Anahtar kelimeler: Kyb İşlemeye Kesilmesi Olağanüstü Olağan Görüşü Uyan Sınırına Başlayan Kez
2. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
SUÇ
: Hırsızlık
İNCELEME KONUSU
KARAR
: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.10.2025 tarihli ve KYB-███████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre,
1-Sanığın eylemine uyan suç için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl, olağanüstü dava zamanaşımı süresinin ise anılan Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca 12 yıl olduğu nazara alındığında; sanığın kovuşturma aşamasında 11.03.2011 tarihinde alınan savunması ile son kez kesilmesi sebebiyle yeniden işlemeye başlayan zamanaşımı süresinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 01.11.2011 tarihi ile yeni suçun işlendiği 24.08.2012 tarihleri arasında durmasını müteakip, kaldığı yerden yeniden işlemeye başladığı ve hükmün açıklandığı 10.02.2022 tarihine kadar kesintisiz işleyerek olağan zamanaşımı süresinin tamamlanmış olduğu gözetilmeden, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi yerine sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde hüküm kurulmasında,
Kabule göre de,
2-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/2. maddesinde yer alan “Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, sağır ve dilsiz olan sanığa müdafii tayin edilmeksizin, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle karar verilmesinde,
3- Kayden █████/1991 doğumlu olup, suçun işlendiği █████/2010 tarihinde, 18-21 yaş gurubunda olduğu anlaşılan sağır ve dilsiz sanık hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Kanun’un 33. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 31/3 maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, fazla ceza tayin edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde,* isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Suç tarihinde 18-21 yaş grubunda bulunan ancak sağır ve dilsiz olduğu anlaşılan hükümlünün; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 33.maddesi uyarınca 15-18 yaş grubuna ilişkin hükümlere tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Suç tarihinde gündüz vakti hükümlü ve inceleme dışı sanıkların, ... Spor Kulubünden bir adet .......... televizyon ile bir adet görüntü video fon cihazını çaldıkları anlaşılmakla; hükümlünün eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 31/3. maddelerinde düzenlenen hırsızlık suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e, 66/2. maddeleri uyarınca hesaplanan 5 yıl 4 aylık olağan (aslî) zamanaşımının; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 01.11.2011 tarihi itibarıyla durduğu ve hükümlünün denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan verilen hükmün kesinleşmiş olması karşısında, denetim süresi içerisindeki suçun işlendiği 24.08.2012 günü yeniden işlemeye başladığı dikkate alındığında, zamanaşımını kesen son işlem olan inceleme dışı sanıklardan ..................'un sorgusunun yapıldığı 19.09.2011 tarihinden 10.02.2022 olan mahkûmiyet tarihine kadar dolduğu ve bu süre içerisinde zamanaşımını kesen başka bir neden bulunmadığı gözetilmeden, hükümlü hakkındaki hırsızlık suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması Kanun’a aykırı olup 1 No.lu kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 1 No.lu kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2022 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendinin verdiği yetkiyle, hükümlü hakkında hırsızlık suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, hırsızlık suçundan hükmolunan cezanın kaldırılmasına, 1 No.lu kanun yararına bozma talebinin kabulü sonucu verilen kararın niteliği itibarıyla 2 ve 3 No.lu kanun yararına bozma talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!