Anahtar kelimeler: Şehircilik Valiliği Satışı Süreci Çevre Dördüncü Usule Payı İşlemi Arsa
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No
: ████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR)
: 1-... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Valiliği
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: Danıştay Dördüncü Dairesinin █████/2023 tarih ve E:██████████, K:█████████ sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı arsa payı satışı işlemi ile bu işlemin dayanağı 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 15. maddesinin 2. ve 3. fıkrası ile 15/A maddesinin tamamının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti
: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2023 tarih ve E:█████████, K:████████ sayılı usule ilişkin bozma kararına uyularak verilen Danıştay Dördüncü Dairesinin █████/2023 tarih ve E:██████████, K:█████████ sayılı kararıyla;
Dava konusu İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarih ve E... sayılı satış işleminin incelenmesinden;
Uyuşmazlıkta; davacının 5 numaralı bağımsız bölüm maliki olduğu, İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazdaki yapının riskli yapı olduğu tespit edilerek yıkılmasından sonra yapının arsasına yapılacak yeni uygulamaya ilişkin arsa paydaşlarınca oybirliğiyle anlaşılamaması üzerine, anlaşmaya katılmayan davacının arsa payının satışa çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemin iptali için bakılan davadan önce aynı davacı tarafından ... İdare Mahkemesinde E:... sayılı dosyada açılan davada verilen ... tarih ve E:... sayılı yürütmenin durdurulması isteminin reddine ilişkin karara itiraz edilmesi üzerine İstanbul Altıncı İdari Dava Dairesinin ... tarih ve YD İtiraz No:... sayılı kararıyla itirazın kabul edilip dava konusu işlem hakkında yürütmenin durdurulmasına karar verildiği, bunun üzerine satış işleminin durdurulduğu, Danıştay Dördüncü Dairesince verilen █████/2021 tarihli ara kararı ile davacının yükleniciyle anlaşıp anlaşmadığı veya arsa payının daha sonra satılıp satılmadığının taraflardan sorulduğu, bunun üzerine, davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen cevapta; yürütmenin durdurulmasına ilişkin yukarıda belirtilen kararın Mahkemesince daha sonra kaldırıldığı, █████/2018 tarihli ihale sonrası davacının arsa payının değiştiği, bu sebeple ... tarih ve E... sayılı işlemle █████/2019 tarihinin satış günü olarak belirlendiği, (bu işleme karşı açılan davanın da ret ile sonuçlanıp kesinleştiği), belirlenen günde yapılan satış ihalesinde davacının payının satıldığı, ancak davacının yükleniciyle sözleşme imzalamak istediğini beyan etmesi üzerine, davacıya bu konuda süre verilerek satışın durdurulduğu, verilen sürede sözleşmeyi imzalaması üzerine yapılan satış işleminin iptal edildiği bilgisinin dosyaya sunulduğu, davacı tarafça bu durumun aksini belirten bir bilginin ise dosyaya sunulmadığı, öte yandan ... İdare Mahkemesinin E:..., K:... sayılı dosyasında █████/2019 tarihinde davanın reddine karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ise ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K: ... sayılı kararı ile kesin olarak reddedildiğinin anlaşıldığı,
Bu durumda; her ne kadar dava konusu işleme karşı aynı davacı tarafından ... İdare Mahkemesinde açılmış bir dava var ise de; anılan İdare Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin karara karşı yapılan istinaf başvurusunun da kesin olarak reddedilmesi üzerine, bireysel işlemin hukuki yönden kesinleştiği, bakılan dava itibarıyla ortada incelenmesi gereken bir işlem kalmadığı anlaşıldığından, davanın anılan işleme ilişkin kısmı yönünden karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varıldığı,
█████/2016 tarih ve 29870 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve davanın açıldığı tarih itibarıyla yürürlükte olan 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin iptali istenilen 15. maddesinin 2. ve 3. fıkrası ile 15/A maddesinin incelenmesine gelince:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-(a) maddesinde, iptal davalarının; idari işlemler hakkında yetki, şekil,sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlandığı,
Yargısal denetim amacıyla her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması koşuluna ihtiyaç olduğu, her olay ve davada, yargı merciine başvurarak dava açan kişinin menfaatinin, iptali istenen işlemle ne ölçüde ihlal edildiğinin takdirinin de yargı mercilerine bırakıldığı, iptal davası açılabilmesi için gerekli olan menfaat ilişkisinin kişisel, meşru, güncel olmasının gerektiği, başka bir anlatımla, iptal davasına konu olan işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinden söz edilebilmesi için, davacıyı etkilemesinin, yani davacının kişisel menfaatini ihlal etmesi, işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişkinin bulunması ve bu ilişkin güncel yani davanın her aşamasında bulunmasının gerektiği, aksi halde, kişilerin kendisine etkisi bulunmayan, menfaatlerini ihlal etmeyen idari işlemler hakkında da iptal davası açma hakkı doğacağı ve bu durum idarenin işleyişini olumsuz etkileceği, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesi için ön koşullardan olan dava açma ehliyetinin iptal davasına konu kararın niteliğine göre idari yargı yerince idari davanın her aşamasında değerlendirileceği,
Uyuşmazlık konusu olayda, dava konusu Yönetmelik kurallarının, davacının arsa payının satışa çıkarılmasına ilişkin bireysel işlemin dayanağı olduğu ileri sürülerek iptalinin istenildiği, yukarıda belirtildiği üzere aynı bireysel işleme karşı ... İdare Mahkemesinde açılan davanın ise reddedilerek kesinleştiği görüldüğünden gelinen aşama itibarıyla davacının, dava konusu Yönetmelik kurallarının iptalini istemekte meşru ve güncel bir hukuki menfaatinin kalmadığı anlaşıldığından, davanın bu kısmı yönünden subjektif dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varıldığı,
Belirtilen nedenlerle, dava konusu İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarih ve E... sayılı satış işlemi yönünden dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu Yönetmelik'in 15. maddesinin 2. ve 3. fıkrası ile 15/A maddesi yönünden ise, davanın ehliyet yönünden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, usule ilişkin olarak, düzenleyici işlemde dava açıldıktan sonra değişiklik yaparak davanın konusuz kalmasına sebebiyet verenin davalı idare olduğu, hal böyle iken lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının hukuka aykırı olduğu, bakılan davanın düzenlemenin hukukunu doğrudan etkileyecek hükümler içerdiği, Yönetmelik'te dava açıldıktan sonra yapılan değişikliklerin, tarafını ehliyetsiz hale getirmeyeceği, idari yargı yerlerince yargılamanın, davanın açıldığı anki hukuki durum gözetilerek yapılması gerektiği, hal böyle iken davanın ehliyet yönünden reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu; esasa ilişkin olarak ise dava konusu işlemlerin hukuka aykırı olduğu belirtilerek temyize konu Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI
: Davalı idareler tarafından, Danıştay Dördüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Dava hakkında yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen karar verilmesine yer olmadığına, kısmen davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin Danıştay Dördüncü Dairesinin temyize konu █████/2023 tarih ve E:██████████, K:█████████ sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, █████/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X-Temyize konu Daire kararının davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmı incelendiğinde;2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinde, iptal davası; yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı oldukları ileri sürülen idari işlemlerin iptalleri amacıyla menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan dava olarak tanımlanmıştır.
Hukuk devletinin özünü; devletin hukuka bağlılığı, devlet organlarının hukukun içinde kalarak işlem ve eylemler yapabilmesi oluşturmaktadır. Anayasal bir ilke olarak, devletin tüm faaliyetlerinin yargısal denetime açık olması hukuk devletinin vazgeçilmez bir niteliği olup; yargı denetimi, hukuk devleti ilkesinin en önemli unsurlarından biri konumundadır. Şu kadar ki, yargısal denetim resen yapılan bir denetim olmayıp, usulüne uygun bir başvuru koşuluna bağlıdır. Bir idari işlemden dolayı iptal davası açılabilmesi için iptali istenilen idari işlem ile davacının bir menfaat ilişkisinin bulunması yeterli sayılmış olup; gerek doktrin gerekse içtihatlar, dava açmaya yetecek bir menfaat ilişkisinden söz edilebilmesi için bu ilişkinin meşru, davacıyı etkileyecek bir biçimde kişisel ve güncel olması gerektiğinde birleşmektedirler.
Söz konusu maddede yer alan ve iptal davasının subjektif ehliyet koşulu olan "menfaat ihlali", içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru, güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlanmaktadır. Menfaatin kişisel olması idari işlemin mutlaka davacı hakkında uygulanmış olmasını gerektirmemektedir. Sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları davacının statüsü dikkate alınmak suretiyle ve her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliği de göz önünde tutularak belirlenmektedir.
Dava konusu uyuşmazlıkta, davacının 5 numaralı bağımsız bölüm maliki olduğu İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazdaki yapının riskli yapı olduğu tespit edilmiş, yıkılan yapının arsasına yapılacak yeni uygulamaya ilişkin malikler tarafından oybirliğiyle anlaşılamaması üzerine, anlaşmaya katılmayan davacının arsa payı satışa çıkarılmış, ancak satışa ilişkin işlem hakkında idari yargı tarafından verilen yürütmenin durdurulması kararı olduğundan, satış yapılamamış, daha sonra yeniden İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce ... tarih ve E... sayılı satışa davet işlemi tesis edilerek █████/2018 günü satış ihalesinin yapılacağı bütün maliklere bildirilmiştir. Bu durumda, bunun üzerine, anılan bireysel işlem ve dayanağı düzenleyici işleme karşı açılan davada; davacının dava konusu bireysel işlemin dayanağı olan Yönetmelik maddelerinin de iptalini istemekte kişisel, güncel, meşru menfaatinin bulunduğu anlaşıldığından, işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken Dairece verilen kararın davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
Bu nedenle, kararın ehliyet yönünden redde ilişkin kısmının bozulması gerektiği görüşüyle, çoğunluk kararına katılmıyoruz.
KARŞI OY
XX- Dava konusu uygulama işlemi niteliğindeki İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarih ve E... sayılı satış işlemi yönünden yapılan incelemede; dosyada mevcut █████/2021 tarihli ara kararı ile davacının yükleniciyle anlaşıp anlaşmadığı veya arsa payının daha sonra satılıp satılmadığının taraflardan sorulduğu, bunun üzerine, davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen cevapta; yürütmenin durdurulmasına ilişkin yukarıda belirtilen kararın İdare Mahkemesince daha sonra kaldırıldığı, █████/2018 tarihli ihale sonrası davacının arsa payının değiştiği, bu sebeple ... tarih ve E... sayılı işlemle █████/2019 tarihinin satış günü olarak belirlendiği, (bu işleme karşı açılan davanın da ret ile sonuçlanıp kesinleştiği), belirlenen günde yapılan satış ihalesinde davacının payının satıldığı, ancak davacının yükleniciyle sözleşme imzalamak istediğini beyan etmesi üzerine, davacıya bu konuda süre verilerek satışın durdurulduğu, verilen sürede sözleşmeyi imzalaması üzerine yapılan satış işleminin iptal edildiği bilgisinin dosyaya sunulduğu, davacı tarafça bu durumun aksini belirten bir bilginin ise dosyaya sunulmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda; riskli yapının yıkımından sonra taşınmaza yapılacak yeni uygulamaya ilişkin arsa paydaşlarının en az üçte iki çoğunluk ile aldığı karar doğrultusunda kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalanması suretiyle yükleniciyle davacının, gelinen aşama itibarıyla anlaştığı ve sözleşmeyi imzaladığı, bu nedenle davalı idarenin davacının arsa payının satışına ilişkin işlemi iptal ettiği, dolayısıyla ortada incelenmesi gereken bir işlem kalmadığı gerekçesiyle bireysel işlem yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaatiyle bu kısım hakkında çoğunluk kararına gerekçesi yönünden katılmıyorum.
Öte yandan, anılan işlemin dayanağı olduğundan bahisle bakılan davanın konusunu oluşturan Yönetmelik maddeleri yönünden davacının dava açmaktaki hukuki menfaati ortadan kalktığından davanın Yönetmelik maddelerine ilişkin kısmı yönünden incelenmeksizin ret kararı verilmesi gerektiği görüşüyle, çoğunluk kararının bu kısmına da gerekçesi yönünden katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!