Anahtar kelimeler: Şile Yapamadığını Tapular Talepli Parsele Mah Arazisi Tapuda Parseli İlçesi
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Şile 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma talepli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin miktar itibariyle reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının dava konusu Şile ilçesi, ... Mah. ... parseli 2006 yılında, 1612 parseli de 2003 yılında tapuda satın aldığını, davalının talebi üzerine her iki parsele davalıyı da ortak ettiğini, ancak tapular tarım arazisi olduğunu için tapuda 1/2 oranında devir yapamadığını, yer davacı adına olduğundan noterde satış vaadi sözleşmesi de yapılmadığını, bunun üzerine davacının her iki parseldeki 1/2 hisse için davalıya 260.000,00 TL teminat senedi verdiğini, bilahare davacının ... parsel üzerine 2009 yılında ev yapmaya başladığını, bu inşaat başladığında davalının müvekkiline Almanya'dan peyderpey para gönderdiğini inşaatın yapı ruhsatının da davacı adına olduğunu, ancak davalının gönderdiği paralar davacının yaptığı masraflara yetmediğinden davalıdan bir miktar daha para göndermesinin istenildiğini, bu talep üzerine taraflar arasındaki ilişkinin bozulduğunu, davalı tarafından davacı aleyhine Şile Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası üzerinden tapu iptali ve tescil davası açıldığını, işbu davada Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda davacının evin % 95'inin, davalının evinin de %85'inin bittiğinin tespit edildiğini, yapılan yargılama sonunda ise "... parselin tamamı, 1612 parselin 1/2'sinin tapu kaydının iptali ile davalı adına tesciline" karar verildiğini ve kararın Yargıtay tarafından onaylanıp kesinleştiğini, tapuda devirlerin de yapıldığını, ancak davacının inşaat masrafları ile ilgili olarak davalıdan talep ettiği paranın bugüne kadar ödenmediğini, ayrıca müvekkilinin tapuların 1/2'sine isabet eden kısmının devri sağlanmak üzere davalıya verdiği 260.000,00 TL'lik teminat senedinin de iade edilmediğini, davacının cebinden karşıladığı inşaat ve bu inşaat içine yapılan harcamalar, davacının emek ve masraf sarf suretiyle diktiği ağaçlar, gidip gelme sırasındaki benzin paraları, arsalara ödenen paralar, 2009 yılından bugüne kadar geçen sürede arsaların ve binanın kazandığı güncel değerlerin Mahkemece tespiti ile tespit edilecek bu bedelden davacının 1/2 hissesine isabet eden alacağın tahsilinin gerektiğini, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, 130.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2011 yılı olarak belirlenen bu bedelin güncel değerinin tespiti ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile; davanın ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili duruşma talepli temyiz isteminde bulunmuş, Dairemizce duruşma isteminin miktar itibariyle reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının 2009 yılında ... parselin üzerine her iki evin inşaatına başladığını, davalının ise inşaat bittikten sonra 2011 yılında tapu iptali ve tescil davası açtığını, inşaatın başladığı 2009 yılında davalının Almanya'da bulunduğunu ve davacıya bir miktar para gönderdiğini, ancak bu paraların arsa için değil inşaat için gönderildiğini, mahkeme kararının gerekçesine aykırı olarak, davalının zaten inşaat bittikten sonra açtığı tapu iptali ve tescil davası ile her iki arsanın davacı adına olan tapu kaydının 1/2 hissesini iptal ettirip kendi adına bila bedel tescil ettirdiğini, bu kararın Yargıtayca onanarak kesinleştiğini, davalı tapusunu almasına rağmen tapunun teminatı olan senetlerin davalı uhdesinde kaldığını,
2. İşbu davanın ise davalının Almanya'dan davacıya inşaat için gönderdiği paraların yeterli olmadığı iddiasına dayalı olduğunu, zira davalının Şile Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasına ibraz olunan bilirkişi raporunda, davacının evinin %95'inin, davalının evinin ise %85'inin bittiğinin belirtildiğini, ancak gerek evin gerek eklentilerinin bizzat davacı tarafından emek ve mesai sarf olunarak inşa olunduğunu, 2009 yılından bu güne kadar talep etmelerine rağmen bu bedelin ödenmediğini, davalı tarafından davacıya ödenmeyen bedelin karşılığı olarak arsaların ve binanın kazandığı güncel değerlerin, mahkemece bilirkişiler marifeti ile tespiti ile güncel değerin 1/2'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesi için işbu davanın açıldığını, keza bu konuda tanık ve delillerinin dosyaya sunulduğunu,
3. Dosyada mevcut tüm tanık beyanları deliller, tapu iptali ve tescil dosyası ile işbu dosyaya sunulan bilirkişi raporlarına rağmen; yol açılması, mıcır dökülmesi, uzaktan elektrik tesisatı çekilmesi ve davacının kendi emeği, mesaisi, arabasının benzini gibi masraf kalemlerinin göz önüne alınmadığını, davanın konusunun yanlış yorumlanması nedeniyle davanın reddedildiğini ileri sürmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava; sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!