Anahtar kelimeler: Basabileceklerini Modülü Barkodlarını Entegrasyonları Ambar Vaat Havalesi Satımdan Birçok Akdedildiğini

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: █████████DAVA
: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2021KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı şirket yetkilileri ----arasında, --------- entegrasyonları teslim süresi ve teknik şartlar hususunda 14.07.2020 tarihinde anlaşma akdedildiğini, anlaşma kapsamında teslim edilmesi gereken Ambar Yönetim Modülü anlaşması, hem vaat edilen özellikleri taşımadığı gibi süresinde de teslimi yapılmadığını, davacı müvekkil şirket ise, süresinde sözleşme kapsamında davalı şirkete toplam 78.152,46 TL (53.273,46 TL Banka havalesi, 30.08.2020 tarihli 24.879,00 TL bedelli çek) tutarı ödemesi yaptığını, ambar programlarında birçok özellik olduğu ----- barkodlarını basabileceklerini söylemelerine rağmen programın hiç bir özelliği olmadığı hatta , ----- kargonun barkodlarını basamayacaklarını beyan etmeleri üzerine, karşılıklı olarak sözleşmeden vazgeçildiğini, ödemelerin iadesi için---.Noterliği'nin 27.04.2021 tarihli ----- yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiğini, Davalı şirket ----Noterliği'nin 28.06.2021 tarihli ----- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap verdiği, cevabında müvekkili firma tarafından tüm edim ve yükümlülükler eksiksiz olarak ifa edildiği,----Noterliği'nin 27.04.2021 tarihli ------ yevmiye numaralı ihtarname içeriğinin kabul edilmediği, ------ yazımlı ve diğer hizmetlerden istifade edildiğine dair" beyanlarda bulunduğunu, davacı müvekkili ile davalı şirket arasında akdedilen 14.07.2020 tarihli ----- entegrasyonları program teslim sözleşmesinin, süresinde teslim edilmemesi ve sözleşmeye aykırı ifa edilmesi (istenilen özelliklere sahip olmaması) sebebiyle yapılan haklı fesih kapsamında 01.09.2020- ----- no'lu 1.466,73 TL, 01.09.2020------- no'lu 1.466,73 TL, aylık kullandırma bedeli altında kesilen faturaların ise iptali ile, müvekkili tarafından ödemesi yapılan toplam 78.152,46 TL (53.273,46 TL banka havalesi, 30.08.2020 tarihli 24.879,00 TL bedelli çek) tutarının iadesi amacıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekilinin 01.02.2022 tarihli dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde iptali talep edilen 01.09.2020- ------ no'lu 1.466,73 TL, 01.09.2020- ------- no'lu 1.466,73 TL, aylık kullandırma bedeli altında kesilen faturaların, dava konusu programın teslimi öncesinde kesilen kullandırma faturaları olduğunu, dava konusu programın, gerekli özellikleri içermemesi bir yana, programın kurulumu öncesinde kullanım bedeli olmayacağından dolayı, kesilen faturaların bir dayanağı bulunmadığı, bu sebeple işbu faturaların iptali ile işbu faturalar yönünden müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili █████/2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle, Müvekkili tarafından ödemesi yapılan toplam 78.152,46 TL (23.07.2020 tarihli 53.273,46 TL banka havalesi,30.08.2020 tarihli 24.879,00 TL bedelli çek için talep ettiğimiz 10.000,00 TL’nin farkı ile 68.152,46 TL’nin ıslahı neticesinde 78.152,46 TL’ye yükseltmekle toplam 78.152,46 TL'nin temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini, davalı şirket tarafından, davacı müvekkil adına düzenlenen 01.09.2020 tarihli ----- ve ----- numaralı toplam 2.933,46 TL tutarındaki “Sunucu Kiralama Bedeli, Bakım ve Destek Bedeli” açıklamalı faturalardan kaynaklı davacı müvekkilin borcunun bulunmadığının tespitine ve iş bu faturaların iptaline karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ------ ödeme öncesinde Davacının kullanımına sunulduğu, Davacı tarafın ihtiyaçları ve talebi doğrultusunda ve gerekli ücretin ödenmesi halinde talep edilen entegrasyolara entegre olabilmesi için öncelikle davacının kendi entegre olmak istediği program/kurum/müşteriler ile anlaşarak sunucularını ve serverlarını Müvekkil Şirket'le paylaşmaları ve bu konuda ilgili program/kurum/müşterilerini Müvekkkil Şirket'e yönlendirmesi gerektiği, davacının üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmemesi halinde müvekkilinin entegre işlemlerini yapmasının mümkün olmadığı, davacının ------ ile anlaşma yapmaması üzerine entegrasyona yapılmadığı, müvekkilinin temerrüde düşürülmediği, bu işlemlerin yapılması için bildirim yapılmadığı, çekin harici borç ilişkisi kapsamında verildiği beyan edilmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:-/---Noterliğinin 27.04.2021 tarih,---- yevmiye numaralı ihtarname, ----.Noterliğinin 28.06.2021 tarih, ------ yevmiye nolu ihtarname, Ticari Defter ve Kayıtları, 14.07.2020 tarihli sözleşmeBilirkişi Raporu;Mahkememizce talimat yoluyla alınan █████/2022 tarihli raporun sonuç kısmında,"Açılış tasdikleri yapılmış, yevmiye defterinin kapanış tasdiki yapılmamış davacı şirketin ticari defterlerin usulünce tutulmakla sahibi lehine delil olup olamayacağına ilişkin nihai takdir yüksek mahkemede olup, ticari defterlerinde yer alan kayıt ve işlemlere göre;Davalı şirkete 2 adet faturadan doğan 78.152,46.-TL borcun tamamının ödenmiş olduğu, 24.879,00.-TL'lik çekin de bu faturalara ilişkin yapılan ödemeler içerisinde yer aldığı, -Davacı şirketin 31.12.2020 tarihi itibariyle davalı şirkete borç bakiyesinin bulunmadığı"Yönünde rapor tanzim edilmiştir.Mahkememizce alınan █████/2025 tarihli raporun sonuç kısmında,"1. Davacının ihtarname ile ödediği tüm bedellerin iadesini talep ettiği, bu durumda sözleşmeden dönme hakkını kullandığının düşünülebileceği,2. Eserin iş sahibi tarafından kullanılamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı olması halinde davacının sözleşmeden dönme hakkını kullanabileceği,3. Sözleşmedeki kargo modülünün yapılmasına ilişkin işlemlerin teknik olarak davalının tarafından yerine getirilmesi gerektiği,Davacının talebinin yerinde görülmesi halinde;Davacının ödemiş olduğu 78.152,46 TL'lik tutarı talep edebileceği, davacının huzurdaki davadaki talebinin şimdilik 10.000 TL olduğu,Ayrıca davalı şirket tarafından, davacı şirket adına düzenlenen 01.09.2020- ----- no'lu 1.466,73 TL, 01.09.2020- ----- no'lu 1.466,73 TL tutarlı, “Sunucu Kiralama Bedeli, Bakım ve Destek Bedeli” açıklamalı faturalardan kaynaklı borcunun bulunmayacağı"Yönünde rapor tanzim edilmiştir.Dava; hukuki niteliği itibariyle taraflar arasında akdedilen sözleşme gereği davalının teslim edeceği modülün gereken özellikleri haiz olmaması nedeniyle davacının haklı nedenle fesih şartlarının oluştuğu iddiasıyla açılan alacak davasıdır.Taraflar arasındaki bilgisayar programı/yazılımı konulu bir eser sözleşmesi bulunmaktadır.TBK m. 470 vd hükümlerine göre; Taraflar arasındaki sözleşme eser sözleşmesidir. Eser sözleşmesi, iş sahibinin ödemeyi borçlandığı bir bedel karşılığında yüklenicinin bir eser meydana getirip teslim etmeyi üstlendiği sözleşmedir (TBK m. 470). Eser sözleşmesinin tarafları iş sahibi ve yüklenicidir. İş sahibi bir eser meydana getirmeyi başkasına tevdi eden kişidir. Yüklenici de, eser meydana getirip teslim etmeyi borçlanan kişidir Eser sözleşmesi, eserin meydana getirilmesi uzunca bir gerektirse de ani edimli bir sözleşmedir. Eser sözleşmesinde yüklenicinin başlıca borçları, bir eser meydana getirme, eseri teslim etme ve özen gözetme borçlarıdır. İş sahibinin en önemli borcu ise meydana getirilen eserin bedelini ödeme borcudur. Bedel ödeme borcu, iş sahibinin sözleşme ile üstlendiği asli edimidir. Yargıtay kararlarında da bilgisayar programlarına ilişkin sözleşmenin eser sözleşmesi olduğu ifade edilmektedir.Davacının, programın sözleşmede gösterilen özellikliklere sahip olmadığını ileri sürdüğü Bu durumda sözleşme konusu ürünü ayıplı olup olmadığı tartışılmalıdır.“Ayıp” kavramı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında “Ayıp; yasa ya da sözleşmede öngörülen unsurlardan birinin veya birkaçının eksikliği ya da olmaması gereken vasıfların bulunması hali” olarak tanımlanmıştır. Teslim edilen eserin, yüklenicinin zikrettiği nitelikleri ve sözleşmede öngörülen tahsis yönü bakımından geçerli nitelikleri taşıması gerektiğinden, aksi bir durumun olması halinde yüklenicinin ayıba karşı tekeffül sorumluluğu ortaya çıkar.Yüklenicinin ayıptan sorumluluğunun gerçekleşmesinin şartları şunlardır: Sözleşme konusu eser tamamlanarak iş sahibine teslim edilmiş olmalı, Teslim konusu eser ayıplı olmalı, Eserdeki ayıp kabul edilmemiş olmalı,, Eserdeki ayıp, iş sahibine yüklenebilecek bir sebepten doğmamalı, İş sahibinin yükleniciyi ayıptan sorumlu tutmak için yerine getirmesi gereken külfetleri(muayene ve bildirim külfetleri) yerine getirilmiş olması gerekir.Eser sözleşmesinde ayıbın varlığı halinde, TBK m. 475'te iş sahibinin kullanılabileceği haklar öngörülmüştür: Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:1. Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme.,2. Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme., 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme.,İşsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.Eser, işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup, sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa işsahibi, sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz.Ancak, programın hangi özellikleri yerine getirme hususunda ayıplı olduğunun ortaya konulması gerekir. Buna dair bir somutlaştırma tespit edilememektedir. Diğer yandan bu tip durumda eksik iş gündeme gelebilir.Eksik iş (eksik ifa), genel olarak “sözleşme, ekleri ve dürüstlük kuralına göre yapılması gereken ancak bir kısmının hiç yapılmadığı, borçlanılan bütün işlerin tamamlanmamış olmasını” ifade eder. Yargıtay, eser sözleşmesi ilişkilerinde eksik işi, “...işin sözleşme ve ekleri ile projesinde gösterilen miktarda yapılmaması ya da kararlaştırılan veya işin niteliği itibariyle yapılması gereken bazı imalatların yapılmamış ve mevcut halini iş sahibinin kabul ettiği eser” olarak tanımlamıştır.Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında da gördüğümüz hakim görüşe göre eserdeki eksiklikler borca aykırılığa ilişkin genel hükümlere göre çözülecekken eserin tamamlanan kısmındaki ayıplar ayıptan sorumluluğa ilişkin özel hükümlere göre çözümlenecektir. Bunun sebebi ise eserdeki eksiklikler ile eserdeki ayıpların farklı hukuk kurallarına tabi olmasıdır. şerde eksikler bulunması halinde iş sahibinin bunlar için ihbarda bulunmasına, bunları yükleniciye bildirmesine gerek yoktur".Eksik ifaya rağmen teslimin gerçekleştiği durumlarda iş sahibinin sahip olacağı haklar şunlardır:1. Aynen İfa ve Eserin Eksik Teslim Edilmiş Olmasından Doğan Zararın Tazminini Talep Hakkı, 2. Bedelden İndirim ve Eserin Eksik Teslim Edilmiş Olmasından Doğan Zararın Tazminini Talep Hakkı,3. Ödemezlik Def'ini Kullanma Hakkı,Davacı Defterleri üzerinde yapılan incelemede; davacı şirketin 2020 yılına ait ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin yapıldığı, kapanış tasdiklerinin yapılmadığı, Davacı şirketin davalı şirkete 2 adet alış faturasından doğan 78.152,46 TL tutarındaki toplam borcuna karşılık, davalı şirkete 1 adet çek ile 24.879,00 TL, 2 adet EFT/Havale ödeme işlemi ile 53.273,46 TL olmak üzere toplam 78.152,46 TL ödemeler yaptığı, işbu ödemelerin, davalı şirket tarafından davacı şirket adına 20.07.2020 tarihinde düzenlenen -------no.lu faturalara karşılık yapıldığı anlaşılmıştır.Sözleşme konusu ambar modülünün tek başına kullanılabilecek bir program olduğu, ancak bu programın içerisine kargo modülünün de entegre edilerek bir bütün halinde kullanımı mümkün olduğu, davalı tarafından ifa edilmeyen kargo modülü açısından bedelden indirim yapılması gündeme gelebileceği, uyuşmazlığa konu edilen programın ayıplı olması veya eksik iş olarak nitelendirilmesi halinde bu sonuca varılabileceği anlaşılmaktadır.Diğer yandan programın ayıplı olması halinde TBK m. 475 gereği, eserin iş sahibi tarafından kullanılamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olması halinde sözleşmeden dönme hakkının kullanılabileceği öngörülmüştür. Ancak bu hakkın kullanılabilmesi hükümde de ifade ettiği üzere eserin iş sahibi tarafından kullanılamayacak veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacak ölçüde ayıplı olması gerekir. Örneğin Yargıtay bir kararında eserdeki eksik ve ayıplı işlerin eserin reddini gerektirmeyecek ölçüde olmadığından dönme hakkının kullanılmayacağını ifade etmiştir.Davacı tarafın -----. Noterliği 27.04.2020 tarih ve ----- yev nolu ihtarnamesinin içerisinden sözleşmeden dönme iradesinin olduğu anlaşılmaktadır O halde teslim edilen ambar programının kargo modülü olmadan davacı tarafından kabule zorlanmasının hakkaniyetli olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği, davacının, ambar programının üzerine kargo modülünü başka bir yerden temin ederek kullanımının mümkün olup olmadığı incelenmesi gerekecektir.Teknik bilirkişi tarafından; taraflar arasındaki teklif mektubuna göre, Entegrasyonlar kalemi altında, ------Şeklinde fiyatlar belirtildiği, Teklif mektubuna göre davalı şirketin davacıya bu entegrasyonların sağlanması için ön koşul olarak davacı şirketin şirket olarak başvurması gerekli entegrasyonu sağlaması şeklinde bir koşul belirtilmediği, Bu sebeple verilen hizmet içerisinde sunulan entegrasyon hizmetleri belirtildiği, entegrasyonun sağlanması gereken ön koşullar belirtilmediği, davacı şirketin sunulan teklif mektubuna göre entegrasyonların ön koşulunun sağlanması gibi özellikleri bilmesinin zorunlu olmadığı, Sunulan teklife göre belirtilen entegrasyon özelliklerinin anahtar teslim sağlanması ön koşul durumu var ise bu durumun açıkça teklif mektubunda belirtilmesi gerektiği Bu entegrasyonlar Davacı firma adına, Davalı firma tarafından da gerekli şartlar sağlanarak yapılabileceği, davalı tarafın Davacı tarafa kestiği faturalarda, Belge No: -----, Belge No: ----- Nolu faturaların açıklama kısımlarında açıkça;“------” Şeklinde faturalandırma yapıldığı, fatura ücretlendirmesinde bu özellikler içinde ücretlendirme yapıldığının anlaşıldığı, her programda ayrı kaynak kodların kullanıldığı, bir yazılım üzerine başka bir firma tarafından bu şekilde kargo modülünün aktivasyonunun mümkün olmadığı tespitleri yapılmıştır.Davalı tarafından eksik yapılan kargo modülleri toplamı, teklif metnine göre toplamda 1500 USD olduğu, Bunun dışında ambar modülü programının bedelinin teklif metnine göre 3.000 USD olduğunun görüldüğü, .Davacının ihtarname ile ödediği tüm bedellerin iadesini talep ettiği, bu durumda sözleşmeden dönme hakkını kullandığının düşünülebileceği, Eserin iş sahibi tarafından kullanılamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı olması halinde davacının sözleşmeden dönme hakkını kullanabileceği, Sözleşmedeki kargo modülünün yapılmasına ilişkin işlemlerin teknik olarak davalının tarafından yerine getirilmesi gerektiği, Dava konusu sözleşme kapsamında, davalı şirket tarafından davacı şirket adına 20.07.2020 tarihinde düzenlenen ---- no.lu toplam 78.152,46 TL tutarlı faturalara karşılık, davacı şirket tarafından 1 adet çek ile 24.879,00 TL, 2 adet EFT/Havale ödeme işlemi ile 53.273,46 TL olmak üzere toplam 78.152,46 TL ödeme yapmış olduğu, davacının ödemiş olduğu 78.152,46 TL'lik tutarı talep edebileceği,Davacının Menfi Tespit Talebi Yönünden
: Ayrıca davalı şirket tarafından, davacı şirket adına düzenlenen 01.09.2020- ---- no'lu 1.466,73 TL, 01.09.2020- ----- no'lu 1.466,73 TL tutarlı, “Sunucu Kiralama Bedeli, Bakım ve Destek Bedeli” açıklamalı faturalardan kaynaklı borcunun bulunmayacağı,Davacı vekilinin ıslah dilekçesi ile, toplam 78.152,46 TL'nin temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini, davalı şirket tarafından, davacı adına düzenlenen 01.09.2020 tarihli ----- ve ------ numaralı toplam 2.933,46 TL tutarındaki “Sunucu Kiralama Bedeli, Bakım ve Destek Bedeli” açıklamalı faturalardan kaynaklı borcunun bulunmadığının tespitini talep ettiği,Davacının ----- Noterliğinin 27.04.2021 tarih, ------ yevmiye nolu ihtarnamesinin tebliğ tarihinin 16.06.2021 olduğu ihtarda 3 gün ödeme süresi verildiği, temerrüt tarihinin 20.06.2021olduğu anlaşılmakla;Davacının davasının Kabulüne, 78.152,46 TL'nin 10.000,00-TL' sine temerrüt tarih 20.06.2021 tarihinden, 68.152,46-TL' sine ıslah tarihi 05.05.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı şirket tarafından, davacı adına düzenlenen 01.09.2020 tarihli ------numaralı toplam 2.933,46 TL tutarındaki “Sunucu Kiralama Bedeli, Bakım ve Destek Bedeli” açıklamalı faturalardan kaynaklı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Yukarıda açıklandığı üzere;Davacının davasının KABULÜNE1- 78.152,46 TL'nin 10.000,00-TL' sine temerrüt tarih 20.06.2021 tarihinden, 68.152,46-TL' sine ıslah tarihi 05.05.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2- Davalı şirket tarafından, davacı adına düzenlenen 01.09.2020 tarihli -----numaralı toplam 2.933,46 TL tutarındaki “Sunucu Kiralama Bedeli, Bakım ve Destek Bedeli” açıklamalı faturalardan kaynaklı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine3-Alınması gerekli 5.338,59-TL harçtan davacı tarafından yatırılan 1.334,65-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.003,94-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 59,30-TL başvurma harcı, 170,78-TL peşin harç , 1.163,87-TL ıslah harcı toplamı olan 1.393,95-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından sarfedilen toplam 8.924,50-TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,7-Kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.