Anahtar kelimeler: Kaçağı Oluş Sübuta Biçimi Mücadele Kaçakçılıkla Cep Eşyanın Yakalanma Edenin
7. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
SUÇ
: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM
: Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Düzeltilerek onama
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Suça konu eşyanın kaçak cep telefonu olduğu anlaşılmakla, eylemin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/5. maddesi kapsamında kaldığı halde, hükmün (1) nolu bendinde uygulama yeri bulunmayan 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi delaletine yer verilmesi,
2.Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1. maddesi yerine, aynı Kanun'un 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 232/6. maddesine aykırı davranılması,
3.Sanığa ait iş yerinde 104 adet cep telefonu ele geçtiği, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından yapılan ... sorgu sonucuna göre ise 104 adet cep telefonundan 12 tanesinin kayıtlı olduğu, 1 tanesinin ise kayıtlı olup olmadığının tespit edilemediği, dosya kapsamında bulunan kaçak eşyaya mahsus tespit (...) varakasında ve 11.11.2015 tarihli bilirkişi raporunda 104 telefon üzerinden hesaplama yapıldığı anlaşılmakla, kaçak olduğu tespit edilen 91 adet kaçak cep telefonu yönünden yeniden tespit edilecek CIF değerler üzerinden Gümrük İdaresince hesaplanacak gümrüklenmiş değer tutarları nazara alınarak, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesinin "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" hükmünü içermesi karşısında, soruşturma aşamasında usulüne uygun ihtarat yapılmayan sanığa suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezasında "1/2" oranında indirim yapılacağının ihtar edilmesi ve sonucuna göre 5607 sayılı Kanun'un 5/2. fıkrasının uygulanması hususunun değerlendirilmesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
4.01.03.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5739 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile yapılan değişiklikle 5237 sayılı Kanun'un 50/6. maddesinde yer alan "yaptırım" ibaresinin "tedbir" olarak değiştirilip 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106. maddesinin 4. ve 9. fıkralarının yeniden düzenlenip yine 01.06.2014 tarihli 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile 3. ve 8. fıkralarındaki değişiklikler ve 10. fıkrasının da yürürlükten kaldırılması karşısında, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde adli para cezalarının ödenmemesi durumunda tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adli para cezalarının hapse çevrilebileceğinin belirtilmesi,
5.Suça konu eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi yerine, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 54. maddesinin ve 5607 sayılı Kanun'un 13. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine aykırı davranılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 02.12.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!