Anahtar kelimeler: Gkarar Evraktan Talepli Denizli Mah Kıymetli Başkan Yazim Katip Menfi

T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ...
KARAR NO
: ...
KARAR TARİHİ
: █████/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN
: ...
ÜYE
: ...
ÜYE
: ...
KATİP
: ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2025 (Ara Karar)
NUMARASI
: ... Esas (Eski Esas: ... Asliye Ticaret Mah. ...)
DAVACI
: ...
VEKİLİ
: Av....
...
DAVALILAR
: 1-...
2-...
VEKİLİ
: Av. ...
3-...
4 -...
DAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
G.KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili ve davalılar... ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; daha önce dava konusu çek ve aynı serideki diğer 5 adet çek için ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasıyla menfi tespit davası açtıklarını, mahkemece çeklerin ... tarafından bankaya ibrazı durumunda ödenmemesi için tedbir kararı verildiğini, ancak bu işi organize şekilde yapmaları nedeniyle çekleri ...'in bankaya ibraz etmeyeceğini, başkasını kullanacağını bildiklerinden teminatı yatırmadıklarını ve şu anda çeklerden ikincisinin de ...'in babasının sahte cirosu ile ...'in imzası taklit edilerek babası olan ...'in kendisine ciro edilmiş gibi gösterildiğini ve ... tarafından ... isimli kişiye ciro edildiğini, bu kişi tarafından da ... isimli kişiye ciro edildiğini, ... tarafından çekin bankaya ibraz edildiğini ve karşılıksız kaşesi vurdurulduğunu, karşılıksız kaşesinden sonra ... isimli kişinin çekin arkasına ismini yazarak ve imzasını atarak çeki ... İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyası ile ihtiyati haciz şeklinde icra takibi yaparak müvekkilinin mallarına ihtiyati haciz uygulandığını, icra takibine ve davaya konu olan çekin ... ... Bankası ... Seri Numaralı 200.000,00 TL bedelli, █████/2025 keşide tarihli çek olduğunu, bu çek ve diğer 5 adet çekin mahkemenin ... Esas sayılı dosyasındaki, dava dilekçelerinde açıklanan sebeplerle haksız şekilde bedelsiz olduğunu, bu dava dilekçelerinde dava konusu yaptıkları 6 adet çekten ikincisinin icraya konulduğunu, çek lehtarı ...'in babası tarafından ...'in imzası taklit edilerek ...'in babası ...'e ciro etmiş gibi gösterildiğini, sahte imza, ciro silsilesini bozduğunu, davalı ...'nın bu yönden de yetkili hamil olmadığını, ... tarafından ...'ya, ... tarafından ...'e ciro edildiğini, ... tarafından karşılıksız kaşesi vurdurulduğunu, ...'nın karşılıksız kaşesinden sonra ciro ederek icra takibi açmasının da usule aykırı olduğunu, ...'nın, ...'nın muhtemelen eşi olduğunu, ... ya da ...'nın çeki icraya vermek yerine karşılıksız kaşesinden sonra başka birinin ismini yazarak çeki onun adına icraya koyduklarını, önceki bütün cirantaların başka borçlarından dolayı icra takibine maruz kalmaları nedeniyle çeki kendi adlarına takibe koymadıklarını, bu yapılanların bir organizasyonun ispatı olduğunu belirterek, sözleşme şartları yerine getirilmediğinden, çek bedelsiz olduğundan, ... çekin nama yazıldığı kişi olan ...'in babası olup çeki kötü niyetli ve sahte imza ile ciro ettiğinden müvekkili şirketin davalılara ... Bankası ... Şubesi'nin ... Seri numaralı 200.000,00 TL bedelli, █████/2025 keşide tarihli çek nedeniyle ... İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyasından alacak ve ferileri kadar borçlu olmadığının tespitine, dosyanın çekin namına yazıldığı kişi olan ...'e karşı daha önce açtıkları (çeklerin bankaya ibrazına kadar cirantalar henüz bilinemediğinden o dosyada sadece lehdar ...'e karşı dava açıldığını) ... Asliye Ticaret mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesine, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyasının bu dosyanın eki sayılmasına ve o dosyadan verilmiş bulunan, icra dosyasına yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesine ilişkin tedbir kararının devamına, icra takibi kötü niyetli olduğundan %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk derece mahkemesi █████/2025 tarihli ara kararında; Somut olayda icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında 2004 Sayılı İİK'nın 72/3 maddesi gereğince İcra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi talebinin % 15 teminat karşılığında kabulüne karar verildiği, 6100 sayılı HMK'nın 390/3 maddesi gereğince davacı tarafından, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat edecek nitelikte delillerin dosyaya sunulduğu, itiraz eden davalı vekilinin itirazlarının ancak davanın esası hakkında yapılacak yargılama sırasında incelenebileceği gerekçesiyle, ihtiyati tedbire itiraz eden eldeki dosya davalıları ... ve ... vekilinin █████/2025 tarih ve ... D.iş sayılı İhtiyati tedbir kararına ilişkin itirazının reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosyada karşı tarafın tedbire itiraz talebinin reddedildiğini, lehlerine vekalet ücreti verilmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalılar ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından yapılan icra takibine ilişkin olarak davacı yanca ... Asliye Ticaret mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası ile icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine yönelik olarak ihtiyati tedbir kararı alındığını, daha sonra da ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, açılan dosyadan ihtiyati tedbire itiraz edilmiş olması sebebi ile █████/2025 tarihli duruşma ile ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ilişkin taleplerinin usul ve yasalara aykırı olarak reddine karar verildiğini, yerel mahkemece menfi tespit davası açıldıktan sonra borçlunun gecikmeden doğan zararlarının karşılanması halinde istenilen tedbirin (icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi) borçluya tanına bir hak olarak algıladığını ve sanki bu talebin şartları sağlaması halinde kabul edilmesi gerektiğini belirttiğini, tedbir talebinin kabul edilebilmesi için de 6100 sayılı kanunun 389. Maddesinde belirtilen ihtiyati tedbirin şartlarının sağlanması gerektiğini, davalı müvekkillerinin iyi niyetli 3. Kişi konumunda olduklarını, müvekkillerinin davacının bir kısım lehdar/ciranta arasında yapmış olduğu işlemlerde taraf olmadığını, müvekkilinin davacının iddiası ile ''organizasyon'' ile alakası olamadığının ortada olduunu, müvekkilinin dava konusu çeki nasıl elde ettiğine ilişkin somut delilleri dosyaya sunulduğu halde ve davacının müvekkilleri hakkında soyut iddiaları dışında herhangi bir bilgi, belge sunamadığı halde yaklaşık ispat kuralını nasıl sağlayabildiğinin anlaşılamadığını, HMK 390/3 maddesinde de belirtildiği üzere “Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.” burada belirtilen yaklaşık ispat sadece dilekçedeki beyanlar değil, aynı zamanda hakimde yaklaşık kanaat uyandıracak delillerle ispat edilmesi olduğunu, belirtilen yasa metinleri de dikkate alındığında ihtiyati tedbir kararı verilmesi koşullarının oluşmadığını, müvekkilleri hakkında dosyaya sunulan hiçbir belge ya da bilgi olmadığını, yine Ticaret hukuku bakımından çek bir ödeme aracı olup aralarında uyuşmazlık olan taraflar haricindeki iyi niyetli 3. Kişilerin hukuki durumunu engelleyici, önleyici tedbirler verilemeyeceğini, bu durumun çeke olan güveni kıracak olup kambiyo hukukuna aykırılık teşkil edeceğini, davada iyi niyetli 3. Kişi konumunda bulunan davalı müvekkilleri açısından davacı tarafça davasının haklılığını yaklaşık olarak ispat şartı gerçekleşmediğini, davalı müvekkilleri dava konusu çeki nasıl elde ettiğini de ortaya koyduklarını, bununla birlikte davalı müvekkilleri temel ilişkiden bağımsız dava dışı kimseler olup müvekkillerinin hukuki durumunu etkiler nitelikte tedbir kararı verilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu, bu tedbir kararı sonucunda müvekkillerinin ödemelerini alamadıklarını, ekonomik anlamda zor durumda kaldıklarını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE
:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava, menfi tespit, istinaf başvurusuna konu uyuşmazlık ise ihtiyati haciz talebine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nun 389/1. fıkrasına göre; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Aynı Kanunun 390/3. fıkrasına göre; tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72/3. maddesi gereği icra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.
Dosyadaki belgelere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesine, kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere, İcra ve İflas Kanunu'nun 72/3. maddesi gereği icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbirin koşullarının oluşmasına, görülmekte olan bir davada davalının ihtiyati hacze itirazı üzerine mürafa duruşması açıldığında yeniden davacı lehine vekalet ücretine hükmedileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığına göre, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşmakla; davalılar ... ve ... vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-... ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Esas (Eski Esas: ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...) sayılı dosyasında verilen █████/2025 tarihli ara karara karşı davacı vekilinin ve davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı yönünden, alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalılar ... ve ... yönünden, alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.█████/2026
...
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!