Anahtar kelimeler: Bedeni Başlı Yerini Hasara Eylemden Terk Hasarlı Rücu Kazada Rücuen

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ---- tarihinde, müvekkil şirket nezdinde --- sigortalı bulunan --- plakalı araç, bedeni hasarlı trafik kazasına sebebiyet vermiş, Meydana gelen kazada sigortalı araç sürücüsü olay yerini terk etmiş, Meydana gelen kaza neticesinde müvekkil sigorta şirketi tarafından -------- tarihinde ödenen tazminat, ------- tutarında rücu edilmiş, dava konusu uyuşmazlık sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi nedeniyle sigortalıdan rücuen tazmin olduğunu, olay yeri terk hususu başlı başına rücu sebebi olduğunu, --------maddesinde açıkça bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi halinde sigorta şirketinin sigortalısına rücu hakkı düzenlenmiş, "... f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibizorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,..." davalı tarafın kazanın meydana gelmesinde kusuruyla sebebiyet verdiği ve olay yerini terk etmesi nedeniyle genel şartlara aykırılık gösterdiği açıkça ispat edildiğinden davanın taleplerimiz doğrultusunda kabulünü, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davanın kabulüyle, davaya konu icra dosyasına yapılan itirazının iptaline, takibin ---- (takip toplamı) üzerinden devamı ile -------- (sigorta tazminatının ödeme tarihi) tarihinden itibaren işleyecek faiziyle (ticari temerrüt faizi) birlikte tahsiline, asıl alacak tutarının %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, dosyanın tensibi ile birlikte davalıların menkul, gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, Yargılama giderleri, vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, arar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Poliçeden dolayı sorumluluğumuz, sigortalımızın kusuru oranında olmak üzere maddi zararlarda araç başına azami ------- sınırlı olduğunu, uyuşmazlık öncesinde müvekkil şirketçe davacı hesabına ------ tutarında hasar ödemesi gerçekleştirildiğini, müvekkili şirketçe huzurdaki başvuru öncesi yapılan ödemelerle, davacının araç hasarına yönelik zararı tamamen karşılandığını, davacının bakiye araç hasarı zararını ispatlar herhangi bir delil sunmadan ikame ettiği kötü niyetli başvurunun reddini, uyuşmazlık konusu kazanın müvekkil şirkete ihbarı üzerine, müvekkil şirket gerekli incelemeleri yapmak üzere eksper ataması gerçekleştirildiğini, atanan eksperce, aracın bulunduğu onarım servisine gidilerek, araç fiziki olarak yerinde incelenerek, araçta meydana gelen zarara ilişkin tespit ve değerlendirmelerde bulunulduğunu, müvekkili şirketçe işbu rapor doğrultusunda, huzurdaki başvuru öncesinde araç hasar onarım tazminatı ödemesi gerçekleştirildiğini, müvekkili şirketçe gerçekleştirilen ödemeler ve tedarikler işbu ekspertiz raporuna göre yapılmış olup, karşı yanın somut zararı tamamen giderildiğini, müvekkili şirketin sorumluluğu gerçek zararın giderilmesi olup, başvuran tarafından kamu menfaatini gözeten trafik sigortası zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını, bu kapsamda, başvuran taraf aracın onarımı hususunda müvekkil şirket tarafından karşılanandan daha fazla zarara katlandığını gösteren herhangi bir bilgi ve belge dosyaya sunmadığı gibi ekspertiz raporuna ilişkin herhangi bir iddia öne sürmediğini, başvuran iddiasını ispat yokluğu nedeniyle huzurdaki başvurunun esastan reddini, aracın geçmişte aynı bölgeden hasar mevcut ise, ikinci kez aynı bölgeden alınan hasar nedeniyle araçta orijinal parça kullanılmamalıdır, veyahut değişen parçanın niteliği dikkate alınmasını, aracın geçmiş hasarları incelenerek aynı bölgeden daha öncesinde hasar görüp görmediği, gördüyse onarım detaylarının incelenmesini, başvuran aracın geçmiş hasar, ağır hasar sorgusunu sunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, olası bilirkişi heyeti atamasında aracın kaza tarihindeki rayiç değeri dikkate alınmasını, kaza tarihindeki aracın rayiç değerine yönelik piyasa araştırması yapılmalı eğer araştırmadan bir sonuç alınamıyor ise enflasyon ve ikinci el piyasasındaki ekiler gözetilerek bir hesaplama yapılmasını, eğer sadece güncel tarihli veriler temin edilebiliyor ise ------------ verileri dikkate alınarak kaza tarihindeki aracın ikinci el piyasa değeri tespit edilmesini, müvekkil şirkete usulüne uygun bir başvuru gerçekleştirilmemesi (aracın geçmiş hasar ve ağır hasar sorgularının şirkete başvuruda sunulmamış olması) nedeniyle, işbu hususun tamamlanamaz dava şartı olması nedeniyle başvurunun reddine yönelik hüküm kurulmasını, müvekkili şirketçe başvuru öncesinde, araç hasar tazminatı yönünden ödeme yapılarak başvuranın bu husustaki tüm zararının giderilmiş olması nedeniyle, aksini ispatlar hiçbir delilin dosyada mevcut olmaması nedeniyle başvurunun reddine yönelik hüküm tesis edilmesini, aracın modeli, kilometresi ve kullanılmışlık düzeyi göz önünde bulundurulduğunda araçta değer kaybı meydana gelmeyeceğinden başvurunun reddine yönelik hüküm kurulmasını, aksi taktirde, ---- Şartlar uyarınca hesaplama yapılmasını, aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin dikkate alınmasını, Yargıtay içtihatları doğrultusunda üç kişilik bilirkişi heyetine dosyanın atanmasını, karşı vekalet ve yargılama giderlerinin karşı yan üzerine bırakılmasını talep etmiştir
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Huzurdaki dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanağı dosyaya sunulmuştur.------- esas sayılı dosyası celp edilmiştir.Mahkememizce işbu dosyada, sigorta uzmanı bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. Bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle; III-) İNCELEME TARTIŞMA VE DEĞERLENDİRME: ------ ilamına göre ; --------- tarihinden sonra düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçeleri nedeniyle bedensel hasarlı trafik kazası sonucu zarar gören hak sahiplerine ödemede bulunan zorunlu trafik sigortacısı, kendi akidi olan sigortalısına karşı ------ maddesine göre olay yerini terk nedeniyle rücu davası açabilecektir. Zira bedensel hasarlı trafik kazalarında ---------tarihinde yürürlüğe giren Genel Şartların B.4 maddesinde ifade edilen haller ile benzer zorunlu haller dışında olay yerini terkin, içe rücu sebebi olduğu kabul edilmiştir. Olay yerini terk ile rücu sebebi gerçekleşmiş olup olay yerini Genel Şartların B.4. maddesinde sayılan haller ile benzer zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini, dolayısıyla rücu sebebinin oluşmadığını ispat yükü ise sigortalıdadır. Sigortalı kaza yerini ancak Genel Şartların B.4. maddesinde sayılan zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini ispatlar ise rücu durumundan kurtulacaktır. SİGORTA MEVZUATI YÖNÜNDEN İNCELEME VE DEĞERLENDİRME: ----------Genel Şartları’nın,” A.3. SİGORTANIN KAPSAMI Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. Araca bağlı olarak çekilmekte olan römork veya yarı römorkların (hafif römorklar dahil) veya çekilen bir aracın sebebiyet vereceği zararlar çekicinin sigortası kapsamındadır. Ancak, insan taşımada kullanılan römorklar bunlar için poliçede özel şartları belirtilecek ek bir sorumluluk sigortası sağlanmış olması kaydıyla teminata dahil olur. Meydana gelen bir kazada zararın önlenmesi veya azaltılması amacıyla, sigorta ettirenin yapacağı makul ve zorunlu masraflar teminat limitleri dahilinde sigortacı tarafından karşılanır. Bu sigorta, sigortalının haksız taleplere karşı savunmasını bu genel şartların B.2.4. maddesi hükmü çerçevesinde temin eder. A.5. KAPSAMA GİREN TEMİNAT TÜRLERİ Bu genel şart kapsamındaki teminat türleri aşağıda yer almaktadır. a) --------Maddi Zararlar Teminatı: Hak sahibinin kaza tarihi itibariyle bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır. Sigortalının sorumlu olduğu araç kazalarında değer kaybı, talep edilmesi halinde ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperleri tarafından tespit edilir. Değer kaybının tespiti bu Genel Şart ekinde yer alan esaslara göre yapılır. B.4- Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının İşletene Rücu Hakkı Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. ---------- Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir. Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir: a) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, b)-----------Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmiş ise, c) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar, ç) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise, d) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa, e) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse, f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez. ------------
GEREKÇELİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA HÜKÜM:Gerekçesi açıklandığı üzere; Sanığın üzerine atılı taksirle yaralama suçunu işlediği, mağdurun vücudunda orta derece kemik kırığı oluşacak derecede yaralanmasına sebebiyet verdiği anlaşıldığından, suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı ile sanığın asli kusurlu olması, kusur durumu nazara alınarak eylemine uyan TCK.nun 89/1. maddesi uyarınca takdiren, teşdiden ve tercihen 180 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, Yaralanmanın, mağdurun vücudunda kemik kırığına neden olduğu anlaşılmakla, TCK.nun 89/2-b maddesi gereğince sanığın cezasından takdiren yarı oranında artırım yapılarak 270 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak sanığın cezasından TCK.nun 62/1. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 235 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, Yargılamanın CMK.nun 251. maddesinde öngörülen basit yargılama usulüne tabi olarak yapılmış olması nedeniyle, sanığın cezasından CMK.nun 251/3-2. cümlesi gereğince takdiren 1/4 oranında indirim yapılarak sanığın 176 gün karşılığı günlüğü TCK.nun 52/2 maddesi gereğince takdiren 30,00-TL'den paraya çevrilerek sanığın 5.280,00 -TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, Sanığın ekonomik ve şahsi halleri gözönüne alınarak hükmolunan adli para cezasının TCK.nın 52/4. maddesi uyarınca birer ay arayla ödenmek üzere takdiren 6 eşit taksitte alınmasına, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan miktarın tamamının tahsili ile ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına, (tebliğin ihtar sayılmasına) Sanığa hükmolunan ceza miktarı, cezanın nevi, daha önce kasıtlı bir suç işlememiş olması, meydana gelen yaralanmaya ilişkin somut ve belirlenebilir maddi zararın oluşmaması, sanığın yeniden suç işlemeyeceği hususunda Mahkememizde olumlu kanaat oluştuğundan sanık hakkında herhangi bir nakdi ödence istenmeksizin CMK.nun 231/5. maddesi gereğince HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA, Sanığın CMK.nun 231/8. maddesi gereğince 5 yıl süre ile herhangi yükümlülük belirlenmeden denetim süresine tabi tutulmasına, Sanığın denetim süresi içerisinde CMK.nun ██████-11. maddesi gereğince kasten yeni bir şuç işlemediği takdirde açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verileceği, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi halinde hükmün açıkalanacağı hususunda sanığa ihtarat yapılmasına, (tebliğin ihtar sayılmasına)-Olayın oluş şekli ve olayın üzeriden geçen zaman nazara alınarak sanık hakkında takdiren TCK'nın 53/6 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,-Yargılama nedeniyle yapılan Uzlaştırma gideri olan 750,00-TLve 5 tebligat gideri 404,00-TL, bilirkişi ücreti 1.000,00-TL, olmak üzere toplam 2.154,00-TL olan yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye gelir kaydına,-Müşteki kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak müştekiye verilmesine,
SİGORTA YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME
: Poliçe: Dosyada mübrez -------- tarafından ------ adına düzenlenmiş ------ Poliçesi ile sigortalı olduğu, poliçe teminat limitinin maddi araç başına ---------- kaza tarihinde araç başına maddi -----, ölüm ve sakatlık teminatının ---------- olduğu, Talep: ------- tarihinde, müvekkil şirket nezdinde---------- plakalı araç, bedeni hasarlı trafik kazasına sebebiyet vermiş, Meydana gelen kazada sigortalı araç sürücüsü olay yerini terk etmiş, Meydana gelen kaza neticesinde müvekkil sigorta şirketi tarafından ----- tarihinde ödenen tazminat, ----- tutarında rücu edilmiş, Kaza: -------- günü saat 08.00 sıralarında Ģüpheli sürücü ------ sevk ve idaresindeki --------- Karayolu üzerinden ---------- istikametine seyir halinde iken kaza mahalli olan yere geldiğinde kendi beyanına göre sinyal vererek sağa dönüş yapmak için aniden şerit değiştirerek sağa dönüş yaptığı esnada aracının sağ arka kısımlarına sağ tarafından aynı istikamete seyir etmekte olan sürücü ------ isimli şahsın kullandığı -------- plaka sayılı motosikleti ile çarptığı, çarpma neticesinde motosiklet sürücüsü ---------- isimli şahsın yaralandığı ayrıca şüpheli sürücü ----------olay yerinden yetkililere bilgi vermeden ayrıldığı, KUSUR: Dosyada mübrez ------ tarihli bilirkişi Adli Trafik Uzmanı ------ tarafından düzenlenmiş kusur raporunda; A. Şüpheli Sürücü ------- meydana gelen kazada asli kusurlu olduğu, B. Müşteki Sürücü ----------- ise meydana gelen kazada kusurunun olmadığı kanaatine varıldı. Sayın Savcılığınızın takdirlerine saygıyla arz olunur. Ödeme: Dosyada mübrez ------- tarafından ------ adına ---------- tarihinde ------- açıklaması ile -------- Esas sayılı dosyası ile -------- Rücuen Tazminat alacağı (istenen yıllık adi kanuni faiz), ----- işlemiş faiz olmak üzere ------------üzerinden yıllık adi kanuni faiz talepli, “Müvekkil sigorta şirketinde sigortalının sigorta poliçesi kapsamında ------- nolu hasar dosyası ile bağımsız eksper/aktüer raporu ile hesaplanarak ödenen tazminatın ------- rucu nolu dosyası ile tazminata konu olayda belirlenen kusur oranınca rücuen tazmini talebidir ------ açıklaması ile ilamsız takipte ödeme emri ile icra takibi yapıldığı,---------Esas sayılı dosyası ile --------- Rücuen Tazminat alacağı (istenen yıllık adi kanuni faiz), ---------işlemiş faiz olmak üzere -------- üzerinden yıllık adi kanuni faiz talepli, “Müvekkil sigorta şirketinde sigortalının sigorta poliçesi kapsamında ---------- nolu hasar dosyası ile bağımsız eksper/aktüer raporu ile hesaplanarak ödenen tazminatın ------- rucu nolu dosyası ile tazminata konu olayda belirlenen kusur oranınca rücuen tazmini talebidir ------- açıklaması ile ilamsız takipte ödeme emri ile icra takibi yapıldığı, Dava Öncesi İhtar: ------ tarihinde Dosya:------- numaralı -------- poliçesiyle sigortalı olan ----------- plakalı aracınız, Olay Yeri Firar sevk ve idaresindeyken, ------ tarihinde karışmış olduğu kaza neticesinde, -------- tutarında tazminat ödenmiştir. Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi ve diğer ilgili kanun maddeleri uyarınca, aracın Olay Yeri Firar kullanılması nedeniyle tarafınıza rücu hakkımız doğmuştur. Fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydı ile şirketimizce ödenmiş bulunan tazminat tutarı üzerinden kusurunuza isabet eden ------ hasar ödeme tarihinden itibaren işleyen %0 faizi .00 TL ile birlikte toplam --------- işbu mektubumuzun alındığı tarihten itibaren 7 gün içinde şirketimize ödenmesini; aksi taktirde alacağımızı ödediğimiz tarihten itibaren yasal temerrüt faizi, mahkeme masrafları ve avukatlık ücretinin de ilavesiyle tahsili için dava açmak zorunda kalacağımızı ihtar ederiz. Şeklinde olduğu, HUZURDAKİ DAVADA; --------- günü saat 08.00 sıralarında --------sevk ve idaresindeki ------ plakalı otomobil araç ile ----------- istikametine seyir halinde iken kaza mahalli olan yere geldiğinde kendi beyanına göre sinyal vererek sağa dönüş yapmak için aniden şerit değiştirerek sağa dönüş yaptığı esnada aracının sağ arka kısımlarına sağ tarafından aynı istikamete seyir etmekte olan sürücü ------- isimli şahsın kullandığı ----- plaka sayılı motosikleti ile çarptığı, çarpma neticesinde motosiklet sürücüsü ----- isimli şahsın yaralandığı ayrıca şüpheli sürücü ----------- olay yerinden yetkililere bilgi vermeden ayrıldığı, Bu durumda olay yeri bulguları, sürücünün kim olduğu ve kusur dağılımı tespiti güçleşmektedir. Bu tür durumlarda, yaralanma veya vb hayati tehlike arz eden (mücbir sebep) sebepler var ise, zaruri olarak olay yerini terk eden tarafların derhal sağlık kuruluşlarına müracaat ederek “alkol testi” yaptırmaları, durumu yetkili makamlara (karakol, jandarma vb) bildirmeleri gerekmektedir. Bu tür bir girişimin varlığı halinde “sürücü değişikliği, alkol vb” durumlardan bahsedilemeyecektir. Dosyada davalının alkol muayene tespiti (olay günü hastaneden alınan) veya kaza günü yetkili kolluk kuvvetlerine müracaatını gösterir belge bulunmamaktadır. Maddi ve yaralanmalı trafik kazalarında mücbir sebep olmaksızın olay yerinin terk edilmesi mevzuat hükümleri ile yasaklanmıştır. Şayet sürücü -------------- kazadan sonra olay yerini terk etmesi olayının zaruri olduğu kabul edilirse, şahsın hastane raporu ile kaza esnasında alkollü olmadığı durumunu ispatlaması yerinde olacaktır. Ancak dosyada bu yönde bir evrak sunulmamıştır. Dolayısıyla vaki kazada % 100 kusurlu ------------ plakalı araç sürücünün kim olduğu, alkollü olup olmadığı, dolayısıyla ehliyetnamesinin var/yeterli olup olmadığı muğlaktır. Bu durum sürücünün kazada AĞIR KUSURLU olup olmadığı olayını değerlendirme imkanını ortadan kaldırmaktadır. Şayet bir kazada sürücü yasal sınırın üzerinde alkollü veya yeterli ehliyetnameye sahip değilse, AĞIR KUSURDAN bahsedilecektir. Bu bakımdan sürücünün mücbir sebep olmaksızın olay mahallini terk etmesi alkol ve yeterli ehliyet tetkiki yapılması imkanını, yani Ağır Kusur değerlendirmesinin yapılması imkanını ortadan kaldırmıştır. Ayrıca dosyaya mübrez evraklar ve sürücünün beyanı incelendiğinde aşağıdaki durumların var olmadığı anlaşılmaktadır. Sürücü olay yerinden ayrılmış ancak daha sonra polise müracaat ederek kazayı bildirmiş ise Kaza anında, kaza yapan karşı taraftan korkup, can güvenliğinden endişe ederek olay yerinden uzaklaşmış ise, Kazanın meydana geldiği yerde durmak başkaca kazalara yol açacağı için olay yerinden daha uygun bir yere aracını götürmüş ise, Yukarıda sayılan haller mücbir sayılabilecek nedenler arasında sayılabilir ancak firari sürücü beyanında yukarıdaki hallerden bahsetmediği gibi dosyada yukarıdaki hallerin (alkol testi ve kaza günü verilen ifade formu) varlığını ispatlayıcı bir belge de sunmamıştır. Trafik kazalarında sürücülerin kim olduğu, yetkili kollukça veya 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 81. maddesinin 2.fıkrası’na göre (Yalnız maddi hasar meydana gelen kazalarda, kazaya dahil kişilerin tümü, yetkili ve görevli kişinin gelmesine lüzum görmezlerse, bunu aralarında yazılı olarak saptamak suretiyle kaza yerinden ayrılabilirler) tutanak tutularak kayıt altına alınmaktadır. Sürücünün olay yerini terk etmesi ehliyet ve alkol kontrollerini imkânsız hale getirmektedir. Sigorta tekniği açısından; T.T.K. 1409. Maddesine göre ortaya çıkan rizikonun teminat dışında kalan hallerden biri dâhilinde (kast ve ağır kusur dâhil) bulunduğunu ispatlama yükümlülüğü Sigorta Şirketinin üzerinde yer almaktadır. Karayolları Trafik Kanunu 95. Maddesi “Tazminatın azaltılması veya kaldırılması sonucunu doğuran haller: Madde 95 – Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir.” hükmünü havidir. Türk Ticaret Kanunu 1425. Madde gereği ise, sigorta poliçesi genel şartların yanı sıra özel şartlar içerebilir. Sigorta şirketi ile akdedilen poliçe dönemini kapsayan---------- yürürlük tarihli ----------------göre sigortalıya aşağıdaki şartlar ile rücu edilebilmektedir. Bu hususların ispat yükümlülüğü yukarıda ifade olunduğu üzere kural olarak sigorta şirketine aittir. DAVACININ RUCUEN TALEP ETTİĞİ TAZMİNAT KOŞULLARININ POLİÇE KAPSAMINDA OLUŞUP OLUŞMADIĞI VE MİKTARININ DEĞERLENDİRİLMESİ; a) ------ Bakış; Sigorta sözleşmeleri ile himaye sağlanan rizikoların kapsamı sözleşmede açıkça teminat sunulan ve sunulmayan rizikoların sayılması biçiminde belirlenir. Bu belirlemelerin kapsamı ve sınırlarını TTK m.1409/1 hükmü ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunun 11/4 hükmünde öngörülmektedir. TTK ‘ nın “Sigortanın Kapsamı” başlıklı 1409/1 fıkrası hükmünde “Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zararlardan veya bedelden sorumludur” düzenlemesi ve Sigortacılık Kanunun 11/4 hükmünde; “Sigorta sözleşmelerinde kapsam dahiline alınmış olan riskler haricinde, kapsam dışı bırakılmış riskler açıkça belirlenir. Belirtilmemiş olan riskler teminat kapsamında sayılır” düzenlemesi yer almaktadır. Her iki hüküm birlikte sigortacının rizikoyu taşıma yükümlülüğünün kapsamını tespit etmeye yönelik son derece açık ve birbirini tamamlayıcı nitelikte düzenlemeler içermektedir. Zarar sigortaları, mal sigortaları ve sorumluluk sigortaları olarak sınıflandırılmıştır. Mal sigortalarında sigortalının aktifinde meydana gelen azalmanın önlenmesi amaçlanırken, sorumluluk sigortalarında ise malvarlığı, bir tazmin yükü altına girmesi sebebiyle sigortalının malvarlığındaki pasifinde meydana gelen artışların karşılanmasını konu almaktadır. Sorumluluk sigortalarının bir türü olan karayolları Mali Sorumluluk Sigortası diğer adıyla Trafik Sigortası; motorlu araç işleteninin, karayolunda üçüncü kişilere verdiği bedensel ve maddi zararları belli limitlerle karşılayan sigorta türüdür. KZMMS nda sigortacı, işletenin mali ve hukuki sorumluluğunu üstlenmektedir. 2918 sayılı KTK. 91 ile 111. Maddeleri arasında yer verilen, kamu düzenini ilgilendiren ve yasa metninde yapılması zorunlu tutulan söz konusu sigorta türü, kanunlarda detaylı olarak emredici nitelikte düzenlenmiştir. Genel Olarak sorumluluk sigortalarını düzenleyen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 1473 ile 1486 maddeleri arasında temel düzenlemelere yer verilmiştir. Söz konusu düzenlemeler, Trafik Sigortasının yanında diğer sorumluluk sigortalarına da uygulanabilmektedir. Ayrıca KTK. madde 93 ‘de Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, teminat tutarları ile tarife ve talimatlarını çıkarma yetkisi 4199 sayılı yasa ile -------------- bağlı olduğu Bakanlığa verilmiştir. Diğer taraftan belirtilen düzenlemelerin yanında Türk Borçlar Kanununun ilgili hükümleri de uygun düştüğü ölçüde Trafik Sigortasından kaynaklanan uyuşmazlıklara uygulanmaktadır. Türk Borçlar kanunu sözleşme serbestini kabul etmesine karşın kanunda bazı zarar sigortalarının yapılması zorunlu tutulmuştur. 5684 sayılı Sigortacılık kanunun 13. Maddesinde keyfiyet; “Bakanlar Kurulu, Kamu yararı açısından gerekli gördüğü hallerde zorunlu sigortalar ihdas edebilir. Sigorta Şirketleri 20. Maddenin 2. Fıkrasının (b) bendi ile 3. Fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla faaliyet gösterdiği sigorta branşlarının kapsamında bulunan zorunlu sigortaları yapmaktan kaçınamaz” ifadesi ile, yapılan zorunlu sigortaların temel amacının “Kamu Yararı” olduğu açıkça ifade edilmiştir. 2918 sayılı KTK ‘nun 91. Maddesi “İşletenlerini bu kanunun 85. Maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorundadır” düzenlenmesine yer verilmiştir. Aynı Yasanın 85. Maddesinde ise “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa,… doğan zararlardan müşterek ve müüteselsilen sorumlu olurlar” hükmüne yer verilmiştir. Sorumluluk sigortalarında; sigorta ettirenin sorumlu olacağı pek çok arar ihtimali vardır ve bunların hepsi sözleşme kurulurken tespit edilemez, bu nedenle sorumluluk sigortaları için yasalarda ve sigorta sözleşmelerinde sigortacının sorumlu olacağı zarar ihtimallerine değil, sorumlu olmayacağı zarar ihtimalleri (teminat dışı kalan haller) sayılarak zarar sınırlandırılması yoluna gidilmiştir. Trafik sigortasının da ------------- sorumluluk sigortasının bir çeşidi olması itibariyle kanun koruyucu, sınırlamalar dışında kalan bütün rizikoların poliçe kapsamında değerlendirilmesi yönünde düzenleme yoluna gitmiştir. Bazı durumlarda Sigorta Şirketi, sigorta ettirene (kendi sigortalısına) rücu edebilir. Özellikle KTK. m. 95’e göre sigorta ettirenin prim borcunu ödememiş olması, limitlerin artmasından sonra ek poliçe yaptırmaması, sigorta süresi bittikten sonra poliçenin yenilenmemesi gibi durumlar, zarar gören üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceğinden, sigortacı, yeni limitler üzerinden veya sözleşme süresi bittikten sonra ödeme yapmış ise, yükümlülüklerini yerine getirmemiş olan kendi sigortalısına karşı dönme hakkını kullanabilecektir. Bunun dışında Genel Şartların B.4 (eski 4) maddesinde sayılan durumlarda da, sigortacının kendi sigortalısına karşı dönme hakkını kullanabileceği kabul edilmiştir. Bunlar: a) Tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasdi bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, b) İşleten, yetkili makamlardan izin almaksızın düzenlenen bir yarış için Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yapılması gereken özel bir sigortanın yapılmamış olduğunu biliyorsa veya gerekli özeni göstermesi halinde bilebilecek durumda ise, c) Tazminatı gerektiren olay, aracın Karayolları Trafık Kanunu hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan kimseler tarafından sevkedilmesi sonucunda meydana gelmiş ise, d) Tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay, yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa, e) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tesbit edilmiş olan istiab haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise, f) Sigorta ettirenin, rizikonun gerçekleşmesi halinde, B.1 maddesinde belirtilen. (beş gün içinde ihbar, koruma ve kurtarma önlemleri alma, bilgi ve belgeleri gecikmeksizin verme, açılan davayı duyurma, başka sigorta sözleşmeleri varsa bunları bildirme) yükümlülüklerini yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa, g) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gaspedilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gaspedilme olayında işletenin kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse, Bütün bu durumlarda sigortacı, sigortacısına (işletene) karşı dönme (rücu) hakkını kullanabilecektir. Şimdi bunların ayrıntılı olarak incelendiğinde; Kazanın, işletenin ve eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin “kasti bir hareketi veya ağır kusuru” sonucu olması; Genel Şartlar B.4 maddesi (a) bendine göre, işletenin ve eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin “kasti bir hareketi veya ağır kusuru” sonucu meydana gelen kazalar nedeniyle sigorta bedelini ödeyen sigortacı, sigorta ettirene (işletene) rücu edebilecektir. Bunun karşıt anlamı, eğer işletenin ve eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin “kasti bir hareketi veya ağır kusuru” yoksa, “yüzde yüz kusurlu olsalar bile” sigortacının dönme (rücu) hakkından söz edilemeyeceğidir. Sürücünün veya yardımcı kişilerin “kasıtlı” davranışları saptanabilir bir eylem olarak ortaya çıkabilir ise de, “ağır kusur”un ne olduğu bugüne kadar yeterince tanımlanmış ve unsurları belirlenmiş değildir. Yargıtay kararlarındaki tanımlamalara göre. “Ağır kusur, özel bir hukuk kavramı olup, kasıt olmamakla birlikte, kasta yakın bir kusurun varlığı anlamına gelir.” Gene Yargıtay kararlarına göre: “Sürücü yüzde yüz kusurlu olmakla birlikte, kastı veya kasta yakın bir kusuru söz konusu değilse, sigortacının dönme (rücu) hakkı doğmayacaktır.” SİGORTA YÖNÜNDEN; TTK 1409. Maddesi gereğince hasarın teminat dışı kaldığını ispat yükü sigortacıya düşmektedir. Bu sebeple riziko sonucu oluşan zararın, sigortalının ya da eylemlerinden sorumlu olan kişilerin kastı yada ağır kusuru neticesinde gerçekleştiğini ispat yükü sigortacınındır. --------- ------ tarihinde yürürlüğe giren ----- bendinin son cümlesinde eski Genel Şartlarda yer almayan yeni bir düzenleme getirilmiştir. İlgili düzenlemeye göre kazanın, trafik kurallarının ihlali neticesinde meydana gelmesi durumu rücu sebebi olarak belirtilmiştir. Genel Şartların 4/a maddesinde sadece ağır kusur ve kast hali rücu sebebi olarak sayılmışken, 4/b maddesinde böyle bir düzenlemeye gidilmesi meydana gelebilecek her kaza da sigortacının, sigorta ettirene rücu edeceği anlamını gelecektir. Nitekim sigorta hukukunun genel ilkelerine aykırılık teşkil eden belirtilen düzenleme aleyhine ----- bir takım maddelerinin iptali için yapılan başvuruda--------- sayılı dosyasında belirtilen “veya trafik kurallarının ihlali” ibaresi yönünden yürütmeyi durdurma kararı verilmişti. Ancak ------------ yapılan yeni düzenleme ile ilgili cümle “trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmiş ise” şeklinde değiştirilmiştir. Ağır kusurların; kazaya ehliyetsiz sürücünün neden olması, Ehliyetine el konulmuş sürücünün kazaya sebebiyet vermesi ve kusurlu olması, kazaya uyuşturucu madde veya alkol almış sürücünün sebebiyet vermesi, istihab haddinin aşılması durumlarında, gabarinin aşılması, (her koşulda ağır kusurlu olduğu ve/veya rücu sebebi olduğu kabul edilmemek kaydı ile) sıralanmaktadır. RÜCU YÖNÜNDEN: ------ günü saat 08.00 sıralarında ------- plakalı otomobil araç ile ---------- istikametine seyir halinde iken kaza mahalli olan yere geldiğinde kendi beyanına göre sinyal vererek sağa dönüş yapmak için aniden şerit değiştirerek sağa dönüş yaptığı esnada aracının sağ arka kısımlarına sağ tarafından aynı istikamete seyir etmekte olan ------ isimli şahsın kullandığı ----- plaka sayılı motosikleti ile çarptığı, çarpma neticesinde motosiklet sürücüsü --------- isimli şahsın yaralandığı ayrıca şüpheli sürücü ----- olay yerinden yetkililere bilgi vermeden ayrıldığı, A. Şüpheli Sürücü ----- meydana gelen kazada asli kusurlu olduğu, B. Müşteki --------- ise meydana gelen kazada kusurunun olmadığı, tespit ve kanaat edildiği, a) Maddi ve yaralanmalı trafik kazalarında mücbir sebep olmaksızın olay yerinin terk edilmesi mevzuat hükümleri ile yasaklanmıştır. Şayet sürücü ---------kazadan sonra olay yerini terk etmesi olayının zaruri olduğu kabul edilirse, şahsın hastane raporu ile kaza esnasında alkollü olmadığı durumunu ispatlaması yerinde olacaktır. Ancak dosyada bu yönde bir evrak sunulmamıştır. Dolayısıyla vaki kazada %100 kusurlu ------ plakalı araç sürücünün kim olduğu, alkollü olup olmadığı, dolayısıyla ehliyetnamesinin var/yeterli olup olmadığı muğlaktır. Bu durum sürücünün kazada AĞIR KUSURLU olup olmadığı olayını değerlendirme imkanını ortadan kaldırmaktadır. B) -----plakalı araç için ----- tarafından ------ tarihleri arasında geçerli ------ sigortalı olduğu, poliçe teminat limitinin maddi araç başına ----- kaza tarihinde araç başına maddi ----- ölüm ve sakatlık teminatının -------- olduğu, poliçenin kaza tarihinde yürürlükte olduğu, poliçede teminat bulunduğu, c) ----- tarafından ----- adına ------- ref nolu dekont ile,”AÇIKLAMA:GİDEN EFT ------- açıklaması ile ---------- ödeme yapıldığı, d) Davalıya ait araç sürücünün olay yerinden ayrıldıktan sonra makul sürede kolluk kuvvetlerini arayarak olay yerine gelinmesi için ihbarda bulunmadığı, en yakın kolluk kuvvetlerine giderek durumu aktarmadığı, sürücünün kendisi olduğuna dair beyanatının olmadığı, sigortacıya durumu aktarmadığı, alkol/uyuşturucu şüphesine dair gerekli kontrolleri yaptırmadığı, yaptırdı ise iş bu dosya eklerinde yer almamakta, e) Sürücünün olay yerini terk etmesi sebebi ile birlikte sürücünün yeterli ehliyete sahip olup olmadığı, sürücü değişikliğinin yapılıp yapılmadığı, sürücünün uyuşturucu madde veya mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki halinde iken kazanın meydana geldiği yönündeki şüpheli durumlar ortaya çıkmış, Bu nedenle sürücünün olay yerini terk etmesinin ve sonrasında yaşanılan sürecin makul sayılmasını gerektirecek bir durumun bulunmadığı veya dosyaya sunulmadığı, f) Davalı sigortalı tarafın yaşanılan trafik kazası sürecinde yükümlülüklerini yerine getirmediği, söz konusu kazada ----plakalı aracın sürücüsü olduğu belirtilen ---- %100 asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, --------- Kararında davalı sürücünün ceza aldığı, Yukarıda yapılan açıklama ve değerlendirmeler sonucu, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, sigortalısına rücu etma şartlarının oluştuğu, Bu nedenle gerekli rücu şartlarının oluştuğunun Sayın Mahkeme tarafından kabul görmesi halinde, davacının rüzu talebinin talebinin yerinde olduğu,---- yapmış olduğu ödemenin güncel değeri: Sigortacı tarafından ---- tarihinde yapılan ----- takip tarihi itibarıyla güncel değeri aşağıda hesaplanmıştır. Davacının ------- üzerinden takip başlattığı, ancak aradaki ------- farka ait dosyada dekont veya herhangi bir bilgiye rastlanılmadığından dosyada mübrez deknt esas alınarak güncel değer hesaplanmıştır. V) SONUÇ ve KANAAT: Ayrıntıları yukarıda verilen incelemelerden “Sonuç” olarak: Nihai karar Yüce Mahkemenize ait olmak üzere; 1------- plakalı araç için ---- adına düzenlenmiş -----tarihleri arasında geçerli ----- sigortalı olduğu, poliçe teminat limitinin maddi araç başına ---- kaza tarihinde araç başına maddi ----, ölüm ve sakatlık teminatının ------ olduğu, poliçenin kaza tarihinde yürürlükte olduğu, poliçede teminat bulunduğu, 2-Dosyada mübrez ------ tarafından düzenlenmiş kusur raporunda; A. Şüpheli ------ meydana gelen kazada asli kusurlu olduğu, B. Müşteki Sürücü ---------- meydana gelen kazada kusurunun olmadığı, 3-Yukarıda yapılan açıklama ve değerlendirmeler sonucu, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, sigortalısına rücu etma şartlarının oluştuğu, Bu nedenle gerekli rücu şartlarının oluştuğunun Sayın Mahkeme tarafından kabul görmesi halinde, davacının rüzu talebinin talebinin yerinde olduğu, bu durumda davacının --- tarihinde yapmış olduğu ---- ödemeyi --------- takip tarihi itibarıyla ----- olarak talep edebileceği, Takdirin Yüce Mahkemeye ait olduğu, 4-Tarafların faiz, masraf, vekâlet ücreti ve benzeri diğer taleplerinin, Muhterem Mahkemenizin takdirleri içinde kaldığı bildirilmiştir.Mahkememiz tarafından dosyada bulunan bilgi ve belgeler incelenmiş olup;Davanın itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, icra takibinin trafik kazası sebebiyle dava dışı zarar görene yapılan ödemenin rücuen tazmini istemine ilişkin olduğu, ------- tarihinde davacı şirket nezdinde -------- plakalı araç, bedeni hasarlı trafik kazasına sebebiyet vermiş, Meydana gelen kazada sigortalı araç sürücüsü olay yerini terk etmiş, Meydana gelen kaza neticesinde davacı sigorta şirketi tarafından ---- tarihinde ödenen tazminat miktarı olan ------ tutarında rücu maksadıyla takip başlatılmış, sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi nedeniyle sigortalıdan rücuen tazmini maksadıyla takip başlatıldığı, davacı vekilinin ---- tarihli dilekçesi ile, yaralanmadan kaynaklı karşı araç sürücüsüne yapılan ödeme olduğuna ilişkin açıklamada bulunulduğu, Davacı tarafından dosyaya sunulan ------ alınan, dava dışı zarar gören ---- hakkında maluliyet raporu olduğu, bu maluliyet raporu doğrultusunda davacı tarafça aktüer hesaplama raporu alındığı ve ----- hesaplama yapıldığı, Ceza Dosyasında bulunan --- dosyasında alınan kusur raporunun bulunduğu ve hüküm kurmaya elverişli denetime açık olduğu, Meydana gelen trafik kazası neticesinde motosiklet sürücüsü --- isimli şahsın yaralandığı, sürücü ----- olay yerinden yetkililere bilgi vermeden ayrıldığı, Sürücü ----- meydana gelen kazada asli kusurlu olduğu, Sürücü ----- ise meydana gelen kazada kusurunun olmadığı,Maddi ve yaralanmalı trafik kazalarında mücbir sebep olmaksızın olay yerinin terk edilmesi mevzuat hükümleri ile yasaklanmıştır. Şayet sürücünün kazadan sonra olay yerini terk etmesi olayının zaruri olduğu kabul edilirse, şahsın hastane raporu ile kaza esnasında alkollü olmadığı durumunu ispatlaması yerinde olacaktır. Ancak dosyada bu yönde bir evrak sunulmamıştır. Davalıya ait araç sürücünün olay yerinden ayrıldıktan sonra makul sürede kolluk kuvvetlerini arayarak olay yerine gelinmesi için ihbarda bulunmadığı, en yakın kolluk kuvvetlerine giderek durumu aktarmadığı, sürücünün kendisi olduğuna dair beyanatının olmadığı, sigortacıya durumu aktarmadığı, alkol/uyuşturucu şüphesine dair gerekli kontrolleri yaptırmadığı, yaptırdı ise iş bu dosya eklerinde yer almadığı, Sürücünün olay yerini terk etmesi sebebi ile birlikte sürücünün yeterli ehliyete sahip olup olmadığı, sürücü değişikliğinin yapılıp yapılmadığı, sürücünün uyuşturucu madde veya mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki halinde iken kazanın meydana geldiği yönündeki şüpheli durumlar ortaya çıkmış, Bu nedenle sürücünün olay yerini terk etmesinin ve sonrasında yaşanılan sürecin makul sayılmasını gerektirecek bir durumun bulunmadığı veya dosyaya sunulmadığı, Davalı sigortalı tarafın yaşanılan trafik kazası sürecinde yükümlülüklerini yerine getirmediği, söz konusu kazada ---- plakalı aracın sürücüsü olduğu belirtilen ---- asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, Yukarıda yapılan açıklama ve değerlendirmeler sonucu, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, sigortalısına rücu etme şartlarının oluştuğu,
Sonuç itibariyle; --------- plakalı araç için --- tarafından ------ tarihleri arasında geçerli -------- sigortalı olduğu, poliçe teminat limitinin maddi araç başına --------- kaza tarihinde araç başına maddi ---, ölüm ve sakatlık teminatının ------ olduğu, poliçenin kaza tarihinde yürürlükte olduğu, poliçede teminat bulunduğu, Dosyada mübrez ---- tarafından düzenlenmiş kusur raporunda, Sürücü ---- meydana gelen kazada asli kusurlu olduğu, Sürücü ------ ise meydana gelen kazada kusurunun olmadığı, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, sigortalısına rücu etme şartlarının oluştuğu, davacının rücu talebinin yerinde olduğu, bu durumda davacının -----takip tarihi itibariyle------- işlemiş faiz talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.İcra inkar tazminat talebinin, miktarın belirlenmesi yargılamayı gerektirmesi sebebiyle likit olmadığından yerinde olmadığı anlaşılmakla, şartları oluşmayan icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,
2------- Esas sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin ---- asıl alacak ,---- işlemiş faiz olmak üzere toplam ------ üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3-Şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine,
4-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------ bütçesinden ödenecek 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinden davanın kabul ve red oranına göre 3.583,67-TL'nin davalıdan, 16,33-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
5-Davacı tarafça yapılan 7.653,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre 7.618,28 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK Madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,
7-Karar ve ilâm harcı olan 8.994,75-TL harçtan alınan 2.215,12 TL peşin harcın mahsubu ile 6.779,63 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
8-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
9-Davacı tarafça yatırılan 2.215,12 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
10-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/3. maddedeki esaslara göre belirlenen 600,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde-------Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!