Anahtar kelimeler: Üretmesi Özetidavacı Hatasız Vardıklarını Ürettiğini Firmadan Satımdan Edimleri Alışveriş Düşen

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
:█████████ EsasKARAR NO
: ████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret MahkemesiESAS NO
:████████ Esas - ████████ KararTARİHİ
:█████/2023DAVA
:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
:█████/2026İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili, davalı firmadan gıda ürünlerini almak istediğini ve anlaşmaya vardıklarını, Bu anlaşmaya istinaden üretmesi gereken ürünleri eksiksiz ve hatasız ürettiğini, davalı tarafından ürünlerin kabul edildiği, müvekkilin üzerine düşen tüm edimleri yerine getirdiği, davalı ile davacı arasında yapılan ticari alışveriş neticesinde 15 adet fatura düzenlendiğini, ayrıca borçlunun bir önceki yıldan kalan (2015) 66.361,66 TL devir borcu bulunduğunu, toplam alacağın 150.041,10 TL olduğunu, davalı tarafından ödeme yapılmaması üzerine İstanbul Anadolu 2. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, davalı borçlu tarafından ödeme yapılmadığını, takip dosyasına kötü niyet tazminatı olarak itiraz ederek takibin durdurulduğunu, alacağın tamamını kapsayacak şekilde davalının mal varlığı değerleri (tapu, taşınır, banka hesabı vs.) üzerine ihtiyaten haciz / tedbir konulmasını, haksız ve kötü niyeti itirazın iptali ile takibin ticari temerrüt faiziyle birlikte devamını, %20 den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilerek vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmişlerdir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirkete İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının FETÖ/PDY İltisak ve irtibat soruşturması kapsamında İstanbul Anadolu 10. Sulh Ceza Hakimliği'nin yetkisinin Tasarruf mevduatı Sigorta Fonuna devrolduğunu, davacı ile müvekkil arasında ticari ilişki kapsamında davacıdan ürün aldığı her bir satın alma işleminin müvekkilinin ticari defterlerine işlenerek karşılığının davacıya ödendiğini, cari ilişki sona erdiğinde de müvekkilin her hangi bir borcu kalmadığını, davacının taleplerinin zamanaşımı nedeniyle reddini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükseltilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:İlk Derece Mahkemesi █████/2023 tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararında;".....Davacı taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle cari hesap alacakları olduğunu iddia etmiştir.TTK 82.maddesi gereğince, kural olarak ticari defterler tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda delil olarak kabul olunur (Yargıtay 13.HD 26.04.2002 T., █████████ E., █████████ K) . HMK madde 222/3'e göre de usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtları sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilir.Bu açıklamalar dairesinde, tarafların ticari defterlerinde bilirkişice yapılan incelemede, tarafların defterlerini usulüne uygun tuttukları, davacının düzenlediği faturaların davalının defterlerine de işlendiği, buna göre takip tarihi itibariyle davalının ticari defterlere göre davacı şirkete 162.497,95 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, bu haliyle davacının davalıdan yaptığı takip miktarı kadar alacağı bulunduğu anlaşılmakla, bu alacağa yönelik yapılan takibe itirazın iptaline karar verilmişitir. ......Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir." gerekçesi ile,''Davanın KABULÜ ile;1-Davalının İstanbul Anadolu 2. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin aynen devamına, takipten itibaren ticari faiz işlenmesine,2-Hükmedilen asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespiti istenilen hukuki işlemin değeri itibariyle davanın kesin delillerle ispatının zorunlu olduğunu, sadece bilirkişi raporu ile hüküm tesisinin HMK m.199 ve m.200 hükmüne açıkça aykırı olduğunu, işbu maddeler gereğince belli bir değeri aşan hukuki işlemlerin yazılı delil / belge ile ispatının zorunlu olduğunu, bu itibarla davacının iddiasını yazılı ve başkaca delillerle de ispatlaması gerektiğini, oysa dava konusu uyuşmazlıkta, davacının işbu alacak iddiasına ilişkin olarak yazılı ve başkaca tek bir belge ibraz edemediğini, bilirkişi raporunun takdiri bir delil olduğunu, söz konusu raporun yazılı ve başkaca delillere dayanılmaksızın düzenlenmiş olması nedeniyle hükme esas alınmasına da yasal olanak bulunmadığını,Davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu, bu hususun hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve yerel mahkeme kararında dikkate alınmadığını, davacı tarafça 2015 - 2016 yıllarındaki ticari ilişki nedeniyle müvekkil şirketten alacaklı olunduğu iddiasıyla huzurdaki dava ikame edilmiş ise de, davacının taleplerinin zamanaşımına uğramış olduğunu, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini,Yerel mahkemenin tesis ettiği kararın gerekçesinin yetersiz olduğunu, somut uyuşmazlığı aydınlatmadığını, yerel mahkemenin herhangi bir somut ve başkaca delil bulunmaksızın ve yeterli hukuki muhakeme yapmadan davayı kabul ederek itirazın iptaline karar vermesinin hatalı olduğunu, Davacı yan tarafından haksız olarak müvekkil şirket aleyhine İstanbul Anadolu 2. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, bahse konu icra takibinin konusunun ise ticari satımdan kaynaklı alacak olduğunu, Davacı şirket ile müvekkil şirket arasındaki ticari ilişki kapsamında davacıdan ürün alındığını ve her bir satın alma işlemi müvekkil şirketin ticari defterlerine işlenerek karşılığının davacıya ödendiğini, müvekkil şirket tarafından kimi zaman ödemelerin nakit olarak yapıldığını, kimi zaman ise çek olarak ödendiğini, cari ilişki sona erdiğinde de müvekkil şirketin davalıya herhangi bir borcunun kalmadığını, zira itirazın iptali davasında mahkemenin takibe devam kararı verebilmesi için davacının gerçekten zararının tespitinin gerektiğini, yerel mahkemenin gerekçeli kararında bu tespite hangi delil ve gerekçelerle kanaat getirdiğinin anlaşılamadığını, dosyada sabit delillerin eksik ve hatalı olduğunu, başkaca delil ve araştırma yapılmadan ve gerekli hukuki muhakeme yapılmadan itirazın iptaline karar verildiğini,İtirazın iptali davasının borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini sağlamak amacı ile açıldığını, burada da alacağın varlığının tespiti konusunda yerel mahkemenin nasıl bir inceleme ve değerlendirme yaptığı, davacı yanın hangi iddia ve belgeleri uyarınca hukuki açıdan davayı kabul ettiğinin anlaşılamadığını, eksik inceleme neticesinde verilen işbu kararın kaldırılması gerektiğini,Dosyadaki yazılı deliller, yerinde inceleme talepleri ve beyanlarına rağmen davacı talepleri doğrultusunda hesaplama yapılması ve hatalı bilirkişi raporuna dayanak alan yerel mahkeme kararının hatalı olduğunu,Bilirkişi tarafından davacı taleplerine dayanılarak rapor tanzim edilmesinin haksız olduğunu, bu hususta HMK'nın 201. maddesinde belirtili senete karşı senetle ispat kuralı gereği, müvekkil işveren tarafından sunulan belgelere karşı davacının mesnetsiz iddialarını yazılı olarak ispat etmesi gerektiğini, müvekkil şirket ile davacı şirket arasındaki cari ilişkinin anlaşılabilmesi ve müvekkil şirket tarafından yapılan ödemelerin tespiti için cari hesap ekstresi, iade faturalar ve çek bordrolarının ibraz edildiğini, müvekkil şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığı tespit edilebilecekken yalnızca davacının ticari defterleri üzerinden inceleme yapılması ile hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu,Yerel mahkemece tanzim edilen █████/2022 tarihli ara karara istinaden taraflarınca yerinde inceleme talep edildiğini ve bu talebe ilişkin yetkili şirket çalışanı bilgilerinin dosyaya sunulduğunu, ancak talep ve beyanları hakkında değerlendirme yapılmadan bilirkişiden ek rapor alındığını, salt davacı talepleri ile davacı belgeleri üzerinden alınan raporun hükme esas alındığını, her iki tarafın da ticari defterleri incelenip karşılaştırma yapılmaksızın davacının alacaklı olduğuna ilişkin değerlendirmede bulunmanın hatalı olduğunu, ticari defterlerin delil olarak kabul edilebilmesi için defterlerin eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiğini,Davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, müvekkil şirket tarafından davacıya gereği gibi ödeme yapılmış olmasına rağmen, davacı tarafça dayanaksız ve kötüniyetli bir şekilde İstanbul Anadolu 2. İcra Müdürlüğü ... sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, takibe konu alacaklar müvekkil şirket tarafından ödendiğinden müvekkil şirket tarafından takibe haklı olarak itiraz edildiğini, davacı tarafça haksız ve kötüniyetle müvekkil şirket aleyhine icra takibi başlatıldığından davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, taraflar arasındaki ticari satım ilişkisinden doğan bakiye açık hesap alacağının tahsili talebiyle başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.Mahkemece, davanın kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili tarafından dava dosyasına ibraz edilen cevap dilekçesinde, fatura muhteviyatı malzemeleri teslim almadıklarına yönelik herhangi bir itirazı olmadığı, borcu ödediklerini beyan ederek bir takım ödeme makbuzlarını dava dosyasına ibraz etmiştir.Davalı şirketin 2016 ve 2017 yılları ticari defter kayıtlarına göre kaydi olarak davacı şirkete takip tarihi itibariyle borcu görünmemektedir. Davacı şirketin alacağı,dava dosyasına ibraz edilen talimat mahkemesince alınan █████/2022 tarihli mali müşavir bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı tarafından davacıya cari hesaba ilişkin verilen karşılıksız çeklerden kaynaklanmaktadır. Davalı tarafından davacı şirkete verilen ve karşılıksız çıktığı belirtilen çeklerin davacı tarafından davalı tarafa iade edildiğine ilişkin dosya kapsamı itibariyle kayıt ve belge olmadığı anlaşılmıştır.Davacı vekili █████/2021 tarihli beyan dilekçesi ile; davalı tarafından keşidecisi ... A.Ş olan ... Bankası A.Ş'nin ... numaralı 100.000 TL bedelli çeki ve keşidecisi ... A.Ş olan ... Bankası ... numaralı 50.000 TL bedelli çeklerin verildiğini ancak keşidecilerin KHK kapsamında olması nedeniyle ilgili çeklerin ödenmediğini, konuya ilişkin ekte sunulan dilekçe ile İstanbul Defterdarlığı Milli Emlak Müdürlüğü'ne de başvurulmuş ancak bir sonuç alınmasının mümkün olmadığını beyan etmiştir.Bu durumda mahkemece, davalı tarafından davacı şirkete verilen ve davacı şirket kayıtlarında karşılıksız kaydı ile davalıyı borçlandırdığı tespit edilen çeklerin ödenip ödenmediği hususu ilgili bankalardan sorulmak suretiyle teyit edilmeden ve çeklerin davacı tarafından davalıya iade edilip edilmediği, davacı kayıtlarında karşılıksız kaydı ile kayıtlı olan çeklerin davacı uhdesinde olup olmadığı taraflardan sorulup buna dair delillerin dosyaya ibrazı sağlanmadan davacı defterlerinde karşılıksız çek kaydına göre cari hesap alacağı olduğu gerekçesi ile eksik incelemeye davalı davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Sonuç itibariyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi gereğince kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.