Anahtar kelimeler: Fırın Ustası Feri Aylığının İsimli Müdahil Net Adresinde Kesinlik Şartı

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 16. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 05.11.2016 tarihinden 23.09.2018 tarihine kadar davalıya ait ... Fırın isimli ... adresinde bulunan işyerinde fırın ustası olarak çalıştığını, son net aylığının 3.500,00 TL olduğunu ileri sürerek müvekkilinin davalı işyerinde belirtilen tarihler arasında çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 05.11.2016 tarihi olarak tespiti ile bu süreler içinde yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekilinin 20.09.2021 tarihli beyan dilekçesi ile talebi taraf değişikliği olarak kabul edilmiş, davalı olarak ...'un UYAP kayıtlarına işlenmesine, ...'in davalı sıfatının kaldırılmasına karar verilmiştir.II. CEVAPDavalı ... cevap dilekçesinde özetle; tarafına tebliğ edilen dilekçedeki iddia ve beyanların hiç birisini kabul etmediğini, davacının 2018 yılının Ağustos ve Eylül ayında tarafına ait olan ... Fırınında kısa bir süre çalıştığını, işe başladıktan 3 gün sonra kızının vefat ettiğini söyleyerek işe gelmediğini, sonrasında da mesajla ayrılacağını bildirerek bir daha işe gelmediğini, davacının fiili çalışmasının 3 gün olduğunu, ...'in sigortalı çalışanı olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının ... sicil sayılı davalı işyerinde 12.11.2016 - 22.07.2017 tarihlerinde ve 27.08.2018 tarihinden itibaren 6 gün süre ile hizmet akdine dayalı olarak asgari ücret ile çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı vekili ile fer’i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ile dosya kapsamına göre davacıya 01.05.1997 tarihinden geçerli olmak üzere 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının dava konusu dönemde yapılan sigortalı bildiriminin bulunmadığı, ... sicil numaralı ... unvanlı işyerinin 06.10.2016 tarihinde kanun kapsamına alındığı ve faaliyetine devam ettiği, iş yerinin dava konusu dönem bordrolarının dosya arasına alındığı, davacının 25.02.2017 tarihinde iş yerinde çalışırken doğal gazdan zehirlendiği, söz konusu olaya ilişkin olarak hastane kayıtlarının ve Emniyet kayıtlarının getirtildiği, aynı olayda doğalgaza maruz kalan iş yeri çalışanlarının tanık olarak beyanlarının alındığı ve davacının çalışmalarını doğruladıkları, dinlenen tanıkların hizmet süreleri de esas alınarak davacının çalışma süresinin belirlendiği, davalı tanık beyanları kapsamında davacının kızının ölüm tarihi dikkate alınarak da ikinci dönem çalışmasının belirlendiği, davacının 506 sayılı Kanun'un 63. maddesi kapsamındaki tercih hakkının infaz aşamasında Kurum tarafından belirlenerek işlem yapılmasının mümkün olduğu, taraf değişikliği sonrasında davalı sıfatı kalmayan ...'in kendisini vekil ile temsil ettirmesi nedeniyle lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde de hata bulunmadığı anlaşıldığından kurulan hükme ilişkin mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davacı vekilinin, davalı ... vekilinin ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili özetle,1. Müvekkilinin davalıya ait iş yerinde 05.11.2016 tarihinde başlayan ve 23.09.2018 tarihinde sona eren iş akdi ile kesintisiz çalışmış olup davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi yöndeki kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu,2.HMK uyarınca kabul edilebilir bir yanılgıya dayalı olarak husumet değişikliği yapılabileceğinden ilk olarak davanın ikame edilmiş olduğu kişi (İlgili 3. Kişi ...) lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.Davalı vekili özetle,1.Davanın öncelikle husumetten reddi gerekirken, muvafakatleri olmamasına rağmen davacının taraf değişikliği talebinin kabulü ile davaya devam edilmesinin, HMK'nın 123 vd. maddelerine aykırı olduğunu,2.Tanık ifadelerinin doğru bir şekilde değerlendirilmediğini,3.Davacının Keçiören İlçe Emniyet Müdürlüğüne verdiği 27.02.2017 tarihli ifadedeki beyanlarının İlk Derece Mahkemesince göz ardı edildiğini,4. 02.12.2022'de Mahkeme dosyasına giren, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığından celbedilen belgelerin, incelenip değerlendirilmediğini, eksik incelemeyle karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.Fer’i müdahil Kurum vekili özetle,1.Kurumca yapılan işlemlerde bir hata bulunmayıp, yersiz açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken ‘Davanın Kısmen Kabulüne’ dair verilen İlk Derece Mahkemesi kararının ve Bölge Adliye Mahkemesinin istinafın reddine dair kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.1. Eldeki davada davacıya 01.05.1997 tarihinden geçerli olmak üzere 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının 05.11.2016 - 23.09.2018 tarihleri arasında davalıya ait fırın iş yerinde geçen hizmetlerinin tespitini istediği, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.2. 5510 sayılı Kanun'un 30. maddesi 3. fıkrası (a) bendinde; bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa sigortalı olan kişilerden yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra 4. maddenin birinci fıkrasının (b) bendi hariç olmak üzere bu Kanuna göre veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaya başlayanların yaşlılık aylıkları, çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başında kesileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme uyarınca, 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden sonra ilk defa sigortalı olanlardan yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra çalışmaya başlayanların aylıkları kesilecektir.3.Ancak, 5510 sayılı Kanun'un "Sosyal güvenlik destek primine ilişkin geçiş hükümleri" başlıklı geçici 14. maddesi ile bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı olanlar hakkında sosyal güvenlik destek primine tabi olma bakımından bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümlerin uygulanmasına devam edileceğine dair amir hüküm getirilmiştir. 5510 sayılı Kanun'la yürürlükten kaldırılan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nda ise "yaşlılık aylığı alanların yeniden çalışmaları" başlıklı 63. maddesinin; (A) bendinde yaşlılık aylığı almakta iken çalışmaya başlayanların yaşlılık aylıklarının bu çalışma olgusuna dayalı ve onunla sınırlı olarak kesilmesi gerektiği, (B) bendinde; tekrar sigortalı bir işte çalışma halinde, sigortalı adına sosyal güvenlik destek primi ödenmesi suretiyle, yaşlılık aylığının ödenmesine devam olunacağı hükümlerinin düzenlendiği, söz konusu maddenin son fıkrasında ise yaşlılık aylığı almakta iken tekrar çalışmaya başlayan sigortalıya, 506 sayılı Kanun'un 63. maddesinin (A) ya da (B) bendinden yararlanmak için bir tercih hakkı tanındığı anlaşılmaktadır.4. İnceleme konusu eldeki davada, 01.05.1997 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanan davacının uyuşmazlık konusu dönem yönünden sosyal güvenlik destek primine tabi çalışma hakkı bulunduğu sabittir. Mahkemece davacının talebi net bir şekilde açıklattırılmalı, isteminin, 506 sayılı Kanun’un 63/A maddesi kapsamında yaşlılık aylığı kesilerek tüm sigorta kollarına tabi çalışma tespiti mi yoksa, 63/B kapsamında sosyal güvenlik destek primine tabi çalışmanın tespiti mi olduğu hususu aydınlatılmalı ve yukarıda yapılan açıklamalar ışığında bir karar verilmelidir.5. Mahkemece bu hususun gözetilmemesi, ayrıca davacının ikinci dönem çalışmasının bitiş tarihinin infaza elverişli şekilde belirtilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin yatırılan temyiz harçlarının istek halinde ilgililere iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.