Anahtar kelimeler: Fson Katından Cezaya Sistemlerinin Olamayacak Edenin Görüşü Menfaatin Suçunu Neticesinde
11. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
SUÇ
: Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜMLER
: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın eylemlerinin Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 02.04.2013 tarihli ve 15-████████ sayılı kararında belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f maddesinde düzenlenen "bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçunu oluşturduğu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-f-son maddesi gereğince adli para cezasının miktarının suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacak şekilde cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden suçların vasfında hataya düşmek suretiyle eylemlerin basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle dolandırıcılık suçunun oluştuğunun kabulü ile eksik ceza tayin edilmesi ve sanığın katılan ...'ya yönelik eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla Kanunun aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ederek gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında katılan ...'a karşı eylemleri nedeni ile zincirleme suç hükümleri uygulanmayarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, ████████ Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi uyarınca adli para cezalarının ödenmemesine ilişkin ihtarat yapılmaması,
2.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı iptal kararının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hükme "ödenmeyen adli para cezasının 5275 sayılı Kanun'un 645 sayılı Kanun'la değişik 106/3. maddesi uyarınca infazına" ibaresinin yazılması ve TCK'nın 53 maddesinin uygulanmasına ilişkin bendin hüküm fıkralarından tamamen çıkartılarak, yerine "Sanığın kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak; sanık hakkında TCK'nın 53/1-2-3 madde fıkralarının 24.11.20 15... sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, ████████ esas ve ███████ karar sayılı kararı nazara alınarak uygulanmasına," ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.01.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!