Anahtar kelimeler: Muhabere Çavuş Üzerini Esnada Jandarma Müteveffanın Tabancasının Komutanlığı Ateş Şube

MAHKEMESİ
: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk DairesiSAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 61. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... Jandarma Uzman Çavuş ...'ın ... İl Jandarma Komutanlığı Muhabere Şube Müdürlüğünde bulunduğu esnada tabancasının ateş alması sonucu vefat ettiğini, olayın meydana geldiği esnada müteveffanın üzerini değiştirdiğinin tanık beyanlarından ve olay yeri inceleme tutanağından açıkça anlaşıldığını, müteveffanın olayın meydana gelmesinden önce silahla oynadığına ilişkin herhangi bir somut delil olmadığını, müteveffanın üzerini değiştirirken silahını güvenli bölgeye bakacak ve şarjörü çıkarılmış bir şekilde bırakmış olduğunun tanık ...'in ifadeleriyle sabit olduğunu, olay esnasında aynı odada bulunan ...'ın müteveffanın silahını alarak oynadığını ifade tutanaklarıyla sabit olduğundan ve ...'ın beyanları doğrultusunda silahın bir yere dayandığı taktirde patlamadığını göstermek amacıyla silahın tetiğine ... tarafından basıldığını, kurşunun müteveffanın kafatasına giriş yönü ile tavana isabet ettiği açılar hesaplandığında müteveffanın silahla oynadığı sırada kendisini vurmuş olma ihtimali bulunmadığından, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları doğrultusunda kışlada meydana gelen olayların vazife dışında kaynaklandığını ispat yükünün devlete ait olduğu ve aksi ispatlanıncaya kadar devletin sorumluluğunun devam ettiği yönünde Danıştay tarafından kararlar verdiğini, müteveffanın ölüm olayının 5510 sayılı Kanun m.47 kapsamında kaldığından, 27.09.2021 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu Vazife Malullüğü Tespit Kurulunca "Olayın müteveffanın silahla oynaması sonucu kendi dikkatsizliği ve tedbirsizliği nedeniyle meydana gelmesi sebebiyle 5510 sayılı Kanun m.47/2-b'ye aykırılık nedeniyle" verilen ret kararının iptali ile müteveffanın vazife malulü olarak kabulünü ve muaccel olduğu tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müteveffanın ölüm tarihinden itibaren müvekkillerine vazife malullüğüne hak kazandığının tespiti ile vazife malullüğü aylığı bağlanılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "1-Davanın kabulüne,a)Davalı Kurumun 27.09.2021 tarihli işleminin iptaline, davacılar murisinin vazife malulü olduğunun ve vazife maluliyeti aylığının bağlanması gerektiğinin tespitine,b)Vazife maluliyeti nedeniyle ödenmesi gereken tüm hakların muaccel olduğu tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Kurum vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, vazife malullüğü aylığı bağlanması talebine ilişkindir.1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.5510 sayılı Kanun'un "Vazife Malûllüğü" başlıklı 47. maddesinde; "bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa 4. maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlar için aşağıdaki hallerde vazife malûllüğü hükümleri uygulanır. 25. maddede belirtilen malûllük; sigortalıların vazifelerini yaptıkları sırada veya vazifeleri dışında idarelerince görevlendirildikleri herhangi bir kamu idaresine ait başka işleri yaparken bu işlerden veya kurumlarının menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken ya da idarelerince sağlanan bir taşıtla işe gelişi ve işten dönüşü sırasında veya işyerinde meydana gelen kazadan doğmuş olursa, buna vazife malûllüğü ve bunlara uğrayanlara da vazife malûlü denir" tanımının yapıldığı, aynı hükmün 4. fıkrasında ise; "süresi içerisinde bildirimde bulunulan vazife malûllüğü aylıkları, sigortalının ölüm ya da malûliyeti sebebiyle göreviyle ilişiğinin kesildiği tarihi takip eden aybaşından itibaren bağlanır. Ancak, harp malulleri ile 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre veya 5434 sayılı Kanun'un 56. maddesine göre vazife malulü olduğuna karar verilenlerden, sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam edenlere ise görevden ayrılmalarına ve başkaca bir müracaata gerek kalmaksızın sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ay başından itibaren aylık bağlanacağı" hükmü yer almaktadır.3.Eldeki davada, vazife malullüğünün tespiti talep edilmiş olup Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen hükmün yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.Somut olayda, davacılar murisi ... Jandarma uzman çavuş olup 1,5 yıl kıdeme sahip, tecrübeli bir asker olup silah kullanma konusunda da yeterli bilgi ve deneyime sahip olduğu gibi olay öncesinde de astsubay çavuş ...'ın bu silah ve emniyet mekanizmaları ile ilgili bilgilendirme yaptıktan çok kısa bir süre sonra kendisine ait silahla kafa bölgesine yakın atış mesafesinden atış yaptığı, ölü muayene ve otopsi raporuna göre mermi çekirdeğinin sağdan sola, hafif aşağıdan yukarıya kafa kubbe kemiklerini kırarak sağ temporelden girmesi şeklinde mermi yaralanmasına bağlı olarak ölmesi olayında silahı kafasına doğrultmak suretiyle ateş ettiği, görev sırasında işlenmediği merak saiki ile meydana geldiği, dolu silahın şahıslara doğrultulamayacağı şeklinde en bilinen ve riayet edilmesi gereken kurala uymadığı, bu emir ve talimata uymama sonucunda meydana gelen olayın 5510 sayılı Kanun'un 47. maddesinde şartları belirtilen vazife malullüğü kapsamına girmeyeceği gözetilmeksizin davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle,1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.