Anahtar kelimeler: Fidan Dikim Balıkesir Bordrosunda İşinde Bölgesinde Bursa Giriş Dönem Kesinlik

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Balıkesir 1. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının, 10.12.1981 tarihinden itibaren Balıkesir Orman Müdürlüğünün, ... bölgesinde gerçekleştirdiği fidan dikim işinde en az 17 gün çalıştığını ve 1981/4 dönem bordrosunda da sigortalı sicil numarası yazılmadan adına 17 günlük hizmet bildirildiğini ancak davalı Kurumun, davacının ilk işe giriş tarihini 10.12.1981 tarihi olarak kabul etmeyerek tahsis talebini reddettiğini, Kurum işleminin yerinde olmadığını ileri sürerek; davacının tahsis talebinin reddine ilişkin 09.10.2018 tarih ve 13295991 sayılı Kurum işleminin iptaline, davacının başvuru tarihini takip eden ay başından itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazandığının tespitine ve bu tarihten itibaren ödenmesi gereken yaşlılık aylıklarının da her bir aylığın ödenmesi gereken tarihten itibaren yasal faizleriyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum tarafından yapılan işlemlerin yerinde olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile1- Davacının sicil numaralı iş yerinde 10.12.19 81... sayılı Kanun hükümleri kapsamında hizmet aktine tabi sigortalı olarak asgari ücret ile çalıştığının, anılan bir günlük sürenin prim ödeme gün sayısı olarak değerlendirilmesi gerektiğinin, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık başlangıç tarihinin ise 18 yaşın doldurulduğu güne karşılık gelen 01.07.1988 tarihi olduğunun tespitine,2- Davacının tahsis talep tarihinde yaşlılık aylığına hak kazanamadığı anlaşıldığından yaşlılık aylığına hak kazanıldığına ve ödenmesi gereken aylıkların yasal faizi ile birlikte ödenmesi talebinin reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve yukarıda belirtilen ölçütlere göre yapılan inceleme sonucu İlk Derece Mahkemesince verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V.TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının 18 yaşından önce .... sınırları içinde ormanda ekim-dikim işi yapması sebebiyle sigortalı olduğunu ancak davalı Kurumun ve dava dışı Orman İdaresinin devredilmez ve vazgeçilmez bir hak olan sosyal güvenlik hakkının tesisi adına yasal sorumluluklarını yerine getirmediklerini, davanın tamamen kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; 1981/4 dönem bordrosunda yazılı 17 günlük hizmetin sicil numarası yazılmadan bildirildiğini, salt bordrodaki ismin benzemesinin hizmetlerin davacıya ait olduğunu göstermeyeceğini, davacı adına verilmiş işe giriş bildirgesi de olmadığını, davanın reddi gerektiğini, davacı ile bordroda adı geçenin aynı kişi olup olmadığının Kurumca bilinmesi mümkün bulunmadığından Kurum aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmesinin de mümkün olmadığını ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacının, davalı Kurumun zımnen reddettiği emeklilik talebine ilişkin 09.10.2018 tarih ve 13295991 sayılı işlemin iptali ile başvurunun yapıldığı tarihi takip eden aydan itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti talebine ilişkindir.1-01.03.2023 tarihli 7438 sayılı Kanun'un 1. maddesi ile düzenlenen 5510 sayılı Kanun'un 95. maddesi, bu maddenin yürürlük tarihinden sonra aylık bağlanması için talepte bulunanlardan 506 sayılı Kanun'un geçici 81. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi, 1479 sayılı Kanun'un geçici 10. maddesinin ikinci fıkrası, 2925 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi ve 5434 sayılı Kanun'un geçici 205. maddesi hükümlerine göre yaşlılık veya emekli aylığı bağlanacak olanlar, söz konusu hükümlerde yaş dışındaki diğer şartları taşımaları halinde yaşlılık veya emekli aylığından yararlanırlar. Bu fıkra esas alınarak geriye dönük herhangi bir ödeme yapılmaz ve geriye dönük hak talep edilmez düzenlemesini içerir.2-İnceleme konusu davada, davacının 01.07.1970 doğumlu olduğu, ... sicil sayılı iş yerinin 1981/4 dönem bordrosunda işe giriş tarihinin 10.12.1981 tarihi olduğu belirtilerek "..." adına sigorta sicil numarası belirtilmeksizin 17 günlük çalışma bildirildiği, anılan iş yerinden davacı adına işe giriş bildirgesi verilmediği; davacının dava açmadan önce 12.07.2017 tarihinde davalı Kuruma yaptığı başvurusu ile işe giriş tarihinin düzeltilmesini talep ettiği, davalı Kurumca talebinin reddedildiği, davacının 09.10.2018 tarihli yaşlılık aylığı tahsis talebine verilen cevapta ilk defa 09.01.1987 tarihinde sigortalı olduğu ve 5078 gün hizmetinin bulunduğu, 5375 gün ve 50 yaş şartını sağlamadığı gerekçesiyle talebinin reddedildiği, yapılan yargılama sonucunda dava dışı ... sicil sayılı iş yerinin 1981/4 dönem bordrosunda işe giriş tarihi 10.12.1981 olduğu belirtilerek ancak sigorta sicil numarası yazılmaksızın "..." adına bildirilen çalışmanın davacıya ait olduğunun ve davacının anılan tarihte fiili olarak çalıştığının dinlenilen tanıkların beyanları ve dosyada mevcut diğer deliller ile doğrulanması karşısında İlk Derece Mahkemesince 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesinin de gözetilmesi suretiyle; davacının ... sicil sayılı iş yerinde 10.12.19 81... sayılı Kanun kapsamında hizmet aktine tabi sigortalı olarak asgari ücretle çalıştığının, anılan bir günlük sürenin prim ödeme gün sayısı olarak değerlendirilmesi gerektiğinin, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık başlangıç tarihinin ise 18 yaşın doldurulduğu güne karşılık gelen 01.07.1988 tarihi olduğunun tespitine karar verildiği yaşlılık aylığı talebinin ise 01.07.1970 doğumlu olan davacının ise tahsis talep tarihinde 48 yaşında olduğu ve dolayısıyla yaşlılık aylığına hak kazanamadığı gerekçesiyle reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti yönündeki karar yerinde ise de yaşlılık aylığı yönünden verilen ret kararı eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır.Yaşlılık aylığı tahsisi yapılmasına ilişkin eldeki davada, Kuruma başvuruda bulunulduğu tarih veya dava tarihi itibarıyla tümüyle oluşmayan tahsis koşullarının yargılama aşamasında gerçekleşmesi durumunda, özellikle, Anayasa’nın 141. maddesindeki, davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının, yargının görevi olduğunu belirten hüküm, 6100 sayılı Kanun'un “Usul ekonomisi ilkesi” başlıklı 30. maddesinde yer alan, hâkimin, yargılamanın kabul edilebilir süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu yönündeki düzenleme, sosyal koruma, dayanışma, sosyal denkleştirme ve zorunluluk ilkelerine dayanan sosyal sigortalar, bireyin onuru ile kişiliğinin geliştirilmesi için kaçınılmaz ekonomik, sosyal ve kültürel hakların doyurulması temeline dayanan sosyal güvenlik hukukunun ilkeleri dikkate alındığında, bütün şartların yerine getirildiği tarihi izleyen aybaşından itibaren aylığa hak kazanıldığının tespitine ilişkin hüküm kurulmalı, kuşkusuz, yargılama aşamasında gelir/aylık bağlama koşulları gerçekleşen sigortalı yönünden tahsis talep günü itibarıyla şartlar oluşmamakla Kurumun dava açılmasına sebep olan herhangi bir haksız işleminin de söz konusu bulunmadığı gözetilerek yargılama giderlerinin taraflar arasında paylaştırılıp vekil ile temsil olunan davalı Kurum yararına da avukatlık ücreti belirlenmesi gereği de bozma sonrası yapılacak yargılamada dikkate alınmalı ve buna göre bir karar verilmelidir.Bu bağlamda davacının yaşlılık aylığı tahsis talebine istinaden, yargılama devam ederken 7438 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 95. maddesinin yürürlüğe girdiği, Mahkemece davacı talebinin bu yasal düzenleme kapsamına girip girmediği hususunun incelenmesi gerektiği anlaşılmaktadır.Yukarıda belirtilen maddi ve hukuki nedenler gözetilmeksizin karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.VI.KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine,Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ileTemyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.10.2025 gününde oybirliğiyle karar verildi.