekkilerinin davacı şirketin ortağı olduğunu davalı ile ilişkisi olmadığını ,işçilerin ayartıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını bunun sgk ile tespitinin gerektiğini ayrıca bu durumun haksız rekabete yol açmayacağı ,müvekkilleri şirket ile davacı şirketin ayrı ilçelerde olduğunu ,davacı tarafın tüzel kişilik olduğunu bu nedenle manevi tazminat talep edemeyeceğini belirterek davanın reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.Kaldırma kararı öncesinde mahkememizin █████/2018 tarih ve ...-... E-K sayılı kararı ile davacının davasının HMK 114/1-c maddesi kapsamında mahkememizin görevli olmaması sebebiyle HMK 115/2 maddesi gereğince usulden reddine, HMK nun 20. maddesi gereğince gerekçeli kararın tüm taraflara tebliği ile kararın kesinleşmesinden itibaren yasal iki haftalık süre içinde talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli Bakırköy Fikri Sinai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, iş bu karar davalı vekilince istinaf edilmiş ve İstanbul BAM █████/2018 tarih ve ... E-K sayılı ilamı ile "Her ne kadar ilk derece mahkemesi'nce yukarıda yazılı biçimde görevsizlik nedeniyle usulden red kararı verilmiş ise de, davacının dava dilekçesindeki taleplerinin tamamının Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen haksız rekabet hükümlerine dayalı olduğu, davacı tarafın hiçbir şekilde tescilli sınai hakka dayanmadığı, uyuşmazlığın çözümünde 6769 sayılı SMK hükümlerinin değil 6102 sayılı TTK'nın hükümlerinin uygulanacağı, dolayısıyla görevli mahkemenin ihtisas mahkemesi değil, genel görevli Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, istinaf konusu ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi" gerekçesi ile mahkememizin kararı kaldırılarak dosya mahkememize iade edilmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, haksız rekabet iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Uyuşmazlığın, davalı tarafça kullanılan "... ..." markasının haksız rekabet teşkil edip etmediği, davacı çalışanlarının davalıya geçerek ürünlere ilişkin özel formülün davalıya verilip verilmediği, davacının zararının mevcut olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.█████/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle, davacı tarafın 2017-2018 yıllarına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğunu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı tarafın 2017-2018 yıllarına ait yasal defterlerini usulüne Uygur tuttuğunu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, tarafların ticari defter ve kayıtları incelendiğinde herhangi bir ticari ilişkilerinin olmadığının tespit edildiği, davalı tarafın 2017 yılında davacı tarafın satışı düşen firmalarından 2 şirket ile cari hesap ilişkinin olduğu ve bu şirketlere toplam 8.896,23 TL tutarında satış yapıldığı, davalı tarafın 2018 yılında davacı tarafın satışı düşen firmalarından 16 şirket ile cari hesap ilişkinin olduğu ve bu şirketlere toplam 1.796,175,93 TL tutarında satış yapıldığı, sektör bilirkişisinin değerlendirmeleri çerçevesinde; ... bilgisinin spektrofotometre ile elde edilebileceği plastik malzeme içerisinde mevcut polietilen (PE) ve kalsit (Kalsiyumsülât) oranının ise denetme yanılma yöntemiyle personel bilgi seviyesi ve tecrübe ile kazanılacağı, 02.03.2021 tarih ... sayılı ... Kimya -Metalurji Fakültesi Analiz Raporu baz alınarak bakıldığında, “Organik Madde Miktarı, İnorganik Madde Miktarı, Maksimurn Kütle Kaybının Olduğu Sıcaklık (Camsı Geçiş Sıcaklığı Tg ), Pik Sayısına bağlı olarak elde edilen verilerde Davacı ... Plastik San. Tic. A.Ş. ve Davalı Firma ... ... Plastik ve Kimya Endüstri San, ve Tic, A.Ş. nin ürün formül yapılarının biribirinden farklı oktuğu, davacının Ticaret unvanının çekirdek unsuru ... iken davalının ticaret unvanının çekirdek unsuru ... ...'dir. Her iki unvanda ... ibareleri aynı olmakla birlikte ... ibaresinin genel ve harcıalem bir ibare olması başka bir deyişle tasviri bir ibare olup kimsenin tekeline bırakılamayacak bir ibare olması dikkate alındığında ve çekirdek unsur içindeki ... ve ... ibarelerinin unvanları farklılaştıracağı dikkate alındığında ticaret unvanı yönünden haksız rekabetin gerçekleşip gerçekleşmediğinin mahkememizin takdirinde olduğu, davacıda çalıp daha sonra davalı şirket bünyesinde işe başlayan işçiler bulunmakla birlikte bu hususun tek başına haksız rekabet için yeterli olmadığı, davacı her ne kadar dosyaya kendi şirketinde çalışan işçilerinin ... isimli davacı şirket yönetim kurulu üyesi tarafından ayartıldığına ilişkin imzalı beyanları sunmuş ise de ...'in davalı şirkette ortaklık ve yöneticilik sıfatına dair herhangi bir delile rastlanmamış olup, davacının dosyaya bu hususta sunduğu 13.11.2017 tarihli mailde ayartına veya iş sırrının ifşasına ilişkin herhangi bir bilgi ve ... ile davalı şirket arasındaki bağı ortaya koyan bir içeriğe rastlanmadığı, Yine dosyadaki ... yazışmasında ismi geçen ... ile davalı şirket arasındaki bağı ortaya koyan herhnagi bir delile de rastlanmadığı, Ayrıca yukarıda heyetimiz sektör bilirkişisinin tespitlerinden de görüleceği üzere davacı ürünleri ile davalı ürünlerinin formül yapılarının farklı oldukları tespit edilmekle davaya konu olayda haksız rekabete yönelik herhangi bir delile rastlanmadığı bu hususta da Takdirin mahkememize ait olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.Haksız rekabeti düzenleyen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nun 54/2 maddesi "Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." şeklinde haksız rekabeti tanımlamış, 55. Maddesinde sayılan bazı hallerin haksız rekabet hallerinin başlıcaları olarak örnek kabilinden sayılmıştır. Aynı yasanın 56. Maddesi ise "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b) Haksız rekabetin men'ini, c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların bulunması halinde manevi tazminata verilmesini isteyebilir. Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir. Davacı lehine ve (d) bendi hükmünce tazminat olarak hâkim, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir. " düzenlemesini içermektedir.Haksız rekabet varlığı için rekabet ilişkisi, yarar sağlama, kusur ve zarar gerekli olmamakla birlikte tazminat davaları bakımından davalının kusuru aranmaktadır.Küçükçekmece .... Asliye Ceza Mahkemesi ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile ... ve ... hakkında 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununa Muhalefet suçundan beraat kararı verildiği ve kararın █████/2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Somut olayda; davacı tarafça "...." markasının haksız rekabet teşkil ettiği,davacı çalışanlarının davalıya geçerek ürünlere ilişkin özel formülün davalıya verdiği iddiası ile maddi ve manevi tazminat talep edilmiş olup davacının unvanında yer alan "..."ibareleri karşılaştırıldığında ... ibaresinin genel ve tasviri bir ibare olup herhangi bir şirketin tekeline bırakılamayacak bir ibare olması ve çekirdek unsur içindeki ... ve .. ibarelerinin unvanları farklılaştırdığı dikkate alındığında ticaret unvanı yönünden karıştırılmanın söz konusu olmayacağı, benzerliğinin haksız rekabet oluşturacak nitelikte olmadığı,davacı ve davalı ürünlerinin formül yapılarının birbirinden farklı olduğu,davacının eski çalışanı ....'in davalı firma ile ortaklık yada yöneticilik bağını gösteren bilgi belge sunulmadığı,davacı da çalışan işçilerin davalı tarafça ayartıldığına dair delil sunulmadığı,işçinin dilediği şirkette çalışma özgürlüğünün bulunduğu, tüm bu sebeperle davacının haksız rekabet iddiasının ispatlanmadığı anlaşıldığından davacının maddi ve manevi tazminat talepli davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacının maddi ve manevi tazminat talepli davasının ayrı ayrı REDDİNE2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL red karar harcının, mahkememiz veznesine yatırılan 1.024,65.-TL peşin harcından mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye 292,65-TL harcın karar kesinleşince ve talebi halinde davacı tarafa iadesine,3-Davacı tarafından yapılan 4.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 411,80 TL posta masrafı olmak üzere toplam 4.911,80 TL yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından yapılan 145,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,6-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın gerekçesinin taraflardan her birine tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır