Anahtar kelimeler: Pendik İmara Zilyet Satıldığını Yıllardır Mlik Emlak Bina Senedi Yerin
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 27. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; Pendik ilçesi, ... Köyü (eski) 9 ada 13... parsel, (yeni) 69 43... parsel sayılı taşınmazda yer alan 600 m²’lik yerin 23.05.1991 yılında dava dışı ... tarafından davacıya satış devir senedi ile satıldığını, davacının bu tarihten itibaren zilyet olduğunu, yıllardır emlak vergisini ödediği taşınmaz üzerinde imara uygun bina yapmak istediğini, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 712 maddesi uyarınca davanın kabulü ile davalı ... adına tapuda tescil edilen davaya konu 69 43... parsel sayılı taşınmazda bulunan 600 m² yerin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili 21.05.2018 tarihli açıklama dilekçesi ile; dava dilekçelerinde sehven 69 43... numaralı parsel olarak ifade edilen talebin; 69 43... numaralı parselde yer alan 249,11 m²'lik yerin ve 69 43... parselde veya ... adaya komşu parsellerden birinde ya da 131 No.lu parselden gelmiş olmak şartı ile uygulama sonucu oluşmuş olan ve başka bir hak sahibine tahsis edilmemiş olmak kaydı ile raporuna bendinde listelenmiş olan 77 adet imar parselinden herhangi birinde yer alan 177,28 m²'lik hissenin iptali ve ilgili kanunlarda tanınan haklar çerçevesinde müvekkil davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tescilin şartlarının oluşmadığını ve taşınmazın tapu kaydında askerî güvenlik bölgesi olduğunun belirtildiğini, taşınmazın askerî yasak ve güvenlik bölgesi içinde kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın, ispatlanmadığından reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacı tarafından, dava konusu taşınmazlar için emlak vergisi ödendiğini,
2. Dosya içeriği incelendiğinde de anlaşılacağı üzere müvekkili tarafından 24.02.2017 tarihinde taşınmazın doğrudan satışı için başvuru yapıldığını,
3. Dosyaya sunulan muhtarlık yazısında dava konusu taşınmazda davacının zilyetliğinin 1986 yılından bu yana devam ettiğinin belirtildiğini,
4. Dosyaya sunulan .... Noterliğinin 23.5.1991 tarihli ve ... yevmiye numaralı muvafakatnamesinden de davacının dava konusu taşınmazlar üzerinde zilyetliğinin bulunduğu anlaşılacağını, ancak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından dava dilekçesinde belirtilen bu delillerin dikkate alınmadığını,
5. Davanın reddine dair verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacının taşınmazdaki zilyetliğinin 1986 yılından bu yana devam ettiğini ileri sürmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, Maliye Hazinesine ait taşınmaz üzerinde bulunan zilyetliğe tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı tam yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!