Anahtar kelimeler: Ashm Borcundan Birakan Bırakanı Miras Vefat Eşi Ankara Kesinlik Şartı

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.MİRAS BIRAKAN
: ...BİRLEŞTİRİLEN ANKARA 22. ASHM ███████ ESAS, ███████ KARAR SAYILI DAVADAİLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 23. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalının miras bırakanı ...'ın 21.10.2020 tarihinde vefat ettiğini, eşi ve 4 çocuğunun mirasçı olduğunu, davalının borcundan dolayı Ankara 10. İcra Müdürlüğünün █████████ Esas sayılı takip dosyası ile 02.11.2020 tarihinde 500.000,00 TL asıl alacak ve 48.698,63 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 548.698,63 TL için davacının kambiyo takibi başlattığını ve takibin kesinleştiğini, davalının ölen babası ...'in mirasını 16.11.2020 günü Ankara 11. Sulh Hukuk Mahkemesinin █████████ Esas sayılı dosyasında açtığı davada 01.12.2020 tarihinde verilen karar ile reddettiğini, mirası reddeden davalının mal varlığının borcuna yetmediğinin anlaşıldığını, davalı borçlunun makul bir sebebe dayanmadan sırf alacaklısına zarar vermek amacıyla mirası reddettiğinden davalı borçlunun miras bırakan ... ...'un mirasını reddinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.2. Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde; mirasçı davalının borcundan dolayı Ankara 11. İcra Müdürlüğünün ██████████ Esas sayılı dosyasından 01.11.2019 tarihinde takip başlattıklarını, davalının borcu karşılayacak hak ve alacağının tespit edilemediğini, borçlu davalının babasının 2020 yılı Ekim ayında vefat ettiğini, davalının 11. Sulh Hukuk Mahkemesinin █████████ Esas sayılı dosyasından mirası reddettiğini, davalıya birden çok taşınmaz ve aracın miras yoluyla intikal edemediğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 67/1 kapsamında davalının alacaklılarını zarara uğratmak kastıyla mirası reddettiğini belirterek, davalıya ait mirasın reddi kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili asıl ve birleştirilen davada sunduğu cevap dilekçesinde; müvekkilinin yasal hakkını kullanarak murisi ...'ın mirasını reddettiğini, mirasın reddinin iptalinin ancak diğer tüm mirasçıların muvafakatları ile mümkün olduğunu, davacının müteveffanın yasal mirasçısı olmadığını, davalının mal varlığının olduğunu, bunların satışının yapılması ve bedel borcu karşılamaya yetmezse davalının aciz halinde olacağını, huzurdaki davanın ondan sonra görülebilir olacağını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl ve birleştirilen dosya davalısı ...'ın dava tarihi itibariyle aktif mal varlığının asıl dava için (37.000,00 TL + 1.400,00 TL) = 38.400,00 TL, birleştirilen dava için (37.000,00 + 1.600,00 TL) = 38.600,00 TL, pasif mal varlığının; (621.293,74 + 629.109,56 + 61.366,42) = 1.311.769,72 TL hesaplandığı ve pasif mal varlığı değerinin aktif mal varlığı değerinden fazla olduğu değerlendirildiğinde davalının alacaklılarına zarar vermek amacıyla babası ...'ın mirasını reddettiği anlaşıldığından asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl ve birleştirilen davanın, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 617. maddesinde belirtilen 6 aylık süre içerisinde açıldığı, davalının mal varlığının borçlarını ödemeye yetecek miktarda bulunmadığı, davalının murisi ... hakkında yapılan araştırmalar sonucunda terekesinin borca batık olmadığı, davalı/borçlunun davacılara borcunu ödeyecek malvarlığı bulunmamakla, borcun ödenmesine ilişkin güvence de vermemesi nedeniyle alacaklılarını zarara uğratmak amacıyla mirası reddettiğinin anlaşıldığı, bu nedenle Mahkemece verilen mirasın reddinin iptali kararının sonuç itibariyle yerinde olduğu ancak TMK'nın 617/2 maddesi uyarınca, davalı ...'ın miras payının resmen tasfiyesine karar verilmesi gerekirken, bu hususta karar verilmemesi doğru olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 14.06.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının kaldırılarak davanın kabulüne; Ankara 11. Sulh Hukuk Mahkemesinin 01.12.2020 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ...'dan kalan mirasın reddine ilişkin kararın iptaline, davalı ...'ın miras payının resmi tasfiyesine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; karar verilirken beyan ve itirazlarının dikkate alınmadığını, müvekkilinin yasal hakkını kullanarak babasından kalan mirası kayıtsız şartsız reddettiğini, müvekkilinin mal varlıklarının bulunduğunu, bunların satışı neticesinde elde edilecek paranın borcu karşılamaya yetmemesi halinde huzurdaki davanın görülebileceğini, müvekkilinin mirası reddinde samimi olduğunu, davacı tarafın müvekkilin kötüniyetli olarak mirası reddettiğini ispat etmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, asıl ve birleştirilen dosyalarda mirasın reddinin iptali istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.