Anahtar kelimeler: İinin Kütleler Huk Tadil Müş Montajı İmal Odası Onuncu Motorlu
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ... Odası
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Bakanlığı
VEKİLİ
: Huk. Müş. ...
İSTEMİN KONUSU
: Danıştay Sekizinci ve Onuncu Daireleri Müşterek Kurulunca verilen █████/2021 tarih ve E:██████████, K:█████████ sayılı kararın davanın reddine ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: █████/2016 tarih ve 29869 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Araçların İmal, Tadil ve Montajı Hakkında Yönetmelik'in 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin 1 numaralı alt bendinin, 4. maddesinin 1. fıkrasının (z) bendinin (ıı) ve (ll) alt bentlerinin, 15. maddesinin 2. fıkrasının; “Genel Tanımlar” başlıklı Ek I’inin “Kütleler” başlıklı 3. bölümünün “Motorlu Araçlar” başlıklı 3.2 maddesinin 3.2.1.2 numaralı alt bendinin, “Tadilat” başlıklı Ek IV’ünün “İzin Verilen Tadilatlar” başlıklı 4. bölümünün “Yakıt sistemi tadilatı” başlıklı 4.18 maddesinin 4.18.9 numaralı alt bendi ile 4.18.11.14 numaralı alt bendinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti
: Danıştay Sekizinci ve Onuncu Daireleri Müşterek Kurulunun █████/2021 tarih ve E:██████████, K:█████████ sayılı kararıyla;
Davalı idarenin süreaşımı itirazı yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş,
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 4199 sayılı Kanun'un 12. maddesiyle değişik 29; Mülga 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun'un 4; 1705 sayılı Ticarette Tağşişin Men'i ve İhracatın Murakabesi ve Korunması Hakkında Kanun'un 1; Türkiye ile Avrupa Topluluğu arasında █████/1995 tarihinde imzalanan 1/95 Sayılı Ortaklık Konseyi Kararı'nın 8, dava konusu Yönetmelik'in yayımlandığı tarihte adı Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname olan 635 sayılı Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Araştırma, Geliştirme, Yenilikçilik ve Girişimcilik Faaliyetlerinin Karşılanması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin dava konusu Tebliğin yayımlandığı tarihte yürürlükte olan 7/1-(a),(f),(ğ); █████/2016 tarih ve 29869 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Araçların İmal, Tadil ve Montajı Hakkında Yönetmelik'in 1, 2, 4-1/a,b,l,ö,t, 6/6, 15. maddelerine yer verilerek,
Dava konusu Yönetmelik'in 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin 1 numaralı alt bendinin ve Ek IV’ünün 4. bölümünün 4.18 maddesinin 4.18.11.14 numaralı alt bendi yönünden:
█████/2017 tarih ve 30106 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Araçların İmal, Tadil ve Montajı Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 1. maddesi ile dava konusu Yönetmelik'in "Kapsam" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan "MARTOY kapsamındaki araçların münferit ithalatı hariç olmak üzere," ibaresi; 7. maddesi ile de Yönetmelik eklerindeki "Tadilat" başlıklı Ek-IV'ün "İzin verilen tadilatlar" başlıklı 4. bölümünün 4.18 maddesinin 4.18.11.14 numaralı alt bendinin yürürlükten kaldırıldığı,
Bu durumda; anılan düzenlemelere dayalı olarak tesis edilmiş bir uygulama işleminin de dava konusu edilmemiş olması karşısında, dava konusu Yönetmeliğin 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin 1 numaralı alt bendi ve Ek IV’ünün 4. bölümünün 4.18 maddesinin 4.18.11.14 numaralı alt bendi yönünden konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı,
Dava konusu Yönetmelik'in 4. maddesinin 1. fıkrasının (z) bendinin (ıı) alt bendi yönünden:
İptali istenilen bentte; teknik elemanın, Bakanlık tarafından yürütülen otomotiv mevzuatı kapsamında faaliyette bulunan veya görev yapan, üniversitelerin makina, otomotiv, imalat, mekatronik, uçak, elektrik, elektronik, elektrik-elektronik veya tarım makinaları dalında mühendislik eğitimi veren bölümlerinden/programlarından birinde yükseköğrenimini tamamlamış kişi olarak tanımlandığı,
Öncelikle, davalı Bakanlığın araçların karayolu yapısına ve trafik güvenliğine uygun üretilmesi için gerekli teknik mevzuatı hazırlayıp uygulamak, araçlara yönelik teknik gereklilik ve denetim esaslarını tespit etmek, araçların söz konusu teknik düzenlemelere uygunluğunu bizzat belgelendirmek veya belgelendirilmesini sağlamak konularında, dolayısıyla araçların teknik düzenlemelere uygunluğunu denetleyip onaylayacak yetkili teknik sorumluların kimler arasından seçileceğini hizmet gereklerini de gözeterek tespit etme ve bu alanda düzenleme yapma yetkisinin bulunduğunun açık olduğu,
Ayrıca, davacının iddiasını dayandırdığı █████/2016 tarihli ve 29869 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yetkili Teknik Sorumluların Görev, Yükümlülük ve Sertifikalandırılmasına Dair Tebliğ'in 4. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinde de; dava konusu Yönetmelik'in 4. maddesinin 1. fıkrasının (z) bendinin (ıı) alt bendinde yer alan teknik eleman tanımına aynen yer verildiği,
Normlar hiyerarşisi gereği, alt hukuk normunun üst hukuk normuna uygun olması gerektiği, davacı Oda'nın dava konusu Yönetmelik'te yer alan teknik eleman tanımının daha alt bir hukuk normu olan Yetkili Teknik Sorumluların Görev, Yükümlülük ve Sertifikalandırılmasına Dair Tebliğ'de yer alan tanıma uygun olması gerektiğine ilişkin iddiası yerinde olmamakla birlikte, dava konusu Yönetmelik'te ve anılan Tebliğ'de yer alan teknik eleman tanımları arasında bir uyumsuzluk da bulunmadığı,
Öte yandan; davacı Oda'nın, dava konusu Yönetmelik'in 4. maddesinin 1. fıkrasının (z) bendinin (ıı) alt bendinde yer alan düzenlemenin, Yetkili Teknik Sorumluların Görev, Yükümlülük ve Sertifikalandırılmasına Dair Tebliğin 17. maddesinin 2. fıkrası ile uyumlu olacak şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiği yönündeki iddiası, anılan gerekçeyle yerinde görülmemekte ise de; anılan Tebliğ'in 17. maddesinin 2. fıkrasında yer alan düzenlemenin, dava konusu Yönetmelik'in 7. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde aynen yer aldığı,
Bu nedenlerle; teknik eleman tanımına ilişkin düzenlemede hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (z) bendinin (ll) alt bendi yönünden:
İptali istenilen bentte; yetkili teknik sorumlunun, Bakanlıkça yürütülen otomotiv mevzuatı çerçevesinde faaliyette bulunabilmesi için Bakanlık veya Bakanlık tarafından görevlendirilen kurum/kuruluş tarafından tip onayı konularında eğitim alan ve/veya yapılan sınav sonucu sertifikalandırılarak yetkilendirilen teknik eleman olarak tanımlandığı,
Davacı Oda tarafından, her ne kadar; iptali istenen tanımda yetkili teknik sorumlunun mühendis olması vurgusunun yapılması gerektiği ileri sürülmekte ise de, dava konusu Yönetmelik'in 4. maddesinin 1. fıkrasının (z) bendinin (ıı) alt bendinde teknik elemanın üniversitelerin makina, otomotiv, imalat, mekatronik, uçak, elektrik, elektronik, elektrik-elektronik veya tarım makinaları dalında mühendislik eğitimi veren bölümlerinden/programlarından birinde yükseköğrenimini tamamlamış kişi olarak tanımlanmış olması karşısında, yetkili teknik sorumlunun mühendis olması gerektiğinin açıkça düzenlenmiş olduğu ve davacı Oda'nın bu yöndeki iddiasının yerinde olmadığı sonucuna varıldığı,
Öte yandan; dava konusu Yönetmelik'in "AİTM onayı sırasında izlenecek işlemler" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde, Yönetmelik'in amaçları bakımından yetkili teknik sorumlularla ile ilgili uygulamada, █████/2016 tarihli ve 29869 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yetkili Teknik Sorumluların Görev, Yükümlülük ve Sertifikalandırılmasına Dair Tebliğ (SGM-███████) hükümlerinin uygulanacağı; "Düzenleme yetkisi" başlıklı 28. maddesinde ise, Bakanlığın, bu Yönetmelik'in uygulanması ile ilgili her türlü alt düzenleyici işlem yapmaya yetkili olduğu düzenlemelerine yer verildiği,
Yetkili Teknik Sorumluların Görev, Yükümlülük ve Sertifikalandırılmasına Dair Tebliğ'in 4. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde, yetkili teknik sorumlu adaylarını eğitmek ve/veya sınava tabi tutmak ve sertifikalandırmak amacıyla Bakanlıkça görevlendirilen kurum/kuruluş tanımının yapıldığı; 14. maddesinin 1. fıkrasında, teknik elemanları eğitmek ve/veya sınava tabi tutmak ve sertifikalandırmak üzere görevlendirilmek isteyen kurum/kuruluşların başvurularının değerlendirilmesine ve görevlendirilmelerine ilişkin hususların düzenlendiği, "Kurum/Kuruluşların Başvuruları, Değerlendirilmesi, Görevlendirme ve Denetleme" başlıklı Dördüncü Bölümünde yer alan 13. maddesinin 1. fıkrasında, görevlendirilmek isteyen kurum/kuruluşun güncel TS EN ISO IEC 17024 standardına göre akredite olması şartının getirildiği; fıkranın devamında kurum/kuruluşun amacı ve sorumlulukları, organizasyon şeması, eğitimi verecek personelin isimleri, iletişim bilgileri, eğitim durumu ve varsa sahip olduğu geçerliliğini yitirmemiş sertifikaların kopyaları, eğitim ve sınav olanakları hakkında yeterli donanım ve altyapı ile fiziki yerleşim durumunu gösteren bilgiler ve kroki veya plan, sahip olduğu kalite belgeleri, akreditasyon sertifikaları ve benzeri belgeler (Akreditasyon sertifikalarının Türkiye dışından alınması durumunda, yeminli tercüme bürolarından onaylı Türkçe suretleri ve TÜRKAK tarafından düzenlenmiş akreditasyon denklik belgesi), gizlilik, bağımsızlık ve tarafsızlık taahhütnamesi, mali durumuna ilişkin bilgiler, faaliyet gösterilecek yerde eğitim kurumu açılmasında sakınca olmadığına dair yetkili merciler tarafından verilen belge gibi çeşitli yönlerden Bakanlıkça değerlendirilip uygun görülmesi halinde görevlendirileceği düzenlemesine yer verildiği,
Yine aynı maddenin 2. fıkrasında ise, kurum/kuruluşun Tebliğ kapsamında faaliyet gösterecek personelinin, verilecek eğitimle ilgili yeterli bilgiye ve bu kapsamda en az beş yıllık tecrübeye sahip olması ve bunu belgelemesi, ilgili sınav metotları ve sınav dokümanları hakkında yeterli bilgiye sahip olması, tarafsızlık, bağımsızlık ve gizlilik ilkesine uyması ve bununla ilgili beyannameye sahip olması ve 4. maddenin birinci fıkrasının (i) bendinde yer alan teknik eleman olma şartlarını sağlaması gerektiğinin düzenlendiği,
Mülga Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı tarafından yürütülen soruşturma neticesinde düzenlenen █████/2011 tarih ve 2011/3-6-3-3 sayılı inceleme raporunda; hangi yetkili Makine Mühendisinin hangi firma ile çalıştığı konusunda bir takip mekanizmasının bulunmadığı, bir firmanın kaç yetkili Makine Mühendisi ile çalışabileceği konusunda bir sınırlama olmamasının da takibi zorlaştırdığı belirtilerek yetkili Makine Mühendislerinin hangi firma ile çalıştıkları veya hangi firmanın belgelerini imzaladıkları konusunda bir takip mekanizmasının oluşturulması, gerekirse bir firmanın çalışabileceği yetkili Makine Mühendisi sayısına bir sınırlama getirilmesi, tip onay belgelerine firma adına işlem yapan Makine Mühendisinin yazılması, Makine Mühendisleri Odası ile yapılan protokolün tekrar gözden geçirilmesi, düzenlenen eğitimlerin süresi ve içerikleri anlamında düzenleme yapılması, yetki belgesi verilen Makine Mühendisleri ile ilgili olarak bir takip sisteminin oluşturulması ve Bakanlıkta da bu konuda bir veri tabanı oluşturularak değişikliklerin sürekli izlenmesinin sağlanması, yetki belgesi verilen Makine Mühendisleri ile ilgili denetim mekanizmasının kurularak bu kişilerin yaptıkları iş ve işlemlerle ilgili denetimler yapılması gerektiği değerlendirilerek gerekli işlemlerin başlatılması için konunun Sanayi Genel Müdürlüğüne bildirildiğinin görüldüğü,
Ayrıca; Anayasa'nın 135. maddesinde, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının amaçları, 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu'nda ise Birliğin ve Odaların amaçları ve görevleri hüküm altına alınmış olmakla birlikte, kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarının mensuplarının mesleki eğitimlerinin ve sertifikalandırılmalarının münhasıran anılan kuruluşlarca yapılacağına ilişkin bir hükmün de yer almadığı,
Bu durumda; "yetkili teknik sorumlu"ların, ... tarih ve ... sayılı inceleme raporunda belirtilen hususların yerine getirilmesi amacıyla, güncel TS EN ISO IEC 17024 standardına göre akredite olması şartı bulunan, birçok yönden Bakanlığın denetimine tabi tutulan ve personelinin sağlaması gereken şartlarda anılan Tebliğ ile düzenlenen kamu kurum/kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, üniversiteler veya sivil toplum kuruluşları tarafından eğitilmesi ve/veya sınava tabi tutulması ve sertifikalandırılmasına ilişkin düzenlemede bu yönüyle de hukuka ve kamu yararı amacına aykırılık görülmediği,
Dava konusu Yönetmeliğin 15. maddesinin 2. fıkrası yönünden:
█████/2008 tarih ve 27068 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve dava konusu Yönetmelik'in 29. maddesiyle yürürlükten kaldırılan, Araçların İmal, Tadil ve Montajı Hakkında Yönetmelik'e, █████/2015 tarih ve 29275 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle eklenen Ek 7. maddenin 2. fıkrasında, maddenin 1. fıkrasında belirtilen şartların sağlandığının TSE tarafından verilen teknik inceleme raporu ile tevsik edileceği düzenlemesi yer almakta iken, dava konusu Yönetmelik'in iptali istenen maddesinde anılan teknik inceleme raporunun BM/AEK Regülasyon 89 kapsamında görevlendirilen teknik servis tarafından verileceğinin düzenlendiği,
Teknik servisin, dava konusu Yönetmelik'in 4. maddesinin 1. fıkrasının (ii) bendinde, bir deney laboratuvarı olarak gerekli deneyleri yapmak veya bir uygunluk değerlendirme kuruluşu olarak ilk değerlendirmeyi, diğer deney ve muayeneleri yapmak üzere Bakanlıkça görevlendirilmiş kurum/kuruluş olarak tanımlandığı,
Dava konusu Yönetmelik'in 6. maddesinin 6. fıkrasının atıfta bulunduğu ve BM/AEK Regülasyon 89 ile yeniden düzenlenen, █████/1996 tarih ve ███████ sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile taraf olunan Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu İç Ulaşım Komitesince hazırlanan 1958 tarih Tekerlekli Araçların, Araçlara Takılan ve/veya Araçlarda Kullanılan Aksam ve Parçaların Müşterek Teknik Talimatlarının Kabulü ve Bu Talimatlar Temelinde Verilen Onayların Karşılıklı Tanınması Koşullarına Dair Anlaşmanın da dayanakları arasında yer adığı Teknik Servislere Dair Tebliğ'in, █████/2016 tarih ve 29793 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandığı,
Anılan Tebliğ'in incelenmesinden; BM/AEK Regülasyonlarının düzenleyici mevzuat olarak kabul edildiği, teknik servislerin düzenleyici mevzuat kapsamında yürüttükleri uygunluk değerlendirme faaliyetleri bakımından A, B, C ve D olarak kategorilendirildiği, teknik servislerin sahip olması gereken ve Tebliğ'de sayılan diğer şartların yanı sıra A kategorisi için TS EN ISO/IEC 17025 ve B kategorisi için TS EN ISO/IEC 17020 standartlarına göre akredite olmasının zorunlu olduğu, C kategorisi teknik servislerin TS EN ISO/IEC 17021 ve D kategorisi teknik servislerin TS EN ISO/IEC 17020 standartlarına uygun olarak çalışacağı ve teknik servislerin Bakanlığın denetimine tabi olduğunun anlaşıldığı,
Damperli araçların, dava konusu Yönetmelik'in 15. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen şartları sağladığının tevsikine ilişkin inceleme raporunu düzenleyecek olan teknik servislerin, █████/2016 tarih ve 29793 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Teknik Servislere Dair Tebliğ uyarınca kategorilerine göre değişen akreditasyon zorunluluklarının bulunması, öte yandan, dava konusu Yönetmelik'in 25. maddesi uyarınca, Yönetmelik kapsamındaki araçların ve bu araçlarda kullanılmak üzere tasarlanan sistem, aksam ve ayrı teknik ünitelerin ve tadilat veya montaj yapan işyerlerinin Bakanlığın piyasa gözetimi ve denetimine tabi olması, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 34. maddesi uyarınca, üzerinde değişiklik yapılan araçların ayrıca özel muayenesinin zorunlu olması; damperli araçların █████/2013 tarih ve 28628 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği uyarınca, akredite kontrol kuruluşları tarafından gerçekleştirilecek periyodik kontrole tabi olmaları karşısında, davacı Oda'nın iptali istenen fıkrada eksik düzenleme bulunduğu yönündeki iddiasının yerinde olmadığı sonucuna varıldığı,
Dava konusu Yönetmeliğin Ek I’inin başlıklı 3. bölümünün 3.2 maddesinin 3.2.1.2 numaralı alt bendi yönünden:
İptali istenilen alt bentte; iki dingilli otobüsler için azami ağırlığın 19,5 ton olabileceği düzenlemesine yer verildiği,
1/95 Sayılı Ortaklık Konseyi Kararı ile, ülkemizin ticaretin önündeki teknik engellerin kaldırılması konusundaki Topluluk belgelerini iç hukuk sistemine dahil edeceğinin, 2/97 sayılı AT-Türkiye Ortaklık Konseyi Kararı (██████/EC) ile Topluluğun ticarette teknik engellerin kaldırılmasına ilişkin mevzuat listesinde bulunan AET veya AT Regülasyonlarının olduğu gibi iç hukuk düzenine dahil edileceğinin ve AET veya AT Direktiflerinin uygulama şekli ve yönteminin ise Türk yetkili mercilerinin seçimine bırakılarak iç hukuk düzenine dahil edileceğinin kararlaştırıldığı, █████/1997 tarih ve ███████ sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan Türk Ürünlerinin İhracatının Arttırılmasına Yönelik Teknik Mevzuatı Hazırlayacak Kurumların Belirlenmesine İlişkin Karar ile motorlu taşıtlara ilişkin teknik mevzuatın uyumlaştırılmasında sorumlu kurum olarak Sanayi ve Ticaret Bakanlığının belirlendiği,
Topluluk içinde dolaşan belirli karayolu taşıtları için ulusal ve uluslararası trafikte izin verilen azami boyutları ve uluslararası trafikte izin verilen azami ağırlıkları belirleyen █████/1996 tarih ve █████/EC sayılı AB Konsey Yönetmeliği (AB Direktifi)'nin EK I'inde yer alan 2.3.1. maddesinde, ████████ sayılı Direktifle yapılan değişiklikle; iki dingilli otobüsler için azami ağırlığın 19,5 ton olarak belirlendiği,
Bu durumda; davalı idare tarafından; motorlu taşıtlara ilişkin BM/AEK teknik mevzuatının uyumlaştırılması görevi ve sorumluluğu kapsamında, █████/EC sayılı AB Konsey Yönetmeliği (AB Direktifi)'ne ve uluslararası standartlara uyum sağlamak amacıyla getirilen düzenlemede hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu Yönetmeliğin Ek IV’ünün 4. bölümünün 4.18 maddesinin 4.18.9 numaralı alt bendi yönünden:
İptali istenilen alt bentte; araçlarda bulunan CNG ve LPG tanklarının kullanım ömürlerine ilişkin düzenlemelere yer verildiği,
1/95 Sayılı Ortaklık Konseyi Kararı ve 2/97 sayılı AT-Türkiye Ortaklık Konseyi Kararı (██████/EC) uyarınca AET veya AT Regülasyonlarının ve Direktiflerinin iç hukuk düzenine dahil edilmesi amacıyla motorlu taşıtlara ilişkin BM/AEK teknik mevzuatının uyumlaştırılmasından davalı idarenin sorumlu olduğu,
AEK 110 sayılı Birleşmiş Milletler Regülasyon Kararının 2.3. maddesinde, konteyner veya silindirin, sıkıştırılmış doğal gaz için kullanılan herhangi bir tank anlamına geldiği; Ek 3'ünün 1. maddesinde, silindirin servis ömrünün imalatçı tarafından tanımlanması gerektiği, uygulamalara göre değişiklik gösterebileceği, hizmet ömrü tanımının asgari 15.000 dolum için yılda 1.000 kez silindirlerin doldurulmasına dayanmakta olduğu, azami servis ömrünün 20 yıl olacağı; aynı Ek'in 4.1.3. maddesinde, silindirlerin emniyetli olduğu hizmet ömrünün, belirtilen hizmet koşullarında kullanım esas alınarak silindir tasarımcısı tarafından belirleneceği, azami hizmet ömrünün 20 yıl olacağının belirtildiği,
ECE 67-03 sayılı Birleşmiş Milletler Regülasyon Kararında ise LPG tanklarının kullanım ömrünün ne kadar olacağına ilişkin açık bir düzenleme olmamakla birlikte, "Testler" başlıklı bölümünün 2.11.1. maddesinde, konteynerın doğrudan güneş ışığına maruz kaldığında (camın arkasında da), UV radyasyonunun polimerik malzemeleri bozabileceği, bu nedenle imalatçının, 20 yıllık ömrü boyunca dış katman malzemesinin UV radyasyonuna dayanma kabiliyetini kanıtlamak zorunda olduğu; dış katmanın koruyucu bir işlevi varsa, imalatçının, altta yatan yapısal katmanları temsili bir UV radyasyonundan korumak için kaplamanın 20 yıl içinde bütün olarak kaldığını kanıtlamak zorunda olduğu düzenlemelerine yer verilerek LPG tankları için 20 yıllık kullanım ömrünün belirlendiği,
Bu durumda, davalı idare tarafından; motorlu taşıtlara ilişkin BM/AEK teknik mevzuatının uyumlaştırılması görevi ve sorumluluğu kapsamında, AEK 110 ve ECE 67-03 sayılı Birleşmiş Milletler Regülasyon Kararlarına ve uluslararası standartlara uyum sağlamak amacıyla, anılan Regülasyon Kararlarında bahsi geçen azami kullanım sürelerini geçmeyecek ve imalatçının bu sürelerin altında bir süre belirlemesine de imkan verecek şekilde yapılan düzenlemede hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle,
█████/2016 tarih ve 29869 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Araçların İmal, Tadil ve Montajı Hakkında Yönetmeliğin 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin 1 numaralı alt bendi ile Ek IV’ünün 4. bölümünün 4.18 maddesinin 4.18.11.14 numaralı alt bendi yönünden dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer kısımlar yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, dava konusu Yönetmelik'te geçen teknik eleman tanımı ile Yetkili Teknik Sorumluların Görev, Yükümlülük ve Sertifikalandırılmasına Dair Tebliğ’de geçen teknik eleman tanımının aynı olmadığı, Tebliğ'de teknik elemanın yapabileceği işlerin tasnifinin yapıldığı; yetkili teknik sorumlunun açıkça tanımlanmayan teknik eleman olarak yer aldığı, yetkili teknik sorumlunun mühendis olması vurgusuna yer verilmesinin şart olduğu, AİTM Yönetmeliği çerçevesinde görev yapan veya yapacak üyelerini personel belgelendirme kuruluşu olarak Araç Projelendirme Mühendis Yetki Belgesi, Araçların LPG’ye Dönüşümü Mühendis Yetki Belgesi, Araçların CNG/LNG’ye Dönüşümü Mühendis Yetki Belgesi ile belgelendirerek bu alanda çalışan üyelerine büro tescil belgesi verdikleri, teknik sorumlunun bu husus göz önünde tutularak, “ilgili meslek odası tarafından tip onayı konularında eğitim alan ve/veya yapılan sınav sonucu sertifikalandırılarak yetkilendirilen Büro Tescil Belgesi sahibi mühendis” olarak tanımlanması gerektiği; damperli araçların tadilatlarının projesine uygun olarak yapılıp yapılmadığının bağımsız, TS EN ISO/IEC 17020 standardı kapsamında akredite A Tipi Muayene Kuruluşu tarafından periyodik kontrolünün yapılması gerektiği; dava konusu Yöenetmelik'in Ek I’inin 3. bölümünün 3.2 maddesinin 3.2.1.2 numaralı alt bendinin, █████/1997 tarih ve 23053 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin128. maddesinde iki dingilli araçlar için müsaade edilen azami yüklü kütle tanımına aykırı olduğu, anılan madde uyarınca iki dingilli motorlu araçlarda toplam ağırlığın 18 ton olarak düzenlendiği; LPG tanklarının ülkemizde 3 milimetrelik sacdan ve kaynaklı olarak imal edildiği, tank içindeki propan ve bütandan oluşan sıvı bir gaz olan LPG'nin 1/270 oranında her 1 derece sıcaklık değişmesiyle iklim koşullarına göre sayısız defa olacak şekilde genleştiği ve daraldığı, tank içindeki LPG’nin 10 yıl içinde sayısız kez genleşmesi veya büzülmesinin metal yorulmasına sebep olduğu, çeliğin kristalik yapısını bozduğu, zamanla çürümeye, korozyona, kopmaya, patlamaya, darbelere karşı mukavemeti azalttığı, ECE R-67 regülasyonunda LPG tanklarının 5 yıldan sonra her yıl basınç testine tabi tutularak tankın uygun olması halinde kullanımının 1 yıl uzatılacağının ifade edildiği, test ücretleri tank ücretinden daha pahalı olduğu için tank değişiminin önerildiği, uygulamada 10 yıl içinde LPG tanklarının %80’inde paslanma, çürüme, boya atma gibi hasarlar oluştuğunun görüldüğü, can ve mal güvenliği açısından LPG tanklarının 10 yılda bir değiştirilmesine ilişkin standardın korunması gerektiği, CNG tanklarının ise 5-8 milimetrelik çelik çekme sacdan imal edilmekte olduğu, ECE R-110 regülasyonunda CNG tanklarının maksimum ömrünün 20 yıl olarak belirtildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci ve Onuncu Daireleri Müşterek Kurulunca verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen reddine, kısmen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Danıştay Sekizinci ve Onuncu Daireleri Müşterek Kurulunun temyize konu █████/2021 tarih ve E:██████████, K:█████████ sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, █████/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!