Anahtar kelimeler: Detaylandırıldığı Türünün Konulu Emri Kart Yıllarına Borcun Anadolu Borcu Prim
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 18. İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil hakkında ödeme emri başlıklı takip kart no: ... takip no: ███████████ icra takibine konulu borç konulu ödeme emri düzenlendiği ve 18.11.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, söz konusu ödeme emri içeriği incelendiğinde borcun türünün prim borcu olduğu açıkça görüldüğü, ayrıca bu borçların detaylandırıldığı ve 1995,19 98... yıllarına ait olan prim borçlarının gecikme zamlarıyla birlikte belirtildiğini, toplam borcun ise 665.667,54 TL olarak beyan edildiğini, ödeme emrine ait borcun zamanaşımına uğradığını, Kurumun süresi içerisinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsil zamanaşımının alacağın doğduğu tarihteki kurallara tabi olduğunu, söz konusu alacaklara ilişkin zamanaşımı zamansal olarak farklı zamanaşımı sürelerine tabi olduğunu, ödeme vadesi 07.12.1993 ve öncesinde sona eren borçlarda, 818 sayılı Kanun uyarınca zamanaşımı süresi ödeme vadesinin sona erdiği tarihi takip eden günden itibaren 10 yıl olarak dikkate alındığını, ödeme vadesi 08.12.19 93... .07.2004 tarihleri arasında sona eren borçlarda, 6183 sayılı Kanun gereğince zamanaşımı süresi, ödeme vadesinin sona erdiği tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl olarak uygulandığını, ödeme vadesi 06.07.20 04... .09.2008 tarihleri arasında sona eren borçlarda zamanaşımı süresinin yine 818 sayılı Kanun uyarınca, ödeme vadesinin sona erdiği tarihi takip eden günden itibaren 10 yıl olarak dikkate alındığını, ödeme vadesi 01.10.2008 ve sonrasında tahakkuk etmiş borçlarda zaman aşımı süresinin, 5510 sayılı Kanun uyarınca borcun ödeme süresinin bittiği tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak 10 yıl olarak uygulanmakta olduğunu, müvekkilden talep edilen prim borçlarının tahsil zaman aşımı 5 yıl olup söz konusu alacakların zamanaaşımına uğradığını, bu nedenle ödeme emrine, borca ve gecikme zammına itiraz ederek iptalini talep ettiklerini, başkaca dava, talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla; müvekkilinden talep edilen prim borçlarının tahsil zaman aşımı 5 yıl olup söz konusu alacaklar zamanaaşımına uğradığından ödeme emrine itiraz ile iptaline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili; Ümraniye Sosyal Güvenlik Merkezinde .... ...-....sicil sayılı dosyada işlem gören ... Toptan Tuh. Tic. ve San. Ltd. Şti. ünvanlı iş yerinin Kuruma olan prim ve diğer borçlarına istinaden şirketin herhangi bir malvarlığı olmaması nedeniyle şirket yetkilisi davacı ...'a ███████████ sayılı ödeme emri gönderildiğini, davacının zamanaşımı itirazının yerinde olmadığını, 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesi “Kurumun prim ve diğer alacakları ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak 10 yıllık zamanaşımına tabidir.” hükmünü içerdiğini, zamanaşımı süresinin dolmadığını, diğer yandan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun'un 103. maddesinde zamanaşımını kesen haller sıralanmıştır. “Aşağıdaki hallerde zamanaşımı kesilir. 1- Ödeme, 2. Haciz tatbikatı, 3. Cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit tahsilat, 4. Ödeme emri tebliği, 5. Mal bildirimi, mal edinme mal artmalarının bildirilmesi, 6. Yukarıdaki beş sırada gösterilen muamelelerden herhangi birinin kefile veya yabancı şahıs ve kurumlar mümesillerine tatbiki veya bunlar tarafından yapılması, 7. İhtilaflı amme alacaklarında kaza mercilerince bozma kararı verilmesi, 8. Amme alacağının teminata bağlanması, 9. kaza mercilerince icranın tehirine karar verilmesi, 10. İki amme idaresi arasında mevcut bir borç için alacaklı amme idaresi tarafından borçlu amme idaresine borcun ödenmesi için yazı ile müracaat edilmesi, 11. (Ek:25.12.2013-5035/5 md) Amme alacağının özel kanunlara göre ödenmek üzere müracaatta bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması” şeklinde olup, zamanaşımını kesen hallerin varlığının araştırılması gerektiğini, açıklanan nedenlerle huzurdaki davanın reddi gerektiğini, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile davanın hem usul hem de esas bakımından reddine, Kurumun dava konusu olayda kusurunun bulunmaması sebebi ile davacı yanca talep edilen ve Kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi talebinin reddine, %10 haksız çıkma tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu primlerin zaman aşımı süresinin dolduğu ve davaya konu borçların zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle, davanın kabülü ile Ümraniye SGM'nin davacı aleyhine başlattığı ██████████ takip numaralı ödeme emirinin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu ödeme emirlerinin ███████-11, 1997/9-10-11-12, 1998/1-2-3-4-5 -6-8-9-10-11-12, 1999/1-2.aylara ait prim ve gecikme cezası borçlarına ait olduğu, dava dosyasında bulunan belgelere göre zamanaşımını kesen bir sebebinde bulunmadığı, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde davaya konu ödeme emirlerine konu borçların 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, Kurum alacağının zamanaşımına uğradığı anlaşılmakla, HMK'nın 355. maddesi ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun oy birliği ile esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, 6183 sayılı Kanun'un 103. maddesinde zamanaşımını kesen haller sıralanmış olup, bu haller araştırılmadığını, 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesi “Kurumun prim ve diğer alacakları ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak 10 yıllık zamanaşımına tabi” olduğu zamanaşımı süresi dolmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ödeme emrinin iptaline ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!