Anahtar kelimeler: İdava Online Ödememiş Ulaşımının Nihayetinde Mezkur Siparişlerin Sipariş Sitesinde İmzalamış

T.C.

İstanbul Anadolu
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız -------- Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
I.DAVA
: Davacı vekili; davalının, müvekkili şirket ile imzalamış olduğu üye işyeri sözleşmesi uyarınca doğmuş bulunan borcunu ödememiş olup haksız olarak borca itiraz etmiş olduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasında akdedilen mezkur sözleşmenin konusunu müvekkili şirket'e ait online sipariş sitesinde siparişlerin oluşması ve siparişlerin üye işyeri müşterilerine ulaşımının sağlanmasını oluşturmakta olup, sözleşme uyarınca müvekkili şirket üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmiş ve verdiği hizmetin karşılığında fatura tanzim etmiş olduğunu, davalı taraf sözleşme gereği ödemekle yükümlü olduğu fatura bedellerini ödememiş, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından -------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı dosyası ile takibe geçilmiş olup davalı tarafından mezkur takibe haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edildiğini, Taraflar arasında akdedilen sözleşme ve işbu sözleşme kapsamında müvekkili şirket'in yükümlülüklerini yerine getirmesi akabinde müvekkil şirket tarafından verilen hizmetlerin karşılığı olarak fatura düzenlenmiş ve davalı tarafa iletilmiş, ancak davalı taraf, faturalara 8 gün içinde itiraz etmediği gibi sözleşmesel yükümlülüğünü ihlal ederek ödemeleri de gerçekleştirmemiş olup, müvekkili şirket tarafından düzenlenen faturalar ve cari hesap kayıtlarında da yer aldığı olduğu üzere, müvekkil şirket'in davalı taraftan toplamda vadesi geçmiş 38.636,07-TL alacağı olduğu sabit olduğunu, Davalı, söz konusu takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmiş ve takibin haksız olarak durdurulmasına sebebiyet vermiş, Davalının borçlu olmadığına ilişkin vaki itirazları yerinde olmadığından huzurdaki davayı açmadan önce zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş, Arabuluculuk süreci, anlaşmama ile sonuçlanmış olup işbu davanın ikame edilmiş olduğunu, Yukarıda açıklandığı üzere taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunmakta, Bu nedenle davalı adına fatura kesilmektedir fakat davalının ödenmemiş yahut eksik ödenmiş faturaları bulunmakta olup, İşbu dava dilekçemiz ekinde sunulan sözleşme, faturalar ve cari hesap ekstresi ile birlikte ticari defter ve kayıtların incelenmesi ile davalının cari hesap alacağından doğan borcu olduğunun tespit edileceğini, Nitekim davalı da yapmış olduğu itirazda Müvekkil Şirket'in üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği gibi bir iddiada bulunmamış, başkaca herhangi bir haklı veya geçerli bir neden ileri sürememiş, borcun ödendiğine ilişkin herhangi bir belge de sunamamış olup, İtirazın bu kapsamda tamamen takibi durdurmaya yönelik ve kötüniyetli olduğu aşikar olduğunun yapılacak yargılama neticesinde anlaşılacağını, Ayrıca Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlu niteliğini haiz davalı tarafın itirazında kötü niyetli olması gerekmemekte, itirazında haksız olması yeterli görülmekte olduğunu ileri sürerek, Davalının haksız ve mesnetsiz Vaki itirazın iptaline ile takibin aynı koşullarla devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra İnkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına talep etmiştir.
ll. CEVAP
: Davalı vekili; Müvekkil Davalının Davacı şirketin dağıtım sistemine üye işyeri sahibi olup, ------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı dosyasından kendisine yöneltilen icra takibine İtiraz etmiş, çünkü söz konusu fatura bedelleri müvekkilinin sahibi olduğu işyerinin "Joker İndirim Sistemi" ne dahil olmasından kaynaklı komisyon bedelleri olduğunu, Müvekkili zaten davacı şirketin dağıtım sistemine üye olduğu için bir komisyon bedeli ödemiş olup, Bunun yanı sıra "Joker İndirim Sistemi" nin isminden de anlaşılacağı üzere belirli saatlerde normal fiyatının altında satış yapmakta olduğunu, Müvekkili, davacı şirketin dağıtım sistemine dahil olduğu için komisyon ödemekte iken davacı şirket tarafından haksız ve hukuken mesnetsiz olarak "Joker İndirim Sistemi" ne dair komisyon bedelleri de faturalandırılmış ve bu faturalara dayanılarak İcra takibi başlatılmış olduğunu, Müvekkili indirim yapmış ve sisteme üyelik komisyonunu ödemişken yaptığı indirimden kaynaklı kendisinden tekrarla komisyon talep edilmesi hukuka aykırı olup, Ticari hayatta Komisyon sözleşmeleri kazanca dair oluşturulmakta ve Müvekkil inin "Joker İndirim Sistemi"nden kâr etmemekte, Kâr elde etmeyen birisinden komisyon talebinin açıkça hukuki dayanaktan yoksun ve hukuka aykırı olduğunu, Davacı şirket dava dilekçesinde fatura alacağının takibe konulduğunu ifade etmekle yetinmiş borcun dayanağını sarih bir şekilde açıklamaktan hem icra takibi hem de huzurdaki itirazın iptali davası aşamalarında imtina etmiş olup, Bu durum icra takibine yapılan itirazın haklı olduğunu ve faturaların davacı şirket tarafından kötü niyetli olarak takibe konulduğunu açıkça göstermekte olduğunu savunarak, Haksız ve hukuken mesnetsiz ikame edilen davanın reddini, icra dosyasına yaptıkları itirazın kabulünü, kötüniyetli olarak takip başlatıldığı için %20'den az olmamak kaydıyla davacı şirket aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE
: Dava, alacağın ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, -------- Müdürlüğünün --------- Esas sayılı takip dosyasında, "cari hesap alacağı" sebebine dayalı olarak 38.636,07 TL asıl alacağın tahsili istemiyle ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda borçlu yanın süresi içinde ibraz ettiği dilekçe ile borca itiraz ettiği, ancak dilekçe ekinde tebligat masrafı verilmediğinden dilekçenin alacaklıya tebliğ edilmediği, bu nedenle itirazın iptali davası yönünden hak düşürücü sürenin henüz başlamadığı, dolayısıyla davanın yasal süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.Uyuşmazlık, davacının davalıdan fatura/cari hesap alacağı bulunup bulunmadığı hususundadır. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Tüm Dosya Münderecaatı Kapsamında Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, davalıya fatura konusu hizmeti verdiğinİ ispatlaması gerektiği, davacı vekili teslime dair bir vesika sunmamışsa da ticari defterler taraflar lehine delil olabilecekitir, zira uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olduğu yani iki tarafında defter tutma yükümlülüğü bulunduğu, uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari defterlerine geçirilmesi gereken bir işten doğmuş olduğu, davacının defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış olduğu bilirkişi raporu içeriğinden anlaşılmıştır.
TTK 82.maddesi gereğince, kural olarak ticari defterler tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda delil olarak kabul olunur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020 T. 7251 Sy. Kanun-23.madde). Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü düzenlenmiştir.
Tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak üzere inceleme günü verilmiş, bu karar davalı tarafa talimat mahkemesince usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde, davalının ticari defterlerini sunmadığı, bilirkişi raporunun davacının ticari defterlerinin incelenmek suretiyle hazırlandığı, dava konusu fatura alacağının davacı şirketinin defterlerinde ise kayıtlı olduğu ise, bilirkişi raporu ile sabittir. HMK 222/3'e göre, davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi sebebiyle, maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartlara uygun olarak tutulmuş davacının ticari defter kayıtlarının kendi lehine delil teşkil ettiği, bunun aksinin davalı tarafça senet veya diğer bir kesin delille de ispatlanmadığından, davacının takip tarihi itibariyle bilirkişi raporuna göre 32.825,89 TL TL asıl alacağı bulunduğu değerlendirilmekle, davanın kabulü ile davacının yaptığı takibe davalının itirazının iptaline karar verilmiştir.
İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜNE;
1-Davalının -------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı dosyasında vaki itirazının KISMEN İPTALİ ile,
2-Takibin 32.825,89 TL asıl alacak, üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
3-Alacağın %20 sine tekabül eden icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 2.242,34 TL harçtan peşin alınan 659,81 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.582,53 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 32.825,89 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 5.810,18 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan 929,66 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yatırılan 4.040,50 TL yargılama giderinden davanın red ve kabul oranına göre hesaplanan 3.432,88 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
10-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
11-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın red (%15,04) ve kabul (%84,96) oranına göre hesaplanan 1.121,50 TL'sinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan tahsili, 198,50 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair; davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde --------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!