Anahtar kelimeler: Çarpıp Otobüs Kaçtığını Civarında Aracına Esaskarar Fiilden Kazaya Ekspertiz Park

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINAT.C.KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
:KARAR NO
:HAKİM
:KATİP
:DAVACI
:VEKİLLERİ
:DAVALI
: 1-VEKİLİ
:DAVALI
: 2-VEKİLİ
:DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:KARAR TARİHİ
:KARARIN YAZILDIĞI TARİH
:Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:BEYANLAR
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Müvekkili ... adına kayıtlı ... plakalı araca park halinde iken Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığı adına kayıtlı ... plakalı otobüs, █████/2022 tarihinde saat 16:15 civarında çarpıp kaçtığını, gerçekleşen kazaya ilişkin tespit tutanakları ve ekspertiz raporları incelendiğinde meydana gelen kaza bakımından müvekkilin aracına, Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığı adına kayıtlı aracın sürücüsün çarpıp kaçtığı ve aracın ... Sigorta Anonim Şirketinde ... poliçe numarasıyla sigortalı olduğu anlaşıldığını, müvekkili ... kaza sonucu meydana gelen hasar bedelini, aracında meydana gelen değer kaybını ve aracın kullanılamamasından doğan zararının giderilmesini talep ettiğini, █████/2022 düzenleme tarihli maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında gözüktüğü üzere müvekkiline ait araç park halindeyken davalı tarafça çarpıp kaçıldığını ve müvekkiline ait araçta oldukça fazla hasar meydana geldiğini, müvekkiline ait araç 2015 model olup kaza tarihine kadar aracın tüm bakımlarını zamanında ve yetkili servisinde yaptırdığını, müvekkili, aracını kaza tarihi itibari ile halen kullanamadığını, davalı şirket ile yapılan görüşmeler ve dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri sonucunda herhangi bir anlaşmaya varılamadığını, iş bu nedenlerle müvekkilinin zararlarını tahsili amacıyla huzurdaki davayı açmamız hasıl olduğunu beyanla; Değer Kaybı Bedeli olarak 100,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile davalılardan tahsiline, aracın kullanılamamasından kaynaklanan 100,00 TL zararın davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, hasar bedeli olarak 100,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.Davacı vekili talep artırım dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Dava konusu araçta meydana gelen değer kaybı için 20.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle müşterek ve müteselsilen davalılardan tahsiline (Sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla), dava konusu aracın kullanılamamasından doğan zarar için 1.200,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle davalı Konya Büyükşehir Belediyesi'nden tahsiline, dava konusu aracın hasar bedeli için 17.110,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle müşterek ve müteselsilen davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Davacı tarafın arabuluculuk yoluna başvurması bir dava şartı olduğundan davanın lehlerine reddi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacının beyanından başka belediyeye ait otobüsün kaza yaptığına dair bir delili olmadığını, ispat yükü davacı tarafta olduğunu, davacı bu beyanını somut deliller ile kanıtlayamadığı takdirde davanın reddi gerektiğini, dava dilekçesi ekinde bulunan fotoğrafa göre park edilen alanın otobüs durağı olma ihtimali mevcut olduğunu, gerçekleşen kaza ile ilgili olarak tutulan maddi hasarlı tespit tutanağında kusur tespiti dahi yapılamadığını, davacı tarafın iddialarını kabul etme anlamına gelmemekle birlikte; değer tespiti yapılacak aracın önceki hasar durumunun araştırılmasının gerektiğini, davacı tarafın iddialarını kabul etme anlamına gelmemekle birlikte aracın mahrumiyet bedelini kabul etmelerinin mümkün olmadığını, davacı tarafın iddialarını kabul etme anlamına gelmemekle birlikte hasar sigorta şirketi tarafından orjinal haliyle yapıldığından hasar bedeli çıkmayacağını beyanla; Davanın öncelikle usulden reddine; mahkememiz taraflarıyla aynı kanaatte değilse esastan reddine; yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Huzurdaki davanın İstanbul Mahkemeleri’nde açılması gerekirken yetkisi olan mahkemenizde açıldığından, öncelikle mahkememizin yetkisine itiraz ettiklerini, uyuşmazlığa konu kazaya karışan ... plakalı araç müvekkili şirket tarafından ... numaralı ve 13.08.2022-2023 vadeli Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi Sigorta Poliçesi ile sigorta örtüsü altına alındığını, huzurdaki dava konusu kaza 31.12.2022 tarihinde meydana geldiğini, hiçbir surette kabul anlamına gelmemekle beraber, kaza tarihi itibariyle ZMM poliçe limitleri maddi hasar araç başına 100.000,00 TL olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğu her şekilde sigortalısının kusuru ve poliçe limitleri ile sınırlı olacağını, davacı lehine sebepsiz zenginleşmeye mahal verilmemesi adına, öncelikle başvuru sahibinin huzurdaki kaza sebebi ile kasko sigorta şirketinden ödeme alıp almadığı hususunun netleştirilmesinin gerektiğini, müvekkili şirket tarafından mükerrer ödeme yapılmasının ve başvuru sahibi lehine sebepsiz zenginleşmenin önüne geçmek adına başvuranın kasko sigortacısına müzekkere yazılarak kaza tarihi ve başvurucu araç bilgisi ile hangi konuda ödeme yapıldığının sorulmasını; şayet bu husus mümkün değil ise başvuru sahibine kesin süre verilerek ilgili bilgi ve belgelerin kendisi tarafından kasko sigorta şirketinden istenerek dosyaya sunulmasını talep ettiklerini, davacı huzurdaki davayı ikame etmeden önce müvekkili şirkete usulüne uygun başvuruda bulunmadığını, bu sebeple huzurdaki başvurunun dava şartı yokluğu nedeniyle reddini talep ettiklerini, davacı tarafa aracın kazadan önceki kaza kayıtlarının sunulması için kesin süre verilmesine; verilen kesin süre içinde ilgili kayıtların sunulmaması halinde ise huzurdaki başvurunun reddini talep ettiklerini, davacının araç mahrumiyeti/ gelir kaybı tazminatına ilişkin talepleri teminat kapsamında olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere davacı tarafça fatura ibraz edilmediğinden KDV talebi haksız olmakla, reddinin gerektiğini, hiçbir surette kabul anlamına gelmemek kaydı ile, müvekkili aleyhine tazminata hükmedilecek olması durumunda iskonto dahil hesaplamanın dikkate alınması gerekeceğini, alacağın belirlenebilir olduğu hallerde HMK 107 kapsamında belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat bulunmadığını, hiçbir surette başvuruyu kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ile ve poliçe limitleri ile sınırlı olacağını, davacının avans faizi talebi yerinde olmayıp reddinin gerektiğini beyanla; Öncelikle huzurdaki davanın usulden reddine, sayın mahkememiz aksi kanaatte ise yine izah olunan nedenlerle davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER:█████/2024 tarihinde trafik bilirkişisi ... ile mahallinde keşif yapıldığı anlaşıldı.Bilirkişi ... 02.10.2024 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; ... plakalı Otobüs Sürücüsü bu kazanın oluşumunda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda yer alan kusurlardan Madde-52/1-b (Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun getirdiği şartlara uydurmak, zorundadırlar.) Kural ihlali olup % 100 (yüzde yüz) oranında kural ihlalinin olduğunu, Park halinde olan ... plakalı Otomobil Sürücüsü ... bu kazada her hangi bir kural ihlali yapmadığını % 0 (Yüzde Sıfır) olduğu kanaatine varılmıştır.Bilirkişi ... 24.11.2024 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; Hasar tutarının KDV Dahil 8.260,00 TL olduğunu, değer kaybı tutarının ,eksik evrak ve bilgi sebebiyle hesaplanamadığını, hak mahrumiyeti hesaplamasının uzmanlık alanım dışında olması sebebi ile değerlendirilemediğini ancak onarım süresinin 3 gün olduğu kanaatine varılmıştır.Bilirkişi ... 28.05.2025 tarihli ek raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; Hasar tutarının 14.500 TL + KDV = 17.110TL KDV dahil olduğunu, değer kaybı tutarının 20.000 TL olduğunu, araç mahrumiyet bedelinin 1.200 TL olduğu kanaatine varılmıştır.3. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Tarafların iddia ve savunmaları beraber değerlendirildiğinde uyuşmazlık konusunun haksız fiile dayalı maddi tazminata ilişkin olduğu görülmüştür.Türk Borçlar Kanunu (TBK) madde 49
:"Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür"TBK madde 50
:"Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır"Karayolları Trafik Kanunu (KTK) madde 86/1:"İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur",KTK madde 85
:“Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar”KTK madde 88
:“Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur” düzenlemesi ile motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu ayrıca birden fazla kişinin zararı tazminat ile yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir.Yine TBK madde 61 “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır” hükmüyle birden çok kişi aynı zarardan aynı sebeple yada çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Bu durum iki veya daha çok kişinin şahsında sorumluluğun ya da herhangi bir tazminat yükümlülüğün şartlarının gerçekleşmesi halinde söz konusu olur. İşte bu tür durumlarda sorumlular hakkında müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanacaktır.Müteselsil sorumluluk kanundan doğan bir sorumluluk türüdür. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği, davacı kusursuz olduğuna göre zararın tamamını isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebilirAyrıca davalı sigorta şirketi yönünden Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.Tüm dosya kapsamı beraber değerlendirildiğinde; davacının mülkiyetine olan ve park halinde bulunan ... plakalı araca ile davalı Konya Büyükşehir Belediyesine ait ... plakalı aracın çarptığı, davacının davalı sigorta şirketine ZMSS şartlarına göre başvurduğu fakat herhangi bir ödemenin yapılmadığı, davacının değer kaybı, hasar tazminatı ve mahrum kalma bedelini talep ettiği, kusur bilirkişi tarafından verilen raporun; davacının kusursuz, davalı Konya Büyükşehir Belediyesi'ne ait aracı süren sürücünün tam kusurlu olduğu şeklinde olduğu, davacının sahip olduğu araç yönünden hasar bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmenin; 37.110,00 TL değer kaybı ve hasar tazminatı ve 1.200,00 TL mahrum kalma bedeli olarak belirlendiği, ilgili kusur ve hasar raporlarının hukuka ve kanuna uygun olup hüküm kurmaya elverişli olduğunun değerlendirildiği, meydana gelen haksız fiil sebebiyle davalı sürücünün zarar veren diğer davalı sigorta şirketinin ise ZMSS kapsamında müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları belirlenmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Arabuluculuk Ücreti Yönünden Yapılan Değerlendirmede;6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) madde 5/A; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu madde 97'de yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle KTK madde 97 ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-18; "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.Yukarıda belirtildiği üzere davacının dava şartı olarak ilgili KTK gereğince sigorta şirketine yazılı olarak başvurmasının yeterli olduğu, ayrıca arabuluculuk sürecine gitmesinin gerek olmadığı değerlendirmekle arabuluculuk yönünden yapılan yargılama giderinin davacının üzerine bırakılmasına karar verilmiştir.Hüküm
: Gerekçesi Yukarıda açıklandığı Üzere:Davanın KISMEN KABULÜ İLE,1-Dava konusu aracın değer kaybı ve hasar bedeline ilişkin 37.110,00 TL'nin davalı Konya Büyükşehir Belediyesi'den olay tarihi olan █████/2022'den sigorta firması yönünden █████/2023 temerrüt tarihinden itibaren (sigorta limiti dahilinde) işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,2-Aracın kullanılamadığı süre içerisindeki zarar için 1.200,00 TL'nin davalı Konya Büyükşehir Belediyesi'den olay tarihi olan █████/2022'den tibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,3-1.200,00 TL araç mahrumiyet bedeli talebinin davalı ... Sigorta A.Ş yönünden REDDİNE,4-Davanın kabul edilen kısmı üzerinden alınması gereken 2.616,96 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin harç ve ıslah harcının toplamı olan 919,85 TL nin mahsubu ile eksik kalan 1.697,11 TL harcın; 1.643,95 TL'lik kısmının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 53,16 TL'lik kısmının sigorta şirketi dışında kalan davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,5-Davacı tarafından yatırılan toplam peşin ve ıslah harcı olan 919,85 TL'nin; 891,04 TL'lik kısmının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 28,81 TL'lik kısmının sigorta şirketi dışında kalan davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,6-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvuru harcının 261,40 TL'lik kısmının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 8,45 TL'lik kısmının sigorta şirketi dışında kalan ddavalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,7-Davacı tarafından yapılan masraf olan
: 7.478,00 TL'nin; 7.243,76 TL'lik kısmının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 234,24 TL'lik kısmının sigorta şirketi dışında kalan davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,8-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre hesaplanan toplam 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,9-Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 38.310,00 TL vekalet ücretinin 37.110,00 TL'lik kısmının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 1.200,00 TL'lik kısmının sigorta şirketi dışında kalan davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,10-Karardan sonra yapılacak masrafların % 97 'lik kısmının tüm davalılara müştereken ve müteselsilen, % 3 'lik kısmının sigorta şirketi dışında kalan davalıya yüklenmesine,11-Davalının yaptığı masraf bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,12-Taraflarca yatırılan ve dosyada bakiye kalan delil/gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,1 nolu karar yönünden; davacı vekili ve davalı Konya Büyükşehir Belediyesi vekilinin yüzüne karşı diğer davalının yokluğunda gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize iletilmek üzere bulundukları yer Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verecekleri dilekçe veya tutanağa kaydedilmek koşuluyla beyanda bulunmak suretiyle Konya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı2 ve 3 nolu karar yönünden; davacı vekili ve davalı Konya Büyükşehir Belediyesi vekilinin yüzüne karşı diğer davalının yokluğunda miktar itibari ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025Katip HakimTASHİH ŞERHMahkememizin █████/2025 tarih ve ... Esas sayılı duruşmasının HÜKÜM bölümünün 3 nolu ara kararında; "DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE" "1.200,00 TL araç mahrumiyet bedeli talebinin davalı ... Sigorta A.Ş yönünden REDDİNE", şeklinde SEHVEN YAZILDIĞI ANLAŞILMAKLA;"İlgili hükmün çıkarılmasına bu sebeple DAVANIN KISMEN KABULÜ İBARESİNİN DAVANIN KABULÜ OLARAK" DÜZELTİLMESİNE ilişkin bu tashih şerhi düzenlenmiştir. █████/2025Katip Hakim