Anahtar kelimeler: Otomotiv Çalışırken Taşeronu Geçirdiğini Gelmesinde Kazanın Duruma Göremez Kazası San

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan ...Otomotiv San. ve Tic. A.Ş vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;I. DAVA1.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalılardan ...şirketinin taşeronu ... Tur şirketinde çalışırken 10.12.2012 tarihinde iş kazası geçirdiğini, kazanın meydana gelmesinde işverenlerin kusurlu ve sorumlu olduğunu, davacının kaza sonucu iş göremez duruma girdiğini beyanla 100.000,00 TL manevi tazminatın ve şimdilik 50.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.2.Davacı vekili 27.09.2019 tarihli talep artırım dilekçesi ile maddi tazminat talebini 126.617,32 TL olarak artırmıştır.II. CEVAP1.Davalı ...Otomotiv San. ve Tic. A.Ş vekili cevap dilekçesinde, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, davacının manevi tazminat talebine ilişkin davasını belirsiz alacak davası olarak açmasının mümkün olmadığını, davacının geçirdiği kazada olayda işverene atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığını, davacının talep ettiği manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında ".."Mahkememizce aktüerya/hesap bilirkişiden alınan raporda davacının, %11'lik sürekli iş göremezlik oranına göre, hak kazanması halinde talep edebileceği toplam 126.617,12 TL maddi zararının olduğunun tespit edildiği, söz konusu raporun denetime açık, usul ve yasaya uygun olduğu ve bu miktarlar yönünden maddi tazminat talebinin kabulü gerektiği, davalı şirketin asıl işveren olarak taşeron şirketin kusurundan da sorumlu olduğu, böylelikle sözkonusu tutarın tamamından müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğu,Tüm dosya kapsamı ve izah edilen nedenler dikkate alındığında 18.000 TL olması gerektiği, bu miktar manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesi ve davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle ,1.Davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile net 126.617,32 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 10.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile net 18.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Otom. A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ...Otom. A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.Davalı ...Otomotiv San. ve Tic. A.Ş vekili temyiz dilekçesinde, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının davasını belirsiz alacak davası olarak açmakta hukuki yararının olmadığını, dosya kapsamında alınan her iki kusur raporunda da davalı işverenlere %45'şer kazalıya %10 kusur atfının hatalı olduğunu,davacının maluliyet oranının %11 olması nedeniyle pasif dönem zararının hesabının hatalı olduğunu, hesap raporunda PMF yaşam tablosunun kullanılmasının hatalı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.B. Değerlendirme ve SonuçUyuşmazlık, iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre; davalı ...Otom. Ltd. Şti. vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Dosyadaki kayıt ve belgelerden,davaya konu edilen iş kazasında, davacı davalılardan ...A.Ş'.nin alt işvereni olan ...Tah. Ltd. Şti. sigortalısı olarak kükürtle serleştirilmiş kauçuk imalatı konulu asıl işverenin işyerinde pres operatörü olarak çalışırken 10.12.2012 tarihinde bir başka pres opretörü ... ile birlikte kalıpta referans değişikliği yaptıkları sırada ...'na ayar yapmak için orta maça grubunu açan butonlara basmasını söylemesi üzerine çift el kumanda sistemine basılması sonucu orta maça grubu aşağıya inerek kazalının sağ elini sıkıştırarak %11 oranında sğürekli iş göremezliğe girmesine neden olan iş kazası ile ilgili olarak , ceza soruşturmasında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, SGK müfettiş raporunda asıl ve alt işverenin %50 şer kusurlu oldukları, kazalının kusurunun olmadığı yönünde görüş bildirildiği, rücu dosyasında ise asıl işveren ve alt işverenin %40'ar kazalının %20 oranında kusurlu oldukları yönünde rapor düzenlendiği ve yargılamaya halen devam edildiği, Mahkemece hükme esas alınan kusur raporunda davalılar asıl ve alt işverenin %40'ar kazalının %20 oranında kusurlu bulundukları, böylelikle SGK müfettiş raporu, rücu dosyası ve işbu dosya kapsamında alınan kusur oran ve aidiyetlerinin çeliştiği ve Mahkemece anılan çelişkiler giderilmeden anılan raporun hükme esas alınmak suretiyle karar verildiği anlaşılmaktadır.Taraflar arasında kusur oranlarının tespiti noktasında uyuşmazlık bulunduğu gözetilerek kusur oranının belirlenmesine ilişkin ilkelere de değinmek faydalı olacaktır.İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işverenin, işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesinin açık buyruğu iken, 4857 sayılı Kanun'un 77. ve devamı bir kısım maddeleri 30.06.2012 tarih ve 28339 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 37. maddesiyle, 01.01.2013 tarihinde yürürlüğe girmek üzere yürürlükten kaldırılmış olup, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, işverenin sağlık ve güvenlik önlemlerini alma yükümünü daha ayrıntılı bir biçimde düzenlemiştir.Buna göre, 6331 sayılı Kanun’un "İşverenin Genel Yükümlülüğü" kenar başlıklı 4. maddesinde:"İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup bu çerçevede;a)Mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dahil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapar.b)İş yerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını izler, denetler ve uygunsuzlukların giderilmesini sağlar.c)Risk değerlendirmesi yapar ve yaptırır.ç)Çalışana görev verirken, çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu gözönüne alır.d)Yeterli bilgi ve talimat verilenler dışında ki çalışanların hayati ve özel tehlike bulunan yerlere girmemesi için gerekli tedbirleri alır." hükmü düzenlenmiştir.Aynı Kanun’un 5. maddesinde de risklerden korunma ilkeleri düzenlenmiştir. Buna göre maddede, "İşverenin yükümlülüklerinin yerine getirilmesinde aşağıdaki ilkeler göz önünde bulundurulur:a)Risklerden kaçınmak,b)Kaçınılması mümkün olmayan riskleri analiz etmek,c)Risklerle kaynağında mücadele etmek,ç)İşin kişilere uygun hale getirilmesi için iş yerlerinin tasarımı ile iş ekipmanı, çalışma şekli ve üretim metotlarının seçiminde özen göstermek, özellikle tekdüze çalışma ve üretim temposunun sağlık ve güvenliğe olumsuz etkilerini önlemek, önlenemiyor ise en aza indirmek,d)Teknik gelişmelere uyum sağlamak,e)Tehlikeli olanı, tehlikesiz veya daha az tehlikeli olanla değiştirmek,f)Teknoloji, iş organizasyonu çalışma şartları, sosyal ilişkiler ve çalışma ortamı ile ilgili faktörlerin etkilerini kapsayan tutarlı ve genel bir önleme politikası geliştirmek,g)Toplu korunma tedbirlerine, kişisel korunma tedbirlerine öncelik vermek,ğ)Çalışanlara uygun talimatlar vermek." hükmü yer almaktadır.Görüldüğü üzere, işverenin çalışanlarla ilgili sağlık ve güvenliği sağlama yükümünün genel çerçevesi, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4. maddesinde çizilmiştir. Bu çerçevede işverenin, “çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü” olduğu belirtildikten sonra, yapacağı ve uymakla yükümlü bulunacağı birtakım esaslara yer verilmiştir. Bunun gibi 5. maddede, işverenin anılan yükümlülükle gerçekleştireceği korunma sırasında uyacağı ilkeler belirlenmiştir. 10. maddede ise işyerinde sağlık ve güvenlik sağlanırken, işverenin yapacağı risk değerlendirmesi çalışmasında dikkate almakla yükümlü bulunduğu hususlar belirlenmiştir (Hukuk Genel Kurulunun 09.10.20 13... /21-1 02... /1456 sayılı Kararı).6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4. ve 5. maddeleri ile bunu uygun olarak çıkarılan iş güvenliği yönetmelikleri hükümleri, işverenin sorumluluğunu objektifleştiren kriterler olarak değerlendirilmelidir. Bu sebeple mevzuatta yer alan teknik iş güvenliği kurallarına uyulmaması işverenin kusurlu davranışı olarak kabul edilmelidir. Ancak işveren sadece anılan yazılı kurallara değil, yazılı olmayan ve teknolojinin gerekli kıldığı önlemlere aykırı davrandığında da kusurlu görülerek oluşan zararı karşılamalıdır.Objektifleştirilen kusur, kusur sorumluluğunu kusursuz sorumluluğa yaklaştırsa da, onu kusursuz sorumluluk haline dönüştürmez. Çünkü, bu halde dahi işverenin sorumluluğu için kusurun varlığı şarttır. Kusurun objektifleştirilmesi kriterinin yanısıra, Türk Borçlar Kanunu’nun 417/2. maddesinin, Anayasa hükümleri ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4. maddesi kapsamında yorumlanması da işverenin sorumluluğunu oldukça genişletecektir.Yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda; işvereni zararlandırıcı olay nedeniyle sorumluluk halinden kurtaracak olan durum iş sağlığı ve güvenliği alanındaki ihmalleri ile oluşan zarar arasındaki uygun nedensellik bağının kesildiğini ispat etmekten ibarettir. Hukuk Genel Kurulunun 20.03.20 13... /21-1121 E. ████████ sayılı kararında da belirtildiği üzere uygun nedensellik bağı üç durumda kesilebilir. Bunlar mücbir sebep, zarar görenin kusuru ve üçüncü kişinin kusurudur. Bu hallerden birinin varlığı halinde işverenin sorumluluğuna gidilmesi mümkün değildir.İş kazası hukuki sebebine dayalı tazminat davalarında olayın gerçekleşme şeklinin tarafların gösterdiği deliller dikkate alınarak her türlü şüpheden uzak bir şekilde ortaya konulması ve giderek kusur oranlarının bu olaya uygun şekilde belirlenmesi gerektiği açıktır.Mahkemece yapılacak iş; SGK müfettiş raporu, rücu, dosyalarındaki kusur oranları ile de aralarındaki çelişkiyi giderecek şekilde A sınıfı İş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetince tarafların kusur oran ve aidiyetleri durumları irdelenmek suretiyle bir kusur raporu alınmalı, yeniden hesap raporu alınmasının gerekmesi halinde, bilinen dönemle başlangıç ve bitiş tarihlerinin değiştirilmemesi, temyiz incelemesine konu hükme esas 10.09.2019 tarihli bilirkişi hesap raporundaki tarihlerin aynen kullanılması gerektiğini de dikkate alan bir hesap raporu almak suretiyle davacının maddi zararını yeniden hesaplatmak ve hesaplama sonucunda maddi zararın azalması halinde diğer davalı ... Tahl. Ltd. Şti.'nin de kararı temyiz etmediği de göz önünde bulundurulmak suretiyle ve usuli kazanılmış haklar da gözetilerek çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle,Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.